29 Ocak 2010 Cuma

Antalya'daki Ruslar ...


Foto Ajansspor

Herhangi bir Türk evladı cennet Antalya'da ikamet edip nasıl ve neden maç seyretmeye gider sorusu tüm maç boyunca aklımda dolandı durdu . Gerçi geçen senenin ilk maçında 2-0 öne geçip de 3-2 kaybettikleri maçta anlamıştım Beşiktaş'a İstiklal Marşı ile başlayıp uzatmalara kadar sürekli küfür ettiklerinde yukarıdaki sorunun cevabını . Bugün de aynısı oldu , bir insan neden küfreder diye iki arkadaşıma sordum telefonuma Cevapsız arama geldi ! 321 milyon dolarlık ses kısma efekti de çare olmadı , o laflar geldi benim odamın içine zaten keyifsiz futbola tuz biber ekti . Tecavüzcü Coşkun amigoluğunda Nuri Alço sempatikliğinde bir tribünden Erol Taş kötülüğünde Nubar Terziyan figüranlığı ! Rus erkeklerine denk gelesiniz emi ...

Çok da kötü bulmadım ben Beşiktaş'ı . Bu kadar sorunun içinde elinden geleni yaptılar sahadakiler . Peynir ve sucuktan nasıl portakallı ördek çıkmıyorsa İbrahim Üzülmez ve Ekrem'den de dost olur tost olmaz ! İyi niyetlerinden ötürü camiada bir ödül erilecekse bu iki arkadaşı madalya manyağı yaparım ben , ancak kabiliyet töreninde sunucu bile yapmam , yapamam . Sınırlı yetenek kavramını çok kullanırım , ne yapsan olmaz , bir adım daha ilerleyemezsin . Bu güzel arkadaşlar cuk oturuyorlar bu terime , terlerine lafım yok , lafım beterliklerine . İsmail ve Rıdvanı aynı gün transfer eden zihniyetin sahada vücut bulup aynı gün sahada bu ikisini birlikte gösterse ya bizlere . Yok , bizim bekler böyleyken bu taraftar daha çok kanat akını bekler . Kanatçı Haydar Beşiktaşlıysa bununla ilgili güzel bir espri yapardı ya neyse ...

Tabata diye bir oyuncu var bu kadroda , az-çok seyretmişliğimiz var . Orta saha kalabalıklığına değil de ön tarafa koyduğunda fark yaratması muhtemel . Peki bu konudan kim bihaber ? Bazen diyorum Mustafa Denizli harbiden sıkı bir Beşiktaşlı . İstemiyor bu yönetimi , kongre sürecinde takımı yakıyor ki sonuçlar tesir etsin Pazar gününe . Yoksa neden olsun geçen seneki iki kupalı performansın bu sene yerlerde sürünmesi ? Keçi boynuzu derler eski adamlar , ağızda kötü tat bırakır ya aynı Beşiktaş işte . Pozisyon yok , estetik yok , varyasyon yok ama ne var ; mücadele . O zaman güreş seyredelim biz , arkaya geçmeye alıştık 2 puan da garanti hani !

Holosko'nun bodoslama gidip önündeki defans oyuncusuna çarpmasını ben İbrahim Üzülmez ile oda arkadaşı olmasına bağlıyorum ya da şu an atıyorum . Yoksa önümüzdeki yaz mevsiminde Güney Afrika'da oynama niyeti olan bir futbolcu bir senedir neden aynı şeyi yapsın ? Kaleci ile karşı karşıyasın sen neden hala önce sağa sonra sola altıpasa girince tekrar sağa bakıyorsun ? Sakat demeyin sakın bana hafızanızı yenileyin . Ha pardon Delgado'yu özleyenler vardı di mi aranızda , hani koskoca sezonu 4 gol 3 asistle tamamalayan 10 numara ! Nihat atacak herkes rahatlayacak işte o zaman sanırım birşeyler değişmiş olacak . Sonuç isteyen güruhun bir parçasıyım ben ve Nihat artık alınmasın istiyorum . Oyundan değil gelen eleştirilere ! Neydi ne oldu neden böyle oldu bilmiyorum . Camianın negatif elektriğinde paratoner görevine devam ediyor . 107 gol yiyen takımın teknik irektörü diyor ya hani ; Lan koşş , ne bakıyorsun koşşşş ...

Pazar gününü bekliyorum . Tüm benliğim birşeylerin değişmesi gerektiğini söylüyor , ne sahada ne kulübede ne de yönetimde bir ışık göremiyorum . Fark yaratacak kişinin ismini biliyorum ancak kongredekileri etkiler diye söyleyemiyorum ..... deeeermişimmm ... Gel be Murat Aksu gel . Sana bağladım tüm umudumu sen de umutlandırıp utandırma hayırlısı olacaksa gel . Barış Manço'nun şarkısındaki gibi Gel ... Ne olursan ol gel Florans Naytingel !

Beşiktaş Nedir ?


Haftasonunun anlamıdır Beşiktaş ...
Futbolu sevdiğimi söylüyorum ya ben ...
Yalan !
Beşiktaş bir futbol takımı olduğu için seviyorum sanırım ...
Avrupa'da şunu tutuyorum Türkiye'de bunu demedim hiç ...
Dünyada , her an her yerde ...
Her zaman daima sonsuza kadar Beşiktaş !
Liverpool maçında tribündeydim .
Torunlarıma bile anlatacak hikayelerim var benim ...
O gün öyle bir maça şahit oldum ki ...
Anca 9-0 örtebilirdi onu , 8-0 yetmedi !
Ki Beşiktaşlıysak alışığız bu tür acı , keder ve hüzüne .
Şifo Mehmet'e 3-3'lük maç sonunda dert yanan ...
Çocuğuma şimdi ne derim ben diyen babanın feryadıdır ...
Beşiktaş'ı tutmak ...
3 sene üstüste şampiyon olurken ....
Dördüncüsünü gözyaşıyla kaçırmaktır siyah beyaz aşk .
5 dakikada Beşiktaş manşetinin gerçekleşmesidir ...
Sahasında bu kadar kolay 5 kırmızı kart gören tek büyüktür ...
Büyük hüzüne bulanmaktır ...
Beşiktaş ...
Hakemlerden en çok çeken , federasyon ile ters düşen ...
Medyada köşesi olmayan ...
Ezik kelimesi asla kabul edilemez , mütevazidir Beşiktaş ...
Saftır , temizdir , bir adım geridedir ...
Ağır başlı , efendi ve duruş sahibidir Beşiktaş ...
Tarihinde ne Carlos'u vardır ne de Dos Santos'u ...
Ama Necip gol atsın diye bekleyen on binlerce umudu vardır ...
Avrupa'da başarısı yoktur , ülke tarihinin en iyisi hiç bir zaman olmamıştır ...
Gol kralı çıkaramaz , efsane milli takım oyuncusu olamaz ...
Federasyon başkanı , gazete patronu veya köşe başı adamları ...
Denk gelmez Beşiktaş'a ...
Gelse de bilmeyiz , bildirmezler ...
Beşiktaşlılık biraz da böyle birşeydir ...
Çokça adalet inadına hakkaniyet ...
En çok kimin taraftarı var anketlerinde tarafsızdır ...
Belki 10 milyon taş çatlasa 15 milyondur ...
Zaten nerede çokluk orada bokluktur
Ve en çok sinek nerede olur ?
Mahallede , okulda , kursta ...
Askerde , işyerinde ve çevrede ...
Az vardır , öz vardır belki de parmakla sayılır ...
Başarı değildir Beşiktaş'ın karşılığı ...
Popülerlik ise yanına yaklaşamaz ...
Farklı olmaksa olay ; farktır Beşiktaş ...
Dünyanın en büyük derbisi nedir bilmez ...
En büyük rakibimiz Beşiktaş diyen bir camia bilinmez ...
Düşmanca duygular beslemez ...
Karşısındakinin kafası yarıldı diye sevinmez ...
Nefret tohumları ekmez , biçmez , üretmez ...
Beceremez Beşiktaş lobiyi ...
Sağlam bir düzenle futbolu parmağında oynatmayı ...
Oysa güçlü olduğunda siyahları da yener ...
Beyaz olur , kupa olur , sevinir , sevindirir ...
Karşılığı ise diğerlerince ; hep biz mi olacağızdır ?
Biz iyi değildik o yüzden siz oldunuzdur ...
Bir kere de siz olunuzdur ...
Ses çıkarmaz Beşiktaş ...
Tarihi bunu gerektirir ...
Değeri bilinmeyen , kaybedilince anlanan ...
Süleyman Seba'dır Beşiktaş ...
Böyle görmüştür , böyle sürdürür ...
Kazandığı kupayı kutlamaz Beşiktaş , rakibi aynı uçaktadır ...
Saygının tam karşılığı Beşiktaş ...
İkinci takımıdır herkesin Beşiktaş ...
En güzel semtlerdeki en lüks restaurantlardan biri değildir ...
Esnaf lokantasıdır Beşiktaş ...
Kasketli amcaların konfeti torbasıyla vapurda maçı beklemesidir ...
Beşiktaş ...
Şömine karşısında içilen viski değil ,
Akşam Sirkeci'den Kadıköy'e işten dönerken gazete kağıdına sarılmış ...
Hafif ısınmış biradır Beşiktaş ...
Çalışkandır , inektir ve gözlüklüdür Beşiktaş ...
Asla futbol takımının kaptanıyla çıkamaz ...
Yıl sonu balosunda illa ki bir sivilceli bulur Beşiktaş ...
Oğluna bisiklet alan bir babanın heyecanıyla anlatılır
Tekel 2000 sigarasıdır Beşiktaş ...
Muhalif , duyarlı ve olgundur ...
Lehine hata yapanı dahi affetmez ...
Bazen eyyamcı der bazen de yeter demeyi bilir Beşiktaş ...
Kahırdır Beşiktaş ...
2 kupayı alır ama itibarı 2 kupalık kadar kalır ...
İşte bu kahırdır ...
Siyahtır Beşiktaş ...
Geçmişi siyah geleceği belki de beyaz ...
Umuda kurşun atanlara inat umuda kurşun işlemeyeceğine inanır ...
Beşiktaş ...
Benzemeye çalıştıkça diğerlerine ...
Diğerlerinden beter olur Beşiktaş ...
Özkaynaktır , Rıza Çalımbay'dır Beşiktaş ...
İki ekmek bir sütün nasıl kazanıldığını bilir ...
Bildiği için de susar ...
Susmak anlamlıdır ve anlamlıdır Beşiktaş ...
Beleştepedir Beşiktaş ...
Boğazı seyreder , manzaraya hükmeder ...
Ancak o manzaraya dahil değildir Beşiktaş ...
Dünyanın en güzel mekanına sahiptir
Ama ona dilediği ismi veremez Beşiktaş ...
Semt takımıdır Beşiktaş ...
Köyiçidir , esnafı siyah beyaz , bayraktır ...
Kambur'un Bahçesinde , Canım Ciğerim'de bir küçük rakıdır ...
Üç kişinin bir araya gelmesiyle Kazan'da tezahürattır ...
Yaratıcıdır Beşiktaş ... Yaradandan ötürü ...
Yallah cinler yallahtır ...
Ama cinlere kış kış fayda etmez ...
En uğursuzu gelir bulur , o ağaçlı yolla birlikte ...
Azaptır Beşiktaş ...
Şairler Parkıdır , Maçka Parkı'dır , Barbaros Bulvarı'dır ...
Beşiktaş ...
Herkes öğlen ordadır ...
Akşamsa yalnızlık kaçınılmazdır ...
Yalnızdır Beşiktaş ...
Bazen ağlayan küçük bir çocuk olur , sarılmak istersin ...
Şefkatin gelmiştir dayanamazsın ...
O üzülsün istemezsin , elinden gelen ...
Sildiğin gözyaşlarındır ...
Gözyaşıdır Beşiktaş ...
1987 yılında evinde ...
1993 yılında İnönü'de ...
2004 yılında her yerde ...
Zaman geçer Beşiktaş'tan geçemezsin istesen de ...
Terketmez sevdası seni ...
En sadık dostun kara toprak mıdır , sanmam ...
Akı ile karasıdır Türk bayrağı armalı formam ...
Şarkıdır Beşiktaş ...
Ömür boyu sürecek , dudaklarını anlamlı kılan ...
Ruhun bedenden ayrılmadan önceki vazgeçilmesi ...
Kalplerin vazgeçilmez güneşi ...
Beşiktaş ...
Zencidir Beşiktaş ...
Derisi siyahtır , sevgisi beyaz ...
Farklı olana hoşgörü kendinden ötürü ...
Ezilmenin verdiği agresiflik ile bağrına basmanın isyanıdır ...
Beşiktaş ...
Ferdinand'dır , Madida'dır , Amokachi'dir , Pascal'dır ...
Formadan akan terdir Beşiktaş ...
O teri göremezse derttir Beşiktaş ...
Küfürdür Beşiktaş ...
Hayatın tam ortasına okkalı bir şekilde savrulur ...
Çok da yakışır hani o küfür ...
En sevilmeyen tezahüratında bile ...
Beşiktaşlı olmayanlarla alakası yoktur ...
Gerçek vurgu Beşiktaşlı olunmazdadır ...
Olunası birşey değildir , sonradan seçilmez ...
Fıtrat öyle gerektirir , babadan oğula sevgiyle geçirilir ...
Beşiktaş ... Beşiktaş dedikçe daha çok Beşiktaş dedirtir ...
Ne kelimeler yetebilir ne de anlamı anlaşılabilir ...
Eksik gediktir üstüne yazılanlar ...
Bir fazlasını ertesi gün karşımıza çıkarır ...
İster Antalya ile oynasın ister Bursa ile ...
Önemli olan Beşiktaş'tır , diğerinin önemi Beşiktaş ile ...
Aynı cümle içinde geçmesinden öte değildir ...
Konuştukça konuşasın , bağlandıkça bağlanasın gelir ...
Tüm bunlara rağmen Beşiktaş hep eksiktir ...
Tam değildir herkesteki Beşiktaş ...
Herkesin Beşiktaş'ı farklıdır ...
Kimi küser gelmez ona , kimi televizyon başında ...
Kongre üyesi , eski açık köşesi ...
Boynunda atkısı , elinde bayrağı ...
Zengini , fakiri , formalısı , formasızı ...
Eskiye özlem duyanı , yeniye istek duyanı ...
Her biri ayrıdır ama hepsinin toplamı Beşiktaş'tır ...
Candır , canandır , nefes alamanın dayanılmaz ağırlıdır ...

O Beşiktaş'tır ... Başka söze gerek mi vardır ?

27 Ocak 2010 Çarşamba

Nihayet ...


Kurtulduk ...
Yıllardır arıyorduk sebebini ...
Topu her istop etmeye çalıştığında ...
Önüne alıp sürmek istediğinde ...
Kaleye şut çektiğinde ...
Ters giden bir şeyler vardı ...
Sebebi bulundu ...
Hatta sağolsun kendi buldu ...
Tekmelik !
Çıkardığına göre artık ...
Top ayağına yapışacak ...
İstediği gibi çalım ...
İstediği gibi top sürecek ...
Kendisine atılan bir topu istop etttiğinde ...
Top 3 metre önüne savrulmayacak ...
Golleri artık yağmur gibi yağacak ...
Asist manyağı olacak ...
Bir tekmelikmiş kötü performansına yol açan ...
Bulundu çok şükür ...
Artık rakip savunma oyuncuları da rahatlamıştır ...
Bu adamın ne yapmaya çalıştığını anlamıyorlardı ...
Hatta meşin yuvarlak bile bu durumda huzuru bulacak ...
Zira artık onunla da kavga etmek zorunda kalmayacak !

Alo - Zeki Müren

Bir Camianın Kaderi Bu İnsanlara Bağlı

Oy vereceklere seslenmek istiyorum ;
Lütfen oyunuzu satmayın , futbol bu , sadece bir oyun lütfen kaderimizle oynamayın . Sizi kongre üyesi yapanlara değil hür iradenize boyun eğin ve 3 yıl boyunca bu camianın başında duracak adamı iyi belirleyin . Belki Beşiktaşlı bile değilsiniz eyvallah , ancak siz insansınız kul hakkı çalmayın , gözetmeyin ...

Murat Aksu'nun Listesi
Alfabetik Sıralama

Adnan Dalgakıran
Ahmet Nur Çebi
Ali Baransel
Bahri Büyükhanlı
Cihat Kumuşoğlu
Dündar Yetişener
Emre Berkin
Ender Çolak
Faruk Pala
Gülengül Altınsay
Kadir Kılıç
Koray Deniz
Mahmut Arslan
Merdan Araz
Metin Albayrak
Mine Kürkçüoğlu Vargı
Murat Akdoğan
Y.Kemal Gencer

Yıldırım Demirören'in Listesi
Alfabetik Sıralama
Ahmet Akpınar
Alaaddin Aykaç
Cengiz Zülfükaroğlu
Doğan Küçükemre
Emin Önal
Engin Baltacı
Erdoğan Toprak
Ertunç Soğancıoğlu
Fahrettin Curoğlu
Hakan Aksoy
Mehmet Soysal
Mete Düren
Metin Keçeli
Necip Sever
Orhan Saka
Serdar Adalı
Sinan Vardar
Şeref Yalçın

MevkiCell ...

Stoper
Necip

Ön Libero
Zapo
Sivok
Toraman
Tabata
Delgado
Yusuf

Sağ Bek
İbrahim Kaş
Toraman
Ekrem

Sol Bek
Ekrem

Sol Açık
Bobo

Bunlar Büyük Mustafa'nın büyüklük taslamaları . Herşeyi en iyi ben bilirim havaları ve son 8 maçta Konya Şekerspor dışında galibiyetinin neden olmadığının canlı kanıtı . Gencecik ön lbero Necip'i sanki koskoca Beşiktaş'ta stoper yokmuş gibi koyuyorsan geriye ve Tabata'yı da ikamesi olarak yansıtıyorsan sahaya pes derler adama ! Bu ne ilk ne de son , teknik direktörün Büyük Mustafa ise kahrolmanın da boyutu büyümekte . Kargalar elbette bilemez ama bildiğim tek şey var galiba ; bu sezon çok uzun olacak valla ...

Yapma Toraman ...


Toraman bardağa mı işiyor bana mı öyle geliyor ?

Haldun & Demirören


In Haldun We OHA , In Demirören We KAHR-I BELA !

Nasıl Başkan Olunur ?


Pazar günü seçim var . Hayat bir seçim ise ve Hayat da Beşiktaş ise seçim Beşiktaş'tır , en güzel seçimimiz elbette Beşiktaş'tır ! 3 sene daha bilet fiyatlarına zam yapacak , forma alırken kara kara düşündürecek ve açıklamaları ile bizi diğerlerine göre boynu bükük koyacak bir adam seçecekler . Mevcut olan yetti , ikamesi gizemli , üçüncüsü ise hiç olmadı ıssız aday olmayı seçti . Her iki tarafa da uzak - yakın olmam ya da olmamam beni bağlar , makaram da sarı bağlar Murat Aksu'ya oyumu verdim gitti . Diğeri de seçilse hayırlı olsun şimdiden ancak 22.000 kişi içinde değilsem de bir tek ricayı çok görmeyin bu garibe ;

Oy verenlere oy oyyy dedirtmesin , o çok bahsettiğimiz duruşumuz kaldıysa eğer söylemlerine dikkat etsin , özkaynak düzenine riayet etsin ve her aklına geleni söylemesin yeter (yıldırım demirören yeteerr) ! Parası da olmasın , kupa da kazandırmasın , sadece saygınlık kazandırsın . Benim çocukluğumdaki ''İkinci takımım Beşiktaş'' cümlesi dejavu yaratsın , masalara yumruk falan vurmasın bir adet gül bıraksın . Hakemler de insandır beyanatını mağlup olduğumuz maçtan sonra , hakem bugün hata yaptı açıklamasını galip olduğumuz maçtan sonra açıklasın . Denk bütçeli bir ekonomi ve düzgün ödemeli bir klüp sistemi yaratsın . Kendi parasını harcadığını düşünerek adım atsın . İnsan kırmasın , taraftarla atışmasın hatta temizliğe kalkışmasın . 20 aldım 10'u gitti , 5 daha alınca kaç kaldı şeklinde transfer problemiyle uğraşmasın . Profosyenel ekiplerle çalışsın , adam harcamasın . Kafasına estikçe resmi siteyi kullanıp veya canlı yayına bağlanıp milletin çüküyle başıyla uğraşmasın . Basketbolu ve o güzel salonu kullansın , yenilmez armada hentbolcülere kol saati almasın . Amatör branşlar 10 milyonluk gider kalemi yaratıyorsa gidip 10 milyonluk kaynak yaratsın . Formayı hakedecek oyuncularla anlaşsın , güzel formalar tasarlasın , formda oyunculara prim dağıtsın . Beceremiyorsa bırakmayı bilsin , istenmiyorsa gitmeyi çok görmesin , o koltuğun canı olduğunu ve yaptığı işlerle doğru orantılı oturacağını kafasına çizsin . Borçla değil hasretle anılacak bir geçmiş bıraksın , çocuklarını karıştırmadan çocukluk yapmadan davransın . Stad yapsın ama stadı güzelleştiren şeyin taraftar olduğunu unutmasın . Parça parça yıksın ama oraya gelen insanı hayal kırıklığına uğratmasın . Altyapıdaki çocukları kaderine bırakmasın , tesis kazandırsın , sponsorla anlaşsın ve geleceğin oluşumunu şimdiden planlasın . Merhamet ve hoşgörü dolu olsun , sevecen , tatlı ve insani görünsün . Saldırana ve hakkını yiyene karşı sabırlı olsun . Dirençli , dirayetli ve kararlı olsun . Ve herşeyden önemlisi bir Beşiktaş başkanına yaraşır olsun , yakışsın ...

Çok şey mi istedim bilmiyorum ama bahsedilen makam Yalova değil ; Beşiktaş başkanlığı . Çok değil en çoğu olmak gerekiyor , sadece para ile bu işler yürümüyor . Tekrar hayırlara vesile olsun diyelim ve seçilen başkana başarılar demeyi ihmal etmeyelim ...

Not : Resimdeki oyun çocukluğumun en güzel oyunudur ...

Murphy Kanunları


Mekanik Tamirat Kuralı
Elleriniz yağa bulaştığında, burnunuz kaşınmaya başlar ve acil tuvalete gitmeniz gerekmektedir.

Yer Çekimi Kuralı
Yere düşen her şey en zor ulaşılabilecek noktaya yuvarlanır.

Yanlış Numara Kuralı
Yanlışlıkla çevirdiğiniz bir telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz ve biri daima cevap verir.

Mazeret Kuralı
Patronunuza işe geç kalma sebebinin patlak lastik olduğunu söylerseniz ertesi sabah lastiğinizi muhakkak patlak bulursunuz.

Değişkenlik Kuralı
Eğer trafikte şerit değiştirirseniz, eski şeridiniz şimdi bulunduğunuzdan daha hızlı akar.

Banyo Kuralı
Vucudunuz tamamen ıslandığında telefon çalar.

Yakın Tesadüf Kuralı
Beraber görülmek istemediğiniz biriyle beraberseniz tanıdığınız biriyle karşılaşma ihtimali tavan yapar.

Sonuç Kuralı
Birine bir aletin çalışmayacağını ispat etmeye çalıştığınız zaman o alet çalışır.

Biomekanik Kuralı
Kaşınma katsayısı vucudunuzda ulaşılması zor olan yerlerde en yüksektir. Şekilden şekile girersiniz.

Tiyatro Kuralı
Ne olursa olsun koridordan en uzak sandalyenin sahipleri en geç gelir.

Starbucks Kuralı
Bir kahve içmek için oturduğunuzda patronunuz sizden bir görev ister ve bu görev süresi kahve soğuyana kadardır.

Soyunma Odası Kuralı
Eğer soyunma odasında sadece iki kişi varsa, onların soyunma dolapları bitişiktir.

Yüzey Kuralı
Tereyağlı ve reçelli ekmeğinizin yeni yaptırdığınız veya aldığınız halıya düşme ihtimali, halının pahalılığı ve yeniliği ile doğru orantılıdır.

Mantıksal Tartışma Kuralı
Neyi konuştuğunuzu bilmiyorsanız her şey olabilir.

Brown'un Fiziksek Görünüm Kuralı
Papuç ayanıza tam geldiyse, o papuç çirkindir.

Wilson'ın Pazarlama Stratejisi Kuralı
Gerçekten çok sevdiğiniz bir ürünü bulup aldığınızda, o ürünü üretmekten vazgeçerler.

Doktorların Kuralı
Eğer kendinizi hasta hissedip doktor randevusu alıp gittiğinizde aniden iyileşirsiniz. Eğer randevu almazsanız hastalık devam eder.

Olasılık Kuralı
Birisi tarafından seyredilme olasılığı, yaptığınız işin aptallık katsayısıyla doğru orantılıdır.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Karikatür # 39


- Oyumu Yıldırım Demirören'e atasım var Erdener Abi , ne dersin ?
- Mümkün mertebe uzaklaş !

- Mustafa Denizli 3-4-3 mü oynuyor yoksa burnuyla mı Erdener Abi ?
- Ağzını burnunu dağıtırım senin ...

- Erdener Abi Beşiktaş ne zaman düzelecek ?
- Zaman zaman ...

- Delgado 8x4 parfümü kullanıyormuş Erdener Abi ne diyorsun ?
- 32 !

- Bir Beşiktaş uzatır mısınız zahmet olmazsa ?
- Olur

- Erdener Abi çArşı'dan aldım bir tane eve geldim ...
- Temizlik imandan gelir , imansızdan değil !

- Beşiktaşlıyız Beşiktaşşşş lay la lay la lay ...
- ...
- Sen hangi takımlısın abi ?
- ...

- Küçük Erdener ne alemde ehe ehe eeeheeee ...
- Çakarım usulca ...

- Kalbimin en orta yerindeeee büyük bir yangın vaaaaar ...
- Su iç !

- Erdener Abi Demirören birleşik mi yazılıyor ayrı ayrı mı ?
- Yıldırırım .

- Erdene ...
- S.ktirgit !

Metin Tekin ?


Güzel insan Metin Tekin ...
Yakışıklı Metin Tekin ...
Ablamı Fenerbahçeli olmaktan kurtaran ...
Hatta tüm kızların sevgilisi ...
Efsane Metin Tekin ...
Efendiliği ile gönüllere taht kurmuş ...
Fuleli deparları ile yüreğimize dokunmuş Metin Tekin ...
Beyin sarsıntısı geçirdiğinde ...
Hayal meyal hatırladığım gözyaşlarım Metin Tekin ...
PSV ağlarına süzülen topun içinde ...
Küçük bir çocuğun sevinci , umudu , hayali olan ...
Jeneriklerdeki o enfes kafa golünde seninle beraber zıplamış olan ...
80'li yıllarımın uzun saçlı kahramanı Metin Tekin ...
Kimisi Feyyaz'dır mahalle maçlarında ...
Kimisi Ali , Şifo , Rıza , Madida ...
Metin Tekin benim , ben Metin Tekin ...
10 numara bir adamdan bir fazlası 11 numara Metin Tekin ...
Sarı bıyıklı Metin Tekin ...
Orduspor maçı Tekirdağ'da küçük bir televizyonda ...
Kaleci daha ne olduğunu anlamadan gördüm senin topu kafanda ...
Fırsatçı Metin Tekin , akıllı gerçek şeytan Metin Tekin .
Gerçi güzel suratlılar şeytan olamazlar ama
O takımın en nadide parçası melek Metin Tekin ...
Taksiciye yalan söylemeyen ...
Hakeme sahana geç de başlayalım diyebilen adam Metin Tekin ...
Vanspor'a gidince bir tarafım da gitti futbolculara dair ...
Sevgi Beşiktaş'mış , o forma içindekiler yalanmış ...
İstisanadır Metin Tekin .
Galatasaraylı oğlum o diyenlere inat
Beşiktaş ne ise biraz da Metin Tekin'dir siyah beyaz .
Ve o dönem baba olanaların oğullarına mirasıdır Metin Tekin ...
Aynı Beşiktaş gibi , aynı babadan oğula geçen sevgi gibi ...
Şefkat gibi ...
Metin Tekin gibi ...

Hadi Fatih Terim'i geçtik de ...
Allahaşkına ne işin var Yıldırım Demirören'le be Metin Tekin ?

24 Ocak 2010 Pazar

Uğur Mumcu # 1942 - ...


24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban gitti . Suikastin failleri halen bulunamadı ...

23 Ocak 2010 Cumartesi

Her Yerde Kaaaar Var ...


Bugün gitmeyi planladığım ve yoğun kar yağışından dolayı evden dışarı çıkıp 3 dakika sonra geri döndüğüm Kasımpaşa - Bursaspor maçının ertelenmesi sebebiyle fantezi futbolsever herkesin aklında bir soru işareti belirmiş olmalı . Zira bugün oynanması gereken bu maçtan oyuncu tercihi yapanların akibeti ne olacak ? Sıkıntı yok , kuralı okuyanların merakı dinecektir , okuyalım ;

Lig Tv Kural 11

''Ertelenen veya yarıda kalan karşılaşmalar eğer ait olduğu hafta içinde sonuçlanmazsa değerlendirmeye alınmazlar.''

Şimdi Ntvspor alt yazısında Kasımpaşa - Bursaspor maçının yarın aynı saatte oynanacağı yazdı . Ancak meteoroloji abimiz derki bu akşamdan itibaren kar yağışı şiddetini ve hiddetini daha da artıracak . Bu da demek oluyor ki bu maçın yarın da oynanmaması büyük olasılık . Peki ne zaman oynanabilir ? Vallahi zurnanın zırt dediği yer de tam orası çünkü bu hafta içi kupa maçları var , bu haftaya erteleme maçı koyamazlar . Ondan sonraki hafta oynatırlar ancak bu ve bunun gibi ertelenmesi olası maçlardan oyuncu alanlar için bu hiç bir şey ifade etmez zira kural diyor ki ; o hafta içinde olmazsa değerledirilmeye alınmaz . Yani anlayacağınız 15-20 puanlara hazırlıklı olun , yolda gördüğünüz kardam adamlara tekme atın ve bir an önce ellerinizi açın dua edin erteleme olmasın diye . Hava şartlarının kötülüğünü sadece futbol ile ilgili bağlamda ele alıyoruz ya pes vallahi . Bu kadar kötü geçen bir sezondan da bu beklenirdi zaten ; ulan futbol sadece futbol olsaydın ya ne güzel olurdu beee ...

21 Ocak 2010 Perşembe

Sabahtan Gördüm Seni Çok Yeşil Geldin Bana ...


Bir tek ben mi yadırgıyorum acaba bu kadar çok yeşili Ertuğrul Sağlam üzerinde ? Nedense çok yeşil geldi bana allah allah ! Yakıştıramıyorum desem tam anlatamam düşündüğümü , ne bileyim garip geldi işte ilk gördüğümde . Hala da bakıyorum bir şeyler ters gibi . Lan yoksa git gide daha mı fanatik oluyorum ben ! Yok yok garipsediğim Ertuğrul Sağlam'ın yeşillenmesi , Bursa ile olayın alakası yok . Yoksa var mı ? Ne oluyor bana ya , Hulk mu oldum ki acaba ?

Jooooooooooo ... Hayıııııııııııııııırr !


JO'k artık yaaa .
IN HALDUN WE OHAAA !

Biz uğraşalım bir koca kafalıyla ...
Millet Premier Ligi ayağımıza getirsin anında .
Hem de Spor Max değil sarı kırmızı babında ...
Fink , Sivok , Tello , Delgado hepsini topla
Bir tane Kewell eder mi bilmiyorum valla .
Baros , Jo ve Nonda
Eşit midir Nobre , Bobo , Holosko ve Batuhan'a ?
22 bin kişiyle camiayı nitelendiren kafa
Koca bir kafa zihniyetten yoksun temizlik peşinde hala
Rakip güçlensin takım kursun adı rüya
Kongrenin sonucu kangrenle sonuçlanacak valla
Düşünülecekse abarttığım sadece şu cümleyi hatırla ;

''Sen git Küçük Ahmet ile oyna''

Oyna da oyna kafana göre oyna koca kafa ...
Biri neyle oynuyor diğeri iş bitirici yönetici sıfatıyla !
EL elden ÜSTÜN müdür acaba
Offff , canım sıkıldı a.q yaaaaaaa ...

20 Ocak 2010 Çarşamba

Önce Zikret Sonra Fikret ...

Lig Tv seyrediyorum gece gece , alttan altyazı şeklinde Clark Gable sanki ; Fikret Orman Y1D1 virüsüne kapılmış başkan vekili olmuş Murat Kekilli ! Bu akşam ölürüm beni kimse tutamaz demeden önce sizlerle paylaşayım istedim gelen yorumlar üzerine şu andaki başkanı seveneleven bir ilk 11 bulamadım . Haklıyız , İstiklal'deki Milangaz adı altındaki kötü inşaat görüntüsü gibi sevmiyoruz bu adamı . Sevmeyince de kim girse listesine , kim ben de onunlayım derse sallıyoruz atıp tutuyoruz . Ben Lig Tv yalancısının yalancısı oldum kahvedekiler hiç inanmadılar , haklılar . Gitti koyunlar ! Ben hata yaptım hiç araştırmadan bir haberi sizlerle paylaştım , paylaşıldıkça büyüyen tek şeyin sevgi olduğunu unuttum kaldım . Her yaz mevsimindeki meşhur slogan gibi Ormanları Yakmayın söylemini Fikret Bey kendisi doğruladı ve mevcut ıssız adaya adaylıkla güruh yaratmak istemediğini belirtti , sevindik . Tanımam etmem ama efendi bir adama benziyor kendileri . Varsa oy potansiyeli bundan yararlandırmadı tüpçü bayisini . HAYIRlı olsun cümlem cümlemiz için geçerli , tek sevdamız Beşiktaş diye tutturuyorsak tek tutanacak dal Gülengül Altınsay ! Ve dolaylı Murat Aksu'dur düşmanımın düşmanı benim oyumdur , oyyy ne hallere düştük ya o da ayrı bir yazı konusudur . Ben araştıramamacı gazetecilikten örnek vererek Fikret Bey'in açıklamasına sitemde yer vereyim , sitemlerinizi de bundan sonra göz ardı etmeyeyim ...

Orman son kararını verdi
Beşiktaş Kulübü'nde yaklaşan olağan seçimli genel kurul toplantısı öncesi eski başkan adaylarından Fikret Orman, aday olacağı ve bir başkan adayının listesinde yer alacağı iddialarına açıklık getirdi.

Fikret Orman, yaptığı yazılı açıklamada, ay sonunda gerçekleştirilecek seçimlerde aday olmayacağını yineleyerek, şunları kaydetti: ''İki aday arasında yaşanan bu seçim sürecinin başından beri aday olmayacağımı ve hiçbir kişinin listesinde bulunmamın söz konusu olmadığını, Beşiktaşlıların beni görmek istediği yerin belli olduğunu açıklamıştım. Bu dün de, bugün de, yarın da aynı konumdadır. İki adaya başarılar diler, Beşiktaşımıza hayırlı olmasını dilerim.''

Necip


Kayan Bayan

Telefon Numaranız ...


1.Adım : Hesap makinesini elinize alın

2.Adım : Telefonunun ilk 3 rakamını yaz (alan veya operatör kodu kullanma!)

3.Adım : Bu 3 rakamı 80 ile çarp

4.Adım : 1 ekle

5.Adım : 250 ile çarp

6.Adım : Telefon numaranızın son 4 rakamını ekle

7.Adım : Telefon numaranızın son 4 rakamını bir daha ekle

8.Adım : Bulduğun sonuçtan 250 çıkar

9.Adım : 2 ye böl

10.Adım : Bak bakalım ne çıktı !

19 Ocak 2010 Salı

Son Dakika

Fikret Orman , Yıldırım Demirören'in listesinde . Başkan vekili sıfatıyla yaklaşan kongrede 3 yıllık olası bir kangrende yardımcı rolde . HAYIRlı olsun !

18 Ocak 2010 Pazartesi

Körler Sağırlar ...

7 Haziran 2009 , Pazar

Yıldırım Demirören : Çakar gibi kişiler sayesinde Türk futbolu değer kaybediyor.
Ahmet Çakar : Doğru doğru . Ben de haftaya paf oyuncusuyla çıkarım sahaya .
Yıldırım Demirören : Yok sen ufak Ahmet Çakar'la çık . Terbiyesizce konuşma benimle . Beşiktaş Kulübü Başkanı'yla konuşuyorsun ...

17 Ocak 2010 , Pazar

Ahmet Çakar : Bugün ben sizi yanlış tanıdağıma inandım . Ne kadar içten olduğunuzu gördüm , sizi televizyondan görenler bugün başka biri ile tanışmış oldu . Gülün başkanım gülün , gülmek size yakışıyor ...
Yıldırım Demirören : Mmmmhhhh , mhhhhhh (Gülümseme ifadesi) ...

Karikatür # 38


Meşrutiyet

Günün Abuğu


''Beşiktaş'ın gerçek sahibi 22 bin kongre üyesidir.''

17 Ocak 2010 Pazar

Yallah Cinler Yallah Kış Kış Cinler Kış Kış


a) Yıldırım Demirören
b) Mustafa Denizli

FUTBOL

4 Aralık 2009 Beşiktaş 0 - 0 Diyarbakırspor
8 Aralık 2009 Beşiktaş 1 - 2 CSKA Moskova
13 Aralık 2009 Manisaspor 1 - 1 Beşiktaş
18 Aralık 2009 Beşiktaş 2 - 3 Bursaspor
22 Aralık 2009 Manisaspor 2 - 1 Beşiktaş
6 Ocak 2010 Beşiktaş 4 - 4 Vitesse
9 Ocak 2010 Beşiktaş 0 - 0 Hamburg
12 Ocak 2010 Beşiktaş 1 - 3 Kasımpaşa
16 Ocak 2010 Büyükşehir Bld. 1 - 0 Beşiktaş

BASKETBOL

27 Aralık 2009 Fenerbahçe - Beşiktaş 100 - 92
02 Ocak 2010 Beşiktaş - Galatasaray 87 - 96
05 Ocak 2010 Beşiktaş - Unic Kazan 70 - 98
12 Ocak 2010 Telecom Bonn - Beşiktaş 87 - 86
16 Ocak 2010 Karşıyaka - Beşiktaş 79 - 77

16 Ocak 2010 Cumartesi

İstanbul


İstanbul'da yaşayanları hem eziyet hem de keyif dolu bir gün bekliyor . Avrupa'nın kültür başkenti seçilmesi sebebiyle şehrin farklı semtlerinde açık hava partileri düzenlenecek , konserler , hava fişek gösterileri , dj performansları halkın beğenisine sunulacak . Bu da demek oluyor ki İstanbul kilit ! Hem organizasyonun bedava olması hem de günlerden Cumartesi olması dolayısıyla trafikte kalanlar eziyeti birebir yaşayacaklar . Bunun yanında Taksim Tarkan görecek , millet bedavaya sevdiği sanatçıları dinleyecek ve gösterilerde yer alıp güzel bir gün geçirecek . İki ucu boklu değnekçilerin kenti ; İstanbul ; bull shit ! Peki acaba kalabalıktan , trafiğe , göç sorunundan , işsizliğe , temizlikten , pahalılığa bir çok sorunla boğuşan ve bizleri de içine alan bunca probleme rağmen İstanbul başkent seçilmiş ? Cevabı burada dikkalice okumak lazım ...

İstanbul, coğrafi konumu ve binlerce yıllık kültürel mirasıyla, dünya metropolleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Genç ve dinamik nüfusu, yaratıcı bir enerji oluşturarak, Türkiye’nin bir aynası olan İstanbul'u dünyanın en dinamik kentlerinden biri haline getirmektedir. İstanbul’da özellikle son yirmi yılda gelişen kültür bilinci, kültür yaşamına da yansımaktadır.

İstanbul, her geçen gün, yalnız İstanbullular için değil, tüm dünya için bir çekim alanı, bir kültür ve sanat merkezi niteliği kazanmaktadır. 21. yüzyıl, kentlerin yüzyılı olacaktır. Kentler; kimliklerini canlandırarak, kültürlerini ileriye taşıyarak ve birikimlerini paylaşarak, küresel kültürü oluşturmaktadır.

Kentliler, birbirlerini kültür paylaşımı aracılığıyla daha iyi anlamakta ve daha iyi tanımaktadır. Kültürün günlük yaşama katılması ve toplumun her kesimine yayılması, giderek daha da büyük önem kazanmaktadır.

Kentsel gelişim, kentlilik bilincinin özlenen düzeye ulaşması ve kültürel değişimle sağlanmaktadır. Bunun için, hem yönetimlerin, hem de sivil toplum kuruluşlarının aktif olmaları; profesyonel bilgi ve deneyim kaynaklarından yararlanmaları gerekmektedir. Böylece, Avrupa Kültür Başkenti seçilen kentlerin, dünya kültürüne yaptıkları katkıyla dünya kültürü de zenginleşmektedir.

İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasıyla Avrupa, İstanbul’da kendi kültürünün köklerini keşfedecek ve birbirini anlama yolunda önemli bir adım daha atacaktır. İstanbul’un başarılı bir Avrupa Kültür Başkenti olması, İstanbulluların bu projeyi benimsemeleri ve en geniş katılımla desteklemeleriyle gerçekleşecektir.

İlginç ! Kendi adıma konuşursam İstanbul'u ailem gibi seviyorum . 1850 yılında doğmuş olan büyük büyük büyük babamın bu şehirde doğması sebebiyle de nerelisin sorusunun ısrarlı yinelenmesini bu yukarıdaki cümle ile açıklıyorum . İstanbul kardeşim , illa Rum mu olmam lazım yani ? Askerde 5 ay uzakta kalmıştım da döndüğümde trafiğine bile laf etmeyeceğim diye yemin etmiştim . Yeminim hala geçerli . İstanbul kadın gibi , ne onla oluyor ne onsuz . Benim için bir ötesi onsuz zaten olmuyor onla da bir ömür geçiyor ...

Aşağıda etkinlik programını yazdım . Daha çok bilgi almak için İstanbul2010 sitesine bir bakınız . Benim düşüncem ; Sultanahmet mehter takımı konseri üstüne Mercan Dede'yi Ayasofya'nın önünde seyrettikten sonra Taksim'de Kızılkayalar'dan ıslak hamburger eşliğinde Tarkan'ı dinlemek . Yağmur yağmasa bari ...

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Açılış Etkinlileri Programı

Haliç Kongre Merkezi Etkinlikleri
Saat :17.30
Yer :Haliç Kongre Merkezi
Program Akışı
17.30 Açılış Kokteyli
18.30 Açılış konuşmaları
19.00 Yekta Kara yönetmenliğinde özel 16 Ocak Açılış Gösterisi:
“ İstanbul Büyüsü”
Protokol ve diğer davetlilerin iskeleye davet edilmesi
Katılımcı protokolün butona basarak havai fişek şovunu başlatmaları
20.30 Gösterinin sona ermesi

Taksim Meydanı Etkinlikleri
Saat :19.00

Yer :Taksim Meydanı
Sunucu : Ziya Kürküt
Program Akışı
19.30 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosu’nun ekranlardan seyredilmesi ve Dj performansı
20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
20.30 Ateş Tiyatrosu
21.15 Tarkan Konseri
22.20 Kapanış

Kadıköy Meydanı Etkinlikleri
Saat :19.00
Yer :Kadıköy Sahili, İspark Otoparkı
Sunucu :Volkan Severcan
Program Akışı
19.00 Balon Tiyatrosu
20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
20.20 Mor ve Ötesi Konseri
21.20 Kapanış

Pendik Meydanı Etkinlikleri
Saat : 19.00
Yer : Pendik Sahili, İspark Otoparkı

Sunucu :Gülhan Şen
Program Akışı
19.00 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosunun ekranlardan seyredilmesi
20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
20.20 Kıraç Konseri
21.20 Havai fişek gösterisi ve kapanış

Sultanahmet Meydanı Etkinlikleri
Saat : 19.00
Yer : Ayasofya Önü
Sunucu : Hande Kazanova
Program Akışı
19.00 Mehteran Konseri
19.45 DJ Performansı
20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
20.20 Mercan Dede Konseri
21.20 Havai fişek gösterisi ile kapanış

Bağcılar Meydanı Etkinlikleri
Saat :19.00
Yer :Bağcılar Meydanı
Sunucu : Jess Molho
Program Akışı
19.00 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosunun ekranlardan seyredilmesi
20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
20.20 Zara Konseri
21.20 Havai fişek gösterisi ile kapanış

Beylikdüzü Meydanı Etkinlikleri
Saat :19.00
Yer : Beylikdüzü Belediyesi Etkinlik Alanı

Sunucu : Asuman Dabak
Program Akışı
19.00 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosunun ekranlardan seyredilmesi
19.30 Şaman Dans Grubu gösterisi
19.55 DJ Performansı
20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
20.20 Nil Karaibrahimgil Konseri
21.20 Havai fişek gösterisi ve kapanış

15 Ocak 2010 Cuma

3-1 Seven Kasımpaşa


Cüzdanımda kombinesi bulunan ; teknik direktörü sempatik , stadı butik , kadrosu asimetrik Kasımpaşa bu sene ilginç bir istatistiğe imza atıyor . İlk 6 hafta sıfır puan çektikten sonra kazanmayı hatırlayan ve puanlarla tanışan İstanbul'umuzun en apaçi bölgesi maçlarda en çok 3-1 skorunu benimsiyor . Öyle ki yense de yenilse de 3-1 ! 1 ve 3'ün yanyana gelmesiyle oluşan çift haneli sayının tersinin de düzünün de anlamı büyük , onu hiç karıştırmayayım . Asıl önemli olan ise iddaa oynayanlar için bulunmaz fırsat üst oynasınlar (19 maç - 14'ü üst) ve bu şehirde yaşayanlar için Kasımpaşa Stadı'nda gol seyretmek isteyenler allahaşkına buyursunlar . Serzenişe ses verenlerle belki bir gün tribünde ''Semt Aşkı'' diye bağırırız , Kimbilir - Kibariye !

Kasımpaşa - İBB : 1-3
Kasımpaşa - Galatasaray : 1-3
Kasımpaşa - Denizlispor : 3-1
Kasımpaşa - Trabzon : 3-1
Fenerbahçe - Kasımpaşa : 1-3
Kasımpaşa - Manisaspor : 3-1
Beşiktaş - Kasımpaşa : 1-3


Not : Bu arada Kasımpaşa'nın kuruluş tarihi 1921 ; 1+9+2+1 = 13 :)

Günün Abuğu


TFF Yönetim Kurulu, TFF 2. Lig ekiplerinden Tepecikspor'un futbolcuları arasında yer alan şarkıcı Alişan Serkan Tektaş'ın lisansını iptal etti. Açıklamada, Tepecikspor Kulübü Başkanı Temel Eyüboğlu'nun da TFF Disiplin Talimatı'nın 45. (Talimatlara aykırı hareket) ve 47. (Sahtecilik ve yanıltma) maddeleri uyarınca PFDK'ya sevkinin kararlaştırıldığı bildirildi. Medyada yer alan haberlerde, Turkcell Süper Lig, 1. Lig ve 2. Lig takımlarının kadrolarında bulunan profesyonel futbolcuların askerliklerinin 38 yaşına kadar tecil edilebileceği şeklindeki yeni düzenlemeden yararlanmak isteyen Alişan'ın, askerliğini tecil ettirebilmek için Tepecikspor Kulübü'yle anlaşarak takım kadrosunda bulunduğu yer almıştı.

Kaynak : Lig Tv

14 Ocak 2010 Perşembe

Lig Tv


Yanlış çizilen ofsayt çizgileri , işine gelmeyince kısmalı illa ki sesi , tekrarı olmayan pozisyon görüntüleri , futboldan soğutan yorumcu kisveleri , aynı görüntü kaliteleri , Erman ve Şansal sivrileri ile değişmez bir günde ...
Türk futbolu allaha emanet 2015'e kadar Digiturk'te !

Türk Futboluna Hayırlı Olsun Şimdiden


Sayfayı sık sık yenileyiniz ...

Doğan Grubu ve Ntv ihaleden çekildi . Teslim tutanağı kapatıldı . A paketi için 2 , B paketi için 1 ve C paketi için 1 teklif zarfı bulunuyor . Öncelik paket A ihalesi gerçekleştirelecek daha sonra B ve en son C paketi . A paketi teklif zarfları açıldı .

Türk Telekom : 215 milyon Amerikan doları
Digitürk : 220 milyon Amerikan doları

Şimdi açık arttırmaya geçiliyor (Tarafların istedikleri kadar mola hakkı vardır) ...

Türk Telekom : 221 Milyon $
Digitürk : 222 Milyon $
Türk Telekom : 224 milyon $
Digitürk : 225 Milyon $
Türk Telekom : 228 milyon $
Digitürk : 229 Milyon $
Türk Telekom : 232 milyon $
Digitürk : 233 Milyon $

1.Mola (Türk Telekom)

Türk Telekom : 236 Milyon $
Digitürk : 237 Milyon $
Türk Telekom : 240 Milyon $
Digitürk : 241 Milyon $
Türk Telekom : 244 Milyon $
Digitürk : 245 Milyon $
Türk Telekom : 248 Milyon $
Digitürk : 249 Milyon $
Türk Telekom : 252 Milyon $
Digitürk : 253 Milyon $
Türk Telekom : 254 Milyon $
Digitürk : 258 Milyon $
Türk Telekom : 259 Milyon $
Digitürk : 263 Milyon $
Türk Telekom : 264 Milyon $
Digitürk : 268 Milyon $

2.Mola (Türk Telekom)

Türk Telekom : 269 Milyon $
Digitürk : 269,05 Milyon $
Türk Telekom : 269,50 Milyon $
Digitürk : 270 Milyon $
Türk Telekom : 270,50 Milyon $
Digitürk : 271 Milyon $
Türk Telekom : 271,50 Milyon $
Digitürk : 272 Milyon $
Türk Telekom : 272,50 Milyon $
Digitürk : 273 Milyon $
Türk Telekom : 273,50 Milyon $
Digitürk : 275 Milyon $
Türk Telekom : 275,50 Milyon $
Digitürk : 277 Milyon $
Türk Telekom : 277,50 Milyon $
Digitürk : 280 Milyon $
Türk Telekom : 281 Milyon $
Digitürk : 283 Milyon $
Türk Telekom : 283,50 Milyon $
Digitürk : 285 Milyon $

3.Mola (Türk Telekom)

Türk Telekom : 285,2 Milyon $
Digitürk : 285,25 Milyon $
Türk Telekom : 285,50 Milyon $
Digitürk : 285,55 Milyon $
Türk Telekom : 285,75 Milyon $
Digitürk : 286 Milyon $
Türk Telekom : 286,25 Milyon $
Digitürk : 287 Milyon $
Türk Telekom : 287,25 Milyon $
Digitürk : 288 Milyon $
Türk Telekom : 288,25 Milyon $
Digitürk : 289 Milyon $
Türk Telekom : 289,50 Milyon $
Digitürk : 290 Milyon $
Türk Telekom : 290,50 Milyon $
Digitürk : 291 Milyon $
Türk Telekom : 291,50 Milyon $
Digitürk : 292 Milyon $
Türk Telekom : 292,50 Milyon $
Digitürk : 293 Milyon $
Türk Telekom : 293,50 Milyon $
Digitürk : 294 Milyon $
Türk Telekom : 294,50 Milyon $
Digitürk : 295 Milyon $
Türk Telekom : 295,25 Milyon $
Digitürk : 296 Milyon $
Türk Telekom : 296,25 Milyon $
Digitürk : 297 Milyon $

4.Mola (Türk Telekom)

Türk Telekom : 297,25 Milyon $
Digitürk : 298 Milyon $
Türk Telekom : 298,25 Milyon $
Digitürk : 299 Milyon $
Türk Telekom : 299,25 Milyon $
Digitürk : 299,30 Milyon $
Türk Telekom : 299,35 Milyon $
Digitürk : 299,40 Milyon $
Türk Telekom : 299,45 Milyon $
Digitürk : 299,50 Milyon $
Türk Telekom : 299,55 Milyon $
Digitürk : 299,60 Milyon $
Türk Telekom : 299,65 Milyon $
Digitürk : 299,70 Milyon $
Türk Telekom : 299,75 Milyon $
Digitürk : 299,80 Milyon $
Türk Telekom : 299,95 Milyon $
Digitürk : 300 Milyon $
Türk Telekom : 302 Milyon $
Digitürk : 303 Milyon $
Türk Telekom : 305 Milyon $
Digitürk : 306 Milyon $
Türk Telekom : 306,05 Milyon $
Digitürk : 306,10 Milyon $
Türk Telekom : 306,15 Milyon $
Digitürk : 306,20 Milyon $
Türk Telekom : 306,25 Milyon $
Digitürk : 306,30 Milyon $
Türk Telekom : 306,35 Milyon $
Digitürk : 306,40 Milyon $
Türk Telekom : 306,65 Milyon $
Digitürk : 306,70 Milyon $
Türk Telekom : 306,90 Milyon $
Digitürk : 307 Milyon $
Türk Telekom : 307,50 Milyon $
Digitürk : 307,10 Milyon $
strong>Türk Telekom : 307,15 Milyon $
Digitürk : 307,20 Milyon $
Türk Telekom : 307,25 Milyon $
Digitürk : 307,30 Milyon $
Türk Telekom : 307,35 Milyon $
Digitürk : 307,40 Milyon $
Türk Telekom : 307,45 Milyon $
Digitürk : 307,50 Milyon $
Türk Telekom : 307,55 Milyon $
Digitürk : 307,60 Milyon $
Türk Telekom : 307,65 Milyon $
Digitürk : 307,70 Milyon $
Türk Telekom : 307,75 Milyon $
Digitürk : 307,80 Milyon $
Türk Telekom : 307,85 Milyon $
Digitürk : 307,90 Milyon $
Türk Telekom : 307,95 Milyon $
Digitürk : 308 Milyon $
Türk Telekom : 308,05 Milyon $
Digitürk : 308,10 Milyon $
Türk Telekom : 308,20 Milyon $
Digitürk : 308,25 Milyon $
Türk Telekom : 308,35 Milyon $
Digitürk : 308,40 Milyon $
Türk Telekom : 308,50 Milyon $
Digitürk : 308,60 Milyon $
Türk Telekom : 308,70 Milyon $
Digitürk : 308,80 Milyon $
Türk Telekom : 308,90 Milyon $
Digitürk : 309 Milyon $
Türk Telekom : 309,10 Milyon $
Digitürk : 309,20 Milyon $
Türk Telekom : 309,30 Milyon $
Digitürk : 309,40 Milyon $
Türk Telekom : 309,50 Milyon $
Digitürk : 309,60 Milyon $
Türk Telekom : 309,70 Milyon $
Digitürk : 309,80 Milyon $

5.Mola (Türk Telekom)

Türk Telekom : 309,90 Milyon $
Digitürk : 310 Milyon $
Türk Telekom : 310,05 Milyon $
Digitürk : 310,10 Milyon $
Türk Telekom : 310,15 Milyon $
Digitürk : 310,20 Milyon $
Türk Telekom : 310,25 Milyon $
Digitürk : 310,30 Milyon $
Türk Telekom : 310,35 Milyon $
Digitürk : 310,40 Milyon $
Türk Telekom : 310,45 Milyon $
Digitürk : 310,50 Milyon $
Türk Telekom : 310,55 Milyon $
Digitürk : 310,60 Milyon $
Türk Telekom : 310,65 Milyon $
Digitürk : 310,70 Milyon $
Türk Telekom : 310,75 Milyon $
Digitürk : 310,80 Milyon $
Türk Telekom : 310,85 Milyon $
Digitürk : 310,90 Milyon $
Türk Telekom : 310,95 Milyon $
Digitürk : 311 Milyon $
Türk Telekom : 311,05 Milyon $
Digitürk : 311,10 Milyon $
Türk Telekom : 311,15 Milyon $
Digitürk : 311,20 Milyon $
Türk Telekom : 311,25 Milyon $
Digitürk : 311,30 Milyon $
Türk Telekom : 311,35 Milyon $
Digitürk : 311,40 Milyon $
Türk Telekom : 311,45 Milyon $
Digitürk : 311,50 Milyon $
Türk Telekom : 311,55 Milyon $
Digitürk : 311,60 Milyon $
Türk Telekom : 311,65 Milyon $
Digitürk : 311,70 Milyon $
Türk Telekom : 311,75 Milyon $
Digitürk : 311,80 Milyon $
Türk Telekom : 311,85 Milyon $
Digitürk : 311,90 Milyon $
Türk Telekom : 311,95 Milyon $
Digitürk : 312 Milyon $
Türk Telekom : 312,05 Milyon $
Digitürk : 312,10 Milyon $
Türk Telekom : 312,15 Milyon $
Digitürk : 312,20 Milyon $
Türk Telekom : 312,25 Milyon $
Digitürk : 312,30 Milyon $
Türk Telekom : 312,35 Milyon $
Digitürk : 312,40 Milyon $
Türk Telekom : 312,45 Milyon $
Digitürk : 312,50 Milyon $
Türk Telekom : 312,55 Milyon $
Digitürk : 312,60 Milyon $
Türk Telekom : 312,70 Milyon $
Digitürk : 312,80 Milyon $
Türk Telekom : 312,85 Milyon $
Digitürk : 312,95 Milyon $
Türk Telekom : 313,05 Milyon $
Digitürk : 313,10 Milyon $
Türk Telekom : 313,15 Milyon $
Digitürk : 313,20 Milyon $
Türk Telekom : 313,25 Milyon $
Digitürk : 313,30 Milyon $
Türk Telekom : 313,35 Milyon $
Digitürk : 313,40 Milyon $
Türk Telekom : 313,45 Milyon $
Digitürk : 313,50 Milyon $
Türk Telekom : 313,55 Milyon $
Digitürk : 313,60 Milyon $
Türk Telekom : 313,65 Milyon $
Digitürk : 313,70 Milyon $
Türk Telekom : 313,75 Milyon $
Digitürk : 313,80 Milyon $
Türk Telekom : 313,85 Milyon $
Digitürk : 313,90 Milyon $
Türk Telekom : 313,95 Milyon $
Digitürk : 314 Milyon $
Türk Telekom : 314,05 Milyon $
Digitürk : 314,10 Milyon $
Türk Telekom : 314,15 Milyon $
Digitürk : 314,20 Milyon $
Türk Telekom : 314,25 Milyon $
Digitürk : 314,30 Milyon $
Türk Telekom : 314,35 Milyon $
Digitürk : 314,40 Milyon $
Türk Telekom : 314,45 Milyon $
Digitürk : 314,50 Milyon $
Türk Telekom : 314,55 Milyon $
Digitürk : 314,60 Milyon $
Türk Telekom : 314,65 Milyon $
Digitürk : 314,70 Milyon $
Türk Telekom : 314,75 Milyon $
Digitürk : 314,80 Milyon $
Türk Telekom : 314,85 Milyon $
Digitürk : 314,90 Milyon $
Türk Telekom : 314,95 Milyon $
Digitürk : 315 Milyon $
Türk Telekom : 315,05 Milyon $
Digitürk : 315,10 Milyon $
Türk Telekom : 315,15 Milyon $
Digitürk : 315,20 Milyon $
Türk Telekom : 315,25 Milyon $
Digitürk : 315,30 Milyon $
Türk Telekom : 315,35 Milyon $
Digitürk : 315,40 Milyon $
Türk Telekom : 315,45 Milyon $
Digitürk : 315,50 Milyon $
Türk Telekom : 315,55 Milyon $
Digitürk : 315,60 Milyon $
Türk Telekom : 315,95 Milyon $
Digitürk : 316 Milyon $

6.Mola (Türk Telekom)

Türk Telekom : 316,05 Milyon $
Digitürk : 316,10 Milyon $
Türk Telekom : 316,15 Milyon $
Digitürk : 316,20 Milyon $
Türk Telekom : 318,20 Milyon $
Digitürk : 318,25 Milyon $
Türk Telekom : 318,30 Milyon $
Digitürk : 318,35 Milyon $
Türk Telekom : 318,40 Milyon $
Digitürk : 318,45 Milyon $
Türk Telekom : 318,50 Milyon $
Digitürk : 318,55 Milyon $
Türk Telekom : 318,60 Milyon $
Digitürk : 318,65 Milyon $
Türk Telekom : 318,70 Milyon $
Digitürk : 318,75 Milyon $
Türk Telekom : 318,80 Milyon $
Digitürk : 318,85 Milyon $
Türk Telekom : 318,90 Milyon $
Digitürk : 318,95 Milyon $
Türk Telekom : 319 Milyon $
Digitürk : 319,05 Milyon $
Türk Telekom : 319,10 Milyon $
Digitürk : 319,15 Milyon $
Türk Telekom : 319,20 Milyon $
Digitürk : 319,25 Milyon $
Türk Telekom : 319,30 Milyon $
Digitürk : 319,35 Milyon $
Türk Telekom : 319,40 Milyon $
Digitürk : 319,45 Milyon $
Türk Telekom : 319,50 Milyon $
Digitürk : 319,55 Milyon $
Türk Telekom : 319,60 Milyon $
Digitürk : 319,65 Milyon $
Türk Telekom : 319,70 Milyon $
Digitürk : 319,75 Milyon $
Türk Telekom : 319,80 Milyon $
Digitürk : 319,85 Milyon $
Türk Telekom : 319,95 Milyon $
Digitürk : 320 Milyon $

Mola (Ters Manyel) - bu ne a.q ya !!!

Türk Telekom : 320,05 Milyon $
Digitürk : 320,30 Milyon $
Türk Telekom : 320,35 Milyon $
Digitürk : 320,40 Milyon $
Türk Telekom : 320,45 Milyon $
Digitürk : 320,50 Milyon $
Türk Telekom : 320,55 Milyon $
Digitürk : 320,60 Milyon $
Türk Telekom : 320,65 Milyon $
Digitürk : 320,70 Milyon $
Türk Telekom : 320,75 Milyon $
Digitürk : 320,80 Milyon $
Türk Telekom : 320,85 Milyon $
Digitürk : 320,90 Milyon $
Türk Telekom : 320,95 Milyon $
Digitürk : 321 Milyon $

7.Mola (Türk Telekom)

Telekom çekiliyor , böylece 321 milyon dolarlık teklifiyle Digiturk yayın ihalesini 4 sene daha sürdürmüş oluyor . Yapımda ve yayında emeği geçen parmaklarıma çok teşekkürler . Diji diji diji diji ...

Gökhan Zan > Lucas Neill

''Lucas Neill tanınmayan bir oyuncu değil. İngiltere Ligi’ni ucundan, kenarından takip eden herkes genç yaşında Milwall ve Blackburn Rovers’da nasıl olduğunu, sonra kısa West Ham macerasını bilir. Son olarak da Everton tabii ki. Bu sürede onun çok iyi bir sezonunu hatırlayan var mı? Sene başında ona bonservis ödenmiyor . Şimdi bundan tam 6 ay sonra Lucas Neill için Everton kulübüne bonservis verecekler . Benim futbol değerlendirmem önemli olmayabilir. Ben Lucas Neill’in, Türkiye’nin en sıradan stoperi kim ise onun kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Başkası başka türlü düşünebilir. Zaman bize gerçeği gösterecektir. Zaten mesele bu değildir. Franck Rijkaard onunla ilgili bir plan yapmış, ondan başka bir şey çıkarma işine girişmiş olabilir. Patron Franck Rijkaard’sa saygıyla karşılamak gerekir.''

Bilin bakalım bu sözlerin sahibi sizce kim olabilir ?

Ruhumuz Yeter Boyaları ...


Şimdi tüm marketlerde ...

13 Ocak 2010 Çarşamba

Kova


Nasıl bir zihniyettir ki bu ? Penaltılardan yediği 19 golü de say bir de üstüne antremanlardakini de say . Vallahi bravo . Türk basını gitgide Ercan Saatçileşiyor . Manşete KOVA ifadesini yazan editör arkadaşın zekasını sorgulamıyorum , dikkat çekmek istemiştir illaki . Ancak kendisinin kulaklarını çınlatıyorum . Kovaymış ha kova kova ...

Kardeeeeş , Bırak Artık ...


Şapka çıkarmak saygı ifadesi sayılmaktaysa Beşiktaş tribünlerine tüm şapkalar fora . Boşu boşuna denmemiş for(z)a Beşiktaş be ya ! Yaratıcılık sıkıntısı çeken ülkeye en güzel malzemeler yine bizim tribünden . Nasıl sahiplendim ama ! Ezel ; son yıllarda gördüğüm en güzel dizi , gerçi Süper Baba'dan beri ara verdiğim televizyon-dizi dünyasından sonra beni aptal kutusuna kilitleyen tek sürükleyici . En baskın karakteri ve olayın kilit ismi Ramiz Dayı karakteriyle Tuncel Kurtis abimiz . Kendisine en fiyakalı saygılarımızı belirtiriz . Dün akşam maça maalesef gidemedim ve kalabalık bir ortamda bulunduğumdan tribündekiler neler söylediler anlamamıştım ; Acıbadem ve 1903 rumuzlu Beşiktaşlı dostlara söyledim sağolsunlar aşağıdaki tezahüratı yolladılar . Birileri Ezel'i kullanacaktı ve illa ki Ramiz Dayı'dan bahsedecekti , bu da ülkenin en yaratıcı taraftarında vücut buldu . Yıldırım Demirören gizli özne , mesaj ise apaçık ;

Akıl alsana akıl alsana Ramiz Dayı'dan akıl alsana ...

Öğrenmek ...

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.

Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu
öğrendim.

Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde
iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
öğrendim.

İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
Gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

Mevlana

Boşluk


Eğer içindeysen eninde sonunda çıkarsın ... Ama içindeyse işin zor ...

12 Ocak 2010 Salı

A2 & Taraftar Bütünleşmesi


Şu anda A2 Liginde bir derbi oynanıyor , Beşiktaş - Galatasaray . Peki nerede oynuyor çocuklar ; fotoğraftan da anlaşılacağı üzere Nevzat Demir Tesislerinde . Hani eski Paf Ligi geliyor aklıma , lig maçlarından önce oynanan . Çocukların ilk defa seyirci görünce stadda daha başka bir şekilde oynamaya çalışatıkları . Hem tribündekilerin esas maçı beklemekten canı sıkılmıyor üstüne bir de geleceğin olası yıldızlarını tanıyıp görmesi sağlanıyordu . Artık böyle bir şey yok . Hafta içi Salı günü o tesise gidilebilir mi ? Çok zor . Peki tesis taraftara açık mı ki hiç bilmiyorum ! Peki İnönü'de oynanamaz mıydı , bugün olmasa neden oynanmasın . Hem semt de orada olur , çocuklara sahip çıkar , sahip çıkılan çocuklar kimbilir belki coşar . 2 sene önceyi hatırlayın hafta içi öğlen Çarşamba günü Rize maçındaki 20 bin kişiyi . Bu küçük ayrıntıları düşünecek biri yok yönetimde . Olsa zorlar mı acaba yönetmelikleri , belki de takımla taraftarın bu kadar uzaklaşması - yabancılaşması engellenir . Bilemiyorum . Haber1903 canlı veriyor , parmağım F5 tuşunda tanımadığım çocukların öznesi olduğu cümleleri okuyorum , geçiyorum . Böyle başa böyle tarak ne diyeyim ...

Real m3Drid

Tour Eiffel

Notre Dame de Bon secours à Montreal

Hotel Ruby Foo's - Montreal

Carnaval de Québec

Feux sur glace, Quais du Vieux-Port de Montréal

Palais des Congrès à Montreal

Hôtel de Glace, Sainte-Catherine-de-la-Jacques-Cartier, Québec

concert d'Oliver Jones, Juin 2009

Chapelle de la Maison Mère-Mallet, Québec

Un incendie majeur

Une centrale du Michigan

Cathédrale Saint-François-Xavier, Chicoutimiis

Montgolfière

Not : Linklerin üstüne tıklamanız yeterlidir ...

Güncellenmiş İlkokul Fişleri


Ol Cemal ol , bir Tufan ol bir Cemal ol ...
Çıkar arıza çıkar , Makakula arıza çıkar ...
Vur Umut vur , bir umutla vur ...
Azarla Arda azarla , herkesi azarla ...
Öp Ertem öp , her yerinden öp ...
Bas gaza bas , Sercan gaza bas ...
Kızıştır Ercan kızıştır , ortamı kızıştır ...
Colin Kazım colin , insert coin ...
Yat Yattara yat , bir sezon daha yat ...
Gele Can gele , can boğazdan gele ...
İstop et Nobre istop et , kavalınla istop et ...
Del Gado del , sakatlığını del ...
Vazgeç Sergen vazgeç , herşeyden vazgeç ...
Piş Serdar piş , artık piş ...
Çıkar Mustafa çıkar , tavşan çıkar ...
Yeter Demirören yeter , Yıldırım Demirören ...

11 Ocak 2010 Pazartesi

Saraçhane # 1970


Photo : James P.Blair

Yakın sayılır çocukluğumun geçtiği mahalleye Saraçhane . Vatan Caddesi'nde şimdiki Migros'un olduğu yerde büyüdüm ben , eskiden Lunapark'tı ve küçük olduğum için maalesef bana yasaktı . Topkapı Hastanesi'nin bahçesinde morgun hemen yanında yapardık maçlarımızı , ölülerin yanında yeteneklerimizi gösterirdik bir meşin yuvarlak peşinde . Adımla adam almayı öğrendik sokakla adam olmayı . Bazen Van Basten olduk bazen de Klinsman ama daima Maradona . Yarı beline kadar camdan fırlayan anneler reçelli ekmek öncesi kafamıza vura vura bizi yıkarken aklımızda yalnızca top vardı hem de çevreye en zararlısından fakat bir o kadar yararlısından ; plastik . Bombeli , yamuk , inik , şişik plastik top . İki taşın arasından geçtiği an hayatın anlamı olan , iki bacağın arasından geçince namusları sorgulatan . O zamanlar buralar hep yeşildi klişesinden çok her yer bizimdi , açıktı , geniş alandı , çocukları düşünmeyen müteahhitler henüz varolmamıştı . Joysticke değil bacaklara emir veren beyinlerin masumane karşılaşmaları ve üç korner tabiki penaltı . Şimdi özlemle anıyorsak geçmişi , sokakta gördüğümüzde çekiyorsak nefesimizi ve gidiyorsa içimiz top peşindeki çocuklarla hani ; beni de aranıza alın lan çok güçlü olmaz bizim takım yemin billahi ...

Derinlemesine Paslar ...

Ödül almak ne güzel verdiğin emeğin karşılığında
Yaratmak Allah'a mahsus bir de çArşı pazar diye burun kıvıran güruha
Hangi milletten olursan ol tebaanı cezalandırırsan
Bir şarkı gelir yaradandan bedelini ödemeye razıysan
Ve temizlemek istiyorsan aynı sevdanın peşinde koşanları
Bulursun bir gün belanı
Aramızda kocaman bir fark var diyen o şarkıyı , cezanı ...
Belki masum değiliz hiçbirimiz
En sevdiğimiz şiir tarzı ne sürrealist ne dramatik ne epik
Sadece Optik !
Nasıl öldüğüyle ilgilenenlere inat
Nasıl yaşadığına bak bre gafil ...
Seçimlerle dolu ömrün rengi siyah beyaz olunca
Tercih etmeye kalkarlar geleceğin ne renk olacağını insanlar
Ya dur demeye karar verirler en hızlı kirlenen renge özlemle
Ya da devam diyecekler simsiyahın ağır tonlarca paralarıyla
Öyle ya bazılarına seçim şansı tanımaz yaradan
Belki bilmiyorsun ama bu dünyada senden büyük Allah var !
Betonarme inşa etmeyi vaadetmek midir bu dünyada iz bırakmak
Kazandıklarıyla gurur duyup bunu gösteriş sananlar
Peki ya kaybettirdikleri ?
Aldıkları , çaldıkları , zehir ettikleri ?
Utanma duygusunu kaybedenler için tek nasihat
Parayla satın alınan bir yastıktır
Başını ona koydukça vicdanını rahatlat !
Şeref , onur, haysiyet kelimeleri ile anılan bir geçmişi
Yok etmek üzere olan bir adamı gördükçe
Eğil ey güzel boynum eğil
Ne yapsaydım anca yazıyorum ben de işte
Söylesem fayda etmez sussam gönül razı değil ...

TRT

45/45


Fenerbahçeli bir arkadaşım var , yıllardır her sezon 34/34 yapan . İç saha veya deplasman demeden Turkcell Süper Ligi'nin tozunu atıyor tribünde . Bu sene kupa ve Avrupa'yı da soktu araya sanırım 45/45 yapacak aymaz , deliler gibi kıskanıyorum onu elimde değil . Benim istatistiğimin onun yanında esamesi okunmaz ancak hani hatırı sayılır bir sayıya ulaşmak da amacımız var işin ucunda . Her sene illa ki bir-iki deplasman sözkonusudur , geçen sene Eskişehir vardı bu sene belki Ankara belki de Bursa olur son maç ! Şu anda 16 maçı tribünden takip etmişiz , yarın İnönü'de Kasımpaşa maçıyla 17'ye ulaşıyoruz . Tam liste aşağıda . İkinci yarı gidilmesi muhtemel 28 karşılaşma çıkarttım , İstanbul içi , bir-iki deplasman ve üç tane de kupa maçı . Olur mu olur olur ! Topladık mı kaç maça ulaşıyoruz ; 45/45 . Aha yakaladım bizim arkadaşı . Ancak kendi sevdiğin takımın deplasmanına gitmekle eşdeğer midir derseniz dudak bükerim . Sayılar aynı ama sanırım onunki daha anlamlı . En nihayetinde futbol bu sevdiğimiz , seyretmekten hoşlandığımız oyun . Ahh bir de bizim hanım anlasa ...

Beşiktaş - Gaziantepspor
Beşiktaş - Kayserispor
Beşiktaş - Manchester United
Kasımpaşa - Galatasaray
Beşiktaş - Denizlispor
Beşiktaş - Wolfsburg
Beşiktaş - Kasımpaşa
Beşiktaş - Ankaragücü
Beşiktaş - Cska Moskova
Kasımpaşa - Eskişehirpsor
Beşiktaş - Fenerbahçe
Kasımpaşa - Trabzonspor
Beşiktaş - Diyarbakırspor
İstanbul B.B. - Kayserispor
Beşiktaş - Bursaspor
Kasımpaşa - Manisaspor
Beşiktaş - Kasımpaşa

9 Ocak 2010 Cumartesi

Mayıslar Hepimizin ...


Blog aleminde 3 gündür süregelen ve Galatasaray eksenli devam eden bir tartışma yaşanıyor . EkşiBeşiktaş sitesinden Jessie'nin Şaibesaray / Galatasaray yazısının ardından kişisel düşüncelerimi belirttiğim Galatasaray'dan Nefret Ediyorum postu üzerine güzel bir Galatasaraylı olduğu her halinden belli olan Mayıslar blogu sahibi Ata cevap niteliğinde bir yazı girdi . Bu üç site arasında dolanan yorum yazı ve post üçgeninde kirlenmek kaçınılmazdı ve asıl söylenmek istenen - dikkat çekmek istenen sanırım hala anlaşılamadı . ''Önce kendinize bakın'' minvalinden hareketle başlanan ilk cümlelerin sonu ''3. büyüksünüz siz lan''a kadar gidince birşeyler eklemek ve konuyu etraflıca açmak farz oldu . Üstüne bir de Ata'nın postunun yorum bölümünde birebir beni muhatap almasıyla birlikte Çölaşan - Melih münakaşası kadar olmasa da tatlı bir Hıncal - Haşmet sohbetine yol açıldı .

Öncelikle vereceğim linkler ve yararlandığım kaynaklara olan inancınızı sorgulamak haddime değildir ancak sizlerin de benim kişisel fikirlerimi değiştirmek adına seviyeyi düşürmenize müsaade etmeyeceğimi bilmenizi isterim . Sonuçta insanız , inandığımız şeyler üzerine yaşıyoruz , nefes alıyoruz , tercihler - hatalar yapıyoruz ve üzerine kafa yoruyoruz . Ben ne kadar Beşiktaşlı isem bir o kadar da Galatasaraylı'nın olması hoşuma gidiyor zira taraf olmanın kaçınılmaz sonu ile farklı olmanın güzel tadını da bu şekilde çıkarıyoruz . Ben yazayım düşüncelerimi üstüne konuşacak bir çok şeyimiz olacaktır zaten ...

Galatasaray'ı sevmemenin ilk sebebi henüz 7 yaşımdayken çocuksu sevinçlerimin içinde bulunduğu ve Ergun Gürsoy tarafından Malatya yollarına düşen Doğan marka arabalardır . Sonraları anlayacağım şey o zamanlar araba almanın mümkün olmadığı ve insanların dört teker için sıraya girmeleridir . Özal dönemi zenginlerinden Ergün Gürsoy beyefendinin Galatasaray gibi özel bir camia içinde (lise kültürü - elit kesim) varolma fırsatıymış da haberim yokmuş . Neyse gazeteci ağzıyla konuşmak istemiyorum bütünüyle duygularımdır anlatacaklarım . Dün gibi hatırlıyorum 2 hafta öncesinden bayramlık formalarımla uyuduğumu ve sonra acı gerçekle siyah beyaz masumiyetimin soyulduğunu ! Şampiyonluk kutlamaları sırasında o zamanlar tabutlar modaydı . Kim en önde tamamladıysa ligi çekiştiği takımın renklerinden oluşan bir tabut yaptırıp sokak sokak dolaştırırdı . Bizim mahallenin önünden geçmişti de benim duygularımı içine koymuşum o tabutun , İyi Bilirdik denilince anladım . Biz iyi kaldık da bu işlerde iyi olmanın acısını çekmenin kötülüğünü sonra sonra öğrendik . Bu konuda vereceğim linkleri bilgilerinize arz ederim ;

Beşiktaş - Denizlispor : 1-1

Soyunma Odasında Atlara Yapılan İğneler Vardı !

Malatyalı Şeyhmuz ve Eren'in Açıklamaları

Ata ; yazıma istinaden belirttiğin yorumlarda doping iğnelerini yukarıdaki linkten anlamışsındır umarım . Ali Tanrıyar'ın ''Seni Sevmeyen Ölsün'' lafına kızmadım ki ben yanlış anlaşılmış sanırım , sadece kendi ölümümü o şarkı sözleriyle anlattım . Aynı şarkının sözleri değiştirilmiş haliyle söylenişini tüm Beşiktaşlılar bilir , ben o kısım ile ilgiliyim . Ayrıca basketboldaki mevzuyu da hiç duymadığını belirtmişsin . Eyvallah . Ben bir paragraf sunayım senin nezdinde herkese . İçinden kışkırtıcı cümleleri çıkararak ve tahrik edici kelimeleri alıp tarafsız bir yazı gibi bakarak yayınlayayım . Tüm yazı için de bir kaynak belirteyim ; Tribün Dergi .

Yıl 1987 . Galatasaray basketbol takımı . Ligdeki bütün takımlar tek yabancı ile oynuyor . Galatasaray’ın kadrosunda oynayan dört isim : - Izic , Michael Sceorse , Paul Dawkins , Calvin - . Biri hariç diğerleri Türk vatandaşı yapılıvermiş , basketbol şube sorumlusunca . Yıllarca şampiyon olamamışlar basketbolda da . Her şampiyonluk için . Kurallar delik deşik edilmiş . Basketbol federasyonu çaresiz . Diğer kulüpler itiraz ediyor ama işi kitabına uydurmuşlar . Ve çaresizlikle bir sonraki sene için yeni bir kural koyuveriyorlar (Sahaya çıkan 10 kişilik kadroda Türk Milli takımında oynamaya haiz en az 9 oyuncu bulunma zorunlulugu getiriyorlar) . Ömer Büyükaycan’ı taransfer etmiş o sezon Galatasaray inanilmaz şekilde . Ömer Büyükaycan’ın transferi mümkün değil . Ancak bir kural var enteresan : “Eğitim dolayısıyla “istediği okulun takımına serbestçe transfer olabiliyor oyuncu . O zamanki Galatasaray basketbol şube sorumlusu buluyor yolunu , Ankara`da “Ayşe Abla Spor Kulübü” diye bir kulüpten lisans çıkarıyor Büyükaycan , “Ayşe Abla Spor Kulübü”.... dalga geçermiş gibi fütursuzca . Tesadüf bu ya, kısa bir süre sonra, “Ayşe Abla Spor Kulübü” olağanüstü kongreye gidiyor ve kongresinde aldığı olağanüstü bir kararla , Galatasaray kulübüyle birleşmeyi kararlaştırıyor . Böylece Ömer Büyükaycan Galatasaraylı oluveriyor . Bak şu Allah’ın işine ! O sene Beşiktaş basketbola büyük yatırım yapmış . İyi bir kadro kurmuş . Efe Aydan, Erman Kunter Besiktaş’ta forma giyiyorlar . Ve Beşiktaş-Galatasaray finale kalıyor sonunda . Galatasaray basketbol şubesi yoneticisi , işini sağlama alıyor ve Beşiktaş’ın tek ABD’ lisi James Bullock`a 10 Bin Dolar veriyor, satın alıyor Amerikalıyı . James Bullock aldığı paranın hakkını veriyor, ilk final maçında sahada kavga çıkarıyor ama sadece tek maç ceza alacağını biliyor, ne olur ne olmaz diye sahadan atıldıktan sonra sağa sola saldırıyor ve 2 maç ceza alıyor . Yabancısız Beşiktaş, bol “Türkleştirilmiş” yabancılı Galatasaray`a boyun eğiyor ve Galatasaray şampiyon oluyor . (Bu olay daha sonraları bütün açıklığıyla, Ahmet Kurt`un yayın yönetmenliğini yaptığı “Basket” dergisinde yayınlanan bir roportajda rahmetli Aydan Siyavuş tarafından bütün açıklığıyla anlatılıyor) . Hatırladınız mı o meşhur basketbol şubesi yöneticisini ? Hatırlayamadıysanız adı FARUK SÜREN . Başkanlık yaptı Galatasaray`da . O sene şampiyon olan Galatasaray takımı kaptanı TURGAY DEMİREL ise şu anki Basketbol Federasyon başkanımızdan başkası değil .

Olaylar ihtilalin etkisinden çabuk sıyrılmaya çalışan 1990 öncesi kötü Türkiye'nin sevimsiz hadiseleri . Herkes değişim peşinde , yeni bir toplum oluşma sürecinde . Bizim sosyolojik olgulara tepki verme meselemiz sadece sokaktaki misket üzerinden ve koşturduğumuz top peşinden . Herkesin bir sevdiği vardı benimkisi mahalleden ilk aşkım Hüma ile Beşiktaş'tı . Ardından gelen 3 sene üstüste şampiyonlukla düzelen psikolojik yapımız yine bir tanıdık renk ile karşılaşınca bozulan dengemiz ! Hoşgeldin dejavu ... Bu sefer ergen sivilcelerine bırakılmış değişimin ilk işaretleri , yavaş yavaş sevdamızın peşinden stad tecrübeleri , daha çok bağlandığını hissetme hadisesi ve dördüncü şampiyonluğun tatlı hayali . Hey hat yeni kahraman Adnan Polat ! Hani tribünleri ayıran , sevmiyoruz seni pankartı açılan . 3 hafta kala ve büyük derbi öncesi ligden düşmesi kesinleşen Konyaspor ile oynar Galatasaray kendi evinde ve 5-0 kazanır . Hakemimiz tezahüratlarımıza başrol olan meşhur Vahap Beyaz'dır ama o gün kararır zira Konyaspor 9 kişi ile maçı tamamlamıştır . Buna rağmen Konyaspor takımını teşvik primi almak ile suçlayacaktır Galatasaray camiası . Üstüne de Beşiktaş'ın rakibi Kocaelispor'un teknik direktörü Güvenç Kurtar'ın 2 gün İstanbul'da kaldığını iddia edecektir . Olsun önemi yoktur hatta bu yazdıklarımın da geçerliliği yoktur . Sonucu belli bir film gibi yaşanacak olayların en önemli tarafına dikkat çekmek istiyorum esasında . Yoksa Galatasaray bir çentik daha atmıştır şampiyonluk sayısına , bir kez daha mutlu olacaktır doyasıya . Söylemek istediğim şey çok iyi hatırladığım ve tam kelimesi kelimesine yazayım diye de internetten araştırdığım bir diyalogtur .

Son hafta aynı puan ve -/+2 averaj sözkonusu Beşiktaş aleyhine . Galatasaray deplasmanda Ankaragücü , Beşiktaş ise kendi evinde Genlerbirliği ile karşılaşacaktır . 25 Mayıs günü Gençlerbirliği’nde büyük bir deprem yaşanır . Başkan Cavcav , Beşiktaş maçı öncesi ikinci kaleci Kazım ve Kemalettin’i teknik direktöre saygısızlık etmeleri , Hayrettin’i ise seyircilere çirkin hareketler yapması sebebiyle kadro dışı bıraktığını açıklar . Takımın ilk kalecisi Goran’ın kırmızı kart cezası sebebiyle Beşiktaş maçında kale üçüncü kaleci Levent’e kalmıştır . Ertesi günü Adnan Polat , “Bu lekeyi temizlemeleri lazım” diyerek Beşiktaş’ı yaylım ateşine tutar ve şöyle der ;

“Şike ve teşvik primi kokuları alıyoruz. Bu lig şaibelidir. Beşiktaş şampiyon olursa lekeli bir şampiyonluk kazanmış olacak. Ben zaten bu saatten sonra böyle lekeli bir ligin şampiyonluğunu olmak istemem. Beşiktaş şampiyon olursa bundan önceki şampiyonluklarına da gölge düşer, 6 şampiyonluğu da şüpheli hale gelir. Bir kaç gündür duyduklarım sebebiyle Türkiye’de futboldan nefret ettim. Kazım, Hayrettin ve Kemalettin komik nedenlerle kadro dışı kaldılar. Bu üç futbolcunun kadro dışı bırakılmasının kamuoyuna açıklanması gereken geçerli bir nedeni olması lazım. Bu adamlara birisi bir şey mi teklif etti? Bu adamlar birisiyle anlaşmaya mı girdi? Ne olduğunu bilmek istiyoruz . Beşiktaş son beş yılda Gençlerbirliği’ni sadece bir kez yenebilmiş. Şimdi Beşiktaşlı futbolcular Gençlerbirliği’ne 8–10 gol atacaklarını söylüyorlar. Bunu neye güvenerek söylüyorlar? Gerçekten Beşiktaş çıkıp maçı 10–0 kazansa bile bir şaibe konuldu. Bunun üstüne bir çamur atıldı . Galatasaraylı taraftarlardan yüzlerce telefon geliyor, sessiz kalmamamızı istiyorlar. Artık bu iş sporu aştı, biz Ankaragücü’nü 1–0 yenersek Beşiktaş’ın 3–0 kazanması gerekiyor. Bu şaibeler altında Beşiktaş şampiyon olacaksa bizim söyleyecek bir şeyimiz yok. Böyle bir kupayı kabul ediyorlarsa alsınlar, biz öyle kupa istemiyoruz. Neden Türk futbolu ilerlemiyor diye konuşmamamız lazım, olay ortada . Galatasaray mertçe çıkar, futbolunu oynar. Kazanırsak kazanırız, kaybedersek kaybederiz. Hiç Galatasaray’la ilgili bir dedikodu duydunuz mu? Bizim Ankaragücü’ne karşı zaten belirli bir üstünlüğümüz var. Beşiktaş artık çok güç durumda. Maçı 8–0 kazansalar bile çamuru artık temizleyemezler. Beşiktaş Kulübü devamlı bir zan altında kalacak. Bunu temizlemeye güçleri de yok. Bu artık bir mikrop gibi herkesin kafasına yerleşti . Gençlerbirliği’nin futbolunu yakından izleyeceğiz. Birçok otoritenin de görüşlerini alacağız. Bakalım futbolcular gerçek futbollarını mı oynuyorlar? Karşı tarafın elinde top tüfek, bizim elimizde kılıç kalkan. Ama biz kararımızı verdik, gücümüzün yettiği kadar oynarız. Gelip geliriz ya da gelemeyiz, ne olursa olsun fair-play her zaman kazanır. Kupayı alalım ya da almayalım benim şampiyon Galatasaray’dır.”

Adnan Polat’a cevap ertesi gün gelir gelmesine de , cevap belki de bizim neden Beşiktaşlı olduğumuz gösteriyor . Hani o çok bahsedilen fıtrat ile alakalı , yaşayış tarzı , karakter , durum muhasebesi , bakış açısı ve bilimum buna benzer kelimeler . Bir duruştan bahsedilecekse hala ve bu duruşla dalga geçecek gerzek beyinler tutulmaz ise anlayacaktır her kelimenin vurucu ağırlığını . Başarıya giden her yolun mübah sayılmadığını . Önemli olanın bir kupa istatistiği değil dostluk sayıldığını ...

Süleyman Seba ;

“Adnan Polat’ın açıklamalarına yönetim kurulu olarak çok sinirlendik . O’nun seviyesine inmek istemiyorum . Bizim şampiyonluk şansımız Galatasaray kadardır , mühim olan dostlukların bozulmamasıdır . 90 yıllık Beşiktaş’a kimse dil uzatamaz . Beşiktaş şampiyonlukları hep bileğinin hakkıyla kazanmıştır . Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerinin berrak geçmişlerini hiç yaşamamış, okumamış ve öğrenmemiş bir kişinin hezeyanlarını ciddiye almak niyetinde değiliz .

(Şu anda kesmem lazım ve nokta koymam gerekiyor yazdığım bu yazıya . Zira söylenecek başka birşey bırakmıyor bana büyük başkan . Bu cümleler bile farkı , kaliteyi ve camia yapısını gösterir niteliktedir ki zaten daha da gaza gelip yazmak istediğim bir sürü şeyden de vazgeçtiğim anlamına gelmektedir ...)

Buraya kadar yazııp çizilenler ; tribün kovalayan , az çok futbol tarihiyle ilgilenen ve takımını sahiplenen tüm sporseverlerin bildiği şeylerdir . Bak siz böylesiniz biz böyleyiz ayrımına girmiyorum sadece kendi duygularımı bu satırlara döküyorum . Belki de tüm Beşiktaşlılar'ın ortak düşüncelerini yansıtıyorum .Tamamen kişisel , bütünüyle beni bağlayan ve inandığım şeyler olmasıyla birlikte kanıtlanmış , ispatlanmış ve belgelerle ortaya konmuş olmasıyla da futbolu seven bir adamın kayıtsız kalamayacağı gerçekler olduğunu söylüyorum . İki şampiyonluğu bir şekilde kaybetmiş bir çocuğun travmatik halleridir buralarda okunan , biraz empati kurularak zor olmamalı anlaşılan . Onbin kere en büyük Galatasaray olsa ne olur yüz bin kere Beşiktaş daha temiz desek ne farkeder ! Soyut kavramlar olarak adledilen camialar içinde görev alan adamların işledikleri suçlar o adamların soyadlarını değil bağlı olduğu kurumları bağlar , Adnan Polat veya Sinan Engin'in bedellerini ben de öderim , sen de ödersin , camialar da öder . Onlar ile biz ayrı olsa idik benim Ergün Gürsoy'dan nefret ediyorum ya da Mehmet Ağar'dan nefret ediyorum demem gerekirdi diye düşünüyorum .

Arif Erdem'i ne kadar çok seviyorsanız siz Ahmed Hassan , Oktay Derelioğlu ve Ali Tandoğan'dan o kadar nefret ediyorum ben . Fatih Terim'i ne kadar seviyorsanız siz Sinan Engin'den o kadar nefret ediyorum ben . Adnan Polat'ı ne kadar seviyorsanız siz Yıldırım Demirören'den iki katı kadar daha çok nefret ediyorum ben . Milan Baros'un kendini yere attığı , Vedat'ın ısırdığı , Filipescu'nun tükürdüğü , Hagi'nin ayağına bastığı , Okan'ın itiraz ettiği kadar nefret ediyorum Emre Aşık'ın parmağından ve Tello'nun dirseğinden ben . Şike olsa ben yapardım pişkinliğiyle ne kadar gurur duyuyorsunuz bilmiyorum Ergun Gürsoy'dan ancak benim için utanç kaynağdır şike yasaldır diyen Levent Erdoğan ! Bir gün duymamışımdır Galatasaray'ın tribününden lehine olan haksız penaltı , frikik , kart veya golden sonra hakeme tepki . Ki Barış Memiş ve İbrahim Toraman'ı aynı cümle içinde kullanırsam gurur duyacağım birşeyler çıkar belki ! Belkiden kastım fark işte böyle böyle oluşuyor , aramızdaki uçurumlar bu şekilde büyüyor . Sonra neden bu Şaibesaray intibası , Galatasaray nefreti diye post girilmek zorunda kalıyor . Bir kere deneyin dışarıdan nasıl gözüktüğünüze , en azından hissedin , bilin , anlayın Beşiktaş tarafından olayın ne şekilde süzüldüğüne . Şu yazılanların birinin üzerine gidilse Nalga devede kulak , Tufan eşekte dalak kalır ancak burası Türkiye herşey yapıldığıyla kalır !

Ata ; sarı kırmızılı renklere gönül vermiş o kadar yorum içinden olaylara sağduyulu ve en güzel yaklaşan seni gördüm , bu yazıyı da sana istinaden tüm arkadaşlara yazmaya karar verdim . İstedikleri kadar ezik , 3.büyük , Alaattin Çakıcı , 2 yıldız çığırtkanlığı yapsınlar . Dünyada yaşanması gereken en iyi 30 şeyi yaptıktan sonra 31'e devam ! İlk yazımın son kısmını hatırlayanlar olacaktır , unutan açsın okusun Galatasaray'ın bendeki geçmişini , gol sevinciyse mevzubahis Prekazi (Monaco) ve Popescu'nun (Arsenal) ; Şifo Mehmet (Ajax) ve Metin Tekin'den (Psv) farksız olduğunu . Ancak görüyorum ki hala ''Oyuncuların cezası da kaldırılsın'' diyenlerin çalıştığı , İstanbulspor'un kasasından çıkan 600 bin doların hesabını veremeyenlerin yönetici olarak görev aldığı , basketbol şubesini kapatmayı beceremeyen bir başkanın yine seçimlerde aday olacağını açıkladığı ... Neyse ; ben aylardan en çok Temmuz'u severdim maalesef siyah beyaz renkli en güzel insanları Temmuz'da kaybettim . Mayıslar senin olsun biz Temmuz'dayız hala , kimbilir belki bir gün görüşürüz güneşli bir Mayıs akşamında ...

Sevgiler ...