Hacettepe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hacettepe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Buyurun Cenaze Namazına !


Gençlerbirliği - Hacettepe

“Hiçbir gerçek veya tüzel kişi (Holding şirketleri ve grup şirketleri dahil olmak üzere) herhangi bir müsabaka ya da organizasyonun dürüstlüğünün tehlikeye girmesine neden olabilecek şekilde birden fazla kulübü her ne şekilde olursa olsun doğrudan veya dolaylı olarak kontrol edemez veya yönetemez”

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Def-i Hacet ...


Üç saat süren fantezi futbol grup çalışmasından çıkmışız , kadromuzu yapmışız ve maçı seyretmek üzere yola düşmüşüz . Biz şirkete girdiğimizde sıcaklık ; 22 derece ve tişörtlerimizin kolunu kıvırma artistliklerimizi , çıkışta ise kafamıza A4 kağıt tutarak yağmurdan korunma rezillikleri yaşatıyordu . Gittiğimiz mekanda bu maçı seyredip ne yapacaksınız homurdanmaları altında Lig Tv kanalını açtırıp kadromuzda bulunan maksimum 4 sarı - kırmızılı futbocudan istatistik beklemeye başladık . Her ismini duyduğumuzda Arafat kelimesi ile andığım Yaser saç baş yoldurmaya başlayadursun kaptanım Baros iki mutlak golü kaçırınca puanlarda havaya uçmuş oldu . Sabahleyin evden çıkmadan seyrettiğim bir iddaa programından hatırladığım kadarıyla ilk yarı beraberliğinin oranı 2.40 idi . Kazananlara hayırlı olsun .


Benimkisi gönülden değil de fantezi futbol sevdası olunca yanımdaki G.Saraylı kardeşimin yakarışlarına ortak oldum ikinci yarı . Başladık ne oldu bu takıma böyle geyiklerine . Bizi 4-2 yendikleri maçtan sonra ben değil miydim rüya takım sıfatını bunlara koyan ? Ne oldu da Benfica deplasmanında rakibe top göstermeyen adamlara ? Olimpiakos maçında karşı kaleye (o maçta tribünler süperdi) 649 tane atak girişimi yapıp maçı 1-0 'a bağlamak zorunda kalan süper futbolculara ? Zenci bir kardeşimiz sorulara ara ve kısa cevabı verdi ki biz ona Patiyo diyoruz . 4 yiyeceğine inandığımız takımı öne geçirince televizyonun yanından gelen geçen dönüp bir daha bakıyordu skora şaşkınlıkla . Bu arada ahı gitmiş vahı kalmış saha üzerindeki yenik olanlar ise tabelada yazana isyan etmeyince durum vehametini arttırarak devam etti . Oyuna ben girerim bu girmez derken Hasan Şaş 'ı bak şaşır hoşgeldi . Ayağına gelen ilk topu da 102 metreden kaleye vurarak empati kurdurdu beni Ali , Çağdaş , Erman , Bayram , Niyazi , Youla , Veysel , Ohen , Diatta , Gordon vs. misali . Zaten bir takımda Sabri oynuyorsa üçlü çektirmekten başka bir işe de yaramıyorsa o takımdan vatana millete hayır gelmez . Maç bitti . Galatasaray en sevdiği kupanın organizasyonu olan sınırlar ötesi yarışmaya katılmayı riske sokmuş oldu . Tezgah dağıldı , hakemlerin arkasındayız cümlesi ile hakemlere yüklenme fiilleri havada asılı kaldı . He diyeceğim hakemin Patiyo 'ya yaptığı harekete kırmızı kart vermemesi haksızlık tı , o ayrı .


Ankara tribünleri anında suçlu bulma komitesi gibi , içeriğe bakmak ne HACET ! Varsa yoksa göz önündekini ıslıkla ve böylece taraftarlık görevi ile gece yastığa başını rahat koy , oh ne güzel valla . Cevat Güler 'e iki alkış Adnan Polat locada rahat nasıl olsa . Neden birazcık protestodan nasibini almadı acaba ? Bu başkan değil miydi tüm tribünleri ikiye ayırıp yarı yarıya derbileri bitirdiği için pankart açtığımız Sevmiyoruz Seni diye ? Bu başkan değil miydi her açıklaması ve her hareketi ile kendi camiasından çok diğer kulüpleri kışkırtan ? Saat kaç diyerek polemik yaratıp sonra Galatasaray gibi büyük bir camiaya saat dahi satamayacak adamları toplayan ? 5 hafta kala takımı teknik direktörsüz bırakıp , 5 yiyince kendini tekrarlayan ? Adaşı ile sevimsizlikte çığır açan ? Tezgahını toparlayacağına veya kendi hatalarını başkalarına mal edeceğine o billur sesiyle konuşmaya doymayan ? İlla birileri yargılanacaksa ben adresi verdim gerisi Allah Kerim ...

Gelelim işin efsane bitirme tarafına . 25 Şubat günü birşeyler yazmışım bu minvalde . Kravatlı ve zengin adamların egoları ile birleştirdikleri kompleksleri yine görev başında . Kaptan Bülent Uefa Kupasını kaldırdığında deliren oldu ulan bu ülkede . Hayatınızda göremeyeceğiniz , anlayamayacağınız ve anlatamayacağınız başarıları kazandılar bu adamlar . Hatta özelleştirelim , bu adam . Aradan henüz 10 sene geçti . Balık bile hafıza bakımından daha vefalı olurdu . Camia zor durumda neden atıyorsunuz bu özel insanı taraftarın önüne ? Açmış gözünü burada kapayacak sarı - kırmızı renkli bayrakla tabutunda ! Ne istiyorsunuz ya da ne bekliyorsunuz . Maç öncesi açıklamak da neyin nesi Avrupa kariyerli büyük hoca masallarını ya da kesilen biletin sahibinden sahada nedir beklenti ? Ne ekersen onu biçersin . Bu tokat iyi oldu , hayırlı oldu . Hataları düzeltme fırsatı doldu . Hacettepe 'nin en farklı galibiyeti olarak yazın bunu bir kenara . Belki de Galatasaray 'ın da kırılma noktası olarak da .

Teknik analiz için diğer bloglara göz gezdirin isterim zira Baros , Kewell ve Lincoln 45. dakikadan sonra neredeydi onlar daha iyi anlatır . Hasan Şaş 'a Suudi Arabistan 'da başarılar . Gerçi bu kafayla keserler o kafayı orda ! Mehmet Topal 'ı her seyrettiğimde bayılıyorum . Avrupa 'ya gidecek tek adamımız . Yazın bunu bir kenara . Son olarak ekleyeceğim şu ; son goldeki orta kadar o topa gelişine kafa atan ve bizlere harika gol seyrettiren arkadaşa selam çakıyorum buradan . Süper , süper , süper ... Ben şu anda Bizim Aile filmini izliyorum . Evden atılıp dışarıda yatan ve bu yüzden İşe gitmek istemeyen oğullarına nasihat veriyor Münir Özkul . Asıl şimdi işe gitmek gerekiyor , asıl şimdi birlikte olmak gerekiyor . Asıl şimdi evimizi yıksanız da bizi yıkamazsınız dememiz gerekiyor cümleleri ile gaz veriyor , sonrası o müthiş müzik giriyor . Bilmem anlatabildim mi ? Fonda bu müzik , aklımda yukarıda saydığım üç adamdan kaybettiğim puanlar ve Adnan Polat 'a bir parça bile bağırmayan kötü seyirciler var . Bir de beyefendi ''dünyanın en büyük taraftarı'' sıfatını yerleştirmişti . Peh !