31 Ağustos 2009 Pazartesi

Varan Vardı !

Ekranda Ankaraspor-Galatasaray maçı .
Dakika 5 .
Tuhaflıklar silsilesi .
Varan # 1
Bilmeyen biri sahada kim oynuyor diye merak eder .
Biri mor diğeri sarı .
Danimarka ligi gibi ...
Varan # 2
Daha da tuhafıma giden geçen sene şampiyonluğa gidiyordu .
Beşiktaş ...
Stadın ne kadarı ayrılmıştı hatırlayan söyler ...
Şimdi bakıyorum her yer sarı kırmızı ...
Nasıl oluyor bu iş ?
Neden izin veriliyor ki ?
Ne farkımız var ?
Varan # 3
İlhan Cavcav ve Ahmet Gökçek şeref (!) tribününde ...
Ankaraspor sahipsiz mi peki?
Futbolumuzun marka değerini ,
İki gün önce Türkiye'nin en modern stadı denilen Kayseri'de gördük ...
Bomboş tribünler olarak ...
O değer daha birbiriyle karşılaşmayan iki ekibin ...
Birleşmesi ile pekişecek ...
Turkcell Süper Ligde gariplikler hiç bitmesin !

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Karikatür # 21


Yancı

Doğumgünü


doğumgünün BURAK KUTlu olsun :)

Beşiktaşım Sezonu Açtı

Önce Zeytinburnu Olivium karşısına uğranılır ...
Yeni sezon çakma pençeli forma alınır ...
Daha sonra iftar tenhalığında yola çıkılır ...
Stada yaklaşık 20 dakikada ulaşılır ...
Buraya kadar hep hızlı kalp atışı ...
Nabzın tık tık etmesi ...
Öyle güzel birşey ki sevdiğine kavuşmak ...
Aylar süren hasreti dindirmek ...
Dolmabahçe'nin Beşiktaş kokan havasını solumak ...
Siyah beyaz sevdalılarla göz göze gelmek ...
Aynı heyecanı onların hallerinden anlamak ...
Büfe civarında , Kartal Yuvası önünde bekleyenler ...
Bir ana önce içeri girmek isteyenler ...
Seyyar kokulara kanmış dört köftenin peşine düşenler ...
Cüzdanından kombinesini & biletini arayanlar ...
Elinden tuttuğu çocuğunu çekiştirip duranlar ...
Ne güzel her yer siyah beyaz ...
İçte bir umut ... Yeni sezon başlıyor ulan ...

Önümde turnikeden giren bir abi bağırdı :
Özlemişim beeee ...
Doğru söze ne denir ; eyvallah ...
Koca koca bayraklar kapalıda ...
Tezahüratlar ve bağırtılar ...
Geçen seneden uğurlu olan değişmeden aynen ...
Şampiyoooooooooooon , olacağız Beşiktaşım bu seneeee ...
Çıkıyorlar sahaya bizimkiler ...
Nihat Kahveci çağırılır diye bekliyorum ...
Fırsat olmuyor ...
Belki de maç öncesi gönlü alınmıştır ...
Yetişemedim ...
Santrayla omuz omuzaaaa omuzaaaaaaa ...

Bu sezon önümüzde ilk güzel çalımı atan farklı biri ...
İbrahim Kaş ...
Gerçi ilk küfürü yiyen de o ;
Kaş'ını s.....yim lan !
İsmail'in ürkekliği ile yeteneği çarpışıyor ...
İlk yarı yeteneği galip ikinci yarı ürkekliği ...
Kapalı önünde kanat oynamak zordur tabi ...
Nihat Kahveci bir tane atsa rahatlayacak demiştim ...
Ne biz ne de o , tek baş rol direkler ...
Ferrari'ye bayıldım ...
Fabian gibi , her yerde , havada gökte ...
İlk müdahele son anda kesme ...
Helal be !
Mehmet Demirkol''u hatırladım hafif gülümseyerek ...
Maç yazısında bahsetmezse namerttir !
Serdar Özkan hep çalışkan ...
Aferin demek lazım ...
Ama bizim çocuğumuz ya hep esirgemekteyiz ...
Değişik birşeyler yapması lazım ...
Örneğin saçını keserse küfürler azalacak !
Ben her yere dalmasını , bozmasını , didişmesini sevdim ...
Holosko günün kaybedeni ...
Ne çok sevdiğimi bilmeyen yok ...
Civarımdaki küfürlere kulak tıkadım ...
İnşallah o da öyle yapmıştır ...
Ancak aklı başka yerdeydi , bu kesin ...
Mustafa Denizli nasıl oyundan almadı anlamıyorum ...
Diyeceğim ama Fabian'ı aldığı an o kafayı anladım !
O kafa karışık kafa !
Basmadık yer bırakmadı sahada ...
Sanırım alkışlatmak istedi hocası .
Alkışlandı da önce kendisi yuhalandıktan sonra ...
Son dakikalarda Ekrem vurdu direğe ...
Ben de elimi hemen arkadaki koltuğa ...
Yine olmadı ! Olan elime oldu ...

Bu araların modası sahaya dalmak ...
Dalmak ile kafiyeli olsun , kimse o herif tam bir dallama ...
Ağzımı o esnada bozduğumdan şimdi bitti küfürüm ...
Çok matah birşey yaptığını zannetiğinden ....
Sevgi gösterisinde bulunulacağını sandı ...
Ancak kapalı gereken cevabı hemen yapıştırdı ;
Sahaya girenin anasını s....yim ...
Bir insan sahaya girip ...
Koşa koşa Uğur İnceman'a neden sarılır ?
Tez konusu olur ...
Oyun soğudu , baskı azaldı , rakip rahatladı ...
Rambo bıçağı girsin bir tarafına lan !

Gaziantep ne oynadı ben anlamadım ...
Biraz Olcan'ı beğendim ...
O kadar ... Beş ciğerle oynadı ...
Gitti geldi yorulmadı ...
Takım olarak oyunu çirkinleştirmediler ...
Ağırdan alıp sinir bozmadılar ...
İşte birşeyler yapmaya çalıştılar ...
Skor onlar için memnuniyet verici ...
15 milyon euro aldılar Demirören'den ...
Şaka gibi !
Kaliteli bir Brezilayalı yoldadır ...
Şimdiden söyliyeyim ...

Yaratıcı oyuncu eksikliği apaçık ortada ...
Tabata ilaç mı bu derde , bilemeyiz ...
Holosko , Bobo , Nobre ve Nihat hep böyle olamayacaklar ...
Olmalılar da zaten ...
Pozisyon vermemek çok hoşuma gitti ...
Defans sağlamdan da öte ...
İlerisi için ilersini beklemek gerekiyor ...
Milli maç arası yarayacaktır ...

Maçtan aklımda kalan ve gecenin en başarılısı ...
En iyisi , en göze hitap edeni ve beni şaşırtan adamını ...
Sona bıraktım ...
Özel paragraf ayırdım ...
Deniz Çoban ...
Evet evet maçın hakemi ...
Hem de bir Beşiktaş maçının hakemi ...
Standartlar üstü ...
Hiç ön plana çıkmadan , kora kor mücadeleye izin veren ...
İnanmadığını devam ettiren , gerektiğinde kartına başvuran ...
7 dakika uzatma oynatan ...
Geçen seneki Bursa maçı fiyaskosunu unutturan ...
Herşeyiyle ben hakemim , olaya hakimim dedirten ...
Penaltı için bile belalı tezahürat hemen unutuldu ...
Helal olsundan hallice aferinden yeterince ...
Ben çok beğendim hatta şaşkınlığımı yanımdakilerle paylaştım ...
Memnun olmayan yoktu ...
Deniz Çoban çok güzel bir maç yönetti ...
Hatta ilk defa İnönü'de bir maçta hakemin hatrı sorulmadı ...
Vallahi bravo ...
İnşallah devamını getirir ...

Beşiktaş gol atamadı ...
Bir umutla 100 dakika bekledik .. Olmadı ..
Yorgun argın döndüm eve ...
Boğazda hafif bir tahribat sözkonusu ...
Üzerimde ağırlık ...
Olsun ...
Herşeye değer ...
Çünkü bugün Beşiktaşım sezonu açtı ...

28 Ağustos 2009 Cuma

Bal Nedir ?


Balın tanımı başka ne olabilir ki ?

Galatasaray
Panathinaikos
Dinamo Bükreş
Sturm Graz

Fenerbahçe
Steaua Bükreş
Twente
Sheriff

Yeter !

YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN
YEEETEEEEERRRR....YILDIRIM DEMİRÖREN

Ronaldo Gölgede Kaldı !!!


''Ronaldo`yu gölgede bırakacak bir transfer yapacağız''
İmza : Şeref Yalçın

II.Rodrigo

29 yaşına gelmiş benimle yaşıt olan bir topçunun dünya standartlarında iyi bir yere gelememesinin sebebi nedir ?
Neden Pele'nin 10 numaralı forması verilen bu adam Santos'dan Antep'e gelir ?
Hem de 2 milon euroluk bonservis ile ...
Neden Inter istememiştir bu yeteneği ya da Bayern Leverkusen ?
Hangi iyi futbolcu o yaşına kadar keşfedilmeden kalır kendi liginde ..
Hem de kafa kağıdında Brezilya yazarken ...
Forma mı sattıracak , kombine mi aldıracak ?
Hangi yüzyıldayız , hala taraftarı heyecanlandıracak bir transfer yapılamayacak mı ?
Zihniyet 3 sene diyene 5 sene demek midir ?
Yoksa ;
Elano , Keita , Baros , Kewell , Lincoln ...
Van Hojdonk , Ortega , Anelka , Alex , Guiza gibilerini getirmek midir ?
Altyapıdan her sene bir kişiyi takıma mı sokmaktır ?
Yoksa ;
Yerinde sayarak yurtiçinden 15 milyon euroya iki vasat adam almak mıdır ?

Rodrigo Tabata başarılı olacak mı , inşallah ...
Şampiyonlar Liginde deplasmanda maç kazandıracak mı , inşallah ...
Beşiktaş'ı ligde şampiyonluk yarışına sokacak mı , inşallah ...
Ama bunların hepsi ihtimal ! Belki , acaba - bilmiyoruz ...
Aynı paraya rakiplerin aldığı adamlar dünya çapında , onlar için soru işareti yok !
İnşallah ile maşallah ile konuşulmuyor ...
Brezilya Milli takımının ilk 11'nde oynuyorlar ...
2 sene sonra beğenmedin satarsın sürüyle para kazanırsın ...
2 sene sonra Tabata ne kadar eder bana bir açıklar mısın ?

Rodrigo Tabata'nın bu fiyata alınması FİYASKODUR ...
FİYASKONUN yanında yer almak ahmaklıktır ...
Ve buna karşı çıkmadan boyun eğmek ...
Ahmaklığın EN BÜYÜĞÜDÜR ...

YDY


Brezilya milli takımında ilk 11 oynayan Elano 7 milyon euro ...
Gaziantepspor'da ilk 11 oynayan Tabata 8 milyon euro ...
Brezilya milli takımının sol beki Dos Santos 6 milyon euro ...
Gaziantepspor'un sol beki İsmail 7 milyon euro ...
Tabata ve İsmail Köybaşı mı yoksa Dos Santos ve Elano mu ?
Brezilya milli takımı mı Gaziantepspor mu daha değerli ?
Kulübü borçlandırma zihniyeti kaç kongre daha kazandırabilir ?
Kızıl ile olan ticari ilişkilerin transferlerdeki payı nedir ?
Forma sattıracak , kombine aldıracak transfer bu mu olmalıdır ?
Bu adama muhalefet ne zaman dur diyecek ?
Ve herşeyden önemlisi YETMEDİ Mİ artık ?
YETMİYOR MU yanlışlar ...
YETER ne zaman denilecek ...
YETER ULAN YETER !

www.yildirimdemirorenyeter.com

55 İsyanı Aynen Devam # Helal Fener

27 Ağustos 2009 Perşembe

bAk bU gÜzEl OlDu ŞiMdİ ...

15 EYLÜL
BEŞİKTAŞ-MANCHESTER
30 EYLÜL
CSKA-BEŞİKTAŞ
21 EKİM
WOLFSBURG-BEŞİKTAŞ
3 KASIM
BEŞİKTAŞ-WOLFSBURG
25 KASIM
MANCHESTER-BEŞİKTAŞ
8 ARALIK
BEŞİKTAŞ-CSKA

Adamın Ayağı Kuvvetli Eli Değilki !


Hay Eline Senin ...


Saldır Beşiktaşım Oleeeeey ...

video

Video Liverpool maçından . Saldırdık ve istediğimizi aldık . Darısı Manchester , CSKA ve Wolfsburg için ... Saldır Beşiktaşım oleyyyyyy ....

Şampiyonlar Ligi Kuraları

Manchester United
Cska Moskova

BEŞİKTAŞ
Wolfsburg

G grubuna düşelim isterdik . Olmadı . Bari son takım kötü çıksın dedik . Yine olmadı . 4.torbadan yakalandık uğursuzluğa . Yoksa ne de güzeldi şeker gibi kura başlığı atacaktım . Allah Galatasaray şansı versin diyordum , Beşiktaş şansı verdi . Ne yapalım , kısmet . İnşallah Manchester United ile 3. ve 4. maçları değil de son maçımızı burada oynayacak şekilde fikstür belirlenir . Garantilerler , gelirler yedeklerle taraftara hayran olur giderler . Yeni sezon Delgado'nun kontratının dondurulmasıyla başladı , kuralarla açıldı , yarın İnönü'de start alacak , yeni transferle merhaba diyecek . Herşey Beşiktaş için ... Haydi hayırlı olsun ...

Manşetler # 19


Mevzubahisi geçen karşılaşma Beşktaş'ı dörtleyen , ilk yarıyı lider bitiren , Avrupa'da fırtına gibi esen Galatasaray'ı bitiren maçtır . Öyle bir yorduki sarı-kırmızılı ekibi Sivaaspor , Adnan Polat'ın 4 Mayıs sabahı için verdiği sözler de yalan oldu , Lincoln de . Sonunda da ligi beşinci tamamladılar . Manşet yavan olmuş diğerlerini görünce . Fanatik bu işe yeni yeni bulaşıyor . Rakipleri kadar yaratıcı olmamış ama kayda değer olarak bizim manşetlere girmeyi başardı . Diğerlerini görmek için hemen alttaki linke tıklayın , görmek istemiyorsanız gözünüzü kapatın ...

Manşetler

Burası Beşiktaş ...

Soru İşaretleri Beynimin İçinde .... Ayıp !


Yeni 10,5 numara alınacak mı ?
Alınacaksa bu kim olacak ?
Tabata mı , Van Der Vaart mı ?
Yoksa Dos Santos veya Sapara mı ?
Yeni yabancı alınırsa kombineler uzatılacak mı ?
Rosenborg alınacak mı ?
Bobo satılacak mı ?
Satılırsa yola Nobre ve Batuhan ile mi devam edilecek ?
Satılmazsa Ocak ayında kaç yabancımız olacak ?
Ve bu yabancılardan biri nasıl yollanacak ?
Batuhan affedilecek mi ?
Delgado'nun şu anki psikolojisi nasıl ?
Şampiyonlar Liginde rakiplerimiz hangi takımlar olacak ?
Yarın akşam İnönü dolacak mı ?
Mustafa Denizli şapkasından yine hangi tavşanı çıkaracak ?
İsmail ve Rıdvan'ı beraber ne zaman seyredeceğiz ?
Genç bir kaleci ne zaman alınacak ?
Stad ne zaman yıkılacak ?
Amatör şubelere ne zaman önem verilecek ?
Resmi site ne zaman yenilenecek ?
Sinan Engin ne zaman susacak ?
Ve en büyük soru işaretimiz ...
Yıldırım Demirören'den ne zaman kurtulacağız ?

Sesimi Duyan Var Mı ?


VDV

Delgado ?

26 Ağustos 2009 Çarşamba

İbrahim Tor-Aman Yapma Bunu !!!


2 sene önce yaşadığım fantazi futbol duygusal karmaşasını sizinle paylaşmak isterim . İlk oynadığımız yıl . Beşiktaş'tan İbrahim Toraman kadromda . Beşiktaş'ın gol yememesi lazım . Yanımda da eşim ve 2 arkadaşım var ; onlar da hayretle neden Beşiktaş'ın gol yememesini istediğimi anlamaya çaışıyorlar . Beşiktaş 2-0 önde . Ve dakikalar 81 gösteriyordu ...

81. Dak. : De Nigris Ankaraspor adına ilk golü attı ve ben sanki Galatasaray gol yemiş gibi üzüldüm . Etrafımdakiler buna şaşırdı . Bu golden sonra , madem defanstan puanlar gitti inşallah devamı gelir diye bu sefer Ankaraspor'u desteklemeye başladım .

85. Dak. : De Nigris bir daha sahne aldı ve skoru 2-2'ye getirdi ve ben buna daha da sevindim . Ancak yanımdakilerin şaşkınlığı daha da arttı . Biraz önce Beşiktaş gol yediğinde üzülen ben 4 dakika sonra gol yiyince sevinmiştim .

Ve Dak. 91. : Bu sefer son dakikada İbrahim Toraman kornerden gelen karambol topuna vurup Beşiktaş gol atınca ben bu sefer havalardaydım . Bunun üzerine bana artık normal gözlerle bakmamaya başladılar ...

Ama nerden bileceklerdi ki Fantazi Futbolun insanın hayatına bu kadar etki yapabileceğini ?

Mazhar Baba'nın dediği gibi "5 dakikada değişir bütün işler"...

Gökhan Tavukçu (Galatasaray taraftarı)

Hakem Gol Gol Gol ...



İnönüdeki ilk maçımızın hakemi Deniz Çoban . Geçen seneden kendisini hatırlayanlar olacaktır . Paranoyaklığa gerek yok diyorum ama aklımın bir köşesinde fiyakalı bir ''acaba'' ile yerimi alacağım sezonun ilk maçında kapalıda . Mustafa Denizli'nin dediği şenlik hakem babında evlere şenlik olmasın da ... Keyifli bir şeyler izleyelim . İnşallah !
Video : Gel Gidersin

God Save The Queen ...

Kompiter Vörld

Şampiyonlar Ligi # Beşiktaş


27 Ağustos Perşembe akşamı saat 19.00'u gösterdiği an Monaco'da kaderimiz çizilecek . Şampiyonlar Liginde gruplar belli olacak . Beşiktaş , Platini abimizin dandik takımları da bu lige sokma gayreti sayesinde kuraya 3. torbadan giriyor . Birinci torba aman tanrım , ikincisi Allah büyük ve dördüncüsü dişimize göre . Wolsburg ile Rubin hariç elbette . Gönlümüzden geçen Sevilla - Az Alkmaar - Beşiktaş - Debrecen . Zamanında Inter , Ajax , Psv , Bayern Münih , Paris St.Germain 'e boynumuzu bükmüştük . En son aynı grupta bu kupayı kaldıranlar olarak Liverpool - Porto ve Marsilya uğursuzluğunu gördükten sonra kolay kura çekeceğini sanmıyorum Beşiktaş'ın . Metalist denilen köy takımı bile en güçlü rakip çıkmıştı . Neyse , Allah o gün bize Galatasaray şansı versin . En azından 3. olup Avrupa Ligi'nden devam edelim . Haydi hayırlısı ...

1.TORBA
Barcelona (İspanya)
Liverpool (İngiltere)
Chelsea (İngiltere)
M.United (İngiltere)
Milan (İtalya)
Arsenal (İngiltere)
Sevilla (İspanya)
B.Münih (Almanya)

2.TORBA
Lyon (Fransa)
İnter (İtalya)
R.Madrid (İspanya)
CSKA Moskova (Rusya)
Porto (Portekiz)
AZ Alkmaar (Hollanda)
Juventus (İtalya)
G.Rangers (İskoçya)

3.TORBA
BEŞİKTAŞ (TÜRKİYE)
Olympiakos (Yunanistan)
Marsilya (Fransa)
D.Kiev (Ukrayna)
Stuttgart Almanya)
Fiorentina (İtalya)
Bordeaux (Fransa)
A.Madrid (İspanya)

4.TORBA
Wolfsburg (Almanya)
S.Liege (Belçika)
M.Haifa (İsrail)
Zürih (İsviçre)
Rubin Kazan (Rusya)
U.Urziceni (Romanya)
APOEL Nicosia (K.Rum.)
Debrecen (Macaristan)

25 Ağustos 2009 Salı

Çarşı # 32. Gün

video

Emre Belözoğlu At Çiftliği



Not : Video alıntıdır ...

Karikatür # 20


Bedish - English can be a very hard language‏

Gerçek 10,5 Numaralar Cuma Günü İnönü'de ...


Beşiktaş'ın gerçek yıldızı ...
Tek yaratıcı oyuncusu ...
Ve 10,5 numarası ...
Resimde bu saydıklarımdan sizce kaç tane var ?
Kaç gönül görüyorsun siyah beyaz ?
Sayamazsınız ...
Bedenen orada olanlarla orada olamayanlar var ...
Azrailin yanına aldıkları yukarıdan bakacaklar ...
Cennet artık daha siyah beyaz ...
Yaşayan için ise aslolan hayattır hayat da Beşiktaş ...
Gerçek 10,5 numaralar ...
Bu Cuma stadda olacaklar. ...
Boğaz manzarası ile keyiflenenler var ...
Cebindeki son parasıyla siftah yapacaklar ...
Babasını zorlayıp gelecek çocuklar ...
Nerede demeyin aşıklar ?
Sevdiğini koluna takıp Beşiktaş ile tanıştıracaklar ...
Anneler ekran başında göğe avuçlarını açacaklar ...
Evlatları görevlerini yerine getiriyorlar ...
Üçlüye alkış tutacaklar ...
Kartal gol gol gol derken boğazı yanacaklar ...
Tünelden görününce formalar ...
Gözler elbette yaşaracak ...
İşte o zaman gerçek 10,5 numaralar ...
Sahne alacaklar ...
Ve son sözü haykıracaklar ...
Sensiz geçen günlerin ben laylalaylalay ...

Karikatür # 19


Bişmillah

Beşiktaş'ın Sistemi !

Öncelikle 4-3-3 değil ,
4-2-3-1 benim kişisel tercihim ...

Kaleci hakkımı Rüştü'den yana kullanıyorum ...
İki sepetten tecrübe faktörü daha önemli ...

Defansta hangi sistem oynanırsa oynansın ...
Bu gönülde 4 kişinin isimleri şunlardır ...
Rıdvan - İsmail - Sivok - Ferrari ...
Erhan Güven ve İbrahim Üzülmez'in gidip gelmesini ...
Sol veya sağdan orta kesmesini ...
Önüne gelen adamı geçmesini bekleyen yoktur umarım !
Rıdvan ve İsmail Ümit Milli takımın neferleri ...
Gençlikleri ve süratleri ile ...
Olası kademe hatalarını da düzeltirler ...
Üstüne hücumcu bek kavramına ...
Bu takımda uyan tek alternatifsizler ...
Stoperler uyum sağlayacaksa ...
Arka arkaya 4 maç oynamışken bozulmaması taraftarıyım ...
Sağda Toraman & Kaş ...
Solda Ekrem yedek bekleyerek sorun çıkarmaz ...

Üstün Alman teknolojisi ile orta sahada sorun görmüyorum ...
Ernst ve Fink geçen maçtaki hatalarından ...
Bir an önce ders alırlar umarım ...
Mustaf Denizli de bir daha Fink'i alıp ortayı boşaltmaz ...
Uğur ile Necip kulübede sakatlık bekler ...

Sağda Holosko , ortada (forvet arkası) Nihat ve solda Tello ...
Sistemin merkezi burası ... Bu bölge ...
Tello'nun ne yapıp edip kaleye yakın olması lazım ...
Orta sahaya sıkıştırılamaz ...
Holosko zaten kendi mevkisinde ...
Nihat da forvet çoklayıcısı pozisyonunda ...
Holosko ve Tello 'nun geriye yardımları sözkonusu olmasa bile ...
Ki olsun ...
Çabukluklarıyla mesafeyi kapatacaklardır ...
Üstüne bir de ikili kanat bindirmeleri ile
(Tello-İsmail ve Holosko-Rıdvan) rakibi yoracaklardır ...
Tello - Holosko yerine ...
Yusuf - Delgado - Serdar Özkan'dan biri olabilir ...
Hatta Erkan Zengin aklını başına alırsa ...
Kolay maçların adamı olur ...
Çizgiye inilip , orta yapılacaksa ...
Ve adam geçilip pozisyon yaratılacaksa
Tello ve Holosko tek seçenek kenar adamlarıdır ...

Santrfor tektir , babadır ...
Bobo'dur ...
Batuhan sonra gelir ...
Nobre alternatiftir ...
Süper Lig maçlarında eyvallahtır ...
6. yabancı kontenjanı sorun olursa Nobre oynayabilir ...
Didişsin dursun , uğraşsın , çabalasın ...
Bobo gelir golünü atar gider ...
Batuhan altyapıdandır , bizdendir ...
İçerideki maçlarda denenebilir ...

4-2-3-1 sistemi biraz Galatasaray'a benzer ...
Ama çoğu zamanda gerekliliktir ...
Onlara benzemek ya da onlar gibi olmak değil de ...
Bize uyan sistem budur ...
Mecburuzdur buna , zaruridir ...
Kanatların işlemesi , Tello'nun kalye yakın oynaması ...
Yaratıcı oyuncuların pozisyon yaratması ...
Bobo'nun takıma girmesi isteniyorsa ...
Bu sistem bir an önce hayata geçirilmelidir ...
Zaten Galatasaray kadrosu 4-3-3'ten çok 4-2-3-1 'e kaymaktadır ...
Hele de top ayaklarındayken ...

5. hafta çok zor ...
Umutvari konuşmak isterdim ancak rakibimiz iyi oynuyor ...
Tek güvendiğim ortadaki iki Alman ile Tello'dur ...
Denizli yine bir tavşan çıkaracaktır ...
Rıdvan ile İsmail'i düşünmeyecektir ...
Bobo düzelirse sol açıkta top alamayacaktır ...
Çok gol olur ...
İnşallah kazanan da BEŞİKTAŞ olur ...

DiyarBakır - FenerBahçe

Fenerbahçe'ye Gazi sponsorluğunda C.Daum'un eli değmiş her halinden belli . Bir ara o kadar güzel ayağa pas yaptılarki gol olsun lan dedim , gitti gol oldu . Alex'in yokluğunda Emre'nin sorumluluk alması anlamlı . 2 asist , hain damgası yiyen adamın egosunu okşar . Mehmet Topuz'u oynatmak istemeyen sadece Daum değil sanırım , baksanıza Kazım Kazım'ın maşallahı var . 1 attı , 1 asisti direkten döndü ve 1 golünü yine direk engelledi . Gökhan Gönül bildiğimiz gibi , Avrupa'da oynayacak tek defans oyuncumuz . Dos Santos geçen maçta çalım istemişti , bu hafta ise sarı kart istedi . Diyarbakırspor ; Tazemata ve Mendonza ile pırpır hakkını kullanmış , iyi de yapmış . Ziya Doğan en büyük şansları . Kalırlarsa ligde bölge için önemli ama dün akşamdan sonra söyleyecek pek birşey yok . Domates attılar , içi çiş dolu şişe attılar , çakmak attılar ... Ne gereği varsa maç sonu da taş attılar . Hatta bir arkadaşı çizgiden geçirip gol bile attılar . Cristian ve Dos Santos cankuşlar düşünüyordur şimdi ; Ulan ne memleket burası iki haftadır herkes sahaya giriyor ! Gelenek sanki ... Herşeyi geçtim ; Serhat Ulueren ve Ali Şen'in geyik yaptığı Kanaltürk canlı yayınında biber gazından bayılmış adamı kaldırıp suratına mikrofon tutmalarına bir şekilde alışığız da , kalkar kalkmaz mikrofondan ülkeye seslenen vatandaşa henüz hazırlıklı değildik . Adam sanki ayılmak için canlı yayını beklemiş . Biz terorist değiliz , oruç başıma vurdu ... cümlelerini bayılma anında çevreden gelip uyandırmak babında tokat manyağı yapılmasına bağladım . Fazla vurmuşlar garibime ... Futbol da bir yatırımdır sevgili Diyarbakırlılar , lütfen sahip çıkın şehrinize diye bitirirsem bugün ülken için ne yaptın sorusuna cevap vermiş olurum değil mi Ali Şen başkanım ?

BursAnkara


Rekabet başka olmalı kardeşlik başka . 20 yıla dayanan dostluğun sahaya girince bittiği düşünülse de geçen seneye kadar bu iki ekibin son 8 senelik periyottaki maçları ya berabere ya da ilk-ikinci yarıları birer galibiyet ile sonuçlanıyordu . Bu haftasonu da aynı şekilde 6. dakikada bağrılan Ankaragücü ile 16. dakika edilen Bursaspor tezahüratları devam etti . Uçurulan güvercinler , karşılıklı verilen çiçekler ve açılan pankartlarla ile geçen seneki tatsızlıkların yarası sarılmaya çalışıldı . Hatırlayan olacaktır ; Bursaspor Avrupa Ligine katılma umuduyla çıktığı 27. haftadaki Ankaragücü maçını Sercan Yıldırım ve Volkan Şen ile geçmiş ve düşme potasındaki rakibini iyice dibe yollamıştı . Ankaragücü'nün Gecekondu tayfası maç sonuna doğru boyunlarındaki Bursaspor ve BursAnkara atkılarını sahaya atıp ''Bursa uyuma kardeşin düşüyor'' diye bağırmışlardı . Bunlarla beraber geçen hafta Eskişehir - Bursaspor mücadelesinde iyice ortaya çıkan kırgınlıklar başkent - Bursa kardeşliğine sonradan dahil olan ve bir isim dahilinde oluşturulan 061626 birliğinin çok uzun soluklu olmayacağının da haberini vermiş oldu . Eskişehir polisinin biber gazlı müdahelesi stada bedava girmek isteyen apaçilerin ev sahibi ekibe küfür etmesi ile son buldu . Etkiye tepki sonucu maçın sonlarında karşılıklı edilen küfürler ile kardeşlik çatırdadı . Tribün liderleri münferit olaylar ve küfürleşen o grupları tanımıyoruz gibi ilginç açıklamalar yapsa da Bursa'daki maçta neler olacak hep beraber göreceğiz . Geçen sene Yusuf'un bir doğa olayı yarattığı Eskişehir deplasmanında maç sonunda tribünden bizlere Bursaspor atkısı açan kişiye de buradan en güzel selamlarımı yolluyorum ! Cumartesi günü oynanan Bursaspor - Ankaragücü maçına gelirsek , Bursaspor kardeşini fazla üzmeden ve sarı kart görmeden 1-0 ile geçti . Ali Tandoğan asist yapmaktan Ömer Erdoğan ise gol atmaktan bıkmıyor . Daha bu takıma Battala ile Ergiç girecek . Volkan Şen'in istikrarsız performansının yanında Sercan Yıldırım'ın partneri kim olacak hala soru işareti . Her hazırlık maçında gol atan Turgay yedek kulübesini Shin'in sakatlık durumuna göre görecek gibi geliyor . İç saha maçlarındaki galibiyetleri devam ediyor ancak deplasmanda top tutacak kaliteli bir adama ihtiyaçları var . Bu da Battala gibi gözüküyor . Gerçi Ergiç için referanslarım daha kuvvetli . Ertuğrul Sağlam'ın küçük takımlardaki büyük işleri her halükarda takımı ilk 8 içinde tutacaktır . Ankaragücü ise hala Ceyhun Eriş'in ayaklarına bakıyor . Serkan Kırıntılı'nın Ankaraspor ile sözleşme imzalaması ile oluşan taraftar tepkisi kontratın uzamasıyla son buldu . Semavi , Jaba'yı ve Vassel'i hala kullandıkları söylenemez . Dos Santos kaliteli bri bek ancak çok kart görüyor . Birleşme süreci , kongreler ve Gökçek ailesinin siyasi planları ister istemez futbolcuların topa vurmadan önce aklını kurcalıyordur . Hikmet Karaman ile devam etmeye daha yeni karar verdiler . Geçen sene son haftalarda kalınan ligden düşmemek için bu sene Kasımpaşa , Denizli , Diyarbakır ve Antalya ile kapışacaklar . Taraftarı güzel ve coşkulu olan hiç bir takımın düşmesini istemem ama işleri zor ...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Galatasaray

Maç boyu iki pas yaptırmadı Kayseri'ye .
Devamlı sorti sürekli atak .
103 gole ulaşabilirler bu sene .
Arda 4 asiste ulaştı .
Elano giriyor çakıyor .
Baros patladı 2 golle .
Mustafa Sarp maçın yıldızı .
Gökhan Zan sırıtmıyor .
Sabri bile orta yapıyor .
Florya'nın sularını bir araştırın kardeşim ...

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Sıfıra Sıfır Elde Var ; RIDVAN ...


Ben demiştim demiyorum . Az bile demişim . Şapkadan bugün çıkan tavşan Uğur İnceman . Nobre yedek . İlk yarıların atıldığı çöp torbaları ağzına kadar dolu . Ne pozisyon var ne de bir hareket . Erhan Güven orta yapamaz değil elbette yapar , ama anca kahve ! Yaratıcı oyuncu eksikliği mi yoksa kaybolan Denizli motivasyonu mu ? Bir yazı konusudur Mustafa Denizli'nin kariyerindeki ikinci seneler . Holosko ile Nihat 6 kişilik savunmada Sawyer 'a döndüler ; oldular Lost ! İsmail Köybaşı kademesini kaybedebilir anlarım lakin yapacağı ortayla gole çabuk koşturur . Girdikten sonra yaptığı ortasını İbrahim Üzülmez 10 senedir yapamadı . Bunu göremezse bir teknik adam sıfır sıfıra razıdır . Birlik ve beraberlik zamanı derler ya hani Beşiktaş hep berabere . Hazırlık maçları dahil 5. beraberlik oldu bu . Mustafa ve Kahe biraz becerikli olsalar ne skor böyle olurdu ne de kariyerleri . İkinci Baki vakası mevcut kırmızı siyahlılarda ; adı Aykut Demir . Ben beğendim . Binlerce Ankara-İstanbul transferlerinden biri de bu olur yakında demedi demeyin . Maçın en güzel anı gelecekte sağ beki tapulayacağına inandığım , sağ bek anketinde oyumu ondan yana kullandığım ve bir önceki postta bahsettiğim Rıdvan Şimşek 'in oyuna girmesiydi . Tekniğini , hızını ve kalitesini görmek isteyen gördü . 4 tane rakibi forma mücadelesinde . Şansı var mı , var . O şansı verecek olan var mı , yok ! 4-3-3 nedir ? Kanat beklerin çıkacak , ortadaki kenarları kapatacak , orta kesecek , asist yapacak . Peki sınırlı yetenekleriyle İbrahim ile Erhan bu saydıklarımdan hangisinin başrolüne soyunacak ? Ümit Milli takımının sağ ve sol beki var elinde . Biri 10 numaradan devşirme , diğeri için referans Karşıyaka tribünleri . İkisinin yaşları toplamı kafa kafaya sahaya pazu bandıyla çıkan futbolcumuzla . Neden yoklar sorusunun sevimsiz cevabı Mustafa Denizli . Peki 4-2-3-1 denilen sistemden haberin var mı ? Tello'nun kaleye yakın olmaması puan cetvelinde seni zirveden uzaklaştırıyor . Orta saha yerine sol öne çıkart , sağa Holosko ortaya Nihat'ı koy . İleride tek başına Bobo . Al sana Frank Rijkaard ! 4-3-3 ile mi doğduk , nedir yani ? Sisteme dayalı düşünceyi anlarım da elinde mevcut kadro uymazsa bugünkü gibi 0-0 sonucunu anlamam . Koskoca Beşiktaş takımının pozisyonu var mıdır efendiler tüm maç boyunca , kaçan , ah dedirten , iki güzel hareket gören veya tehlike yaratan herhangi bir şey ? Yok . Hala 10,5 numara geyiği , şampiyonluk gecelerinde Quaresma sesleri , dondurulamayan ve satılamayan küskün futbolcu tripleri . Fırsatın vardı , iki kupayla almıştın rüzgarı arkana , hamle zamanıydı ve doldrudun gençleri kadroya . Eeee sürsene sahaya ! Önümüzdeki 5 sene eşittir kupalar müzede rüyası çabuk bitti . Şampiyonlar Liginde bu takıma deplasmanda maç kazandıracak bir adam almazsan , kıyamazsan çocuklarının parasına ve zihniyetin diğeri 3 dedi ben 5 diyeyim olursa bu sonuç az bile sana . Herkes layık olduğu ile yönetiliyor bizimkisi az bile ediyor kafamıza ...

Gençlerbirliği - Beşiktaş

Gençlerbirliği demek ...
Biraz da Mustafa Pektemek demek ...
20 gün oldu babasını kaybedeli ...
Mekanı cennet olsun ...
Geçen hafta ise doğumgününü kutladı ...
Doğumgünü kutlu olsun ...
U bilmemnenin en iyi oyuncularından ...
8 golle tamamladı 2009'u ...
Her sene üstüne koyuyor ...
Yine de görünmüyor birileri tarafından ...
Bu akşam bekliyorum iyi bir performans ...

Alt oynayanların takımı olma yolunda Beşiktaş ...
İlk yarıları çöpe atma makinası sanki !
Yaratıcı oyuncu , 10,5 numara vs ...
Bitmeyecek Eylül'e kadar ...
Bugün de Van Der Vaart haberi çıktı ...
Sanki Bobo'yu yaktık , Delgado'yu dondurduk ...
63. yabancımız olacak garibim ...
O bile körelir burada ...
Adı Mehmet soyadı Aurelio olan için ise pöhh ...
Bir sürü küfürüm var ...
Rico Paşa ile aynı cümleler içinde kullanıyorum ...
Aklıma geliyor otopark mafyaları ...
Neyse ...
Demirören yine çorap örme arefesinde başımıza ...
Ergun Gürsoy bu kadar zarar vermemişti bize ...
Ya da Adnan Polat veya Ali Tanrıyar ...

Yusuf ve Bobo yok ...
Sol açık olarak seyretmek acı vericiydi Bobo'yu ...
Belki akıllanır Mustafa Denizli ...
Döndüğünde en ileri uca koyar ...
Nobre yine çırpınacak ...
İyi niyet ile istatistiği bir türlü uyumlu değil ...
Forvet gol atacak , kıçını yırtmayacak ...
Sevmiyor muyum , asla ...
Terleyen formasına dualarım çok ...
Nihat önüne aldığını vuruyor ...
Bir tane atsa o , ben ve hepimiz çok rahatlayacağız ...
Peki İbrahim Üzülmez 'den ne zaman kurtulacağız ?
İsmail neden alındı bileniniz var mı ?
Milli takıma seçilmişken neden yedekte oturur ?
Kazanılacak kelimenin karşılığı ; tecrübe ...
Manchester United'a karşı mı koyacaksın tecrübesizi ?
Erhan sağda sınırlı yeteneğiyle koşturuyor ...
Bir orta yaptı kariyerinde ...
Uğursuz Nobre onu da Ömer'in kafasına nişanladı ...
Ya Rıdvan hani nerede ?
Karşıyaka gibi coşkulu bir taraftarın önünde oynayan ...
U bilmemneyin jokeri , herşeyi olan ...
Nerede ?
Onur , Necip , Batuhan ...
Bekleyin koçlar siz ...
30'dan gün alınca , alınacaksınız kadroya ...
O yaşa kadar alınmayın , darılmayın !
Mustafa Denizli'yi küçükken ''gençler'' dövmüş anlaşılan ...
Bugün Gençlerbirliği ile oynaması ne ironi ama !
Genç kazanmak maç kazanmaya benzemez ...
Ve Beşiktaş taraftarı özkaynağa sırtına döneni asla sevmez ...

Tello isterse yener Beşiktaş ...
Kadrodaki tek elle tutulur skor yapıcı ...
Holosko'nun gönül kontenjanından ve gol sevinçlerinden ...
Çok başarılı olmasını isteyenlerdeyim ...
2 kişinin performansı bir de Pektemek ...
Skoru belirleyecekler ...
Ankara deplasman değil ...
Geçen seneki başkent uğuru devam edebilir ...
Tüm ihtimaller beraberlik üzerine gibi ...
Zor olacak ...
Çok zor olacak hem de ...

Son olarak ...
Antalya'nın geçen sene Paf takımı şampiyon oldu ...
Hem de Fenerbahçe ile kapıştığı halde ...
O takımın en iyi oyuncularından birini bonservisiyle alıp ...
Karşılığında Jedinak'ı 1 yıllık kiralık veren ...
İlhan Cavcav'ın ticari ve öngörülü kafasını kutlarım ...
Aynı kafa 34 liralık açık bileti çekiyor bu akşam ama ...
Ne yapalım ...
Türkiye işte ...
Neyi doğru ki ?

19 Ağustos 2009 Çarşamba

2010 # Resmi Tatil Günleri

Yılbaşı 1 gün
1 Ocak Cuma
***
Ulusal Egemenelik ve Çocuk Bayramı 1 gün
23 Nisan Cuma
***
Emek ve Dayanışma Günü 1 gün
1 Mayıs Cumartesi
***
Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı 1 gün
19 Mayıs Çarşamba
***
Zafer Bayramı 1 gün
30 Ağustos Pazartesi
***
Ramazan Bayramı Arefesi 1/2 gün
08 Eylül Çarşamba
Ramazan Bayramı 1 gün
9 Eylül Perşembe
Ramazan Bayramı 1 gün
10 Eylül Cuma
Ramazan Bayramı 1 gün
11 Eylül Cumartesi
***
Cumhuriyet Bayramı Öncesi 1/2 gün
28 Ekim Çarşamba
Cumhuriyet Bayramı 1 gün
29 Ekim Perşembe
***
Kurban Bayramı Arefesi 1/2 gün
15 Kasım Pazartesi
Kurban Bayramı 1 gün
16 Kasım Salı
Kurban Bayramı 1 gün
17 Kasım Çarşamba
Kurban Bayramı 1 gün
18 Kasım Perşembe
Kurban Bayramı 1 gün
19 Kasım Cuma

Dağ Gibi Ekrem

Mahmut Hoca Stadın Yolunu Bilmez Oğlum !


5 gün önce 55 liralık biletler hakkında düşündüklerimi söylemiştim . Yazmadım ama sağlam bir pankart olsun istemiştim maçta . Yeni gördüm bunu . Vurucu , yakıcı ve keskin olmasa da mizahi birşeyler yapmışlar . Tepki illa üzerine benzin dökmekle olmuyor bu da yeterli . İnşallah uzak gözlüğünü takmıştır Aziz Yıldırım !

17 Ağustos 2009 Pazartesi

23


Beşiktaş'a gelmeden önceki son maçında rakip olarak seyretmiştim onu Manisa'da . Oyundan erken çıkardığı için hocasına kızıp yedek kulübesinde gerginlik yaratmıştı . Hatırlıyorum ki başımıza bela olur diye düşünmüştüm . Meğerse yeteneklerini daha fazla göstermek niyetindeymiş çocukcağız . Sonra formayı gelmeden giydi . Taraftarın gönlünü imza atmadan kazandı . İlk maçında acaba nasıl çağıracağız diye merak etmiştim . Belli fotoğraflar aklımda . Ertuğrul Sağlam'ın onun ayakkabısını bağlaması , Sabri'ye karşılık vermemesi , Servet'in omuz darbesine itiraz dahi etmemesi , Trabzon maçındaki sahayı turlaması sonucu yaptığı asist , efendiliği , uçakta Slovakça tezahüratı , 23 numarası , gol sevinçleri , şiveli Beşiktaş şampiyon deyişleri ... Mütevaziymiş sonradan anladık , yedek bekliyor ses çıkarmıyor , golünü atıyor , senede 20 gole etki ediyor ... Benim en sevdiğim oyuncu olur kendisi . Holoşko yazıp askere forma yollamışlığımız bile var ! Bugün de girdi oyuna , attı golünü , yine enfes sevindi ve bir kez daha kalbimdeki yerini altın harflere boyadı . O forma ona o formaya ... Yakışıyor be kardeşim ...

Fantezi Futbol ve Ön Libero Kavramı


Fantezi Futbol ekibimizden Seçkin Köksal arkadaşımızın oyunda atıl görülen ön libero mevkisi üzerine yazdığı güzel bir analizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum . Merak edenler kendisini özel sitesinden takip edebilirler , merak etmeyenler ise bffk sitesinden yorum bölümüne dolaylı küfürlerini bırakabilirler ...

Günümüz futbolunun vazgeçilmez oyuncusudur ön libero. Hatta birçok teknik adam, kaleciyle birlikte ön liberosunu (bazen iki tane) yerleştirilip kalan dizilimi daha sonra belirler. Orta saha ve defansın bağlantı kanalıdır. Takımını hücuma çıkaran, rakip atakları ilk karşılayandır. Genellikle maç sonu istatistiklerinde en çok mesafe kateden oyuncu olarak ön plana çıkar. Takımın askeri, büyük galibiyetlerin gizli kahramanıdır. O kadar önemli bir adamdır ki Türk vatandaşı bir tane bulamadığımız için Marco’yu Mehmet yapıp milli formayı sırtına geçirmişizdir. Ancak işin ilginç yanı, tüm bu önemli özelliklerinin yanında Fantezi Futbol oyunun en işe yaramaz oyuncusudur aynı zamanda.

Kaleci ve defans oyuncularının seçimi yapılırken öncelikle haftanın gol yemeyecek takımı tahmin edilmeye çalışılır. Bu belirlendikten sonra takımda kornerden kafa golü atabilecek stoperler ya da hücuma çıkıp asist yapabilecek bekler seçilir. Zaten takımı gol yemediği durumda +4 puan alacak oyuncunun toplam puanı asist ile 10, gol ile 13 puana çıkar. Forvet oyuncularının seçimi için çok fazla söylenebilecek bir şey yok. Haftanın golcüleri biraz mantıkla, biraz hissiyatla, biraz da taraftarlıkla tercih edilir.

Orta saha ise oyunun kilit bölümüdür. En çok puanı toplayabileceğiniz mevki burasıdır. Gol attığında +5, asist yaptığında +3 ve gol yemediğinde +2 puanın tamamını toplayabilecek oyuncular bu mevkide görev yapar. Tabata, Yusuf, Alex, Arda, Musa Aydın, Erman Kılıç, Tello, Kewell, Delgado, Volkan Şen, İbrahim Akın, Alanzinho, Ceyhun Eriş v.s. hep bu bölgenin oyuncularıdır. Kaptanlar genellikle bu bölgeden seçilir. Tabi bu durumun doğal sonucu olarak gerçekte futbol sahasında göremeyeceğiniz orta sahaları fantezi futbol takımlarında görürsünüz. İşte size örnek bir beşli orta saha; Erman Kılıç, Arda, Alex, Ceyhun Eriş, Yusuf. Aklı başında bir teknik adamın gerçekte sahaya çıkarmayacağı bu orta saha ile fantezi futbolda haftanın birincisi olabilirsiniz mesela. Bir de şu orta sahaya bakalım; İbrahim Dağaşan, Tjikuzu, Selçuk Şahin, Michael Fink, Hüseyin Çimşir. Bu da aklı başında bir fantezi futbol oyuncusunun kurmayacağı bir orta saha. İşte tam burada iki oyunun farkı ortaya çıkar ki o da takım olma ve bireysellik arasındaki farktır. Futbol sahasında koşan, basan, çalışan oyuncuya ihtiyacınız vardır. Bu oyuncular, gol ve asist istatistiklerinde yer alan oyuncuları tamamlar. Asiste asist yapar ve takıma takım olma, birlikte oynama hüviyeti kazandırır. Ancak fantezi futbolda bunların hiçbirisine ihtiyacınız yoktur. Çünkü size puan kazandıran mücadele değil istatistiklerdir. Frikik ya da penaltı atmadığı sürece ya da bütçe sıkıntısına düşmediğiniz sürece, “iyi ki bu adam oynuyor orta sahanın yükünün sırtlamış” dediğiniz oyuncuları fantezi futbol kadrosunda düşünmezsiniz. Bunlara ilave olarak ön libero, oynadığı bölge sebebiyle hücuma çıkarken top kaptırıldığında ilk müdahale eden oyuncu olduğundan ve aynı zamanda sert oyunculardan seçildiğinden, sarı ve kırmızı kart görme olasılığı defans oyuncuları ile eşit bir oyuncudur ki yine fantezi futbol için tercih edilmemesinde önemli bir kriterdir.

Bu durumu gözardı etmeyen bazı siteler geçtiğimiz sezon fantezi futbol oyunlarında puanlamaya top çalma ve top kaptırma gibi kriterleri ekleyerek atıl durumdaki bu oyuncuları etkin hale getirmeye çalışmıştır. Ne var ki bu uygulama oyunu karmaşıklaştırmış ve ilginin azalmasına sebep olmuştur. Bu sebeple bu sezon uygulamadan vazgeçilmiştir.

Gerçek şu ki futbola ilgi duyduğum için bu oyunu oynuyorum. Ancak zaman zaman oyunun futbolun gerçekliğinden uzak noktalarıyla ilgili de kafa patlatmıyor değilim. Aklıma bazı fikirler gelse de her seferinde şu gerçekle karşılaşıyorum: Basit her zaman güzeldir ve çok detay ilgiyi azaltır. Bu yüzden ön liberonun bu oyundaki makus talihi ilelebet devam edecek gibi gözüküyor .

Bu Ruhsuzluk YETER !


Mustafa Kamil A.......bitoğlu 'nun Galatasaray maçındaki korkunç halleri nedeniyle hasretle yandığımız İnönü Stadı'na ve sevdiceğimizi hemen önümüzde izleme fırsatına 2 hafta daha maalesef dayanmak zorundayız . Yukarıda sanatsal resimdeki pankartın ikinci kelimesi hem hakem hatalarına hem de seyircisiz oynama ruhsuzluğuna bir dur deyin artık gibi gözüküyor . Hakemler esasoğlan değil elbette , onları masrafsız Allaha havale edeli çok oldu . Gerçek özne seyircisiz durum . Nasıl bir şekle girilir ya da nasıl bir yol izlenir bu işten para kazananlar düşünsün . Talimat ve mevzuat kelimelerini hatim edenler halletmeli en kısa yoldan . Benim anlamadığım şey küfür eden , sahaya yabancı madde fırlatan ve bir şekilde sahanın kapanmasını yol açan herifler yüzünden cezalandırılan 30.000 kişi yerine o kişi ve kişileri alıp stadlardan uzaklaştırmak yolunun ne zaman yürürlüğe gireceği . Temmuz ayını sabırsızlıkla bekleyip aldığımız kombineler hep bir - iki maç eksik hesaplanmak zorunda kalıyor . Hadi bir bok yedi benim yanımdakiler , tamam . Peki deplasman seyircisinin günahı ne ? İstanbul'da yaşayan Antalyalı'dan ne istiyorsunuz ? Senede 5 kere görecek yaşadığı yerde sevdiceğini , ona bunu neden çok görüyorsunuz ? Amaç İnönü atmosferinden mahrum bırakmak ise , oynat Bingöl , Siirt , Kahramanmaraş veya Erzurum 'da maçları . Yapan , eden , hakeden uzak kalsın sevdiğinden . Oradakiler sevinsin işte . Ya da Antalya'da oynatın maçı , al sana en büyük ceza ! Neden seyircisiz ? Bir kişi söyleyin bana bu tür maçlardan zevk alan ? Cevap yok ya da cevap ; yok .. Gerçi burası Türkiye yok öyle .. Çözümlerden haber ne mümkün , varsa yoksa sorun , söyliyeyim !

10 Yıl Önce Bugün


İstanbul'da yaşayanlar Büyükçekmece - Kumburgaz arasındaki Güzelce'yi bilecektir . Orada yakalandım ben depreme . Sabah-akşam sarhoş geçirilen bir yazın tek içilmeyen gecesiydi . Allahtan uyarı mı geldi bilmiyorum , yarım saat önce normal bir şekilde yatmıştım . Ancak kalkmam uzun sürmedi zira deprem izin vermedi . Önce ilk uyanma anı , sonra sallanan eşyalar ve yavaş yavaş azaldığını sandığım nalet deprem . Sonrası kabusun ta kendisi . 25. saniyedeki o sesi ömrüm boyunca unutmayacağım . Allahım allahım allahım diye bağırdığımı hatırlarım . Doğa karşısındaki çaresizliğimizin apaçık meydana çıktığı an yaz hali dolayısıyla bizde kendimizi apaçık dışarı attık . Henüz deprem dedeyi tanımamış ve rihter , artçı , öncü , merkez üssü , parçalı kırılma gibi sonradan alışacağımız kavramlara yabancı olduğumuzdan daha evel depremi yaşayan büyüklerimizden Erzincan ve Dinar eksenli anılar dinledik . Elektrik ve su yok . Her yer karanlık . Sitede herkes dışarıda , eve girme korkusu sarmış her bir tarafımızı . Ağabeyim tatilde hemen ulaştım , bir de çok sevdiğim bir arkadaşımla konuştum . Cep telefonları o dakika itibariyle iptal olmuştu , ben şanslılardandım . Farkında değildik neler yaşandığından , Gölcük , Sakarya , Avcılar , Yalova ve Kocaeli 'ni ertesi gün öğrendik . Evimiz sağlamdı çok şükür ama ya diğerleri ?

Sabaha kadar bekleyip dışarıda uyuduktan sonraki günler tek kelimeyle acı ! İnsan yavaş yavaş idrak ediyor olayın büyüklüğünü . Teyakkuz halleri , artçı depremleri , sabaha kadar zelzele muhabbetleri , gelen ölüm haberleri , gözler yaşararak okunan gazeteler , Veli Göçerler , prefabrikler , Kızılay , dönemin sağlık bakanı , yardımlar , Akut , deprem çantaları , belediyeden kaçak ruhsat verenler , panikler , korkular , avizeye bakınmalar ve daha neler neler ... Evet ; acı en doğru kelime ... Sadece acı ! Diğeri 12 Kasım'da Taksim otobüsünde yakaladı ama ilki kadar etkili asla olamadı . Zaten o deprem ilkti ve ilkler asla unutulmazdı . Onbinlerce ölü , göçük altında kalanlar ve evini kaybedenler ... Suçlu yok veya suçlu oldukça çok ... İnsanoğlu ! Suçlu doğaya kafa tutmaya çalışan insanoğlu ! Denizi dolduran , tuğladan çalan , rüşvetle ruhsat , kat , alan , izin veren , tehlikenin farkında olmayan , ülkenin deprem kuşağında olduğu öğretilmeyen tüm insanoğulları suçlu . Bu ülkede yaşamak suçun en büyüğü . Artık suçlu ayağa kalk deseler , dizler yerde ... Çöktü bir kere ...

Bir daha yaşanmaması ve her türlü önlem alınması için dua etmekten başka çaremiz yok sanırım . Ölenlerin mekanı cennet olsun ve tüm milletimize Allah bu ülkede yaşarken sabır versin ...

16 Ağustos 2009 Pazar

Fantezi Futbolun Başlangıç Hadisesi


Fantezi Futbol denilen basit iki kelime . Lakin hakkında konuş derseniz sabaha kadar esir ederim alayınızı . Benim kişisel sevdam eskilere dayanıyor . Eskiler dediysem abartmayayım , topu topu 15 sene işte . Önceleri mahallede adımla arkadaş alırdık , taş üstünden geçen topu gol olarak geçerli sayardık . Sonraları ise babamızın eve bağlayıcı etkisi eşittir bilgisayar hadisesi !

Başlangıç ; 80'li yıllarda dünyaya gelmiş olan her romantik çocuk futbolsever gibi Championship Manager (ya da Football Manager) ile start aldı diye düşünüyorum . Oyundaki tadına doyulmaz menejerlik karizması 30 yaşına merhaba diyen bu bünyeden hala firar etmiş değil . Joost Broerse diye bir sol bek bazen aklıma geliyorsa ya da Kenedy Bakircioglu 'nun adını neden hala duyamadık sorusu zihnimi kurcalıyorsa kendi adıma güzel bir çocukluk geçirdiğimi söyleyebilirim . Sensible Soccer 'da takımına Viola'yı transfer eden her ufaklıkla , CM 'de Fiorentina ile Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıran her arkadaşımla ya da wonder kid ile doldurulmuş short listi için harcanan saatlere aldırmayan tüm insanları yakın görürüm kendime . Stadı büyütmekti olay belki de , yenilen oyuncularının sırtını sıvazlamaktı maç sonu ya da kimbilir . Ama editör ile oynamadan ve her büyük maç öncesi save as yapmadan dürüstçe . Ebeveynlerin gelip artık okuluna git demesidir , anlamamalarıdır saatlerce sağ elde bir mause ile boş ekrana bakma güzelliğini , saat kurup oyun için kalkmaktır sabah erkenden , 920 asist 670 gol attırmaktır 2067 'de altyapıdan çıkan Raul Monzalez'e ! Dedim ya esir alırım konuştukça konuşurum fantezi futbolun doğumu ile alakalı . Elbette o zamanlar bilmiyorduk bu kavramı ve ruhunda menejerlik olgusu oluşarak büyüyen bir kuşak olarak dünyanın kirlenmesine aldırmadan bir yerlere savrulduk . Kimimiz yazar oldu , gazeteci , avukat veya doktor . Kimimiz blog sahibi , yorumcu veya yönetici oldu . Bazılarımız ise eş dost arasında anlatılan tatlı bir muhabbetle yetindi . Ama futbola aşkımız hiç değişmedi . Tribünlerde veya televizyon başında yerini alanlar , farklı renklere gönül verenler , saha içindeki oyunculara müdahele etme isteğimizi öldürmedi . 70 milyon teknik direktörün bir kısmı amatör sevdalarını bilgisayar başında yaşattı . Takım aldı , transfer oldu , kulübüne kupa kazandırdı . Ve tüm bunlarla birlikte fantezi futbol kavramı zihinlerde yerini aldı .

2005 yılıydı ilk hatırladığım . Ntv Fantezi Futbol ile tanıştım . Her hafta sanki gerçekten teknik direktörmüşüm gibi oyuncu aradım , aldım ve çıkardım . Türkiye Ligi kazan ben kepçe 40 milyonu aşmadan 11 kişi seçmeye çalıştım . Yeri geldi asistim verilmedi , golüm geçersiz sayıldı , yeri geldi asist kavramı üzerine saatlerce düşünceler gelişti . Tek başına olunca çıkmayan zevk rekabet duygusu ile pekişerek tadından yenmez hale geldi . Arkadaş arasında puan hesaplamaları , o oyuncuyu nereden buldun soruları ve her Cuma günü yaşanılan heyecanlar bir güzelliği müjdeledi . Fantezi Futbol hadisesi artık kanımıza işlemişti . Öncesi 10 küsür ama oyun adına iki senelik tecrübeyi kullanma vakti gelmişti . Tanıdık dostlarla toplandık , planladık ve bir site oluşturduk . Adına da Büyük Fantezi Futbol Kapışması dedik . Kısaca BFFK ! Herkes bir ödül vaad etti sene sonunda aramızdan başarılı olanlara verilmek üzere . Yazılar yazdık , oturup beraberce aldığımız oyuncuları ekrandan izledik ve bazen rakip takımı dahi destekledik . Lütfen kınamayın beni ama kapalıdan gol yediğimize üzülmediğim anları düşünürüm bazen . Üst sıradaki arkadaşımın kadrosundaki İbrahim Toraman'ı bildiğimden . Amaç futbolcudan kazanmaktı ve bu altyapısı CM olan büyük çocuklar için oyuncaktı . Çocuk oyuncağı ! Holosko'yu Manisa'nın dış saha maçlarında kadroya almak , Ivankov'un penaltı atmasını ummak ve Kratochvil 'in takımının gol yememesi için dualara sığınmak hafta sonlarına anlam katmaya yetmişti . Kinder süpriz yumurtanın kutusunu kullanarak yaptığımız büyük çekiliş ile ödülleri dağıttık ve sıcak top , şanslı ödül cümleleriyle hediyelerimizi başarılı olan arkadaşlarımıza verdik . İkinci senemizde tasarımı ve oynama kolaylığı sayesinde Lig Tv kalbimizi çaldı . 10 kişilik ilk ekibimize 3 kişi daha eklenmişti . Yine yeni bir site açıldı , yine yazılar yazıldı ve hep beraber toplanıp üzerine muhabbet baldan tatlıdır ispatlandı . İşinden gücünden olan , Perşembe akşamı uykusuz kalan , sakat ve cezalı listesine göz atmayan kalmadı . Olay daha profosyonel ele alınınca ve emek gerçekten değerini bulunca Türkiye 1.si bile olunabiliyormuş bunu anlamak zor olmadı . Her güzel şeyin sonu Beşiktaş'ın şampiyonluğu ile gelince mutlu sonun kelime anlamı bünyeye yapıştı . Böylece yaz geldi ve oyun güzel bitti .

2009 - 2010 sezonu geçen hafta başladı . Ohh ! Benim için ''Sensiz geçen günlerin ben .....'' tezahüratı ne kadar çok Beşiktaş hasreti ile alakalıysa bir parça da fantezi futbol ile ilgilidir . Hafta sonları kadromdaki oyuncularımı takip etmek , aldığım kaptanımın attığı gol veya rakibim oyuncusunun gol yemesinin ötesi yok . Kan fıkır fıkır , heyecan üst seviyede . Ha unutmadan söyleyeyim , gitgide profosyenelleştik . 3. senemizde 15 kişi daha ekledik portföye . Artık dolu dolu 28 kişiyiz . Lig Tv son güne bırakmasa yeni sezon güncellemesini otuzu rahatça aşacaktık . Yine yeni bir site açmak farz oldu ve hediyeler bu defa bayağı çoğaldı . Her hafta yazılan yazı , yapılan analiz ve girilen sonuçlarla birlikte artan sorumluluğumuz düşündürmüyor , aksine hoşumuza bile gidiyor . Ülkede fantezi futbol konusunda referans alınacak kadar arşiv konumuz , yazımız ve analizlerimiz mevcut . Tüm oyun ile ilgili siteler ile temas halindeyiz . Madem yetenekliyiz ödül veren 4 sitede daha kadromuzu oluşturmaktayız . Böylece övünmek gibi olacaksa olsun konuya oldukça hakimiz . Hatta planlar dahilinde referans bir site kurup tüm düşündüklerimizi gerçekleştirmek var. Ancak zamanla alakalı sıkıntılar sözkonusu . Kimbilir belki de bir güzellik yapan arkadaşımız çıkar aramızdan . Ölümlü dünya ; heves baki kaldıkça dibini görmeyenin kaptanı kırmızı kart görsün !

Fantezi Futbol böyle bir şey işte benim nazarımda . Anlattıkça anlatası geliyor insanın . Başınızı ağrıtmadan kaçıyorum diyorum ama konuyla ilgisi olanın es geçmeyeceğini de tahmin ediyorum . Kaçtığım yer , ikinci adresim Lig Tv Fantezi Futbol sayfası . Bakınıyorum gözden kaçırdığım futbolcu mevcut mudur yoksa en verimli kadromu kurmuşmuyum bu hafta ! Bakalım ... Tüm futbol seven dostlara , CM 'den yolu geçen arkadaşlara ve fantezi futbol sevdalılarına selamlarımla ...

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Yaz


Seviyorum yazı ben !
Yazı derken yaz ayını ...
Mayıs sonundaki içine ısıtan güneşle başlar ...
Temmuz sonu kavurmasıyla içimi yakar ...
Tatildir yaz , taa ilkokulda benliğe işlenen ...
Özgürlüktür , teneffüs zilini unutmaktır ...
Sorumsuzluğun en civcivli anlarıdır ...
Az giyinmek ve çabuk soyunmak güzelliği işte ...
Forza deniz , güneş ve kum ...
Fuck you kar , yağmur ve çamur ...
Seviyorum yazı ben ...
Hem de çok ..
Çıplağım ben yazın çünkü ...
Bermudanın ve parmak arasının hemen yanındayım ...
Bir tişört giy , şort altına terlik çık dışarı ...
Zararlıymış , bunalmakmış , uyutmuyormuş sıcak ...
Banane ...
Benim katlanabilirlik eşiğim ;
Terlemek > Üşümek ...
Tropikal iklimin gözünü seveyim ...
Üşümek istemiyorum ...
Ancaaaaaaaak ...
Artık ...
''Geceleri serin oluyor'' zamanı ...
Açık kalsın ki cereyan yapsınlar geçti ...
Kapatıyorum teras kapısını ben mecburen ...
''Esiyor bak'' şu günlerde çoğaldı , moda !
Şort gene ayağımda da üstümden tişört eksik olmuyor ...
Yorgan değil henüz pike yeterli uyurken ...
Maalesef çoraplı günler yakında ...
Kalın kalın giyinmek ve pantolona sıkışmaya çeyrek var ...
Ve Ağustos'u yarıladık biz ...
Sabah artık hava daha karanlık ...
Akşam erken yanan elektrik düğmeleri sözkonusu ...
Eylül geliyor ...
Hiç gelmesin derken ...
Sonbahar hüzünü çağırıyor güneşi kovalarken ...
Yavaş yavaş çıkacak kazaklar dolaptan ...
En sevdiğim şortumla bakışacağız son defa ...
9 ay sonra görüşmek üzere , son veda ...
Yerde yapraklar , soğuyan havalar ...
Sevmiyorum ben kışı ...
Üstümde duran giysi kalabalığını ...
Yağmurla birlikte esen rüzgarı ...
Çamur haline dönen İstanbul sokaklarını ...
Yazın bitmesini istemiyorum ...
Yazın bunu bir yere ...
Ben yaz ayını çok seviyorum ...

14 Ağustos 2009 Cuma

The Post Of 700

Hayyam

Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
Ben haramı helalı karıştırmam:
Seninle içilen şarap helaldir,
Sensiz içtiğim su bile haram .

L'Equipe : Bobo St. Etienne'de ...


''St. Etienne ile Beşiktaş arasındaki görüşmelerde, Fransız Kulübü, bonservis bedeli olarak 5 milyon Euro ödemeyi kabul etmesiyle birlikte transferin sonuçlanması an meselesi ... Fransa’nın ünlü gazetelerinden L’Equipe’in bugün geçtiği habere göre, Beşiktaş ile Saint – Etienne klupleri arasındaki bonservis konusundaki görüşmeler bitmek üzere . St. Etienne Klubünün teklifini 5 milyon Euro’ya çıkarmasıyla birlikte transfer gerçekleşecek gibi görünüyor . Gazete, Beşiktaş'ın Bobo'nun yerine oyuncu arayışlarına başladığını bile yazdı . Siyah-beyazlı kulüp, sakatlığı uzun sürecek Delgado'nun yerine, kontenjan sıkıntısı yaşadığı için yeni bir transfer yapamıyordu .''

Alıntı NtvSpor'dan . Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama sitenin güvenilirlik yüzdesi 50'den fazla . Kısmet artık ile karışık dünya çapında bir yıldıza hoşgeldin demek var ya başka bir postta , ne güzel olur ! Teşekkürler Bobo herşey için , çok babasın Bobo ve güle güle Bobo demek için transferin resmileşmesini bekliyorum . Bir yandan da içimi bir umut kaplıyor haydi hayırlısı demekten kendimi alamıyorum ...

Allah Var ...

13 Ağustos 2009 Perşembe

PİSLİK


Galatasaray Ufuk ile Sezer 'i istiyor .
Manisaspor vermiyor .
Verecek de arpa az geliyor ...
Sözleşme uzatın diyor ...
Oyuncular yemiyor ...
Radyolara biz İstanbul'da oynayacağız diyorlar ..
Manisaspor oyuncuları kadro dışı bırakıyor .
Oyuncular kendi başlarına idman yapıyor .
Galatasaray er geç alacağız diyor .
Oyuncuların sözleşmesi bu sene bitiyor .
Manisa ya şimdi para kazanacak ...
Ya da sene sonu bedavaya kaptıracak .
Galatasaray oyuncularla işi bitirmiş ...
Prosedürü bekliyor ...
Manisaspor panikte , iki ucu boklu virane ...
Medya sessiz ...
Basın sessiz ...
Televizyonlar sessiz ...
Yorumcular sessiz ...
Fenerbahçe ile rakip olunca ortaya atılan ETİK kelimesi ...
Şimdilerde romantik spor yazarlarının cümle içinde ...
Ara sıra ...
Bazen ...
Kullandığı bir kelime olarak belleklerde sadece ...
Nerede bir ay boyunca sorgulanan ETİK ?
OYUNCUYU AYARTMA mevzusu hani ?
ÖNCE KULÜBÜ İLE GÖRÜŞME konusu ...
Hani klüp CEZA alırdı , puanı silinirdi , transfer yapamazdı !
Nerede her boka bulaşan tertemiz tarafsız yorumcular ...
Bir camia yapınca ETİK diğeri yapınca sessizlik !
Sonra da kızıyorlar deyince medya pislik ...
Eeee PİSLİK !