İbb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2011 Cumartesi

4/6 > 4/104



Bir gün sonra olmasaydı Kayseri'den dönüş uçağı, dün akşam gazete kağıdına sarılmış elde pastırma ile kaldırılan kupaya bu çocuk da ortak olacaktı. Trt Hd (herşey dahil) ve Bozbaykuş olan misafirlerim yerine gözlerimiz yaşlı, kalbimiz sevinç dolacaktı. Ha yine olmadı mı oldu, ama ahh orada olacaktım psikolojisi yok mu? Var!

Ersan Gülüm; oğlum ne yaptın sen? Cumhurbaşkanı o, Mahmut'un elini sıktın bitti mi sandın? Yandın oğlum sen yandın...

Evlenir misin benimle değil, benimle evlenir misin değil, ''Evlen Benle!'' O ne ki?

Tabirimi bağışlayın ama; Bu kadar kazma oyunculardan böylesine mütevazi ve göze hoş gelen bir futbol sistemi yaratan Abdullah Avcı'yı kutluyorum. 4 senede bu takımı kupada final oynattı. Bu denli yetenek fakiri takımı nasıl oynatıyor, kocaman bir soru işareti! Acaba elinde bir-iki yıldızı olsa, ya da mesela Beşiktaş'ta başarılı olur mu bu kadar yıldızla? Bence olur olur bal gibi olur, gol olur! Bu arada 'Yere Yatsana' muhabbeti de bayağı bir baydı artık! Son vermek lazım...

Guti ve Bobo maç sırasında bu takımdan gitmek ister gibi lakin maç sonu en çok sevinenler onlar. Hugo oğlum o ne biçim oynama, 5'e mi bastı Tolga abin, kendine gel. Fernandes'e bayıldım, o ne slalom, o ne lay lay lom! Tabata+2 milyona seneye bonservisi bizde!

Mehmet Aurellio'dan bırakın stoperi bu saatten sonra futbolcu olursa benden de ÖSYM Başkanı olur!

Penaltı atışlarını özlemişiz. Ama başka takımların olsa daha iyi olurdu, bir 10-15 dakika kendime gelemedim. Saç beyazladı, kilo gitti, sikinti vardı hocam, sikinti...

Stad tam dolmamış yoksa bana mı öyle geldi?

Bozbaykuşların ''Biz hiç final kaybetmedik'' pankartına istinaden, Fenerliler'in ''Biz hiç kupa görmedik'' pankartı ne hoş olurdu...

Acil sağa-sola bek lazım, ki geleceğe umutla bakalım; ''Bek To The Future!''

Ernst'i özledim, kupa töreninde gördüm, sevdiğimi televizyondan ilettim...

Dünkü kupadan sonra, o sevinci yaşadıktan sonra ve sahada o güzel adam Fernandes'i görünce; yeni sezon bir an önce başlasın diyenler parmak kaldırsın...

Bobo gitti, misyon tamamlanmış gibiydi zaten. 6 sene kaldı 4 kupa aldı ve gitti. Fenerbahçe'nin 104 yıllık tarihi kadar. Ne sofistike ama.. (O neyse?)

Artık gençlerle oynama ve Pazartesi günü sevdamıza elveda zamanı. Yine sensiz geçen günlerin diye mırıldanacağız yaz aylarında, yine özleyeceğiz ve bir an önce görmek isteyeceğiz İnönü Stadı'nda...

29 Mart 2010 Pazartesi

İstanbul Belediye - Bursaspor

Herşey Abdullah Avcı'nın Türk zihinlerindeki ezberi bozmasından sonra berraklaştı . Naklen yayınlanan maçlarda Kibariye'nin anası gibi cevvalleşen Belediye takımı ve baş komutanı Avcılarlı Abdullah daima yaptığını yaptı ve Turkcell Süper Lig hiç bitmesin deyiverdi . Bir gün sonra Beşiktaş maçı dolsun , Pazar günü derbinin anlamı ve hatta Trabzon bile bu yarışa dahil olsun kıvamında bir skorla 2'de-1 taş koymaya devam ediyor Anadolu Beyliklerine . Bu seferki kurban Orhan'ın baş komutan ve Gazi olduğu Sağlamoğulları . Sevmeyiz yere yatanları , vakitten çalanları , oyunu bozanları ve faulle durduranları ancak bir selam çakmak farz oldu oğlu Beşiktaş altyapısında oynayan Sayın Avcı'ya . Hatta kafiyeden hallice Suzan Avcı'ya ! Saygı uyandırmanın bir yolu da işte bu , dedikoduya mahal vermeden çıkacaksın topunu oynayacaksın mekanın cennet olsun Maykıl Ceksın ! Ah bir de oyuncularını yatır'a götürmese , vakit nakittiri öğretse , bu güzel oyunu İlyas Salman'a döndürmese ...

Şehr-i Bursa Cuma gününe güneşli uyandı . Yeşil insanları kahvaltıyı geçiştirdi , işine gücüne gitti , akşamı iple çekti . Namazda dualar okundu , Garaj'da kebaplar yendi , stadın orda toplanıldı , resmi tatil oldu , fabrikalar durdu , herkese izin verildi ve otobüsler hareket etti . Trabzonlu olmayan Umut'un peşinden plaka 16 Bizans'a taşındı . Sizden iyi olmasın Ankara'da yaşayan Bursasporlu bir eniştem var ; 4 saat yol geldi , maçı seyretti geriye döndü . Bir şehir inanmış , istiyor 5. büyük olmayı . İçilecek büyükleri düşünün gerçekleşirse hayalini kurdukları ! Sivas'ı hatırlayalım geçen sene bu zamanlar , La Havle Bela aç parantez Laila muhabbetlerini . Mesela ben hiç duymadım çalışanlara izin verildiğini . Musa Aydın'ın ayaklarına bakanlar ile Turgay Bahadır'ın ayakları olanlar arasındaki fark bu kadar basit . Beşiktaş taraftarı şampiyonluk maçında semtten 40 kilometre ötesine gidemediyse ya da geçen hafta 10 dakikalık Tarlabaşı ziyaretini bile çok gördüyse ne kadar anlamlıdır 300 kilometreyi hafta içi katedenler , Basın Ekspres yolunu yeşil beyaz rengine bürüyenler . Al sana ikinci saygı duyulası olay , bravo taraftar . Televizyonun göründüğü karşı tarafı doldurdular görevlerini yaptılar . Sahadakilerin baskı ve stres eşiği biraz üst seviyede olsa şampiyonluk konvoyunu oluşturup döneceklerdi , olmadı . Sağlık olsun . Bünyamin Gezer verse penaltıyı , Ivankov bıraksa köşeye plaseyi ve anneannemin husyeleri ... Çok kaçırdılar , rakibi çıkartmamaya çalıştılar , o büyük sahada oynamaya çalıştılar ancak kaldırımların ve duran topların kralı Belediye Hasan Ali ile dürttü , ellerindeki Kus'u serbest bıraktı . Anadolu Devrimi haraketi düşünülüyorsa önünüzdeki maçlara bakın çocuklar , önünüzü görecek gözlerinizi en önden açarak hiç kaptamadan .

Fikstür Bursaspor diyor hala , bakalım hakemler ve üç büyükler bu işe ne diyecek ? Bursaspor'un iddiasız Antalya (Şifo'ya dikkat) , Ankaragüçlü Gençlerbirliği , istikrarsız Gaziantep ve çöküşteki Kayserispor ile (Ankara'yı da Bursalı sayarsanız) evinde oynayacakları 4 tane rahat maçı var . Ankaraspor'dan 3 puan cepte , Beşiktaş'ı meşgule verip Galatasaray'a cevapsız arama bıraksalar şampiyonlar . Boyu kısaldı ligin , 7 hafta kala 7'den 77'ye 7 cücelere döndü ligimiz . Galatasaray , Fenerbahçe ve Beşiktaş her maçını kazansa bile şampiyon olamazlar ama Bursaspor öyle değil . İkili averajda Fenerbahçe'ye üstünlükleri var , Beşiktaş'a ise iki farklı yenilmedikleri takdirde yukarıdan bakacaklar . Bu demek oluyor ki bir kere kaybetmeleri halinde bile var Yapı Kredileri ! Burada da devreye suyun kaldırma kuvvetinden mütevellit stresi kaldırma güçlüğü giriyor . ''Benim oyuncularımın üstünde baskı yok , hatta o kadar rahatlar ki bazen bunun bize zarar vereceğini bile düşünüyorum'' yalanına bizzat şahit olduk biz Arşimet ile Cuma günü . Sivas iki kere kaldıramadı , çok konuştular , başka toplara girmeye kalktılar , şimdi Laila'dan Karavan'a düşmeme derdindeler . Sivas'ın bir tane Mehmet Yıldız'ı vardı Bursa'nın yıldızı çok . Bülent Uygun beddua alıyordu Ertuğrul Sağlam ise mütevazi kişiliğinden ötürü gooddua ! Karşılaştırma esasında pek sağlıklı değil ancak elimizdeki veriler veri veri bet ! Biraz önce 4 takımın olası puan tablosunu yaptım dördüncü Galatasaray şampiyon çıktı . Ya ben bu işi bilmiyorum ya da Denizlispor maçında Karagümrüklüler'den dayak yemedim . Rekabet güzel şey , hele ki Cumartesi gününü yaşadım ya bu oyunu ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha anladım .

Ortodoks Rum Klişesesinden bildiriyorum ; İyi olan kazansın !

11 Mart 2010 Perşembe

Ne Otobüs , Ne Araba , Ne de Jeep ... Sadece Necip !


Photo : Ajansspor

Pantalon , tişört , üstüste 3 kazak , içlik , çift çorap , bot , bere , eldiven , mont . Bunlar Balkanlar'ın havayı Abdullah Avcı'nın ise oyunu soğutmasına karşı alınan kendi çapımda önlemler . Fakat nereden bilebilirdim kadroları görünce Mustafa Denizli'nin beni bu oyundan soğutacağını ? Kayseri'ye karşı 3 önliberoyu anlarım , ah benim o tribünde yaşanan anlarım ! Çöpe atılmış bir ilk yarı cümlesi ağzımızdan çıktıktan 5 dakika sonra Bobo çaktı . Biz utanmaktan bıktık , Denizli şaşırtmaktan bıkmadı . Güçlü orta saha , rakibe önde basma , bozma , yıkma , kaos , karmaşa işte global futbol anlayışı ; 10-0-0 ! Kaleye diz bari hocam hepsini 107 gol de benden . Geçen sene kaybedilen puanlardan sonra çift ön liberoya dönüş , bu seneki kötü gidiş üzerine Toramanla üçleme ; siyah - beyaz - kırmızı ! Mazallah seneye daha da kötü gidersek Uğur İnceman ile arkayı dörtleriz , seyir zevkimizin de jübilesini seyrederiz . Holosko bir forvetten ne bekleniyorsa , sağolsun hiç birini veremedi yine dün gece . Bodozlama gitmenin patlayan forvet ile adlandırılmayacağı günler yakın . Dünya Kupası ; senin pişmen ve motivasyonun için iyi olsun senin gol sevinçlerini sevmeyen Arif Erdem olsun ! Maçın tekrarını seyretmedim ama hakeme hem soyadından hem de geçmişinden gıcığım . Sarı kart geçmiyor Belediye'de diye göstermedi , akbilin bitsin de zart zart ötesin !

Abdullah Avcı'nın geçen sene yatma anlayışı unutulmamış . Ancak daha da abartanı Tolunay Kafkas es geçilmeseydi bari zamanında . Bir ara sıktı bu tezahürat ''Koyduk Mu'' oldu sana Abdullah ! 20 liralık biletlerin verimliliğini soğuk havaya rağmen gösteren , gelen , bağıran , Beşiktaşkıyla atkısını sallayan herkese en fiyakalı selamlar benden . Hatta Galatasaraylı olup da 20 liralık biletten sonra teşrif edenleri biliyorum ki ne güzel dolu dolu tribünler . İnşallah Belediye ve Çarşamba gününe ithaf edilip anılarımızda kalmaz , alışmış kudurmuştan beter olur bu bedeller !

Son paragraf Necip kardeşime , Uysal bebişime . 24 Ocak 1991 doğumlu , özkaynaktan fırlamış ama diğer altyapıdan çıkanlar gibi fırlama olmamış canım ciğerime . O bu gönülde 2-0 önde başlıyor Bobo , Toraman ve Ekrem'e göre . Beşiktaşlıysan altyapıdan çıkan candır , canandır aşktır ; bu bir töre . Bütün maç ondaydı gözüm , bir ara hakem üzerine yürüdü ''O daha çocuk'' diye sahiplenişim ve kendimi kaybedeşim 1 günlük taze hafızamda iki gözüm . İnşallah kariyerin , karakterin ve disiplininle doğduğun zaman dilimindeki abilerine benzersin , onlar gibi yetişirsin . Yolun açık olsun koçum benim ...

Not : ''Haydi haydi haydi allahşkına İstanbul'un piçleri dönsün şaşkına'' ... diye bağıran güruh ! Nerelesiniz lan siz :)

10 Mart 2010 Çarşamba

Beşiktaş - Belediye


28 Ekim 2007 Beşiktaş - İstanbul Büyükşehir Belediye : 0-0
22 Mart 2008 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 2-1
27 Eylül 2008 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 1-1
27 Şubat 2009 Beşiktaş - İstanbul Büyükşehir Belediye : 2-1
7 Ağustos 2009 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 1-1
16 Ocak 2010 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 1-0

Beşiktaş'ın pozisyona bile giremediği ve kalesinde yaşadığı tehlikelere rağmen beraberlikle sonuçlanan ilk maç ile başladı bu serüven . Sonra şampiyonluk konvoyunun yalan olduğu Olimpiyat'ta görülen ve Bobo'ya verilmesi gereken penaltı yerine kırmızı kartlık mevzusuyla şampiyonluğun yitirilmesi ile devam etti. Ve en sonunda yat yat yat tezahüratlarıyla birlikte ilk galibiyetin görülmesiyle bu günlere gelindi . Ters takımdır Abdullah Avcı'nın takımı . Gençtir , dinamiktir , hırslıdır , mücadelecidir . Bir türlü maçı bırakmaz , sıkıştırır , ne yapar eder puanını alır gider . Akşam da Ernst'in yokluğunda uğraştıracaklardır Beşiktaş'ı diye düşünüyorum . Hem de 11 eksiğine rağmen . Stad bilet fiyatlarındaki indirime rağmen tıklım tıklım olacak mı bu soğukta kaygılıyım . Bu senenin en zayıf halkası Tello'nun isterse fark yaratacağını , yok eğer istemezse olası bir puan kaybının yaşanacağını düşünüyorum . Liderle puan farkının kapanması için en önemli viraj bu , kendi evinde ve kendi seyircisi önünde zorlansa da kendi adıma haneye bir 3 puan ekliyorum . Olması gerektiği gibi ...

9 Kasım 2009 Pazartesi

Duran Toplara Geleseniz İnşallah


İstanbul Büyükşehir Belediye'nin son haftalarda ilginç bir istatistiği var. Attıkları gollerin tamamını duran toplardan buluyorlar. 7. haftadan beri bu süreç devam ediyor. 7. haftaya kadar attıkları 7 golün hiç biri duran toptan değil ve ilginçtir o haftaya kadar İBB herkesin gözünde ayağa seri pas yapan, hücumu düşünen, göze hoş gelen bir futbol oynayan bir takım görüntüsünde. Bu haftadan sonra ise kombine atakla bir golleri yok neredeyse. Attıkları 7 golün tamamı ya kornerden ya da serbest vuruştan ceza alanına gelen şişirme ortalar neticesinde bulunan goller. Ve maç içinde bu gollerin üzerine yatmaktan başka bir futbol artısı göstermedikleri için galip de gelseler antipati konusunda yavaş yavaş SOS vermeye başladılar. Kazandıkları son 3 maçın 3'ü de tek gollü galibiyet ve 3 gol de duran top.

Yedikleri gollerde de aynı şekilde her hafta bir duran top olduğunu görüyoruz. Bu istatistikleri de 5.haftadan başlamakta. Kısaca 5.hafta ne oluyorsa oluyor ve bu haftadan itibaren İBB'nin tüm maç görüntülerinin duran toplarla alakalı olduğunu görüyoruz. Bilemiyorum o haftadan itibaren Abdullah Avcı antreman programına duran top çalışması mı dahil etti ? Yoksa nefesi kuvvetli bir vatandaş metrobüs bozulunca "Duran Toplara Gelesiniz İnşallah" diye beddua mı etti ? Ama bir gerçek var ki böyle bir lanet - ya da beceri mi diyelim acaba - var takımın üzerinde ...

5.hafta İBB - Trabzonspor : 1-6
Yedikleri gollerde Egemen'in attığı 3 gol de korner ortası sonucu
6.hafta Fenerbahçe - İBB : 1-0
Yedikleri gol : Wederson direk frikikten
7.hafta İBB - Sivas : 1-0
Serbest vuruştan ortayı yapan İbrahim Akın, gol Vinicius
8.hafta Diyarbakır - İBB : 1-3
Serbest vuruştan ortayı yapan İbrahim Akın, gol Metin Depe
Yedikleri gol : penaltıdan Mendoza
9.hafta İBB - Manisaspor : 1-0
Serbest vuruştan ortayı yapan İbrahim Akın, gol Metin Depe
10.hafta Bursaspor - İBB : 6-0
Bir tek bu hafta bozuyor istatistiği. İlginçtir normalde Ali Tandoğan'ın ortalarından korner ve serbest vuruştan goller bulan Bursaspor bu sefer 6 golün içinde hiç duran top golü bulamıyor.Bu hafta İBB'nin içinde lehine veya aleyhine herhangi bir duran top atraksiyonu geçmeyen tek maçı
11.hafta Denizlispor - İBB : 0-1
Serbest vuruştan ortayı yapan Gökhan Süzen, gol Tum
12.hafta İBB - Antalyaspor : 1-0
Kornerden ortayı yapan Gökhan Süzen, gol Tum

Son olarak bir de biz FF.cileri ilgilendiren kısmı var : Önceki duran top gollerinde İbrahim Akın'ın asistleri varken, son 2 haftadır onun yokluğunda bu bayrağı Gökhan Süzen devralmış durumda.

Yazar : Engin Gürses
Link : BFFK

20 Eylül 2009 Pazar

Fenerbahçe HAKetti !

Fenerbahçe maçını seyrettim bu akşam . Antremandan hallice . Al gülüm ver gülüm . İstanbul Belediye'nin bırakın gol atacak hali iki pas üst üste yapacak hali yoktu . Ben ne zaman geçirmek için yerde yatan ne de gol atmak için çırpınan oyuncular gördüm . Aklıma önce geçen seneki 'Ayağa kalkın erkek gibi oynayın' tezahüratının ilk çıktığı maç , sonra da bu sene Olimpiyat Stadı'nda oynanan ilk Beşiktaş maçı geliyor . Aynı mı bu İbb ya da İb.e mi İbb ! Fenerbahçe dünkü Beşiktaş gibi . Tek farkı onlar bir şekilde 3 puan yazdırıyorlar hanelerine . Beşiktaş ise aynı terane . Geçen hafta Bursa'da şansla bu hafta İstanbul'da balla oh ne ala ne ala ! Taraftar dolduramamış stadı , tribünlerden tek bir kare yok . 2 hafta önce tıklım tıklım İnönü'nün misafir takım tribünün yanındaki boşluğu çekmeye meraklı kameramanı ve bundan bahsetmekle övünen spikeri hatırladıkça sadece gülüyorum . Alex'e umudunu bağlamış Daum'un , Daum'a umut bağlamış Aziz Yıldırım'ın ve Aziz Yıldırım'a umudunu bağlamış taraftarın 3 sene üst üste şampiyon olacak hali yok . Bilica'ya çıkmayan kırmızı kartlar ile geçen haftaki hakem tartaklamalarına sesimi duyan var mı diyorum , sonra Beşiktaş hep hakem hatalarına odaklanıyor diyorlar . Desinler , önündekini de yesinler ! Şansal Büyüka ve Rıdvan Dilmen'in özne Fenerbahçe olunca yorumlarını seyrediyorum ve bukalemunlara olan sevgim artıyor . Medya bu , lobi bu , güç bu . Kendileri pişiriyor kendileri yiyor . Anlayacağınız yersen oluyor . Kazanan daima HAKlıdır ama içinde HAK geçen kelimeler 'hak geçmesin' ibaresi ile çok alakasız duruyor !

6 Ağustos 2009 Perşembe

İBB / İ.ne Belediye Böyledir ...

Beşiktaş - Fenerbahçe ...
Süper Kupa ...
Derbi , ezeli rekabet , ebedi dostluk ...
Yeni sezon , yeni transferler ...
Heyecan ... Özlem ... Kavuşma anı ...
Sensiz geçen günlerin ... deme fırsatı ...
Ve bu maçın biletsel bedeli 40 lira ...
Tüm bunlara rağmen stad boş ...

İBB- Beşiktaş ...
Ne heyecan var ne de önemi ...
Yeni transferi bilmem de nedir trafiğin hali ...
Yol uzak , stad uzak , saha uzak ...
Cuma akşam iş çıkışı , can sıkıntısının diğer ismi ...
Ve bu maçın değeri 5 gün öncekinden halli ...
40 lira ...
Hem de Cuma gece vakti ...
Dönüş gecenin on biri , on ikisi veya biri ...

Amaç kazanmaksa indir fiyatı , gelsin beş misli ...
Yap 5 lira gelsin 50 bin paralı kişi ...
Heyecanlı olsun , stad dolsun , ekonomi yürüsün ...
Bunu düşünecek kafa nerde hani !

Sticker zincirlerini ...
Şehir içinde maça gitme eziyeti ...
Eğer ben bu fiyatı koyanı bulursam ...
Alkışlayacağım (!) tüm sülalesini ...

9 Haziran 2009 Salı

Mahrum Kalmayacağız ... Sevindim ...

Taner İstanbul BŞB 'de !
Kocaelispor 'un golcü oyuncusu , önümüzdeki sezon İstanbul BŞB forması giyecek .
Kocaelispor 'da özellikle büyük takımlara karşı attığı gollerle gündeme gelen Taner Gülleri , İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile anlaştı . İstanbul Büyükşehir Belediyespor 'dan yapılan açıklamada , Taner Gülleri 'yle anlaşmaya varıldığı kaydedilerek , yarın Langa Tesisleri'nde sözleşme imzalanacağı belirtildi .
(Kaynak :
Spor3)