18 Nisan 2011 Pazartesi
3 Nisan 2010 Cumartesi
Şike Şike Baba ...
Şike ; sahanın içindeki kahramanların figüran rolüne göz kırpmasıyla gerçekleşen etikten nasibini alamamış çiğ sütü favori içeceği haline getirenlerin hareketidir . Bursaspor taraftarı Ankaragücü'nü destekleyince şike olmaz . Arabasının plakasında 16 yazan adamın Sapara'nın ortasına kafa vurmadığı müddetçe sorun yok . İster insan oturduğu yerden Beşiktaş'ın anasına küfür eder isterse hiç üşenmeden gelir 300 kilometre başkente düşmanının düşmanını fütursuzca destekler . Engelleyemezsiniz . Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler . Adam olan anlar babında Smith yesin !
4 Şubat 2010 Perşembe
O Ekip Orada Olsun ...
''15. dakikada terkederlerse tribünü gerçekten büyük bir olay olur . Tarihinde ilk defa di mi böyle bir olay ? Ancak şunu söylemeliyim , çArşı orada olsun , yani o ekip orada bulunsun protesto bile etsinler önemli değil . O coşku , o heyecan onların orada olmasıyla gerçekleşir . Orada olsunlar hiç önemli değil ...''
Sergen Yalçın - Beşiktaş spor yazarı (!) sıfatıyla ekranlarda bizlere sunulan durumdan bihaber zat-ı muhteşem
18 Ocak 2010 Pazartesi
Körler Sağırlar ...
7 Haziran 2009 , Pazar
Yıldırım Demirören : Çakar gibi kişiler sayesinde Türk futbolu değer kaybediyor.
Ahmet Çakar : Doğru doğru . Ben de haftaya paf oyuncusuyla çıkarım sahaya .
Yıldırım Demirören : Yok sen ufak Ahmet Çakar'la çık . Terbiyesizce konuşma benimle . Beşiktaş Kulübü Başkanı'yla konuşuyorsun ...
17 Ocak 2010 , Pazar
Ahmet Çakar : Bugün ben sizi yanlış tanıdağıma inandım . Ne kadar içten olduğunuzu gördüm , sizi televizyondan görenler bugün başka biri ile tanışmış oldu . Gülün başkanım gülün , gülmek size yakışıyor ...
Yıldırım Demirören : Mmmmhhhh , mhhhhhh (Gülümseme ifadesi) ...
14 Ocak 2010 Perşembe
Gökhan Zan > Lucas Neill
''Lucas Neill tanınmayan bir oyuncu değil. İngiltere Ligi’ni ucundan, kenarından takip eden herkes genç yaşında Milwall ve Blackburn Rovers’da nasıl olduğunu, sonra kısa West Ham macerasını bilir. Son olarak da Everton tabii ki. Bu sürede onun çok iyi bir sezonunu hatırlayan var mı? Sene başında ona bonservis ödenmiyor . Şimdi bundan tam 6 ay sonra Lucas Neill için Everton kulübüne bonservis verecekler . Benim futbol değerlendirmem önemli olmayabilir. Ben Lucas Neill’in, Türkiye’nin en sıradan stoperi kim ise onun kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Başkası başka türlü düşünebilir. Zaman bize gerçeği gösterecektir. Zaten mesele bu değildir. Franck Rijkaard onunla ilgili bir plan yapmış, ondan başka bir şey çıkarma işine girişmiş olabilir. Patron Franck Rijkaard’sa saygıyla karşılamak gerekir.''
Bilin bakalım bu sözlerin sahibi sizce kim olabilir ?
13 Ocak 2010 Çarşamba
Kova

Nasıl bir zihniyettir ki bu ? Penaltılardan yediği 19 golü de say bir de üstüne antremanlardakini de say . Vallahi bravo . Türk basını gitgide Ercan Saatçileşiyor . Manşete KOVA ifadesini yazan editör arkadaşın zekasını sorgulamıyorum , dikkat çekmek istemiştir illaki . Ancak kendisinin kulaklarını çınlatıyorum . Kovaymış ha kova kova ...
8 Ocak 2010 Cuma
Ne Çok Seviyorduk Seni Be Itır Abla ...

Taa ki bu haberi duyana kadar . Asparagas de , yalan de , hayır de , olmaz de . Lütfen ! Hala inanmak istiyorum sana , sen de ona ve onun gibilere benzeme ...
2 Aralık 2009 Çarşamba
Bitti Beeeeaaaaa !!!
Bloglarda sanırım sorun var .
5 saat önce yazdığım alttaki post anca şimdi yayınlanabildi .
Ben hiç yayınlanmayacak diyordum ama ...
Neyse ...
Bloglar arası bağlantı söyleminin mucidi
Sevgili Ömer Üründül'ün 2002 Dünya Kupası
Japonya - Türkiye maçının bitiş düdüğü ile birlikte
kıçını yırttığı bir cümle ile bitireyim ;
''Bitti beeeeaaaaa!'' ...
1 Aralık 2009 Salı
Çok Tekniktir Direktörlerimiz
Beşiktaş'ın mucizeyi futbola kaktırması sonucu Kayahan'ın sözlerini FBI sorgulama merkezinden yürüttüğü ''Ne oldu Can & Lan'' adlı parça moda oldu . Hani medya nezdinde uzaydan geldiler ya sarı rengi ortak paydalar , şimdi herkes aynı çizgide oldu size yaylalar yaylalar ! Son olarak Erman Hoca'nın Galatasaray'a 3-0 yenildiğimiz maçın sonrasındaki ; ''Geçemezsin Mustafa , sen Cimbom ile Fener'i geçemezsin , geçemeyeceksin . Geçen seneki gibi değiller Mustafaaaa'' videosunu kahkahalarla gülerek paylaştım . Ulan sanki yaya geçidi bizim hoca , geçemezmişmiş ! Düşünmeden ahkam kesmek ile sokakta kız kesmenin sonucunda acı tecrübeler yaşanabilir . O yüzden biraz popoyu sıcak yerde bekletmek lazım . Ne olur ne olmaz ! Neyse söylemek istediğim şey bambaşka . İçinde olmamdan dolayı dışarıdan nasıl gözüktüğünü bilemem Beşiktaş'ın . Sonuçta tarafsız nedir bilmez yüreğim , dimağım , kalbim , idrakım . Kadrosu , taraftarı veya oynadığı oyun nasıl gözükür başka bir renkli göz tarafından nasıl anlaşılır çözemem . Mesela hala ''Neden Yıldırım Demirören yeter diye bağırıyorsunuz anlamıyorum'' diyen insanlarla aynı oksijeni soluyoruz . Onlar her(p) yerdeler maalesef ! Belki tam isabetli sonuç alınamaz ama ; şampiyonluk şansı ve bu sezonun öngörüleri düzeyinde nasıl görünür siyahı güzel beyazı ondan güzel takım diye sordurmuşlar teknik direktörlere . Yüklendiğimiz medya mikrofon uzatmış saha kenarındaki aktörlere , onlar da ne menem bir şey olduğumuzu cevaplamış sezon öncesinde .
Bir çok farklı milliyetten insanın cevapları Milliyet gazetesinin arşivinde . Tarih 7 Ağustos 2009 . Sıralamada 2 kupalı takımı zirveye yakıştıran yok . 16 adamdan bir Ziya Doğan gerisi yalan ! Şimdi buradan hareketle sadece medyaya yüklenmek olmaz . Ya da zorlasam ; bunları da Ercan Saatçi gaza getirdi diye atsam tutsam , o da olmaz ! Taraflı bu hocalar teraflu içsinler desem , hiç olmaz . Bu kadar ileriye göremeyen adamın bir araya gelmesi ülke futbolunun da düzeyini göstermektedir diye akıl almaz bir yorumla bitirsem mi ? Yoksa aklı başında cevap verenleri aradan çıkarıp ayırsam mı ? En iyisi ben size bırakayım yorumu , şöyle bir etrafluca dolanayım idare edeyim durumu ...
Not : Bu hocalardan 6 tanesi şimdi uzaklardasın , hayallerdesin ...
Abdullah Avcı : 1-Fenerbahçe 2-Trabzon 3-Galatasaray 4-Beşiktaş 5-İBŞB
Christoph Daum : 1-Fenerbahçe 2-Trabzonspor 3-Beşiktaş 4-Galatasaray 5-Sivasspor
Jurgen Rober : 1-Galatasaray 2-Fenerbahçe 3-Beşiktaş 4-Trabzon 5-Ankaraspor
Frank Rijkaard : Her hoca kendi takımını birinci görmek ister. Ben ilk sıraya kendi takımımı koyuyorum. Diğerleri hakkında ise yorum yapmayacağım.
Besim Durmuş : 1-Fenerbahçe 2-Galatasaray 3-Beşiktaş 4-Trabzon 5-Bursa
Erhan Altın : Daha lig başlamadı, takımları ve yeni transferlerini hiç görmedik, tanımıyoruz. İki üç maç oynanmadan, daha doğrusu kimin nasıl oynadığını ve performansını görmeden ilk beşi veremem.
Mehmet Özdilek : İlk 4 belli. 5.'yi bu sene tartışabiliriz. Sivas çok değişiklik yaptı. Sivas'ı, Bursa ve Antep zorlayabilir. İlk 3'ün tahminini bile yapmak mümkün değil. Çünkü 3 kulüp başkanı da çok iddialı.
Thomas Doll : 1-Fenerbahçe 2-Galatasaray 3-Beşiktaş 4-Sivas 5-Gençlerbirliği
Bülent Uygun : 1-F.Bahçe 2-Trabzon 3-G.Saray 4-Beşiktaş 5-Bursa (Kendi takımını koymamış sıralamaya)
Ertuğrul Sağlam : İlk üç bilinmeyenli denklem gibi. Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray şampiyonluk için büyük yatırımlar yaptılar. Bunun için ilk üçü kestirmek çok zor. 4-5 için Bursa, Trabzon, Sivas ve Kayseri arasında büyük rekabet yaşanır.
Ziya Doğan : 1-Beşiktaş . 2-3 ve 4.'lük F.Bahçe, G.Saray ve Trabzonspor arasında şekillenir. 5. ise Sivasspor ya da Bursaspor'dan biri olur.
Hugo Broos : Takımları izledikçe bilgi sahibi olacağım. Ama ligin bugüne kadarki genel seyrine bakıldığında 4 büyük kulübün ve Sivasspor'un yine zirvenin en önemli adayı olduklarını söyleyebilirim. Bizim hedefimiz elbette en iyi dereceyi elde etmek olacak. Transferlere bakılırsa zirvede yeni takımlar olabilir.
Mustafa Denizli : Sadece büyük takımların aralarında oynadığı maçlar değil, her maç büyük heyecan yaşatacak. Hem biz hem F.Bahçe hem de G.Saray şampiyon olmak için ciddi yatırımlar yaptık. Onun için şampiyonluk bu sezon üç takım arasında geçer.
Hikmet Karaman : 1-Galatasaray 2-Fenerbahçe 3-Beşiktaş 4-Ankaragücü 5-Trabzon
Rıza Çalımbay : Dört büyüklerden biri ilk 5'in dışında kalır. Anadolu'dan iki takımın 4 büyükleri zorlayarak ilk 5'e gereceğini düşünüyorum. G.Antep olur, Sivasspor olur.
Jose Couceiro : 1-Fenerbahçe 2-Galatasaray 3-Beşiktaş 4-Trabzon 5-Sivasspor
29 Kasım 2009 Pazar
58
Siyah beyazlıların kaldığı otelin önüne gelen bir grup Sivaslı , bu sezon 58 numaralı formayı giymeyen hemşehrileri İbrahim Toraman’ı protesto etti . Taraftarlar , F.Bahçe’de 58 numarayı giyen Bilica’yı örnek göstererek , “Bilica’dan utan İbrahim Toraman” yazılı pankart açtı diyor Hürriyet adlı gazetemiz . Peki gazeteciliğin 325. kuralı olan araştırmacılık hani nerede , inek içti , inek nerede ? İbrahim DAĞaşan'a kaçtı ! Yazsana sevgili Ercan Saatçi önderliğindeki Hürriyet Spor ; ''Geçen sene Sivas'ta oynanan ve şampiyonluğa etki edecek çok önemli maçta İbrahim Toraman'a kendi memleketinde edilen küfürler sebebiyle siyah beyazlı oyuncunun bir daha 58 numaralı formayı giymeyeceğini açıklaması sebebiyle bla bla ....'' misali . Yazsaydınız keşke de bilmeyen kalmasaydı ...
27 Kasım 2009 Cuma
İbrahim Üzülmez = FenAmen

“İbrahim Üzülmez Türk futbolunun en büyük fenomenlerinden biri. Belki de bu ülkenin, belki de daha ötesi dünyanın en özgün futbol karakterlerinden. Onu özel yapan bir çok halden en önemlisinin altını çizmek lazım. Normal bir savunmacı rakibini durdurmayı düşünür. İbrahim Üzülmez de bunu düşünüyor kuşkusuz, ama bambaşka bir metotla. Onun temel amacı rakip hücumcunun kendisine faul yapmasını sağlamak. Olmadı bu izlenimi vermek. Bunu müthiş bir yüzdeyle yaparak eşi benzeri olmayan bir oyuncuya dönüşüyor. Bunu Antep’te de yapabiliyor, Old Trafford’da da... Türkiye’nin bir futbol ekolü yok belki ama, bir bireysel savunma ekolünü geliştirip mükemmelleştirmiş bir oyuncumuz var. İbrahim, dünyada tek!”
Mehmet Demirkol
Feyyaz Uçar
Fenerbahçe'ye imza attığında küçük ellerimi başımın arasına aldığımı hatırlıyorum bir de sezon açılışında yeni açıkta Feyyaz için açılan pankartı . Hatta Y harfini tutan bir arkadaşımdı . Süleyman Seba'ya Feyyaz'ı affet diye bağıranlardan biriydim ve asla Feyyaz Uçar'a edilen o talihsiz küfürü etmedim . O kadar çok severdim ki ben Feyyaz Uçar'ı hiç bir zaman onu sarı lacivert forma ile hatırlamadım . O bizim Kibar Feyyazımız , gol yaz'ımız ve gol kralımız ! Artık Hürriyet'te yazmaya başladı , o müthiş kalemini bizlerden mahrum bıraktığı yıllara yandırdı . Okuyun derim okutun derim . Şimdi anladım paylaşayım istedim ; Sevgili Feyyaz Uçar şu postu girerken bile seni ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha hissettim ...
Her Yerinden Öpüyorum Rüştü !
“Rüştü , öpüyorum seni Rüştü , ellerinden öpüyorum . Hatta her yerinden öpüyorum Rüştü”
Ertem Şener
''Aslında hatırlamıyorum inanır mısınız ? Maçtan sonra ilk olarak eşim söyledi, ‘ne dediğinin farkında mısın?’ dedi. ‘Farkındayım, sonra konuşalım’ dedim. Ellerinden öpüyorum her yerinden öpüyorum derken ... Alnından yanaklarından gözünden ... İnsanlar enteresan şeyler söylemeye başladılar ama o anı hiç hatırlamıyorum . Hatırladığım şeyler çok fazla değil özellikle son 10 dakikada .''
24 Kasım 2009 Salı
Gökten Kemik Yağmadı !!!

Hatırlatma ...
Ulan halbuki numaralıdan da bilet almıştık . Üç gündür tükürüğümüzü de yutmuyorduk . Tüh be !!!
Sözüm Embesillere # 2

Beşiktaş taraftarı 3-0 olan skora bakarak söylediğin yemez .
Beşiktaş taraftarı günlük başarı ile herşeyi unutmaz .
Beşiktaş taraftarı yeter Yıldırım Demirören diye bağıranları susturmaz .
Onur , gurur ve karakter denen şey bir galibiyetlik ömrü olan şeyler değildir .
Her kim Yetmez diye bağırıyorsa bana göre o kişi Beşiktaşlı değildir ...
Sözüm Embesillere diye bir yazı yazmıştım . Anlaşılmamış galiba ! Embesil demek ayıp ama dün akşam Ahmet Çakar ''3-0 öne geçmişsin hala Yeter Yıldırım Demirören diye bağırıyorlar'' dedi . İlla ki bir şeyin içinde olmak gerekmez anlamak için . Çaba göstermek yeterlidir . Okumak , araştırmak , nedenlerini sorgulamak olmazsa olmazıdır ekrana çıkıp ahkam kesiyorsan ! Yoksa bir grup çapulcu dersin işin içinden çıkarsın . Bir gün bir bakmışsın ne akılda kalmışsın ne de herhangi bir söyleminle hatırlanmışsın . Yazıklar olsunmuş , yüzyılın en kötü taraftarıymış , karısı yanında küfür ediliyormuş ... Hep sonuç konuşuyorsun , hani neden ? Sorguladın mı bakalım sebeplerini ; yok ! Atış serbest nasıl olsa ; din kardeşi değiliz sonuçta değil mi Ahmet Çakar !
23 Kasım 2009 Pazartesi
Beşiktaş Üçlü Çektirdi Fenerbahçe'ye !
Kanırta kanırta yenelim demiştim , cahil cesareti işte benimkisi . Son 5 yıldır üçü şampiyonluk maçı olmak üzere kaybettiğin rakibine karşı ; başkanı , taraftarı , hocası ve saha içi organizasyonu sorunlu olan bir takımdan farklı galibiyet bekle ! Olacak iş mi canım bu ? Ancak çocukluğunda en çok Fenerbahçe galibiyeti görmüş bir Beşiktaşlıyım ben . 5 sene boyunca mağlubiyet nedir bilmem ben . 4 farklı 5 farklı kazandığımızı hatırlıyorum ben . En kötü zamanımızda Fenerbahçe'nin ilaç olduğunu biliyorum ben . Ne yani bilinçaltıma kazınmış sarı lacivert , çıkar mı hiç ! Gördüm mü galibiyet isterim . Alışmışım kudurmuştan beterim . 2'de 1 muhabbeti yapanları bu iki sayının toplamıyla selamlıyorum . Mehmet Topuz'un şimdi artık gerçek bir Fenerbahçeli olduğunu düşünüyorum . Öyle ya ezeli rakibine gol atan gerçek bilmemneli oluyor ya hani ; Beşiktaş - Fenerbahçe derbileri için durum başka ! Layığını buldu . Bir gün herkese Devlet Bahçeli olacak şapkasını alsın önüne koysun . Ya da koymasın banane ! Twitter Kazım'ın kırmızısı öngörülen bir durumdu . Fırat Aydınus'un hakem , Kazım'ın laçka yapısını düşündükçe ben daha çok Ferrari'ye atacağı kasti tekme ile bekliyordum ki böylesi daha hoş oldu . Fuck you meeeen ! Benim galibiyette ne kadar payım varsa (bağırmak , kombine parası ve rakibe beddua vs.) kendi adıma hepsini maça gelemeyip üçlü çektiremeyen Alen'e armağan ediyorum . Ayrıca Fenerbahçe'yi , Fenerbahçelileri böyle görmeye bayılıyorum . Boyunları bükük , üzgün ve kederli Fenerbahçeliler ertesi gün yurdun her yerinde ağlaştılar . Fink'in golüdür bilezik gibi hani kola geçirilen , penaltı beklentisidir yıllardır bize çalınmayan , İnönü'de sarı lacivertli bir futbolcunun kırmızı kart görme olasılığıdır beni benden eden , kanırta kanırta yenmektir işte bu kadar ! Alışmışlar taçtan dönüp gol atmaya , elle oynayıp devam duymaya , basit kırmızı kartlara ; şimdi kendi başlarına gelince Ercan Saatçi önderliğinde yontuyorlar olayı hep kendi taraflarına ! Oh olsun ... Manşet atamazlar ertesi günkü tiraj kaygısından . Açık açık yazamazlar kanırtmayı zira kibirliliğin ve ukalalığın bayrağını taşıyorlar . Beşiktaş Fenerbahçe'yi yenmedi diyecekler utanmasalar Fenerbahçe Beşiktaş'a yenildi ! Sonra da bu ülkenin neden en sevilmeyen takımıyız diye amcamın amcamdan başka dostu yok söylemine sığınırlar ! Çok çektirmiştik yıllarca Fenerbahçe'ye bu sefer de 3'lü çektirdik , çok mu ! Alen olsaydı iki üçlü olacaktı , olmadı . Tüm camiaya hayırlı uğurlu olsun 3 puan , 3 gol ve Fenerbahçe galibiyeti ...
19 Kasım 2009 Perşembe
Zeki Müren De Bizi Görecek Mi ?
Paçavra Hürriyet'e göre bunlar Cumartesi günü yaşanacak olası olaylarmış ;
* İlk kıvılcım kapalıda çakılacak.
* Alt taraftaki grup, kapalı üstte bulunanlara saldıracak. Kesinlikle kavga çıkarılacak.
* Esas yangın ise numaralı tribünde olacak. Olaylar buraya sıçrayacak ve orada hazır bekleyen grubun ilk hedefi Yıldırım Demirören olacak. Başkana yine çok ağır küfürler edilecek.
* Yedek kulübelerinin arkasında koşullanacak gruplar, futbolculara da sürekli sözlü tacizde bulunurken, yabancı cisimler atacaklar ve tükürecekler.
16 Kasım 2009 Pazartesi
Sözüm Embesillere ...

Ben Beşiktaşlıyım . Nasıl bir Beşiktaşlı olduğumu takip edenler bilecektir . Bedava biletle hiç bir maç izlemedim , kutuda hiç bir zaman yer almadım , tribünde asla kavga çıkarmadım , başkana küfür etmedim , kendi futbolcuma asla sövmedim (Üzülmez hariç olabilir) ve hepsinden önemlisi Beşiktaş'ı karşılıksız sevmekten başka da suç işlemedim . Fenerbahçe veya Galatasaray nefretiyle yoğrulmuş değil Beşiktaş sevgisiyle harmanlanmış bir taraftarım . Dünya gözüyle gördüğüm 7 şampiyonluktan hiçbirinde gözlerim kuru kalmadı ve son 10 senedir kaçırdığım maç sayısı bir elin parmaklarına henüz ulaşmadı . Hayatın tam ortasına koydum siyah beyazı çevresi ve etrafı hep figüranlar mangası . Sadece hafta sonlarına sıkıştırılan aşk değil bu 7 gün 24 saat 3 hece 8 harf ; Beşiktaşk ! Sizden hiç bir farkım yok anlayacağınız . Bu aralar ufak tefek nüanslar dışında hepimizin istediği aslında aynı şey ; İstifa . Kimden mi ; Yeter kelimesinden sonra gelenden !
Peki bunu dile getirmek için neler yapıyorum sade bir vatandaş olarak ben ? Tribüne geliyorum yeter diye bağırıyorum , klavye başına oturuyorum dilim döndüğünce yazıyorum . Bu kadar . Bundan başka bir şey yapabilmem mümkün değil . Ulusal bir gazetede barındırmazlar beni , iktidar ve güç odakları izin vermezler muhalefete . Çıkıp televizyon ekranında sallayamam Demirören'in duruş söylemlerine . Kongre üyesi olacak pozisyonum ve param da henüz yok . Ancak olsa bile köşebaşlarının nasıl tutulduğunu , bir dönem daha başkan seçilmek için rakip taraftarları bile üye yapanları duyuyorum . Demokratik hakkım şunu gerektirir ; benim ait olduğum yerden tam karşımda adı şeref (!) denilen tribünde oturanı hedef almaktır . Küfür etmeden , sövmeden , insan gibi tepki göstererekten . Takımı desteklemek zorunda değilim ki ben , futbolcuların ihtiyacı yok bizlere baksınlar işlerine . Ben isem o stadda seyreden , paramı verip kombinemle dara düşen ve Beşiktaş için yağmur çamur demeden gelen ; ister dönerim arkamı halay çekerim istersem de açarım popomu millete gösteririm . Sahaya birşey atmadıktan sonra , olay çıkarıp kavga yaratmadıktan sonra kimene benden veya banane bana yüklenen misyondan , sorumluluktan , simgeden ! Sahadaki takım kötüyse homurtular yükselir bu bir bir daha ikidir . Ama camianın ilkesi , duruşu ve saygınlığı ile ile oynanırsa bu taraftar sadece homurtu ile yetinmeyebilir .
Wolfsburg maçında skordan ve oyundan fazla konuşuldu ve hala konuşulmakta küfür olayı . Tribünde o tezahürat başlayınca döndüm yukarıya ne oluyoruz babında , canım fena halde sıkıldı . Sonra da çıktık gittik zaten . Maalesef küfür her zaman her yerde . Tribünde , evde , okulda , mahallede , sokakta , askerde , iş yerinde ; ki karşıyım kendi adıma , uzun yıllardır hiç bir toplu küfüre katılmadım katılmam da . Peki sizce bir Şampiyonlar Ligi maçında taraftar neden küfür eder yönetimine ? Neden sahada gol bile kaçırmayan , ne oynadığı bilinmeyen ve ruhsuzluk emareleri gösteren kimseye tepki gösterilmezken , neden başkan ve yönetime edildi küfürler ? Bu sorunun cevabı belli ancak taraftarlık olgusunu yaşamayıp , deplasman , çile ya da katlanmak nedir bilmeyip ahkam kesenleredir yukarıda başlıktaki ifade ! Embesiller ; evet embesilsiniz . Çünkü bilgi sahibi olmadan fikirlerinizi satıyorsunuz . Olayın iç yüzünü araştırmadan , neyin ne olduğunu bilmeden yoğurdun kaymağından nasipleniyorsunuz . Hiç mi beyniniz yoktur ki bu taraftar bir-iki netice ile , takım gol atamıyor diye veya üç beş transfer yanlış yapıldı diye köpürecek , olay çıkarak veya başkanına küfür edecek ! Yani bu mudur sizce , bu kadar basit midir bu olay neticesinde ve 3 beraberlikle 3 ay önceki çifte kupaya vefasızlık mı yapılmıştır size göre ? Ey embesiller hiç mi blog , sözlük veya forum okumazsınız ? Ey cahiller hiç mi bu taraftarın tepkisini anlamazsınız ? Tüm dünyaya örnek sunduğunuz , sivil toplum örgütlerinden bile yararlı bulduğunuz ve yaratıcılıklarına hayran olduğunuz bir tribün ; bir-iki kötü sonuçla sırtını sahaya dönecek kadar basit bir taraftar topluluğu mu oldu acaba ? Hiç uzatmadan ...
Bu başkan değil midir ;
Beşiktaş'ın en ihtiyacı olduğu anda kayınbiraderi ile devre arasında görevinden giden ? Hala kulaktan kulağa dolaşan bir iddiadır ki küfür ettirip bu şekilde başkanlığa gelen ? 7 milyon borçla aldığı kulübü 100 milyonlarla ifade edilen batağa sürükleyen ? Hıncal Uluç'a pembe kazaklı , Ahmet Çakar'a küçük Çakar ile oyna , Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya göz göre göre ezik diyen ? 70 oyuncu alıp 70 oyuncu gönderen , her arkasında olduğu teknik direktörü istifa ettiren , 8 milyon euroluk tazminatları ve 8-0'ı gören ? Paf takımı ile sahaya çıkarım diye tehdit eden , istifa edecek dediği adam görevini sürdürürken dediğini yiyen , tribnülerle işbirliğine giren , adam tutup kendi taraftarını dövdüren ? Masaya vurduğu yumrukları bitmeyen , ağzına hiç yakışmadığı halde Beşiktaşlılık duruşu söylemini dilinden düşürmeyen , rakip takımın artıklarını toplamayı seven ? İlk aldığı kupayı hastane odalarına götüren , kupa töreninde podyuma kravatlı yöneticileri dolduruveren , stadı bu sene yıkacağız deyip yine söylediğini beceremeyen ? Fulya Projesinin içine eden , koskoca kulübe bir tesis dahi kazandırmaktan imtina eden , fahiş bilet fiyatları ve lisanslı ürün yüzünden taraftarını perişan eden ? Sinan Engin'i bu kulübe sokup bu kulüpten defeden , kendi cebinden verdiği paraları çocuklarının borcundan gören , 50 saniyelik basın toplantısı kepazeliğinde başrolü üstlenen ? Bolton'a otobüs kaldıran , şikeyi yasal kılan , kendi başkanına sallayan yöneticilere listesinde yer veren ?
Bu başkan değil midir ;
Stadda durmadan yer değiştiren , batıl , şans , uğur , totem kovalayıp rakip başkanı yalnızlığa terkeden , ev sahibi olarak misafir ağırlamayı bile beceremeyen ? İki büyük yaratılmak isteniyor derken kendisinin buna yol açtığının farkında olmayan , formanın sırtına reklam alamayınca Kızılay'ı yapıştıran ve bunu da böbürlenerek anlatmaktan geri durmayan ? Gaziantep'i ihya eden , borsada kulübün tahtasını çökerten , futbolcular arasında maaş yüzünden ikilik yaratmaktan çekinmeyen ? Camianın her girdiği krizi tetikleyen , kaos ile başa çıkmayı bilmeyen , varlığıyla herkesi çileden çıkartmayı beceren , sevimsizliğinin etkisiyle Beşiktaş'ı ülkenin en sevilmeyen takımı Fenerbahçe'ye benzeten ? Hakemler ve federasyon üzerinde hiç bir etkinliği olmayan , Oğuz Sarvan'a küfür edip 1 hafta sonra yanyana duran , amatör şubelerini kapatmış olan , şampiyon olan hentbolcülere kol saati takarak gururlanan , basketbolde sponsorun paralarını çarçur dağıtan , altyapıya hala uzaktan bakan ? Kapalı tribüne el kol yapan , kimmiş şerefsiz diye paralı adamları üstümüze salan , oturduğu koltuğa 10 beden küçük geldiğini hala anlamayan ? Koskoca camianın içine eden , batağa sürükleyen ve daha da adayım diyerek iflası körükleyen ...
Bizler bu adama değil de neye tepki vereceğiz sizce sevgili embesiller ? İki kupaya vefasızlık mı yapıyoruz ? Bu insan başımızda olacağına alın başınızda paralansın iki kupanız da ! Yok Toraman gözlerine inanamamış , yok Denizli taraftar yanımızda olsun demiş , yok Beşiktaş taraftarı abartıp olaylara sebebiyet vermiş ? YOK ARTIK ! Ulan 3 puanınızda sizin olsun şampiyonluğunuzda , hastane odalarına girsin Türkiye Kupanız da . İstemiyoruz başkanı ve bu tür söylemleri olan yönetim kurulundaki adamları . Anlasanıza lan . İsterse Şampiyonlar Ligi şampiyonu olsun Beşiktaş istemiyoruz böyle başarıyı . İlk önce Beşiktaş vardı diyor ya ilk önce başkan gitsin . Yarattığı tahribat temizlensin . Ne mağlubiyeti neyin transferi ya da neyin kupası ? Yakışmıyor bu başkan , layık değil bu başkan , kalıbının ve o koltuğun adamı değil bu başkan ! Anlamıyor musunuz ? Anlıyorsunuz da bizlerle dalga mı geçiyorsunuz ? Birisi çıkar yeter taraftar der , bu kadar kalitesiz kadroyla altıda altı yapan takıma destek verin der , yönetime şerefsiz denmez der , kavga çıkmaz , olay çıkmaz , baskı altına alınmaz der ! Der der der ... Peki hiç taraftar ne der merak edeniniz var mı ?
Git dediği kişi ; gitmek bir yana bir daha adayım diyorsa , taraftar ve camiayla alay eder gibi aynı davranışlara devam ediyorsa , tek demokratik platformun yolunu dahi kapatıyorsa o başkana maalesef küfür edilir . Çünkü kendini taraftar gibi gören , kendisine saygısı olmayan ve taraftarla bire bir münakaşaya girecek tıynette olan birine taraftar oturduğa koltuğa bakmaksızın küfür eder , el ense çeker hatta utanmasa altındaki tabureyi çeker . Koymazsan araya mesafeyi ve ciddiyeti gayri ciddi küfürlere ve her türlü tepkiye hazır olmak durumundasın . Ki bu kadar yanlışa , hataya , affedilmez kaoslara yol açan biriysen 6 yıllık süre Beşiktaş taraftarının gerçekten sabırlı olduğunu göstermektedir . Bu talihsiz küfürleşmeye taraftar değil bizzat başkan yol açmıştır . Başkan Yıldırım Demirören o koltuğun misyonunu , saygınlığını ve daha önceleri kimlerin o koltukta oturduğunu düşünmeden yaptığı hareketlerin bedelini şimdi küfürlerle ödemektedir . Olan olmuştur , o da intikamını bir şekilde almıştır . Milleti evinden gözaltına aldırmıştır . 3 hafta önceki kavgaları görmezden gelerek kendine edilen küfürleri ön plana çıkararak gücün kimin elinde olduğunu herkes göstermiştir . Ferman padişahınsa hapşurmasına gerek yok ; padişahım çok yaşa ! Tüm bunlar ortaya çıkarken ya da dayaklar , kavgalar , olaylar hasır altına itilirken medyamız suçlu ayağa kalk manşetleri yazacaklarına taraftar için dar ağacı hazırlamakta ... Yakışır ... Ama ben kendi adıma her türlü çArşı'yı bitirme operasyonuna ya da taraftarın içine taraftar koyma misyonuna inat tek başıma kalsam da, kırmızı renkli atkılılardan dayak yesem de g.tümü sonuna kadar yırtacağım ; Yeterrrrrrrrrr Yıldırım Demirören Yeterrrrrrr diye bağıracağım ...
26 Ekim 2009 Pazartesi
Biraz Da Futbol Konuşalım Hocam

Maç öncesi saha karışmış ...
Futbolcular birbirini itekliyor ...
Kamera çekiyor ...
Ceza ; sanmam ...
Sahaya devamlı birşeyler atılıyor ...
Yardımcı hakemin kafası yarılıyor ...
İçeri gidiyor dikiş atıp çıkıyor ...
Ceza ; sanmam ...
Keita'nın gözü kör olmak üzere ...
Devamlı su şişeleri yağmakta ...
Küfürlü tezahüratın biri bin para ...
Ceza ; sanmam ...
Tüm bu olanları gören , duyan , bilen ...
Maç öncesi ve sonrası olayları içinde bulunan ...
Sadece İnönü'de çok küfür var ...
Olay var , kavga var , ölü var demekten bıkmayan ...
Fenerbahçe olunca çifte standardın kitabını yazan ...
Şansal diyorum bahsedecek mi tüm bu durumdan ?
'' Biraz da futbol konuşalım hocam '' !!!
Al sana polis hakem Bünyamin ...
Alkol aldık mı ? No ay emınt !

