26 Ekim 2009 Pazartesi

Joker


MovieMax veriyor bu aralar yine . Dublajsız izlemeye çalışıyorum ve tekrar hayran oluyorum her seferinde . Sinemada , evde , orda , burda daha ne kadar seyrederim bilmiyorum ama Joker konu başlığı altında Kara Şovalye'yi görmeyenleri Allaha havale ediyorum ...


Zorlandık Da Aldık ...


Sensiz Geçen Günlerin ...

video

Not : Küfür için özür dilerim ancak bu tür bir özlem başka nasıl ifade edilir bilemiyorum ...

Bünyamin (G)ezer

Ayhan Akman'a arkadan faul yapanı görme ...
Ayhan Akman'ın alkışını gör ...
Penaltı yarat , ofsaytı bilme ...
Yardımcının kafası yarılsın ...
Hissetme ...
Yumoş yutmuş gibi ...
Ne sarı ne de kırmızı gösterme ...
Cisse'ye çıkar cart diye ...
4-1 olunca 4-2 olsun isteyince ...
Düüüüürt diye penaltı ...
Takım gözetmeyin , herkese aynı ...
G.tünüzden element uydurmayın lan !
Yeter her formaya aynı çalın ...
Hırsız gibi zamandan çalmayın ...
6-7 dakika uzayacak ilk yarıyı
2 dakikada kesip insan zıvanadan çıkarmayın ...
Renk görünce formada kartlarınızı yutmayın ...
Adam olun diyeceğim ama ne fayda ...
3 hafta sonra bir derbinin daha ağzına sıçın !
Yakışır ...

Biraz Da Futbol Konuşalım Hocam


Maç öncesi saha karışmış ...
Futbolcular birbirini itekliyor ...
Kamera çekiyor ...
Ceza ; sanmam ...

Sahaya devamlı birşeyler atılıyor ...
Yardımcı hakemin kafası yarılıyor ...
İçeri gidiyor dikiş atıp çıkıyor ...
Ceza ; sanmam ...

Keita'nın gözü kör olmak üzere ...
Devamlı su şişeleri yağmakta ...
Küfürlü tezahüratın biri bin para ...
Ceza ; sanmam ...

Tüm bu olanları gören , duyan , bilen ...
Maç öncesi ve sonrası olayları içinde bulunan ...
Sadece İnönü'de çok küfür var ...
Olay var , kavga var , ölü var demekten bıkmayan ...
Fenerbahçe olunca çifte standardın kitabını yazan ...
Şansal diyorum bahsedecek mi tüm bu durumdan ?
'' Biraz da futbol konuşalım hocam '' !!!

Al sana polis hakem Bünyamin ...
Alkol aldık mı ? No ay emınt !

0-1

Berbat futbol , kötü zemin , yine yanlış tercihler , formsuz forvetler , tek iş yapan adamı oyundan alma ve hepsini geçtim 3 İbrahim yanyana ! Şöyle demişim maç öncesi ; ''Ancak 3 İbrahim'in yanyana oynama olasılığı var ki aman tanrım ! Uğur İnceman ve Fink'in önünde Tello , Tabata , Nihat ve Bobo'yu görmek isterim .'' Demez olaydım . Hoca da birşey yapmasın artık . 900 bin euro alıp yanında 1,5 milyon euro alan adamı kıskananlar oynamasın . Ya da kısa yoldan aradaki bu uçurumu yaratanlar oynasın . Bakalım nasıl oluyor o iş ! Mustafa Denizli Tabata'yı çıkardıkça içinde ihanet geçen cümleler sarfediyorum . Çünkü bu takımda tek top tutacak , ara pası atacak , gol pozisyonu yaratacak adam nevi şahsına münhasır bu Japonla karışık Brezilyalıdır . Atalarına mı düşman yoksa bu takımda patron benim , herkes bir oynar bir oynamazı mı deniyor bilemiyorum . Bobo , Tello , Nobre şimdiden Devler Ligi kadrosunda yer bulabilirler . Acun Ilıcalı'dan bahsediyorum . Emekli maaşını almak için kuyrukta bekleyen ihtiyarlar daha fazla gayret eder vallahi . 3 İbrahim yanyana oldukça yüreğimizde daima hazırdır bir canlı bomba . İsmail Köybaşı bir tavşana kurban ediliyor ya ona yanarım . Erhan Güven'i alma nedeni 83. dakikadaki kafası ise hay ben o kafaya ! Eskişehirspor ise Beşiktaş'tan da kötü . Youla , Ümit Karan ve diğerlerinin yokluğu etkilemiş . Geçen sene deplasmanda bana yardım eden Eskişehirli dostumu haftaya Kasımpaşa maçında misafir edeceğim . Galip gelsinler hem o hem de Rıza Hoca sevinsin isterim .

23 Ekim 2009 Cuma

Tita


Sevenler kavuştu nihayet . Geçen sene kiralık oynadığı Antalya'da tribünlerin ve şehrin gönlünü attığı gollerle kazanan Tita tekrar yuvasına döndü . Hem de bu sefer bonservisi ile . Antalyaspor'un kümede kalmasında aslan payına sahip Tita için son 1 haftadır Antalspor taraftar forumlarını takip ediyordum ki şu anda sıcak kentin en mutlu insanları olmalılar . İhtiyaç zaten vardı , kısıtlı kadrosu ile Mehmet Özdilek deplasman maçlarında bir alternatife sahip olmuş oldu . Böylece son haftalarda yuhalanan Veysel rotaston ile tanışmış olacak . Sergey Pacome artık kart konusunda daha dikkatli oalcak . Kente ve özellikle Şifo Mehmet'e hayırlı uğurlu olsun Tita . Geçen seneki gibi oynasın Antalya kümede kalsın .

Not : Antalspor taraftarı için şiir yazmıştım , internete düşmüş hemen . Ulan bu hırsızlar yok mu fuck you intihal !

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar!..


Edit : Bonservis yok , yine kiralık ...

Karikatür # 25

Aynştayn

Eskişehir - Beşiktaş


Haftasonu Eskişehir maçı zor . Sivok , Ferrari ve Ernst yok . Tavşan ihtimali azalacak bir de yabancı kontenjan sorunu ortadan kalkmış olacak iyimser bakarsak . Ancak 3 İbrahim'in yanyana oynama olasılığı var ki aman tanrım ! Uğur İnceman ve Fink'in önünde Tello , Tabata , Nihat ve Bobo'yu görmek isterim . İstemek güzel de hoca Mustafa Denizli olunca iş değişiyor . Geçen senenin Doğa harikası Yusuf bu sefer yok , hastaymış . Hayırlı oldu . Kısır bir maç olur , sıfıra sıfır elde var sıfır ihtimali uzak değil . Gol sorununun az da olsa çözümü Tabata'dır ama hoca işte , sıfırlıyor ihtimalleri . Rakip de çok eksik . Ümit Karan , Youla ve Serdar sakat , Ragıp ile Bülent Ertuğrul cezalı . Mehmet Yılmaz en tehlikeli adam . Burak Yılmaz intikam kavramını hayata geçirirse diyeceğim ama Burak Yılmaz sonuçta ! Adem Sarı denilen ve Es-Es tribünlerinin çok şey beklediği bir futbolcu var ki ben de merak etmiyor değilim . Rıza Hoca şans verebilir . Tribün demişken 26. dakikada bir maytap şov bizi bekleyebilir zira forumlarda yüzlerce alındığı söyleniyor . Güzel görüntü olacak , yakışır . Geçen sene yerimizi almıştık o kötü portatif deplasman tribünlerinde , bu sene ise evdeyiz gönlümüz orada olsa bile . Kazanacağız bir umut , zorlanacağız muhakkak . Rakiplerin puan kaybedeceği haftayı boş geçmemek lazım . Sanırım geçmeyeceğiz de ...

Yıldırım Demirören Layık Olduğu Yerde


''Bu işler menejerlerle olmuyormuş . Daha önce alıp sattığım , artıklarını topladığım hatta almaya doyamadığım Fenerbahçe'den futbolcu bakma işini şahsen ben üstlendim . Aklımda Ali Bilgin ve Selçuk Şahin var . İkisi de takımımıza yarar sağlayacaktır . Biraz daha yaşlansın Roberto Carlos da olabilir ama Bi rezil yaaaa ...''

22 Ekim 2009 Perşembe

İzlemeyin D-SMARTmayın ...

Güzel Günler Çalmadan Olur !


Bursalı taraftarlar babasıyla geçinemeyen şımarık zengin çocukları gibi . Babasının parasıyla geçinir , her isteği yerine getirilir lakin babası ile arasındaki ilk sorunde nankörlüğe sığınıp babasına giydirir . Sevmez babasını , onu anlamadığını düşünür ve içten içe düşmanlık besler . Para kaynağını sömürmekten de eksik kalmadan yaşayıp gider ...

Yeşil beyazlılar hala aynı . Fark yaratmayı tercih etmiyorlar , farkedilmek için çabalayıp batıyorlar . Farz-ı misal hafta içi ne yapmışlar ; kaynak Olay Gazetesi ...

Özlüce’ye çıkarma yapan taraftar, futbolculara sevgi gösterilerinde bulunurken, karşılıklı tezahürat yapıldı . Üst üste 4 galibiyet alarak ligin zirvesine göz diken Bursasporlu futbolculara dünkü antrenman öncesinde yeşil beyazlı taraftar moral verdi. Sahaya çıkan futbolcuları alkışlayan taraftar, “Çocuklar inanın, inanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler . Bu alemde İstanbul’u devireceğiz, şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz” tezahürat yaptı . Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam ve kaptan Ömer Erdoğan’a çiçek verip, başarı dileğinde bulunan taraftar, takıma pasta ikram etti. Ertuğrul Sağlam kendilerini yalnız bırakmayan taraftara teşekkür ederken, futbolculara sevgi gösterisini sürdüren taraftar, oyuncularla karşılıklı olarak “Övünmekte, çok haklıyız. Çünkü biz Bursalıyız” tezahüratını yaptılar. Ertuğrul Sağlam minik bir taraftarı kucağına alarak sevdi.

Golü atan Zapo , asisti yapan Ali Tandoğan , yedek bekleyen Tuna Üzümcü ve kenarda ise Ertuğrul Sağlam . Vallahi ne diyeceğim bilemiyorum . Helal olsun diyorum Bursalı taraftarlara . Bir de Şampiyonluk hasretiyle çok çile çektik ile noktalasalardı çok şık olurdu , çok şık !

Bülent Ersoy : Fenerbahçe-Galatasaray ; Bir Dünyaaaaaaaa Derbisi !!!


Site yol aldıkça hedefin olmadığını anlıyor insan . Yol boyunca yaşanılanlar hedefin ta kendisi çünkü . Ben tek başıma yazılar ile , sizler hepiniz yorumlarla , önerilerinizle ve tepkilerinizle bir şekilde yol alıyoruz muhabbetle . Sağolun . Gerçekten kelimesi geçen her cümle anlamından bir parça da kaybetse , gerçekten sağolun . Gerçekten ...

Bu duygusal girişin ana nedeni eski yazılarımdan ikisini karambol esnasında sizlere okutmak . Okutup mezun edeyim gerisine ses etmeyin ... Malum hafta sonu büyük bir dünya (!) derbisi seyredeceğiz . Ülke ; gündemini Pazar akşamı 90 dakikalığına sahaya , sonraki günlerde basına , medya ve gazetelere ayıracak . Yine heyecan dorukta , üstüne konululacak ve kışkırtılacak insanlar gazla , futbolcular hızla , galip taraftarlar hazla konuşlanacaklar vatanda . Sanki yüzyılın derbisi veya asrın karşılaşması ibaresi eskitilmemiş de hadi yavrum biraz daha zorla !

Beşiktaşlıyım ama kıskanç değilim . Kıskansam ya da imrensem gururla söyleyemezdim ilk kelimeyi zaten . Renkli yapımın en anlamlı yanı siyahsa tertemiz beyazımla bir adım geriden takip mesafesini kısa tutmaya önem göstereceğim . Elbette seyredeceğim ve bol seyir zevki için dua edeceğim . Gollü olsun , kırmızı kartı ve olayı bol olsun , birbirinizi yiyin kavramı gerçek olsun isteyeceğim . Ulan çok mu zalimleştim galiba diye de düşüneceğim ! Mevzubahis bu dünya (!) derbisi denilen palavranın acı gerçeği üzerine . Dünya görecelidir , herksin dünyası kendine . Ve kendini kandıranlar ülkesidir Türkiye ! Ortak paydası sadece sarı renkle kalmayan , futbol dışında hiç bir düşmanlığı dahi bilinmeyen bir kapışma bu . Ne din , dil , ırk , statü , siyaset ayrımı sözkonusu ne de bunlar dışında kalan benim aklıma gelmeyen her hangi bir olgu . Elimizdeki materyal sadece dışarıya sunabileceğimiz ''Bizim de derbimiz var ulan'' geyiği ! Yoksa tırı vırıdan hallice . Bülent Ersoy uzatır ya dünyaaaaaaa diye , işte aynısı da bizimkisi ...

Geçen Nisan ayında birşeyler yazmışım yine olsa yine yazarım . Yine oldu yine yazıyorum . Alın bakın okuyun anlayın . Benim düşüncem budur , gerisi de fasa fisodur . Saygım büyük sevgim yok . Ama kırmak da istemem diğer renklere gönül vermiş kardeşlerimi . Önyargısız okuyun , hak vermenizi beklemiyorum ama empati kelimesi ile bu aralar iyi geçinin ...

8 Nisan 2009 # t2 der ki ;
Medyamızın ve onun köşelerinden yer kapmış sevgili abilerimizin eskiden oluşturduğu yalandan bir gazla Avrupa ayarını tutturmak adına üretilmiş bir derbi izleyeceğiz bu Pazar akşamı . Ne dinleri farklı ne ırkları , ne şiveleri farklı ne yeri yurdu kültürel yapısı . Oğlu Fenerli olan G.Saraylı da gördüm , karşı tribünlere ayrılmış kardeşler de . Farklılık sadece dümenden rekabet . Bugüne kadar defalarce dünyanın en büyük derbisi denmiş ve 100 yıllık rekabette 1500 kere asrın derbisi ilan edilmiş bir maçta gerilmek , heyecanı yükseltmek ve sonucunda gazete sattırmak adına daha neler göreceğiz hep beraber bekleyelim isterseniz . Ya da benim geçen sefer yaptığım gibi hani Celtic - Rangers kıvamında olan (!) bu maçın sadece kendi aramızda pışpışlama eylemi değil de tüm dünyayı ilgilendiriyor masalına ışık tutalım . Açalım en çok okunan gazeteleri As 'ı , Marca 'yı , Della Sport 'u ; bakalım CNN 'e , BBC 'ye veya Eurosport 'a . Yazalım mektup arkadaşlarımıza Norveçli 'ye , İsrailli 'ye , Dominikli 'ye . Bu maç ile ilgili haberi olan , haber yapan ya da merak eden hadi bunları geçelim bu asrın derbisi bittiği zaman bunun sonucunu okurlarına duyuran , golleri kimin attığını söyleyen ve atmosferin ne denli müthiş olduğundan dem veran birileri var mı hani o çok girmek istediğimiz birlikli Avrupa 'da ? Hepimiz onun vatandaşıyızya hani o küresel ısınmalı dünyada ? Ben Emre Belözoğlu 'nu manşetlerde görmek isterim Tutto Sport 'ta bu çok önemli maç öncesinde ! Yengeç dansı ile ilgili haber beklerim ben L'Equipe spor ekinde ! Guardian Football uyuma beşiktekine eşiktekine dünya derbisi bu aman kaçırma maç Ali Sami Yen 'de ! Sözün özü Boca - River 'dan Everton - Liverpool 'a , St Etienne - O.Lyon 'dan Lazio - Roma 'ya uzanan heyecan fırtınasında bizimkisi biraz zorlama üfürme gibi kalıyor . Ha Ömer Çavuşoğlu veya Ali Sami Alkış eğleniyorlar , o ayrı tabi ! Rekabet hep olsun saygımız sonsuz , ama arkadan ittirmeyin artık yeter !

14 Nisan # t2 der ki ;
Bu derbi traş jileti markası derbidir babında birşeyler karalamıştım . Maç bittiğinde dünyanın hangi büyük spor siteleri veya gazeteleri maçın sonucunu verecek diye matematikteki sağlama işlemine de atıfta bulunmuştum . Yanılmışım . Çok pişmanım kusuruma bakmayın ! Baksanıza dünyanın en prestijli yayın organları haber atlatarak verdiler bu dünya derbisini .

Jyllands Posten (Danimarka)
Lugano, Emre Aşık’a arkadan kafayla vurarak olayların fitilini yaktı. Bütün futbolcular birbirleriyle kavga ederken sahada skandal sahneler ortaya kondu

Diario As (İspanya)
Yaşasın Türkler, yaşasın Türk futbolu! Bunların oynadıkları futbol mu, yoksa gösteri maçı mı?

Publico (İspanya)
İstanbul’da meydan savaşı. Dünya klasiklerine giren derbide futbolun dışında ne ararsanız vardı.

VG gazetesi (Norveç)
Futbol maçı olarak başladı, kavga maçı olarak bitti. İstanbul derbisinde dört kırmızı kart. Lugano’nun kafası futbolcuların sinirlerini had safhaya çıkararak maçın kavgayla bitmesine neden oldu

Aftonbladet (İsveç)
Skandal derbi. İstanbul prestij derbisi kavgayla bitti. Son dakikada cehennem gibi sahneler yaşandı.

Trivale (Brezilya)
Şiddetle karışık derbi. Futbol seyretmek isteyenler yumruk ve şiddeti görüp eve döndüler.

Observa (Uruguay)
İstanbul’da klasik kargaşa. Videodan bizim Lugano’yu seyredin, siz karar verin.

Ben Demiştim Demem Ama Ben Demiştim !


Bundan sonra bu satırların sahibine kısaca kahin derseniz sevineceğim . Tahin demeyin pekmezinizi akıtırım deeermişim ... Neye el atsak tutturmuşuz . Biz ne dersek o kardeşimmmm ... Neyse bundan sonra büyü işlerine girişiyorum hatta ilk şarkımı da yazdım herkese armağan olsun ; Büyü De Gel Çocuk !

9 Ekim 2009
- Kasımpaşa maçındaki tavşan tahminim İbrahim Toraman !
- Fenerbahçe , Gaziantep maçında ilk puanını kaybedecek !

Dün Gecenin Tek Galibi # 4

Dün Gecenin Tek Galibi # 3

Dün Gecenin Tek Galibi # 2

Dün Gecenin Tek Galibi # 1

Mehmet Demirkol'a Saygılarla


07/07/2009

(...) Matteo Ferrari tanınmayan bir oyuncu değil. İtalya Ligi’ni ucundan, kenarından takip eden herkes genç yaşında Inter ve Parma’da nasıl olduğunu, sonra kısa İngiltere ve Roma macerasını bilir. Son olarak da Genoa tabii ki. Bu sürede onun çok iyi bir sezonunu hatırlayan var mı?
10 senelik kariyerinde tam 6 kez serbest kalarak transfer yapmış bir oyuncudan bahsediyoruz. 7 yıldır ona bonservis ödenmiyor. Ona bir kez bonservis ödenmiş (1 milyon euro). Şimdi bundan tam 7 yıl sonra Ferrari için Genoa kulübüne 3 ila 5 milyon euro bonservis verecekler. (...)

(...) Ferrari’yi değil eşini ikna etmek gerek. Eşine televizyon programları ayarlamak lazım. Ferrari gelecek, muhtemelen dilimizi öğrenmeden gidecek, ama eşi ilk günden TV programı yapacak.
Hiç uzatmadan söyleyeyim. Bu utanç verici bir durum ...(...)

(...) Türkiye Şampiyonu’nun başkanının, İtalya’nın en sıradan savunmacılarından birinin eşini ikna etmek zorunda kalmasından utanç duyuyorum . (...)


14/07/2009

(...) Benim futbol değerlendirmem önemli olmayabilir. Ben Ferrari’nin, Türkiye’nin en sıradan stoperi kim ise onun kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Başkası başka türlü düşünebilir. Zaman bize gerçeği gösterecektir. Zaten mesele bu değildir. Mustafa Denizli onunla ilgili bir plan yapmış, ondan başka bir şey çıkarma işine girişmiş olabilir. Patron Mustafa Denizli’yse saygıyla karşılamak gerekir . (...)

(...) Öte yandan mesele şudur:
1-Bu kadar sıradan bir oyuncu için bu kadar kapılarda yatmak hak mıdır?
2-Oyuncuyu Türkiye’ye gelmek için ikna etmek ve çok fazla ödemek gerekiyor. Bu tamam da... Kariyerine 4.5 milyonluk bir bonservis ödenmemiş bir adamı almak için neden normal değerinin 4 katı para ödemek zorundayız. Yoksa Genoa’nın başkanı da mı burada yaşayacak? (...)

Işık


Rüştü Reçber'in tüm sepetliklerine rağmen , İbrahim Kaş'ın maç boyu tek olumlu hareketinin rakip oyuncuyu attırması olmasına rağmen , Tello'nun kafasının hala sahada olmamasına rağmen ve Mustafa Denizli'nin tavşanları , oyuncu değişiklikleri ile nedense mümkün olan galibiyeti istememesine rağmen BEŞİKTAŞ hayata geri döndü ... Ben ışığı gördüm hadi bu taraftan arkadaşlar ...

21 Ekim 2009 Çarşamba

Yolcu Listesi

Wolfsburg - BEŞİKTAŞ


Almanya'da maçın oynanacağı bölgede bir arkadaşım var , uçak biletini ayarla gerisine karışma dedi . Deplasman kavramının gözünü oyarsın dedi . Ancak kısmet olmadı . İş , güç , para , durum , hal , vaziyet ... Neyse Ataköy'de bir yerlerde mevzileneceğim işte . Umut fakirin ekmeği , bu maç içinse ekmek yoksa pastası . Büyük (!) Mustafa Denizli'nin büyük maçlardaki performansını hatırlamak bile tüm beklentilerime ket vuruyor . Hiç bir heyecan yok içimde . Ne diye heyecanlanayım ki ; Fink olmadan başlayacaksa yine , orta sahayı boşaltıp köhnemiş adam adama markajı zorlayacaksak yine ! İleride Nobre'yi sadece kafa topu mücadelesinde göreceksek yine ! Tavşansız ilk 11 yazdım önceki postta , herkesin yerli yerinde oynadığı , yersen bir ilk 11 ! Ama yersiz davranışların öznesi Denizli yine şaşırtmadan duramayacaktır . Maç başlar ve yine ümitler yerle yeksan ...


Tabata'yı
geçen maç çok beğendim . Tek top oynamaya çalıştı , araya paslar attı , 2 asistle takıma hayat verdi ve nedendir bilinmez 60. dakikayı görür görmez de çıkarıldı . Akşam zorlar mı rakibi , muamma ! Ernst ve Fink vatanlarında kendilerini göstermek isteyeceklerdir . Ferrari ve kart takıntısından kurtulursa Sivok defans sigortalarımız . Bir de Şampiyonlar Ligi tecrübesiyle Nihat . Bunlar bardağın dolu kısmının su damlacıkları . Boş kısmın kapladığı alan Mustafa Denizli . İbrahim Kaş veya Serdar Özkan denemeleri ile saç baş yoldurma kavramını öne çekebilir . Bir de İlker Yasin sorunsalı var ki söylesem faydası yok , sussam gönül razı değil . Meymenetsizlik ne ise İlker Yasin'in o soğuk sesi o etkidedir bana göre . İlk 20 dakikada gol yemezsek zırvalarına girmeden illa gol yiyeceğiz acaba nasıl atarız ona bakmak lazım . Bu yüzden top bizde kalmalı . Oyun kurmalarına izin verirsek kurmalı saate döneriz . Manchester deplasmanında seyrettiğim Wolfsburg normal şartlarda bizi haşemat eder ancak hocalarının dediği gibi bedavaya şampiyon olmadı bu takım . Lan yoksa bedava mıydı , kafam çok karışık ! Allah sonumuzu hayır etsin , yenileceksek adam gibi oynayıp yenilelim . Ucuz mağlubiyet olmasın , CSKA maçı gibi hiç olmasın , erkek gibi oynayıp yenilsek bile önümüze bakalım . Son cümlem biraz ruhani ; haydi Beşiktaş şaşırt bizi ! ...

Tavşansız ...

***************** Rüştü Reçber *****************
*** İbrahim T. *** Ferrari *** Sivok *** İsmail ***
*********** Fink *********** Ernst ***********
**** Nihat ******* Tabata ********** Tello ******
****************** Bobo ************

Benim gönlümden , mantığımdan ve aklımdan geçen kadro bu . Karşılaşmanın zorluk derecesi ve skora göre değişebilir . Geriye düşersin Serdar , Nobre ve Yusuf girer , öne geçersin Uğur , Ekrem ve İbrahim Kaş girer . Nasıl istersen ! Şampiyonlar Liginde böyle , Süper Ligde Bobo yerine Nobre . O da yabancı kontenjanından hareketle ...


19 Ekim 2009 Pazartesi

Boşver Pascal Keyfine Bak ...

video

Bir Gece Ansızın ...


Bir Gece Ansızın olmasın . Ne 82 olsun ne de 10002 . Ne kürk ister bu gönül ne de Musul Kerkük ! Pankartı hatırlayan olacaktır ; Liverpool maç öncesi kapalıda açılmıştı . 13 şehit verildi o gün ve acı bir şekilde paylaşılmalıydı . Bir Gece yazısının ikinci E harfinin altındaki beyazlı benim , tam arkamda pankart açılmış sonradan uyanıyorum olaya . Ömür boyu unutulmayacak bir gecenin ölümsüzlüğüne göz kırpmış Hürriyet muhabiri sağolsun . Bize de paylaşmak ve hatırlatmak düştü ...

Karikatür # 24


Beşiktaşlı Olunmaz ...


Ömür Boyu Sürecek ...

video

İstanbullu Bursalılar

Nevizade'de 4 kişiyiz ...
Elde bira oturmuş maçı bekliyoruz .
Aynı anda Denizlispor - Bursaspor maçı var ...
LigTv nasıl olduysa veriyor ...
1-0 geride yeşil beyazlılar ...
Turgay topu ağlara bırakıyor ve olan oluyor ...

Nevizade , Taksim , İstanbul ...
Lan ne oluyor ?
Oturduğumuz yerin üstünden bir gol sesi ...
Aman allahım yukarıdakiler çıldırmış ...
Tamam da kim bunlar ?
Ne işleri var İstanbul'da ?
Hatta bir Beşiktaş maçı öncesinde burada ...
Taksim'in en kalabalık mekanında ...

İkinci yarı üçlü , yemyeşil şimşeklerle başlıyor ...
Bağırış çağırış ...
Gol kaçırdıkça yükselen homurtular ...
R'si bol küfürlerin öznesi yukarıdakiler ...
Haydaaaa oluyoruz ...
Bursalı ne idüğü belirsiz herifler ...
Ha severim Bursa'yı ...
Hem şehri hem de şehre sahip çıkan taraftarını ...
Ama farklı olanı kendi seviyesine çekme ...
Sen de fark yarat , üret kendi tezahüratını ...
Değiştirip bizimkileri bize küfür etme ...

İkinci Ligdeydi Bursa o zamanlar ...
Rakip Orduspor ...
Teksas'ın ordayım , açık tribün ...
Maçın önemi yok ...
Garantlemişler adı süper kendi müper olan lige çıkmayı ...
Ama bir de küfür olmasa !
Hiç durmadan 70 dakika Beşiktaş'a küfür ettiler ...
Abartmıyorum ...
Bu ne kindir bu ne öfke !
Hopluyor Bursa haberi yok zararla oturacak ...
Gereksiz bir intikam salak bir anlayış ...
Al sana kan davası !

Maçın sonları yaklaşıyor ...
Durum 2-2 ...
Hafif kafamız iyi ... Keyfimiz ve muhabbetimiz yerinde ...
Bursa bastırıyor , yukarıdakiler deliriyor ...
Aklıma düşüyor o an ; maç bitince bunlar önümüzden çıkacaklar ...
Aklı başında bir insanın burada ne işi var ?
Bir Beşiktaş maçı öncesi Taksim'de kaşınıyorlar diyorum ...
Ama hazin son yakın , 5-10 dakika sonra olan olacak ...
Nasıl olsa yukarıda ilelebet yaşamayacaklar ...

Yanlış anlaşılmasın hayatımda hiç kavga etmedim ...
Etmem de ...
Tabi benim değer verdiğim birşeye küfür etmezlerse ...
Hareket ya da hakaret etmezlerse ...
Siz ana , bacı deyin ben Beşiktaş diye devam edeyim ...
4 kişiyiz . Üstümüz başımız kalbimiz kanımız Beşiktaş ...
Normal bir insanın ne işi var bu husumette mekanda ?
Burası Sokak Bira Evi buradan çıkış yok !

Maç bitti ...
Son dakikada Bursaspor tanıdık bir isimle galibiyete ulaştı ...
Zapo ... Sergen gibi söylersek Zapotoçki !
Yemyeşil Şimşekler ananızı s....ler diye bağırıyorlar ...
Yukarıdalar hala ...
Abarttılar ... Ulan küfür etmeyin bari ...
Önümüzdeki yoldan geçen herkes bir yukarı kaldırıyor kafasını ...
Ne oluyor babında ...
Harbiden bunların ne işi var burada , bu zamanda ?

Bizim Ka-fa 1500 ...
Yukarıda zafer sarhoşluğu var ...
Çevrede bir sürü Beşiktaşlı ...
Ben bulaşmam adım gibi biliyorum ...
Ancak kapıda ve dışarıdayız ...
Laf gelirse asla geri vites yapmayız ...
Lan çok mu delikanlıca cümleler bunlar !
Neyse ; başka arkadaşlar görüyor bizi ...
Geliyorlar yanımıza el sıkışıyoruz ...
Öpüyoruz dostları yanaktan ...
Bir bakıyorum Bursalılar çıkıyor ufaktan ...
Tam önümüzdeler ...
Ve sırtları bize dönük balık pazarına gidiyorlar ...
Karambolde bir tanesinde sadece atkı görüyorum ...
Diğerleri sıradan insan ...
Çevre civar siyah beyaz ...
Mevzu arayan dolu insan !
Görebileceğim kapsama alanında sessiz dağılıyorlar ...
Arkalarından bakıyorum ...
Neyse en azından olay çıkmadı ...
Olay bunların televizyon kanalı ...
Bu kanaldan eyvallah diyorum ...
Ama hala düşünüyorum ...
Lan bunların ne işi vardı burada ?

Not : 6-7 bira sonrası maçın başlamasına yarım saat var , çıktık gidiyoruz .Döndüm arkadaşa ; ''Ne güzel olurdu şimdi şu Bursalılar önümüze çıksa'' ... Cevap ''He valla'' ...

Kasımpaşa Maç Sonu !

Kasımpaşa maçı bitti , kapalıdan çıkıyoruz . İstikamet aşağısı . İtiş kakış , kalabalık derken tam Kartal Yuvası'nın önünde bir grup . Tahminen 20-30 kişi . Bekliyorlar . Eller kollar göğüste birleşmiş suratlar mahkeme ! Üstlerinde ne Beşiktaş forması ne de atkısı ! Bir tanesinde eski bir kukelata var siyah beyaz , o kadar . Bilgisi olan , gören veya duyan var mı bilmiyorum . Blogları araştırdım bununla ilgili hiç bir şey yazılmamış . Ya da ben gözden kaçırdım . Nedir bu durum ? Sanki çıkışta kız yüzünden meydana gelen liseler arası kavga durumu gibi sezdim ben . Yanılırım inşallah !

Anlayana ...

Yeteeeeeerrrrr Yıldırım Demirören Yeeeteeeeeerrrrrr
Başkan Olsana Başkan Olsana Gaziantep'e Başkan Olsana
Temizlesene Temizlesene Bütün Tribünü Temizlesene
Temizlesene Temizlesene Federasyonu Temizlesene
Adam Tutsana Adam Tutsana Kavga Edecek Adam Tutsana
Adam Tutsana Aadam Tutsana Kongrede de Adam Tutsana
Hoca Olsana Hoca Olsana Milli Takıma Hoca Olsana
Yönetim İstifa Yönetim İstifa
Eyyamcı Hüseyin Eyyamcı Hüseyin
Şerefi Olan İstifa Eder Şerefi Olan İstifa Eder
Kim Gelirse Gelsin Adam Gibi Gelsin
Beşiktaşımıza İyi Şeyler Versin İyi Şeyler Versin


Her Zaman Her Yerde ...

Besiktasli Bloglar Agi

Mustafa Kamil Editoğlu

Penaltıları vermiyorsun , önünde faul oluyor görmüyorsun , sarı kartı es geçip bir de terse verip çıldırtıyorsun . Bünyamin 'in izindesin , mesai yok lehimize gelince hep izindesin . Seni hakem yapan ile alakalı çok güzel bir cümleyi Kapalı söyledi zaten . Sana ve senin gibi düdüklere rağmen bu takım seve seve şampiyon göreceksin . Yastığa başını koyduğun zaman baş başa kaldığın vicdanına selam söyle . Gecenin güzelliğine düşürmeye çalıştığın gölgelerde kalasın inşallah . Abuk !

Yazmışız zamanında . Fikrimiz değişmedi değişmeyecek . Arda Turan Fenerbahçe maçı düşünülerek atılmıyorsa , aynı hareketi yapan Tayfun sarı ile cezalandırılıyorsa ve bu iki hareket arasında sadece 15 dakika oynuyorsa söylenecek tek şey Editoğlu !

Beşiktaş - Kasımpaşa 2-1


Maç öncesi kadrolar açıklandı ve Nevizade Sokak Biraevindeki Murat Abi'ye birer bira daha söyledik . Bu Mustafa Denizli ekonomiye can vermek istiyor olmalı ki Beşiktaş'a ve Beşiktaşlı'ya için diyor . İçin ki tekel bayi kazansın , işçi kazansın , arpacı kazansın ama Beşiktaş bir arpa boyu ilerlemesin ! Bugs Bunny bile şapkadan çıkan Mustafa Denizli tavşanları ile yarışamaz . Hodri meydan iddia ediyorum ; basında çıkan muhtemel kadrolara inattır bu kadro farklılıkları . Bakıyor kargalara , okuyor muhtemel 11 bölümünü , değiştiriyor tahtayı , veriyor karşı takımın en önemli oyuncusunu markaja , gerisi çağdaş futbola nanik yapma ! Kariyeri boyunca o kadar çok eleştirmişler ki kişisel intikamını Beşiktaş üzerinden uyguluyor . Bunun başka izahı olamaz . Ya da demin belirttiğim gibi ekonomiye can veriyor ...

Vasat bile değil Beşiktaş . 4-3-3 oynuyoruz ama kanatlarımız Haydar'ınkilerden hallice . Nihat tamam da Yusuf sol açıksa ben de kapalıyım bu anlayışa ! Kanatsız Kartal olur mu , oluyor vallahi yıllardır ama bu kadar oluyor . Geçen sene iki kupa kazandığı zaman da saçlar beyazlıyordu . Şimdi de . İsmail yalama oldu çocukcağız . Kız arkadaşına mesaj çekiyordur akşam beni seyret diye ; ama hep sözünü yiyordur sonra ayrılık ! Bilmiyor ki ne zaman oynatılacağını . İbrahim Toraman 2 yıl önce en son Trabzon maçında ön libero oynamıştı sanırım . Hani kırmızı kartla atılmıştı da hakem eşitlemek adına Barış Memiş'i de kızartınca Eyyamcı tezahüratları yükselmişti kapalıdan . Yine verimsiz ve elini kolunu sallayanın anında geçip gittiği bir orta saha ! Fink ; 107 gol yiyen takımın teknik direktörünün dinamosu olarak hatıralarda kalacak bu gidişle . Cisse'yi yollayan zihniyette problem varmış demekki . Ernst'in gördüğü her kartta Mustafa Denizli'yü düşünüyorum mekanım kapalı ! Adamın psikolojisini bozdun , tek başına yalnızlığa itildi . Sağ bekte Rıdvan'ı görsek kapalının eski açığa olan kısmı toplanıp hep beraber danaya gireceğiz ! Geleceğimiz Rüştü müdür , Yusuf mudur veya Üzülmez midir ? Tabata iyi oynadı dedik 1 saat oldu olmadı onu da oyundan aldı . Uğur İnceman tercihinin kaçırdığı gol ile cevabını kendi almıştır ümidiyle bitirmek istiyorum cümlemi , eleştirim kalmadı . Ha son olarak ; istikrarın ne olmadığını anlamak için 2 gün sabredin Wolsburg maçında bu kadro hepten değişecek !


Endişelerin yerini protestolara bıraktığı Nihat'ın yıllar sonra attığı gol bu tribüne inancımın yeniden pekişmesini sağladı . Geçen haftaki Gündoğdu'da İşte Biz Kötü Günde Hep Omuz Omuzayız kısmında her sağduyulu Beşiktaşlı birbirine anlamlı anlamlı bakmıştı . Bu sefer korkulan ve beklenen olmadı . Tüm kapalı tek bir ses tek nefes oldu . Önce sahadakileri destekledi , yeri geldiğinde de karşısındakine geçirdi . Revna Hanım televizyon başında alkışlamış diye duydum ama söyleyenlerin Yıldırım Demirören'iyim ! Benim için maçtaki tek olumlu hareket uzun yıllar sonra ilk defa kendimi o tribüne ait hissetmemdir . Zaten sahada birşey yok , rakip kötü , hoca sanki 70'li yıllarda Ajax ile oynuyormuşcasına rakibe markaj vermiş , Ernst'in koşmaktan anası ağlamış ... Ne varsa tribünde var , çok demokratik bir tepki var . Gerçi bu ne geçen hafta yaşanılanları unutturur ne de takıma geri dönüyoruz açıklamasını . Bir adım çekildim daha iyi görebilmek için k(ç)arşıyı ...

İnönü'de bir herhangi bir Beşiktaş maçından bahsederken hakemden bahsetmezsek olmaz . Standardın çiftesini izlemek istiyorsanız buyurun İnönü Stadı'na . Hüseyin Bey baktı düdük çalıyor tepki hala başkana , o düdüğü aldı gözümüze soktu . Bir gün sonra kendisini defalarca bu sitede andığımız ve sağolsun bizleri hiç utandırmamış Mustafa Kamil Editoğlu ile karşılaştırmalı kötü performansını maçın son anına sakladı . Kasımpaşa'nın avantaj pozisyonlarını geçtim o geçmedi . Sanırım kırmızı Ferrari hayalini gerçekleştirmek istedi ! Editoğlu bile çalardı senin neyin eksik öyle değil mi ? Zaten bizim ne haddimize rahat rahat maç seyretmek , başkanla uğraşıp çimdekilerle ilişkiyi kesmek ! Hafızama güvenmem ama hatırlamıyorum keyifli ve rahat bir maç izlediğimi ... Hüseyin Göçek Mustafa Denizli'ye uydu , bir penaltı uydurdu , vicdanı rahat mı uyudu , işte orası muamma ...

Son olarak sizlere bir soru sormak istiyorum doğruları götürmeden doğruyu bulmak adına ... Şirketiniz var cirosu milyon euro olandan . Ülke çapında ilk yüzdesiniz . Hani diyorum şirketinizi borçlandırır mısınız önünüzdeki yıllara yayarak ? Devamlı müdürünüzü kovar mısınız ? Personel alır mısınız hiç bıkmadan ? Basına , borsaya ve diğer şirketlere abuk subuk açıklama yapar mısınız ? Her kriz & kaos ortamında bir kez daha çuvallar mısınız ? Sorular uzar gider ama bunların her cevabının birebir karşılığı , istifa , kovulma , atılma ve batmaya çıkar . Peki kendi şirketinde bunları yapsa sonucuna katlanacak olan Yıldırım kişisi ne diyor ? ''2010'da adayım . '' Issızlaşırsın inşallah !

Bjk Bloglar


Blog aleminin sayılı Beşiktaş'lı bloglarından haberdar olmak artık çok daha kolay.
Bir fikir-düşünce eyleme dönüştü ve Bjkbloglar.com yayın hayatına başladı.
Haydi o zaman Omuz Omuza.

Katılmak için info@bjkbloglar.com 'a mail atmanız yeterli.
Tabi ki esas koşul Beşiktaş'la ilgili içeriğe sahip bir blog olmalıdır.
Elimizdeki bütün Beşiktaşlı blogları ekleyebilirdik ama önce sormanın gerekli olduğunu düşündük. Site ile ilgili gözünüze çarpan bir hata ve-veya isteklerinizi mail yoluyla bildirebilirsiniz. Blogunu eklemek için mail gönderen herkes sitenin araçlar kısmından Omuz Omuza standına uğrayıp kendine yakışanı giysin.

Not: Sitenin domain ve server işlerini halleden yakın arkadaşımız Umut'a (umut903) ayrıca teşekkür ederiz.

(askapuska ve şairler parkı)

16 Ekim 2009 Cuma

Şevket Belgin

Eski Beşiktaş Asbaşkanı Mahmut Şevket Belgin`e Beşiktaş Camiası adına sonsuz teşekkürler ...

Merhum Şevket Belgin`in, vasiyet olarak Beşiktaş Jimnastik Kulubü`ne bıraktığı evinin satışından elde edilen 600.000 USD, kulübün kasasına girdi ...

Büyük Beşiktaşlı olduğunu bildiğimiz Mahmut Şevket Belgin`e minettarız ...

BEŞİKTAŞ CAMİASI, BÜYÜK BEŞİKTAŞLIYI ASLA UNUTMAYACAK !

Murat Şah AKDOĞAN / HABER 1903

Daha bunun üzerine eklenecek bir şey yok sanırım ... Mekanın CENNET olsun ...

Okur Köşesi # Haydar Dümen Suyu

Yazgımızda okur köşesi yapıp sorulara cevap vermek de varmış , ne güzel ! Hem de bildiğim yerden çıktı soru , dün gece hep buna çalıştım elektrikler kesilmeden . Alper gol gol gol :)

Soru : 35 yaşında biri olarak hayatımda inönü stadı değil istanbul bile görmemiş biri olarak ben bir pazar günü eşimi ve 2 kızımı alıp inönüye bjk maçına gelsem güzel ve rahatça oturarak maçı izleyebilirmiyim.hangi tirbünü tavsiye dersin mesela bana.yağmurdan falanda kızlarım dolayısıyla korkarım ben.kapalıya girebilirmiyim.alacağım biletin karşılığı koltuklara rahatça oturup sağımda solumda itiş kakış olmadan usturupluca maçımızı izleyebilirmiyiz acaba.ne kadar küfür olur mesela.yada stad içinde veya çevresinde maçı beklerken ailece vakit geçirebilceğimiz bişeyler yiyip içebileceğimiz bir yerler varmıdır.beşiktaş müzesi açıkmıdır.beşiktaş lisanslı ürünlerini satan yer varmıdır statta açıkmıdır.
ne sormak istediğimi tam olarak anlatbildim sanırım inşallah.
cevabı dediğim gibi gerçekten bilmiyorum.eğer vereceğin cevaplar olumsuz ise o zaman beşiktaşın en büyük problemi stat tır diyeceğim bende çünkü.ve rahat maç izlenmesine engel olanlardır diyeceğim bende.

Cevap : Öncelikle en büyük eksiklik İstanbul'u görememek . Bunu bir an önce gidermen gerek . Sonrası kolay , en nihayetinde tek aşk Beşiktaşk ! Elbette tüm aileni alıp getirebilirsin her hangi bir Beşiktaş maçına . Derbi maçlarını hariç tutuyorum . Küfür , bilet bulma sorunu ve kalabalık babında . Bunun dışındaki maçlarda güzel , rahatça oturabilirsin numaralıda , kapalının kenarlarında ya da eski - yeni açıkta . Yağmurlu bir havada numaralı tribün ve kapalı üstü tercih edebilirsin . Kapalı altın çoğu yağmurdan ıslanır maalesef yukarıdaki çatıya rağmen . En pahalı tribün numaralıdır , sonra kapalı üst , kapalı alt , yeni açık ve eski açık diye sıralanır . Hepsinde ailen ile rahat rahat maç seyredebilirsin . Mesela kapalının en güzel göründüğü yer numaralı tribündür . Sosyete diye tabir edilir . Nasıl bir sosyeteyse ! En çok bağırılan yer ise elbette Kapalı , çArşı'nın mekanı . Küfür yok mu , var . Ama rahatsız edecek boyutta asla değil . Gerçi maçın tansiyonuna da bağlı biraz . Açıklardan yeni olanın üstü hafif kapalıdır , yağmur almaz . Yani az alır . En önemli özelliği ise 3. katından bakarsın ; hava güzelse karşında boğaz kalbinde Beşiktaş . Daha ne olsun ! Eski açık ise yıllardan beri emeklilerin , sessiz sakin insanların tercih ettiği bir tribün olarak aklımda yer etmiştir . 100. yıldaki kombinem eski açıktı . Gerçekten de sessizdir , sadece maç ile ilgilenilir . Ben itiş kakış görmeyeli 10 sene oluyordur sanırım , giriş - çıkış çok kolay . Kapalı farz ise alt tarafı tercih etmeni öneririm , hem sahaya yakın hem de sağ ve sol kenarlarında rahatça ailenle maç seyredebilirsin . Elbette kapalı üstün kenarları da müsaittir mevzubahis maçı rahat seyretmek ise . Oturma konusu biraz göreceli tabi . Hayatımda hiç bir maçta oturmadığım için nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum . Ama sanırım oturan taraftar gördüm gibime geliyor sanki kapalıda maç esnasında (lan devre arasında mıydı yoksa o?) . Kapalı alt - üstün orta tarafı biraz karmaşıktır , tavsiye etmem . Ama İnönü Stadı kapalı tribününde ailece maç seyretmene engel olacak hiç bir şey yok garanti veririm . Ki bahsettiğimiz yer dünyanın en ateşli taraftarlarının bulunduğu yer . Gerçi şimdi ateşleri ile sağduyuları karıştı ya neyse !

Maç öncesi ; önemli bir kültürdür bana göre . İngiliz publarında büyümediğimizden kendi çapımızda yaşattığımız bir gelenektir arkadaşlar arasında . Maç öncesi buluşuruz ; ya Taksim (ki dünyanın en güzel yeridir) Nevizade'de Beşiktaş formalarımızla yerimizi alıp muhabbet ve Beşiktaş baldan tatlıdır kavramını hayata geçiririz ya da Kazan'ın yakınlarında (Beşiktaş semtinin göbeğindeki bir meyhane) mevkimizi belirleriz . Taksim - Beşiktaş arası 10 dakikadır dolmuş , otobüs ve taksi babında . Taksim - İnönü arası yine 10 dakikadır finüküler denilen bir araçla . Beşiktaş'ta da olsan Taksim'de de otursan ailenle yürüye yürüye , çevrende Beşiktaş formalı gençlerle rahatça ulaşabilirsin mabede . Ailece oturup maç öncesi vakit geçirebileceğin sınırsız mekan vardır hem Taksim'de hem de Beşiktaş semtinde . Köyiçinde dışarıya atılmış masalar ve restaurantlar hep Beşiktaş'tır , Beşiktaşlıdır . Ayrıca hala yitirmediğimiz hoş bir davranıştır , kadın gören insanın küfürlü tezahüratı lay lay lay ile ikame etmesi . Kız arkadaşımla geçen sene Canım Ciğerim denilen bir meyhanede şampiyonluğa giden yola şahit olduk , yan masalardan gelen mecburi lay lay lay sesleriyle . Şşşşt bayan var bayan var engellemeleriyle . Merak etme güzel insanları hala kaybetmedik , keyif alacaksınız her şekilde özellikle ailenle .

Beşiktaş Müzesi Pazar günleri ve maç günleri dışında her gün saat 10:00-17:00 saatleri arasında açıktır . Lisanslı ürün almak için ise İnönü Stadı kapalı tribünün altında koskoca iki tane Kartal Yuvası mevcut . Yani stada geldin yarım saat önceden ve birşeyler alacaksan , alışverişini yaparsın , sonra da 2 dakikada staddaki yerini alırsın . Ayrıca Beşiktaş semtinde de bir tane var bildiğim .

Ezcümle ; bu güne kadar neler kaçırdığını anlamak için İstanbul'a ve bir Beşiktaş maçına gelmeni isterim . Pişman olacaksın daha önce neden denemedim diyeceksin . Dolmabahçe'nin kokusu , manzara , boğaz , siyah beyaza bürünmüş semt , seyyar satıcılar ve herşey . Anlatmak olmaz eksik kalır illaki . Keyfini kaçıracaklar sadece çimlerde , zaten gerisi de hikaye ...

Saygılarla ...

14 Ekim 2009 Çarşamba

Kasımpaşa Kombine Forever

Kasımpaşa, yoğun istek üzerine kombine kart satışlarına yeniden başlamış . Kaçırmayın demekten yoruldum . Futbolu seven , İstanbul'da oturan ve Fenerbahçe veya Beşiktaş'ı tutup deplasmana gelip tek bir maça 120 lira vermek istemeyen hemen alsın derim . 24 Ekim Cumartesi günü saat 17.00'ye kadar süre koyulmuş . Hala 100 lira ve satışlar sezon başında olduğu gibi yine Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda .

Not : Aklımdayken söyleyeyim ; geçen hafta Denizlispor maçında gelişen olaylardan sonra içinizde hafif bir antiKaragümrüklülük duygusu gelişmişse bile düşünülebilir ...

Allah Sonumuzu Hayır Etsin


Temizlik # 1 Tribünlerin içine paralı adamlar salındı
Temizlik # 2 ForzaBeşiktaş kapandı
Temizlik # 3 ?

Pişkinliğin Bile Bir Gurur Vardır !

Sevgili Beşiktaşlılar

Beşiktaşlılık insana huzur veren 106 yıllık çok güçlü bir bağdır. Bu bağın yıllar içinde oluşturduğu taraftar kültürüyle Beşiktaşlılar, kulüplerine, futbol takımına ve renklerine gönülden ve inançla bağlanmışlardır.

Beşiktaşlı olmanın getirdiği bu güçlü bağı zaman zaman zayıflatmak cüretini gösteren kişi ve gruplar çıkacaktır (senin gibiler) . Bunlar kimi zaman içimize sızmaya çalışarak, kimi zaman dışarıdan güç kullanmaya çalışarak, saygın kulübümüze ve ayrıcalıklı Beşiktaş taraftar kimliğine zarar vermek isteyecektir .

Beşiktaş’a gönülden bağlılıkla ilgisi olmayan ve Beşiktaşlı olarak kabul edemeyeceğimiz bu kişi ve grupların futbolu, şiddet yaratma alanı olarak gördükleri unutulmamalıdır. Takımını desteklemeye gelen her bir Beşiktaşlı taraftarıma zarar vermeye çalışan bu kişi ve gruplara karşı, gereken tüm ciddi önlemler alınacaktır (kendine nasıl önlem alacaksın?) .

Bununla birlikte tribünlerimize sızarak zapt edilemez ve yıkıcı davranışlar içerisinde tutum sergileyerek, taraftar kimliğine, kulüp imajına ve marka değerine zarar vermek isteyenlere karşı tüm Beşiktaşlılar dikkatli olmalı ve kenetlenmelidir (kenetlensek esamen okunmaz , ona da izin vermiyorsun ki) .

Sevgili Beşiktaşlılar
Oyuna gelmeyin, bölünmeyin (sen böldün)

İnönü Stadyumu bizlerin birbirine sevgi ve saygı ile bağlılığımızı yaşadığımız yuvamızdır. İnönü Stadyumu Beşiktaşlıların aileleriyle, eşleriyle, çocuklarıyla kendilerini güven içinde hissettikleri özel bir mekandır (geçen maç kimse güvende hissedemedi , sen karşımızda gülerken) . Bizler burada üzüntüyü, sevinci, coşkuyu, arkadaşlığı, kardeşliği çok uzun yıllar, sevgi ve saygıyla paylaştık.

Bu birliktelik içerisinde her bir Beşiktaşlımın sadece demokratik olan tepkilerini saygıyla karşılıyorum (saygı eşittir Karagümrüklüler!) . Bazen hata gibi algılanan başlangıçlar ve geri tepmeler yaşayabiliyoruz maalesef. Ancak yaşanan deneyimler göstermiştir ki biraz sabır gösterildiğinde ve destek verildiğinde hata gibi algılanan kararların, bizlere ayrıcalıklı mutluluklar yaşatacağı gerçeğidir (tek mutluluk gidişin olacaktır) .

Bu nedenle, sizleri yanlış yönlendirmeye çalışanlara karşı daha güçlü kenetlenmeye davet ediyorum. Beşiktaş’ınıza ve ortak olduğunuz değerlere sahip çıkın. Zor günleri kolaylaştırın, Beşiktaş sevginizi, birbirinizle, kulübünüzle bu değerli formayı giyerek sizlere hizmet eden oyuncularınızla paylaşın. Futbolcularımız bizim değerlerimizdir. Formamızı temsil eden her sporcuya sahip çıkmak, renktaşına sahip çıkmak, kulübüne sahip çıkmak her Beşiktaşlının asli görevidir.

Yıldırım Demirören
Beşiktaş JK Yönetim Kurulu Başkanı (hadi lan oradan)

Elveda


Çoktan uçmuş güvercin tahta masam devrilmiş
Can dostum çomar uykuda
Tatlı komşu Ayşe teyze Emekli Salih Öğretmen
Hepinize hepinize elveda
Dostlar elveda
Gözlerim kurşun gibi ağır ağır kapandı bu gece
Elveda

Temizlik Sloganı !


Bu yazıyı yeni gördüm , başkanın temizlik kampanyası üzerine yazılmış gibi geldi . Gelir gelmez de bende sigortalar iflas etti . Bugün itibariyle Forza Beşiktaş sitesine yazı yazmayacağım . Girişteki bembeyaz takıma geri dönme temizliğine alet olmayacağım . Ne Beşiktaş çArşı'nın sahipleneceği bir şeydir ne de en çok onlar Beşiktaş'ı sevecektir . Duruşum kişiseldir ve bu tür bir site benim ait olduğunu sandığım yer asla değildir ...

Elveda Forza ...

13 Ekim 2009 Salı

Ben Mutluyum Tüm Delik Deşikliğimle


İki kupadan sonrası hüzünün Beşiktaş'çası tüm kitapçılarda . Alışmışız kahıra siyah saçın beyazlamasına . Futbolcular kaleye o topu atamaz Kartal gol gol gol söylemine inat . Soyadındaki şehirde deniz olmayan Büyük Mustafa , karasal iklime mahkum bırakır bizi ama diğerleri hep ılıman , şansal ve erman ! Medya oynar fidayda iki büyük vardır biri renklidir diğeri daha da renkli . Bukelamun da renklidir değiştirmez ama onurunu zilli ! Siyah beyaza yer yoktur popüler Bebek cafelerinde okunan renkli manşetlerde . Hayat gibi ,Türkiye gibi bir türlü olamamanın filmidir Beşiktaş , başımız sağolsun Halit Refiğ vefat etti . Kapalıda hayat boyu rahat maç izleyenlerin sayısı ile Beş Parmak Dağları arasındaki bağlantıdır bu teyakkuz hali . Hiç bir zaman başarı dolu bir geçmişimiz olmadı hay gelmişini geçmişini ... Ama başarıszılık da değil bu , benim şerefli ikinciliğim senin şerefsiz birinciliğini döver ! Ezik söylemi ile karşındaki boynu büküğü ezdiğini sanan aşağılık kompleksinden hallice insanların dünyasında tüm istatistiki bilgiler ve kupalar müzenize girsin ! Ben mutluyum tüm delik deşikliğimle . Layığımla yönetilmiyorum ki ne ülkede ne de kulübümde . Kimi Raikonen suçluyorsun neyi neyle ? Paf takımı çıksa sahaya işte o zaman desibelin anlamı olacaktı tüm Guinesslerde ! 2 kupanın bedeli Topuz , 3 sene üstüte şampiyonluğun bedeli Ankaragücü 8-0 , peki Demirören ve türevlerinin paha biçilmez bedeli kırmızı-siyah atkılarıyla kudurmuşlardan yenilen dayak mı olmalı ? Taraftarı kullananların düz yolda otomatik vites araba kulllanamayanlardan olduğunu hissetmek ne acı ! Stad yapılsa hüznün başkentine ve Fulya'yı özleyenlerin paralelinde , semt takımı kalır mı Japonya'da açılan çArşı pankartı varoldukça ? Kupa mıdır ya da madalya mıdır bu ülkede Pazartezi günlerinin başı dik olma gerekliliği yoksa eski duruştan örnekleme gayretleri mi ? Sadece 8 harf ise ve sadece Beşiktaş ise hayat , eee hayat da Beşiktaş ! Gerisi Arko bile değil ı harfi olmadan traşşş . Her halükarda ilk maçta Gündoğdu skora göre değil ruha göre seslenmeli , Kartal gol gol gol önce fileleri sonra boğzaları delmeli , Bitmesin Dertler hiç durmadan söylenmeli . Vazgeçmek tutsak olmaksa o seti kapmaya çalışanın vay anasına ! Zira ne düşman , ne yönetim ne de her kim olursa olsun ne mutlu Beşiktalıyım diyene , kim nerede Beşiktaşlıyım derse ve dedirtirse . Bazen sevinç bazen keder değil hep keder olsa bile cidden söylüyorum ne mutluyum Beşiktaşlıyım diyene ...

çArşı # Suçlu Ayağa Kalk

Önce Sen !


Yıldırım Demirören, ''Son zamanlarda Beşiktaş'ın yanlış yönetildiğine dair ifadeler var. Bunlar yanlış ve yanlı açıklamalardır. Büyüklerimiz, aynı taraftar olaylarının kendi başlarına geldiğini unutmamalı. Ben bir karar verdim, bu tribünler temizlenecek. Bu tribünleri hep beraber temizleyeceğiz. Camiayı buna davet ediyorum'' diye konuştu.

Bahsedilen temizlik ; çer , çöp , hijyen babında ise tüm benliğimle katılıyorum . Çekirdek , kül , izmarit , su vb. maddelerden dolayı çok kötü bir görüntü oluşmakta her maç . Koltuklar oturulmayacak derecede kötü , eski ve bakımsız . Tüm stadın güzel bir temizlikten geçmesi gerekiyor , katılıyorum ...

Ancak bahsedilen temizlik ; küfür , olay , kavga ve taraftar babında ise bunlara sebep olan zaten sensin ! Para ile bilet verip protestoları engelleyeceğini düşünerek kardeşi kardeşe vurdurttun sen . Aleyhine açılan pankartları indirdin , 2 kupayı unutma vefasızlık yapma pankartını hazırlattın sen . Kapalının içine o iğrenç kollarını uzatıp taraftarı birbirine düşürdün sen . Bir de temizlik mi istiyorsun ? Önce sen temizlen , zaten akan pis suyla tüm tribünler temizlenir merak etme sen !

12 Ekim 2009 Pazartesi

İnadına Kırmızı


Aşağıdaki satırları okurken gözlerinize inanamayacaksınız falan demeyeceğim . Alışmış kudurmuştan beterdir . Beter olduk artık Süveyş'e döndük ! Yuki The Zorba'ya selamlarımı yollayıp ben senin yerinde olsaydım ; o formayı pembe zihniyetli yönetim gidene kadar giyerdim . Canlı yayında , stadda ve görebilecekleri her alanda . Giy abiciğim , giydir abiciğim !

''Kongre yaklaşıyor. Herkes bu doğrultuda kafasından geçenleri temenni ediyor, talep ediyor falan... Kulüp kurumsallaşsın diyen de var, Hikmet Abi formülünü benimseyen de...

Bunlar dert değil---miş... Bugün Yenilsen de Yensen de'de parasını verip aldığım kırmızı bir forma giydim. Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün orijinal renkleri Balkan Savaşı'na kadar herkes bilir ki, kırmızı ve beyazdır. Yıllarca kırmızı bu formanın bir parçası olmuştur. Teknoloji gelişip, tekstil ucuzlayınca bu kulüp lisansıyla kırmızı formalar da üretilmiştir falan... İşte benim programda giydiğim, lisanslı kırmızı formaya yönetim tepki göstermiş, "bir daha giymesinler" demiş... Siyahlara, beyazlara tepki yok, eski olmasına tepki yok. Tepki kırmızı formaya... Pembe kazak hikayesine benziyor biraz... Hayır, yeni ürün alın dese söyleyecek şeyimiz az. Beğendiğimiz, aldığımız forma gardırobumuzda duruyor, çıkarır giyeriz. Mesele kırmızı formaya verilen tepki... İlginç bir kulüp oldu Beşiktaş, sanırım gün bir daha doğmayacak!''


EkşiBeşiktaş

Ha Bu Arada ...

Fantezi Futbol Açısından Beşiktaş-Kasımpaşa

Hafta sonu maçlar bitip sonuçlar açıklandıktan sonra hayat devam ediyor kavramından hareketle bir sonraki haftanın fikstürüne göz gezdirilir . Bu devinim sırasında amacı ; galip gelmesi muhtemel olan takımı ve istatistik yapacak oyuncuyu bulmak olan kişinin birazdan bahsedeceğim türde karşılaşma fark ettiğinde gözleri ışıl ışıl parıldar . Bu öylesine güçlü bir parıldamadır ki ; sanki önümüzdeki haftanın şimdiden birincisi olmuş , kaptanından 5486 puan almış , hatta kendisini ''Dünya yok edilsin'' düğmesine basmak üzere olan çılgın bir profesörü son anda engelleyen kahraman gibi hissetmektedir . En azından benim için durum böyle !

Önümüzdeki hafta sadece renklerine gönül verenlerin değil , yukarıda bahsettiğim üzere tüm fantezi futbol kapışmacılarının dikkat edeceği bir karşılaşma var ; Beşiktaş - Kasımpaşa . Bırakın tartıya koymayı yan yana yazıldıklarında bile siyah - beyaz tarafın ağır basacağı bu süper lig mücadelesi öncesi aklıma takılan , sizlerle paylaşmak istediğim ve bazı istatistiki verilerle bezediğim bir yazı yazmak istedim . Zira ne kadar kolay gözükse de benim düşünceme göre pek de öyle olmayan bu mücadele için sizleri uyarmak boynumun borcudur . Özellikle aramızdaki bazı çakal arkadaşlarımın kadrolarının hakim renginin benim kişisel sevdam ile benzeşeceği göz önüne alınırsa oldukça önem arz ettiğini belirtmek isterim .


Her sene ülkemizde , adı sadece ''süper'' olan ligimize yükselmiş ve yükseldiği gibi de düşmüş takımlar hasıl olur . Taraftarı ateşli ya da hiç yok , şehir takımı olan veya olmayan , ünvanında o belediyenin adı geçen veya holding şirketi bünyesinde olsun olmasın ; öncelikle kendilerini süper lige çıkarmış hocalarına vefasızlık ile başlarlar bu boyu devrilesiciler . Sonra da 17-18 oyuncu alarak yeni baştan takım olmak adına ahmakça yol alırlar . Bu oyuncular genellikle tecrübeli olup , halı saha kıvamında maç performansına gerilemiş ve kadayıf - kıç kılı paritesi verimli arkadaşlardır . İlk 4-5 maçta forvet oyuncularının ceza sahasında değil de , santrada oyunu başlatmak amacıyla topla buluştuklarını kavradıkları an Yılmaz Vural ve Güvenç Kurtar türevi , o sırada LigTv'de yorumcu olan veya denenmekten maalesef bıkılmamış Türk hocalara sığınırlar . Burada yönetememe becerisi yüksek olan Türk yönetici tarzı ortaya çıkar ki ; bunu kalemine oldukça güvendiğim Seçkin Köksal arkadaşıma devrederek başka bir yazı konusu olarak hızla geçiyorum . Ki kendisi ihmal etmektedir bizleri ve siteyi , bekliyoruz en kısa zamanda güzel bir takım analizi ! Neyse , yeni hoca gazıyla bir beraberlik ya da galibiyet kopartabilen takımın havasından geçilmez , hocası ''Daha çok işimiz var'' , yöneticisi ''Hocamıza güveniyoruz'' der , medya ise sezon sonu düşmesi en muhtemel takımın hocasının fotoğraflarını kahraman edasıyla gazete , televizyon ve sitelerine boy boy yapıştırır . Buraya kadar her şey normaldir ancak kimse o ana kadar kaybedilen puanlardan , yapılan hatalardan ve yönetemeyen yöneticilerden hesap sormayı akıl etmez . Takım iki-üç haftalık gazın kesilmesinden sonra olduğu yerde çakılı pozisyonda ligi tamamlar , hoca bir sonraki görevi için LigTv’de yorumcu kimliğine geri döner , futbolcular saçlarının arkasını uzatarak ikinci lig topçusu sıfatına hak kazanır ve yöneticiler pişkinliğin Türkiye versiyonundaki baş rolünün hakkını verirler . Taraftar cefakardır beklemek tek sığınacağı kelimedir , medya ise istatistik bilim midir bilinmez ama içinde mağlubiyet geçen bin tane istatistiki bilgi yayınlar .

Medyadan değilim ama her zaman yaptıkları kötü bir şeyi tekrar edeyim , önceki paragrafta bahsettiğim asansör takımlara örnek vereyim . Aşağıda listelediğim takımlar ; son 8 senede ligde yer almış , 34 maçlık maratonda en kötü galibiyet performansına ulaşmış ve düşmüş olup büyüklerle oynadığı maçlarda aldıkları ilginç skorları göstermektedir . Burada ilgi çeken şey tüm düşmüş takımların büyüklere bir maçta da olsa çelme takmasıdır .


2009-2010 Kasımpaşa 0 galibiyet
Kasımpaşa 1 – Galatasaray 3 (Bu maçta deplasman ekibinin nasıl zorlandığını bilmeyen yoktur umarım)

2008-2009 Hacettepe 5 galibiyet
Hacettepe 2 – Galatasaray 0
Hacettepe 2 – Beşiktaş 3 (BFFK toplanmasına denk gelen karşılaşmaydı ve sanırım çoğu kişi nasıl bir maç olduğunu hatırlayacaktır)
Hacettepe 2 – Fenerbahçe 1

2007-2008 Kasımpaşa 8 galibiyet
Galatasaray 0 – Kasımpaşa 1
Kasımpaşa 0 – Trabzon 0


2006-2007 Sakarya 4 galibiyet
Sakarya 1 – Trabzon 0
Sakarya 1 – Beşiktaş 1
Beşiktaş 0 – Sakarya 0
Sakarya 2 – Fenerbahçe 1


2005-2006 Diyarbakırspor 8 galibiyet
Diyarbakırspor 3 – Trabzon 0
Beşiktaş 1 – Diyarbakıspor 1
Fenerbahçe – Diyarbakırspor 2

2004-2005 Akçaabat Sebatspor 3 galibiyet
Akçaabatspor 2 – Beşiktaş 2

2003 – 2004 Elazığspor 5 galibiyet
Elazığspor 2 – Galatasaray 2
Trabzonspor 2 – Elazığspor 2
(Trabzon o seneyi ikinci sırada kapattı)

2002-2003 Kocaelispor 6 galibiyet
Kocaelispor 2 – Trabzonspor 2
Beşiktaş 2 – Kocaelispor 1
(Beşiktaşlı olan arkadaşlar bu maçın nasıl kazanıldığını çok iyi hatırlayacaklardır . Dakika 89 , skor 0-1 idi , sezon onsunda Beşiktaş 100. Yılında şampiyonluğa ulaştı)

2001-2002 Yimpaş Yozgatspor 6 galibiyet
Yimpaş Yozgatspor 3 – Galatasaray 3 (O sene Galatasaray şampiyon olmuştu)

Kasımpaşa bu senenin en az galibiyet alacak olan ve düşmesi en muhtemel olan takımı pozisyonunda . 8 maçta aldıkları sıfır galibiyet bizlere sezon sonundaki yerleri hakkında fikir vermekte . Her ne kadar ligimizin kalitesini yerlerde süründürmekten çekinmese de bu tür takımlar , mevzubahis Fantezi Futbol olunca FF kapışmacısı için bulunmaz nimettir . Rakipten oyuncular alınır , kaptan yapılır hatta 4 oyuncu alınıp kadro rakip forma renklerine boyanır . Geçen seneki uyarılarım rumuzum olan ters manyel ile suçlansa da arşivde kayıtlarımız mevcuttur .

Link 1

Link 2

İşte Beşiktaş – Kasımpaşa maçı bu yüzden ayrıca önem arz etmektedir . En kolay olması öngörülen her maç zor geçer şehir efsanesinin gerçeklik payından biraz bahsettik , şimdi de sıra iki takımın form durumunda . Beşiktaş’ın içinde bulunduğu durum içler acısından hallice . Yönetim 6 senede tüm değerleri tek tek yok etmiş , takım 2 kupanın verdiği rehaveti içine sindirmiş , hoca doğup büyüdüğü topraklarda kalmış ve taraftar sonunda birbirine girmeye karar vermiş . Kongre rüzgarları , taraf tutan hakem - basın sorunsalı ve üstüne bir de kötü sonuçlarla şu andaki sıralama gösteriyor ibretlik durumu . Son Denizlispor maçında kazanılan 3 puan biraz olsun ayıp örtse de daha katedecek çok mesafe var takım kadrosu ve yönetimsel düzeyde . Gol kısırlığına çözüm bulamama ile birlikte gereksiz rotasyon kavramları takımın içine nasıl edilir kompozisyonunu ortaya çıkıyor .

Öncelikle Beşiktaş takımından oyuncu alacak arkadaşlar Ernst , Sivok ve Ferrari dışında daima büyük bir risk altındalar ! Bir maç ilk 11’de mücadele futbolcu sonraki maçta tribüne çıkarken , deplasman götürülemeyen sol beki kapalının önünde seyrettiğimiz çok olmuştur . İşte Beşiktaş’ın 2009-2010 sezonunda oynadığı tüm karşılaşmaların maç kadroları ;


Fenerbahçe : Rüştü, Erhan, Ferrari, Sivok, İsmail, Nobre, Bobo, Tello, Fink, Yusuf, Ernst.

İstanbul Büyükşehir Belediyespor : Hakan, Erhan, Ferrari, Sivok, İsmail, Nobre, Tello, Fink, Holosko, Yusuf, Ernst.

Antalyaspor : Hakan, Erhan, Ferrari, Sivok, Nobre, Bobo, Tello, Fink, İbrahim Üzülmez, Nihat, Ernst.

Gençlerbirliği : Hakan, Erhan, Ferrari, Sivok, Uğur, Tello, Fink, İbrahim Üzülmez, Holosko, Ernst, Nihat.

Gaziantepspor : Hakan, Ferrari, Sivok, İsmail, Tello, Fink, Nihat, Serdar, Holosko, Ernst, İbrahim Kaş.

Galatasaray : Rüştü, Ferrari, Sivok, İsmail, Ekrem, Nihat, Serdar, Yusuf, Ernst, Tabata, İbrahim Kaş.

Manchester United : Hakan, Ferrari, Sivok, Nobre, Tello, Ekrem, İbrahim Üzülmez, Serdar, Holosko, Ernst, İbrahim Kaş.

Kayserispor : Hakan, Ferrari, Sivok, Nobre, Bobo, Tello, Ekrem, Serdar, Ernst, İbrahim Kaş, Tabata.

CSKA Moskova : Rüştü, Ferrari, Sivok, İsmail, Nobre, Tello, Ekrem, Nihat, Holosko, Ernst, İbrahim Kaş.

Denizlispor : Rüştü, Ferrari, Sivok, Nobre, Ekrem, Fink, İbrahim Üzülmez, Serdar, Yusuf, Ernst, Tabata.


Siyah-beyazlılar , Süper Kupa , Turkcell Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'nde toplam 10 resmi maç oynarken , teknik direktör Mustafa Denizli tüm karşılaşmalarda farklı 11'ler sahaya sürerek şapkasındaki tavşanların kakasını çıkardı ! Medyayı , bizleri ve tüm fantezi futbol severleri yapılan muhtemel 11'lerde hep yanıltan Denizli , Fenerbahçe ile oynanan ve sezonun ilk resmi karşılaşması olan Süper Kupa'dan itibaren hep farklı kadroları sahaya çıkarıp , takımını aynı kadroyla üst üste 2 maça çıkarmadı . Fenerbahçe karşılaşmasından sonra ligdeki İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında takımını 2 farklı isimle sahaya süren Denizli , daha sonra bir önceki maça oranla sırasıyla Antalyaspor maçında 3 , Gençlerbirliği maçında 2 , Gaziantepspor karşılaşmasında 3 , Galatasaray karşısında 4 , Manchester United maçında 5 , Kayserispor karşısında 2 , CSKA Moskova deplasmanında 4 ve Denizlispor maçında da 5 değişiklik yaptı . Ferrari , Sivok ve Ernst dışında Beşiktaş’tan şu oynar diyebileceğimiz adam yok ! Bunları alsan gol atıp asist yapmışlıkları yok . Üstüne bir de tonla para ! Ne anladım ben bu işten ? 2 liralık İsmail’i alayım diyorsun Hoca oynatmıyor 5 kuruşluk keyfin piç oluyor . Rodrigo Tello diyorsun sakatlanıyor , sakatlanmayan kadroya giremiyor . Sözün özü Beşiktaş’a bu şartlarda güvenmek biraz riskli olmakta . Patlama illa yapacaktır ancak o maç bu maç mıdır Tunç Bozacılar şüphe duymakta !


Bunun yanında Beşiktaş – Kasımpaşa maçının ayrı bir önemi de taraftar yönünde . Tribün kovalayan arkadaşlar bilecektir ; Beşiktaş kapalı tribününde 20 seneye yakın bir geçmişe sahip , sayısı ve etkisi oldukça etkili bir grup vardır ; Karagümrük . Boyunlarında kırmızı – siyah atkılarıyla kapalıda yerlerini alırlar . Karagümrük’de oturan Beşiktaşılar’dan oluşur bu tayfa . Özellikle can düşmanları olan başka bir semt takımı olan Kasımpaşa (Fenerbahçe) ile çekişirler . Tüm Beşiktaşlılar çArşı’dır söyleminden biraz soyutlarlar kendilerini ve son yıllarda özellikle kongre ve tribünlerde etkilerini artırmışlardır . Geçen sene çArşı’nın fesih kararı sonrasındaki problemlerde ve bu sene son Denizli maçında olayların baş kahramanı rolüne soyunmuşlardır . Yıldırım Demirören’in parayla tuttuğu adamların görüntüleri ve üzerlerinde Beşiktaş’a ait hiçbir şey olmadan sete çıkarma yapmaları neticesinde kapalının yerli tayfası Kasımpaşa maçında inceden intikama hazırlanıyor diye duyumlar alıyorum . Dikkat ! Rakip Kasımpaşa bu grubun can düşmanı , Beşiktaş içinde Karagümrüklüler’e karşı bir nefret oluşmak üzere ve tribünler sadece bir kıvılcım beklemekte . Türkiye’de tribünlerin sahaya etki ettiği en önemli staddan bahsediyorsak skora olumlu yada olumsuz katkı ve maç anında çıkacak olayların yansıması nasıl olacak meraklar içindeyim . Dikkatinizi çekerim .


Son olarak Kasımpaşa’nın durumuna bakarsak Yılmaz Vural’ın ara gazı etkisiyle hiç de fena değiller . Azar Karadaş ve Moritz her an gol atabilecek kapasitede , Boukahari ise alakasız bir maçta bizleri almadık diye üzecek potansiyelde . Benim de staddan seyrettiğim maçta Galatasaray gibi güçlü bir takıma karşı onurlu mücadele etti , özellikle ilk yarıda farkı artıracak pozisyonları da buldu Kasımpaşa . Ancak sonuçta Galatasaray bu , boru mu ? Bir sonraki maçta ise Kayserispor'a direnen takım bu sefer istediğini ve ilk puanlarını aldı . Küçümsenen takımların rakiplerine yarattığı şokları ve yukarıdaki sezonlarda düşmüş takımların büyüklere karşı aldığı skorlara bir kez daha bakın . Bu maçta bir şey olmaz demeyin , her şey olur .

Beşiktaş sonuçta büyük bir ekip hatta bu gönüldeki büyüklüğünü tahmin dahi edemezsiniz . Kasımpaşa karşısında bir şekilde kazanmayı bilecektir . Gerçi son İnönü'de oynana maçta dakika 20 iken durum 0-2 Kasımpaşa lehineydi hatırlatmak isterim . Buna rağmen o maçı Beşiktaş zor da olsa kazandı . Ancak özellikle rotasyona uğramayan defans oyuncularına güvenenlerin dağlarına karlar yağabilir . Staddaki homurtulardan futbolcular etkilenbilir . Mustaf Denzili’nin bitmek bilmeyen tavşanları sizi şaşırtabilir ve her şeyden önemlisi herkesin yükleneceği bir maçtan kaçınarak fark yaratmak isteyen fantezi futbol kapışmacısı ön plana çıkabilir . Tercih sizin , ben nacizane yıllardır süregelen uyarılarımı yineledim . Unutmayın ki ben garip bir Ters Manyel ‘im . Fazlası değilim !