14 Eylül 2011 Çarşamba
Kadın ve Futbol... Hatta Fantezi Futbol...
- Birtaneeeem, ne yapıyorsun içeride?
- Maç izliyorum canım.
- Bu saatte ne maçı?
- Karabük - Sivasspor.
- Hımm. Şampiyonlar Ligi finali di mi o?
- Hee. Yok Libertodes Kupası!
- Aşkım sen gizli Sivassporlu musun? Yoksa Karabük'teki eniştenleri tribünde mi görmek istiyorsun?
- Yaa ne alakası var? Maç işte bu, futbol. Seyretmek lazım.
- Öğlen öğlen, pazar günü pazar günü ve Bucaspor - Karabük maçını hem de?
- Evet ne oldu ki ?
- Hiiiç. Şike mike davaları vardı, bıktın sanıyordun seni.
- Canımın içi, sokakta iki çocuk taştan kale yapıp teke tek maç yapsa onu da seyrederim ben. Hem ayrıca Fantezi Futbol için maçları seyretmem lazım . Özellikle bu türdeki Anadolu takımlarının maçlarını. Fark yaratmak için, bir sonraki hafta kadro seçimim için, insanlık için, özgürlük için...
- Beni seyretmeyeli ne kadar zaman oldu biliyor musun?
- Haydaaaa...
- Kaptanın gol atsın diye beni atıyorsun başından farkında mısın?
- Ya ne alakası var yaaa? Aşkım bu maç 90 dakika, sen ise ömür boyusun.
- Ömür boyuymuşum. Boyun devrilsin senin emi. Fantezi Futbol da ömür boyuydu hani?
- Eeee o da ömür boyu, sen de sevgilim. Sen benim Fantezi Futbolumsun (lan ne güzel bir laf ettim, anlasa bari)...
- Hah. Bizimki romantikliği sığıra bağladı!
- Goooooool... Hey yavrum beaaa. Gole bak beee...
- Ne oldu canım? O nalet kaptanın gol mü attı?
- Yok canım, rakibimin defansı gol yedi.
- Hah bizim herif kafayı yedi...
13 Eylül 2011 Salı
Lig Tv'nin Fantezisi!
Link: http://fantezifutbol.ligtv.com.tr/
Daha Önceki İsyanlarımız:
Fantezi Futbol & Lig Tv
Fantezi Futbol & Lig Tv
Ödül
Tek Fantezimiz
İlk hafta geçti, ikinci hafta başlayacak. Lig Tv ekibi de hala Fantezi yapacak! Gerzekler sizi...
9 Mart 2010 Salı
İki Resim Arasındaki 7 Fark

............................................................................................Photo by Birol Sezgin
Kamil Dizar ve Mehmet Süha Sidal . İstanbul Büyükşehir Belediye ve Kasımpaşa'nın futbol şube sorumluları olurlar kendileri . Bu iki nevi şahsına münhasır kişiliğin bizim için önemi büyük . Çünkü haberci onlar . Sakat ve cezalı durumlarını ve takımlarının önlerindeki maça nasıl hazırlandıklarını kendilerinden öğreniyoruz . Milenyum çağında ulaşamadığımız bilgilere Cuma öğleden sonra yaptıkları basın toplantıları ile kavuşuyoruz . Bizim için onlar bir nevi Fantezi Futbol Kahramanı . Canımız , ciğerimiz hatta İstanbul takımları spor muhabirlerimiz . Daha önce ne yaptılar bilgimiz yok daha yeni tanıdık hatta tanımakla kalmayıp kaşlarından gözlerine , dudaklarından saç tiplerine onları boydan boya ezberledik . Zira tüm spor siteleri aynı fotoğraflarını kullanıyor . Aynı yerde çekilmiş aynı kıyafetleri ile evlerimize , işyerlerimize konuk oluyorlar . Kendi adıma söyleyeyim ; bir Mustafa Denizli'den ya da ne bileyim bir Uğur Meleke'den daha çok görüyorum o nur inmiş suratlarını ve seviyorum Fantezi Futbol minvalinde yaptıklarını . Nacizane karşılaştırma yapmak istedim , sanki sabah akşam aynı kıyafetleri giydiğini sandığımız ve aynı bakış açısıyla donup kaldığına inandığımız bu adamların farklı yönlerine ışık tutayım dedim . Ve son not olarak da bu işin üstadı sevgili Vedat Özdemiroğlu'na fiyakalı bir selam yolladım ...
1- İstanbul Belediye Kulüp futbol şube sorumlusu Kamil Dizar kravatlı ve traşlı haliyle ciddi bir belediye üst yönetim kurulu çalışanı izlenimi verirken , Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Süha Sidal özensiz giyimi ve bakımsız dış görünüşü ile Kasımpaşa'da bir kıraathanede okey oynayanların yancısı gibi bir izlenim verir . Sanki her an ''çaylar 5 olduuuu'' diyecek hali vardır ...
2- İstanbul Belediye Kulüp futbol şube sorumlusu Kamil Dizar daima eksiklerden dert yanmaya alışmışken , Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Süha Sidal en büyük kazançlarının Yılmaz Vural olduğunu üstüne basa basa söyler .
3 - Kamil Dizar için sözlükte ''İstanbul Büyükşehir Belediyespor futbol şube sorumlusu'' yazarken , Mehmet Süha Sidal için ''Kasımpaşa Spor Klubünün atarlı futbol şube sorumlusudur'' yazmaktadır .
4 - Kamil Dizar gençliğinde (1968 yılı) Galatasaray genç takımında oynamıştır , Mehmet Süha Sidal ise Galatasaray'ın Stadı Ali Sami Yen'e gecekondu demiştir ...
5 - Kamil Dizar ''sakat olan 10 oyuncumuz iyileşse en büyük transferimiz onlar olurlar'' diye aklı selim ve mütevazi açıklamalar yapmayı tercih ederken , Mehmet Süha Sidal ''Şu anda Moritz’i Tabata ile takas etmem , Beşiktaş , Tabata’yı verip Moritz’i istese , vermem” gibisinden tahrik ve kışkırtılmaya açık beyanatları tercih etmektedir .
6 - Mehmet Süha Sidal futbolun içinde Ergenekon olduğunu iddia ederken , Kamil Dizar'ın bugüne kadar iddaa bile oynamadığı rivayet edilir ...
7 - Kamil Dizar gençliğinde İETT takımında Recep Tayyip Erdoğan ile yanyana oynarken , Mehmet Süha Sidal'in yöneticilik yaptığı Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nın içinde oynamaktadır .
Batuhan - Youla
Denizliler
Lincolns
23 Ocak 2010 Cumartesi
Her Yerde Kaaaar Var ...

Bugün gitmeyi planladığım ve yoğun kar yağışından dolayı evden dışarı çıkıp 3 dakika sonra geri döndüğüm Kasımpaşa - Bursaspor maçının ertelenmesi sebebiyle fantezi futbolsever herkesin aklında bir soru işareti belirmiş olmalı . Zira bugün oynanması gereken bu maçtan oyuncu tercihi yapanların akibeti ne olacak ? Sıkıntı yok , kuralı okuyanların merakı dinecektir , okuyalım ;
Lig Tv Kural 11
''Ertelenen veya yarıda kalan karşılaşmalar eğer ait olduğu hafta içinde sonuçlanmazsa değerlendirmeye alınmazlar.''
Şimdi Ntvspor alt yazısında Kasımpaşa - Bursaspor maçının yarın aynı saatte oynanacağı yazdı . Ancak meteoroloji abimiz derki bu akşamdan itibaren kar yağışı şiddetini ve hiddetini daha da artıracak . Bu da demek oluyor ki bu maçın yarın da oynanmaması büyük olasılık . Peki ne zaman oynanabilir ? Vallahi zurnanın zırt dediği yer de tam orası çünkü bu hafta içi kupa maçları var , bu haftaya erteleme maçı koyamazlar . Ondan sonraki hafta oynatırlar ancak bu ve bunun gibi ertelenmesi olası maçlardan oyuncu alanlar için bu hiç bir şey ifade etmez zira kural diyor ki ; o hafta içinde olmazsa değerledirilmeye alınmaz . Yani anlayacağınız 15-20 puanlara hazırlıklı olun , yolda gördüğünüz kardam adamlara tekme atın ve bir an önce ellerinizi açın dua edin erteleme olmasın diye . Hava şartlarının kötülüğünü sadece futbol ile ilgili bağlamda ele alıyoruz ya pes vallahi . Bu kadar kötü geçen bir sezondan da bu beklenirdi zaten ; ulan futbol sadece futbol olsaydın ya ne güzel olurdu beee ...
11 Kasım 2009 Çarşamba
12 Ekim 2009 Pazartesi
Fantezi Futbol Açısından Beşiktaş-Kasımpaşa
Hafta sonu maçlar bitip sonuçlar açıklandıktan sonra hayat devam ediyor kavramından hareketle bir sonraki haftanın fikstürüne göz gezdirilir . Bu devinim sırasında amacı ; galip gelmesi muhtemel olan takımı ve istatistik yapacak oyuncuyu bulmak olan kişinin birazdan bahsedeceğim türde karşılaşma fark ettiğinde gözleri ışıl ışıl parıldar . Bu öylesine güçlü bir parıldamadır ki ; sanki önümüzdeki haftanın şimdiden birincisi olmuş , kaptanından 5486 puan almış , hatta kendisini ''Dünya yok edilsin'' düğmesine basmak üzere olan çılgın bir profesörü son anda engelleyen kahraman gibi hissetmektedir . En azından benim için durum böyle !
Önümüzdeki hafta sadece renklerine gönül verenlerin değil , yukarıda bahsettiğim üzere tüm fantezi futbol kapışmacılarının dikkat edeceği bir karşılaşma var ; Beşiktaş - Kasımpaşa . Bırakın tartıya koymayı yan yana yazıldıklarında bile siyah - beyaz tarafın ağır basacağı bu süper lig mücadelesi öncesi aklıma takılan , sizlerle paylaşmak istediğim ve bazı istatistiki verilerle bezediğim bir yazı yazmak istedim . Zira ne kadar kolay gözükse de benim düşünceme göre pek de öyle olmayan bu mücadele için sizleri uyarmak boynumun borcudur . Özellikle aramızdaki bazı çakal arkadaşlarımın kadrolarının hakim renginin benim kişisel sevdam ile benzeşeceği göz önüne alınırsa oldukça önem arz ettiğini belirtmek isterim .
Her sene ülkemizde , adı sadece ''süper'' olan ligimize yükselmiş ve yükseldiği gibi de düşmüş takımlar hasıl olur . Taraftarı ateşli ya da hiç yok , şehir takımı olan veya olmayan , ünvanında o belediyenin adı geçen veya holding şirketi bünyesinde olsun olmasın ; öncelikle kendilerini süper lige çıkarmış hocalarına vefasızlık ile başlarlar bu boyu devrilesiciler . Sonra da 17-18 oyuncu alarak yeni baştan takım olmak adına ahmakça yol alırlar . Bu oyuncular genellikle tecrübeli olup , halı saha kıvamında maç performansına gerilemiş ve kadayıf - kıç kılı paritesi verimli arkadaşlardır . İlk 4-5 maçta forvet oyuncularının ceza sahasında değil de , santrada oyunu başlatmak amacıyla topla buluştuklarını kavradıkları an Yılmaz Vural ve Güvenç Kurtar türevi , o sırada LigTv'de yorumcu olan veya denenmekten maalesef bıkılmamış Türk hocalara sığınırlar . Burada yönetememe becerisi yüksek olan Türk yönetici tarzı ortaya çıkar ki ; bunu kalemine oldukça güvendiğim Seçkin Köksal arkadaşıma devrederek başka bir yazı konusu olarak hızla geçiyorum . Ki kendisi ihmal etmektedir bizleri ve siteyi , bekliyoruz en kısa zamanda güzel bir takım analizi ! Neyse , yeni hoca gazıyla bir beraberlik ya da galibiyet kopartabilen takımın havasından geçilmez , hocası ''Daha çok işimiz var'' , yöneticisi ''Hocamıza güveniyoruz'' der , medya ise sezon sonu düşmesi en muhtemel takımın hocasının fotoğraflarını kahraman edasıyla gazete , televizyon ve sitelerine boy boy yapıştırır . Buraya kadar her şey normaldir ancak kimse o ana kadar kaybedilen puanlardan , yapılan hatalardan ve yönetemeyen yöneticilerden hesap sormayı akıl etmez . Takım iki-üç haftalık gazın kesilmesinden sonra olduğu yerde çakılı pozisyonda ligi tamamlar , hoca bir sonraki görevi için LigTv’de yorumcu kimliğine geri döner , futbolcular saçlarının arkasını uzatarak ikinci lig topçusu sıfatına hak kazanır ve yöneticiler pişkinliğin Türkiye versiyonundaki baş rolünün hakkını verirler . Taraftar cefakardır beklemek tek sığınacağı kelimedir , medya ise istatistik bilim midir bilinmez ama içinde mağlubiyet geçen bin tane istatistiki bilgi yayınlar .
Medyadan değilim ama her zaman yaptıkları kötü bir şeyi tekrar edeyim , önceki paragrafta bahsettiğim asansör takımlara örnek vereyim . Aşağıda listelediğim takımlar ; son 8 senede ligde yer almış , 34 maçlık maratonda en kötü galibiyet performansına ulaşmış ve düşmüş olup büyüklerle oynadığı maçlarda aldıkları ilginç skorları göstermektedir . Burada ilgi çeken şey tüm düşmüş takımların büyüklere bir maçta da olsa çelme takmasıdır .
2009-2010 Kasımpaşa 0 galibiyet
Kasımpaşa 1 – Galatasaray 3 (Bu maçta deplasman ekibinin nasıl zorlandığını bilmeyen yoktur umarım)
2008-2009 Hacettepe 5 galibiyet
Hacettepe 2 – Galatasaray 0
Hacettepe 2 – Beşiktaş 3 (BFFK toplanmasına denk gelen karşılaşmaydı ve sanırım çoğu kişi nasıl bir maç olduğunu hatırlayacaktır)
Hacettepe 2 – Fenerbahçe 1
2007-2008 Kasımpaşa 8 galibiyet
Galatasaray 0 – Kasımpaşa 1
Kasımpaşa 0 – Trabzon 0
2006-2007 Sakarya 4 galibiyet
Sakarya 1 – Trabzon 0
Sakarya 1 – Beşiktaş 1
Beşiktaş 0 – Sakarya 0
Sakarya 2 – Fenerbahçe 1
2005-2006 Diyarbakırspor 8 galibiyet
Diyarbakırspor 3 – Trabzon 0
Beşiktaş 1 – Diyarbakıspor 1
Fenerbahçe – Diyarbakırspor 2
2004-2005 Akçaabat Sebatspor 3 galibiyet
Akçaabatspor 2 – Beşiktaş 2
2003 – 2004 Elazığspor 5 galibiyet
Elazığspor 2 – Galatasaray 2
Trabzonspor 2 – Elazığspor 2 (Trabzon o seneyi ikinci sırada kapattı)
2002-2003 Kocaelispor 6 galibiyet
Kocaelispor 2 – Trabzonspor 2
Beşiktaş 2 – Kocaelispor 1 (Beşiktaşlı olan arkadaşlar bu maçın nasıl kazanıldığını çok iyi hatırlayacaklardır . Dakika 89 , skor 0-1 idi , sezon onsunda Beşiktaş 100. Yılında şampiyonluğa ulaştı)
2001-2002 Yimpaş Yozgatspor 6 galibiyet
Yimpaş Yozgatspor 3 – Galatasaray 3 (O sene Galatasaray şampiyon olmuştu)
Kasımpaşa bu senenin en az galibiyet alacak olan ve düşmesi en muhtemel olan takımı pozisyonunda . 8 maçta aldıkları sıfır galibiyet bizlere sezon sonundaki yerleri hakkında fikir vermekte . Her ne kadar ligimizin kalitesini yerlerde süründürmekten çekinmese de bu tür takımlar , mevzubahis Fantezi Futbol olunca FF kapışmacısı için bulunmaz nimettir . Rakipten oyuncular alınır , kaptan yapılır hatta 4 oyuncu alınıp kadro rakip forma renklerine boyanır . Geçen seneki uyarılarım rumuzum olan ters manyel ile suçlansa da arşivde kayıtlarımız mevcuttur .
Link 1
Link 2
İşte Beşiktaş – Kasımpaşa maçı bu yüzden ayrıca önem arz etmektedir . En kolay olması öngörülen her maç zor geçer şehir efsanesinin gerçeklik payından biraz bahsettik , şimdi de sıra iki takımın form durumunda . Beşiktaş’ın içinde bulunduğu durum içler acısından hallice . Yönetim 6 senede tüm değerleri tek tek yok etmiş , takım 2 kupanın verdiği rehaveti içine sindirmiş , hoca doğup büyüdüğü topraklarda kalmış ve taraftar sonunda birbirine girmeye karar vermiş . Kongre rüzgarları , taraf tutan hakem - basın sorunsalı ve üstüne bir de kötü sonuçlarla şu andaki sıralama gösteriyor ibretlik durumu . Son Denizlispor maçında kazanılan 3 puan biraz olsun ayıp örtse de daha katedecek çok mesafe var takım kadrosu ve yönetimsel düzeyde . Gol kısırlığına çözüm bulamama ile birlikte gereksiz rotasyon kavramları takımın içine nasıl edilir kompozisyonunu ortaya çıkıyor .
Öncelikle Beşiktaş takımından oyuncu alacak arkadaşlar Ernst , Sivok ve Ferrari dışında daima büyük bir risk altındalar ! Bir maç ilk 11’de mücadele futbolcu sonraki maçta tribüne çıkarken , deplasman götürülemeyen sol beki kapalının önünde seyrettiğimiz çok olmuştur . İşte Beşiktaş’ın 2009-2010 sezonunda oynadığı tüm karşılaşmaların maç kadroları ;
Fenerbahçe : Rüştü, Erhan, Ferrari, Sivok, İsmail, Nobre, Bobo, Tello, Fink, Yusuf, Ernst.
İstanbul Büyükşehir Belediyespor : Hakan, Erhan, Ferrari, Sivok, İsmail, Nobre, Tello, Fink, Holosko, Yusuf, Ernst.
Antalyaspor : Hakan, Erhan, Ferrari, Sivok, Nobre, Bobo, Tello, Fink, İbrahim Üzülmez, Nihat, Ernst.
Gençlerbirliği : Hakan, Erhan, Ferrari, Sivok, Uğur, Tello, Fink, İbrahim Üzülmez, Holosko, Ernst, Nihat.
Gaziantepspor : Hakan, Ferrari, Sivok, İsmail, Tello, Fink, Nihat, Serdar, Holosko, Ernst, İbrahim Kaş.
Galatasaray : Rüştü, Ferrari, Sivok, İsmail, Ekrem, Nihat, Serdar, Yusuf, Ernst, Tabata, İbrahim Kaş.
Manchester United : Hakan, Ferrari, Sivok, Nobre, Tello, Ekrem, İbrahim Üzülmez, Serdar, Holosko, Ernst, İbrahim Kaş.
Kayserispor : Hakan, Ferrari, Sivok, Nobre, Bobo, Tello, Ekrem, Serdar, Ernst, İbrahim Kaş, Tabata.
CSKA Moskova : Rüştü, Ferrari, Sivok, İsmail, Nobre, Tello, Ekrem, Nihat, Holosko, Ernst, İbrahim Kaş.
Denizlispor : Rüştü, Ferrari, Sivok, Nobre, Ekrem, Fink, İbrahim Üzülmez, Serdar, Yusuf, Ernst, Tabata.
Siyah-beyazlılar , Süper Kupa , Turkcell Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'nde toplam 10 resmi maç oynarken , teknik direktör Mustafa Denizli tüm karşılaşmalarda farklı 11'ler sahaya sürerek şapkasındaki tavşanların kakasını çıkardı ! Medyayı , bizleri ve tüm fantezi futbol severleri yapılan muhtemel 11'lerde hep yanıltan Denizli , Fenerbahçe ile oynanan ve sezonun ilk resmi karşılaşması olan Süper Kupa'dan itibaren hep farklı kadroları sahaya çıkarıp , takımını aynı kadroyla üst üste 2 maça çıkarmadı . Fenerbahçe karşılaşmasından sonra ligdeki İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında takımını 2 farklı isimle sahaya süren Denizli , daha sonra bir önceki maça oranla sırasıyla Antalyaspor maçında 3 , Gençlerbirliği maçında 2 , Gaziantepspor karşılaşmasında 3 , Galatasaray karşısında 4 , Manchester United maçında 5 , Kayserispor karşısında 2 , CSKA Moskova deplasmanında 4 ve Denizlispor maçında da 5 değişiklik yaptı . Ferrari , Sivok ve Ernst dışında Beşiktaş’tan şu oynar diyebileceğimiz adam yok ! Bunları alsan gol atıp asist yapmışlıkları yok . Üstüne bir de tonla para ! Ne anladım ben bu işten ? 2 liralık İsmail’i alayım diyorsun Hoca oynatmıyor 5 kuruşluk keyfin piç oluyor . Rodrigo Tello diyorsun sakatlanıyor , sakatlanmayan kadroya giremiyor . Sözün özü Beşiktaş’a bu şartlarda güvenmek biraz riskli olmakta . Patlama illa yapacaktır ancak o maç bu maç mıdır Tunç Bozacılar şüphe duymakta !
Bunun yanında Beşiktaş – Kasımpaşa maçının ayrı bir önemi de taraftar yönünde . Tribün kovalayan arkadaşlar bilecektir ; Beşiktaş kapalı tribününde 20 seneye yakın bir geçmişe sahip , sayısı ve etkisi oldukça etkili bir grup vardır ; Karagümrük . Boyunlarında kırmızı – siyah atkılarıyla kapalıda yerlerini alırlar . Karagümrük’de oturan Beşiktaşılar’dan oluşur bu tayfa . Özellikle can düşmanları olan başka bir semt takımı olan Kasımpaşa (Fenerbahçe) ile çekişirler . Tüm Beşiktaşlılar çArşı’dır söyleminden biraz soyutlarlar kendilerini ve son yıllarda özellikle kongre ve tribünlerde etkilerini artırmışlardır . Geçen sene çArşı’nın fesih kararı sonrasındaki problemlerde ve bu sene son Denizli maçında olayların baş kahramanı rolüne soyunmuşlardır . Yıldırım Demirören’in parayla tuttuğu adamların görüntüleri ve üzerlerinde Beşiktaş’a ait hiçbir şey olmadan sete çıkarma yapmaları neticesinde kapalının yerli tayfası Kasımpaşa maçında inceden intikama hazırlanıyor diye duyumlar alıyorum . Dikkat ! Rakip Kasımpaşa bu grubun can düşmanı , Beşiktaş içinde Karagümrüklüler’e karşı bir nefret oluşmak üzere ve tribünler sadece bir kıvılcım beklemekte . Türkiye’de tribünlerin sahaya etki ettiği en önemli staddan bahsediyorsak skora olumlu yada olumsuz katkı ve maç anında çıkacak olayların yansıması nasıl olacak meraklar içindeyim . Dikkatinizi çekerim .
Son olarak Kasımpaşa’nın durumuna bakarsak Yılmaz Vural’ın ara gazı etkisiyle hiç de fena değiller . Azar Karadaş ve Moritz her an gol atabilecek kapasitede , Boukahari ise alakasız bir maçta bizleri almadık diye üzecek potansiyelde . Benim de staddan seyrettiğim maçta Galatasaray gibi güçlü bir takıma karşı onurlu mücadele etti , özellikle ilk yarıda farkı artıracak pozisyonları da buldu Kasımpaşa . Ancak sonuçta Galatasaray bu , boru mu ? Bir sonraki maçta ise Kayserispor'a direnen takım bu sefer istediğini ve ilk puanlarını aldı . Küçümsenen takımların rakiplerine yarattığı şokları ve yukarıdaki sezonlarda düşmüş takımların büyüklere karşı aldığı skorlara bir kez daha bakın . Bu maçta bir şey olmaz demeyin , her şey olur .
Beşiktaş sonuçta büyük bir ekip hatta bu gönüldeki büyüklüğünü tahmin dahi edemezsiniz . Kasımpaşa karşısında bir şekilde kazanmayı bilecektir . Gerçi son İnönü'de oynana maçta dakika 20 iken durum 0-2 Kasımpaşa lehineydi hatırlatmak isterim . Buna rağmen o maçı Beşiktaş zor da olsa kazandı . Ancak özellikle rotasyona uğramayan defans oyuncularına güvenenlerin dağlarına karlar yağabilir . Staddaki homurtulardan futbolcular etkilenbilir . Mustaf Denzili’nin bitmek bilmeyen tavşanları sizi şaşırtabilir ve her şeyden önemlisi herkesin yükleneceği bir maçtan kaçınarak fark yaratmak isteyen fantezi futbol kapışmacısı ön plana çıkabilir . Tercih sizin , ben nacizane yıllardır süregelen uyarılarımı yineledim . Unutmayın ki ben garip bir Ters Manyel ‘im . Fazlası değilim !
1 Eylül 2009 Salı
Trt Radyo

''Türkiye Futbol Federasyonu tarafından dün düzenlenen Turkcell Süper Lig radyo yayın ihalesi sonuçlandı . Kapalı zarf usulü yapılan ihaleyi kazanan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), önümüzdeki üç yıl boyunca Süper Lig maçlarını radyodan yayınlama hakkını elde etti.''
Biraz önce okudum bu haberi . Ne kadar sevinsem azdır . Bizim kuşaktan yaşıtlarımız arasında Trt Radyodan maç dinlemenin keyfine varmayan yoktur sanırım . Pop Müzik dinlediniz , Reksan Reklam sundu , orta alanın kendine bakan çeyreğinin önünden kullanılan serbest atışlar hep bizi gönlümüzden vurmuştur . Haftasonu top peşinde koşmak veya mahalle maçları bile onun yerini dolduramamıştır . Pazar günü saat 14:00 olur , fm bandı ayarlanır ve merkeze dönülerek şimdi İstanbul İnönü Stadı'ndayız sesi beklenir . Cenk Koray abimiz maç skorlarını söyler , alt yazı kovalanır ve el kadar bir makineden medet umulur . Ne güzel günlermiş be ! Engin Gürses bu haftasonu fantezi futbol başlığı altında tam da bu konuyla alakalı bir yazı yazdı . Paylaşmak istedim ...
3 hafta sonra sonunda Lig Tv'de yayını olmayan bır maç günü oldu. Böylece Radyo' dan maç dinleme nostaljısını yaşama ımkanımız doğdu yıne. Gerçı eskı günlerdekı kulağa dayanmış çubuk antenlı küçük cep radyosunun yerını TRT 'nın ınternet sıtesınden Radyo 1 Canlı lınkı aldı ama heyecan yıne had safhadaydı. Özellıkle ılk yarılar boyunca gelen gollerle mıkrofonlarımız Ankara , Eskışehır , Kayserı arasında gıdıp geldı süreklı. Semahat Arslaner her zamankı kendıne has uyutan anlatım tarzı ve Eskışehırspor 'un golunde Burak - Youla arasında karar verme sürecındekı şaşkınlığıyla yıne geçen senekı performansını aratmayacağının sınyallerını verdı. Türkçeyı kullanmada üstat olsalar da her an bır bombaya ımza atma potansıyellı spıkerlerı , maç ambıansını tam aktaran arka seslerı , anlatım klışelerı , devre arası reklamları ve maç sonrası müzık yayınlarıyla futbol kültürünün bu kült unsurunu ne kadar da özlemış olduğumu hıssettım bu gece.
Ve maçlar sona erdığınde kesın kanaat getırdım kı benım bu Fantezı Futbol oyununda kesınlıkle en sevdığım yan , Radyodan maçları takıp edıp canlı canlı gol - gol yememe - sarı kart vb. puanlarını hesaplamak ve spıkerlerın cümlelerınden pozısyonları hayalı olarak kafamda oynatıp asıstlerı keşfetmeye dalmak ...
Türkçe Sözlü Hafif Bati Müzigi dınledınız ...
26 Ağustos 2009 Çarşamba
İbrahim Tor-Aman Yapma Bunu !!!

2 sene önce yaşadığım fantazi futbol duygusal karmaşasını sizinle paylaşmak isterim . İlk oynadığımız yıl . Beşiktaş'tan İbrahim Toraman kadromda . Beşiktaş'ın gol yememesi lazım . Yanımda da eşim ve 2 arkadaşım var ; onlar da hayretle neden Beşiktaş'ın gol yememesini istediğimi anlamaya çaışıyorlar . Beşiktaş 2-0 önde . Ve dakikalar 81 gösteriyordu ...
81. Dak. : De Nigris Ankaraspor adına ilk golü attı ve ben sanki Galatasaray gol yemiş gibi üzüldüm . Etrafımdakiler buna şaşırdı . Bu golden sonra , madem defanstan puanlar gitti inşallah devamı gelir diye bu sefer Ankaraspor'u desteklemeye başladım .
85. Dak. : De Nigris bir daha sahne aldı ve skoru 2-2'ye getirdi ve ben buna daha da sevindim . Ancak yanımdakilerin şaşkınlığı daha da arttı . Biraz önce Beşiktaş gol yediğinde üzülen ben 4 dakika sonra gol yiyince sevinmiştim .
Ve Dak. 91. : Bu sefer son dakikada İbrahim Toraman kornerden gelen karambol topuna vurup Beşiktaş gol atınca ben bu sefer havalardaydım . Bunun üzerine bana artık normal gözlerle bakmamaya başladılar ...
Ama nerden bileceklerdi ki Fantazi Futbolun insanın hayatına bu kadar etki yapabileceğini ?
Mazhar Baba'nın dediği gibi "5 dakikada değişir bütün işler"...
Gökhan Tavukçu (Galatasaray taraftarı)
17 Ağustos 2009 Pazartesi
Fantezi Futbol ve Ön Libero Kavramı

Fantezi Futbol ekibimizden Seçkin Köksal arkadaşımızın oyunda atıl görülen ön libero mevkisi üzerine yazdığı güzel bir analizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum . Merak edenler kendisini özel sitesinden takip edebilirler , merak etmeyenler ise bffk sitesinden yorum bölümüne dolaylı küfürlerini bırakabilirler ...
Günümüz futbolunun vazgeçilmez oyuncusudur ön libero. Hatta birçok teknik adam, kaleciyle birlikte ön liberosunu (bazen iki tane) yerleştirilip kalan dizilimi daha sonra belirler. Orta saha ve defansın bağlantı kanalıdır. Takımını hücuma çıkaran, rakip atakları ilk karşılayandır. Genellikle maç sonu istatistiklerinde en çok mesafe kateden oyuncu olarak ön plana çıkar. Takımın askeri, büyük galibiyetlerin gizli kahramanıdır. O kadar önemli bir adamdır ki Türk vatandaşı bir tane bulamadığımız için Marco’yu Mehmet yapıp milli formayı sırtına geçirmişizdir. Ancak işin ilginç yanı, tüm bu önemli özelliklerinin yanında Fantezi Futbol oyunun en işe yaramaz oyuncusudur aynı zamanda.
Kaleci ve defans oyuncularının seçimi yapılırken öncelikle haftanın gol yemeyecek takımı tahmin edilmeye çalışılır. Bu belirlendikten sonra takımda kornerden kafa golü atabilecek stoperler ya da hücuma çıkıp asist yapabilecek bekler seçilir. Zaten takımı gol yemediği durumda +4 puan alacak oyuncunun toplam puanı asist ile 10, gol ile 13 puana çıkar. Forvet oyuncularının seçimi için çok fazla söylenebilecek bir şey yok. Haftanın golcüleri biraz mantıkla, biraz hissiyatla, biraz da taraftarlıkla tercih edilir.
Orta saha ise oyunun kilit bölümüdür. En çok puanı toplayabileceğiniz mevki burasıdır. Gol attığında +5, asist yaptığında +3 ve gol yemediğinde +2 puanın tamamını toplayabilecek oyuncular bu mevkide görev yapar. Tabata, Yusuf, Alex, Arda, Musa Aydın, Erman Kılıç, Tello, Kewell, Delgado, Volkan Şen, İbrahim Akın, Alanzinho, Ceyhun Eriş v.s. hep bu bölgenin oyuncularıdır. Kaptanlar genellikle bu bölgeden seçilir. Tabi bu durumun doğal sonucu olarak gerçekte futbol sahasında göremeyeceğiniz orta sahaları fantezi futbol takımlarında görürsünüz. İşte size örnek bir beşli orta saha; Erman Kılıç, Arda, Alex, Ceyhun Eriş, Yusuf. Aklı başında bir teknik adamın gerçekte sahaya çıkarmayacağı bu orta saha ile fantezi futbolda haftanın birincisi olabilirsiniz mesela. Bir de şu orta sahaya bakalım; İbrahim Dağaşan, Tjikuzu, Selçuk Şahin, Michael Fink, Hüseyin Çimşir. Bu da aklı başında bir fantezi futbol oyuncusunun kurmayacağı bir orta saha. İşte tam burada iki oyunun farkı ortaya çıkar ki o da takım olma ve bireysellik arasındaki farktır. Futbol sahasında koşan, basan, çalışan oyuncuya ihtiyacınız vardır. Bu oyuncular, gol ve asist istatistiklerinde yer alan oyuncuları tamamlar. Asiste asist yapar ve takıma takım olma, birlikte oynama hüviyeti kazandırır. Ancak fantezi futbolda bunların hiçbirisine ihtiyacınız yoktur. Çünkü size puan kazandıran mücadele değil istatistiklerdir. Frikik ya da penaltı atmadığı sürece ya da bütçe sıkıntısına düşmediğiniz sürece, “iyi ki bu adam oynuyor orta sahanın yükünün sırtlamış” dediğiniz oyuncuları fantezi futbol kadrosunda düşünmezsiniz. Bunlara ilave olarak ön libero, oynadığı bölge sebebiyle hücuma çıkarken top kaptırıldığında ilk müdahale eden oyuncu olduğundan ve aynı zamanda sert oyunculardan seçildiğinden, sarı ve kırmızı kart görme olasılığı defans oyuncuları ile eşit bir oyuncudur ki yine fantezi futbol için tercih edilmemesinde önemli bir kriterdir.
Bu durumu gözardı etmeyen bazı siteler geçtiğimiz sezon fantezi futbol oyunlarında puanlamaya top çalma ve top kaptırma gibi kriterleri ekleyerek atıl durumdaki bu oyuncuları etkin hale getirmeye çalışmıştır. Ne var ki bu uygulama oyunu karmaşıklaştırmış ve ilginin azalmasına sebep olmuştur. Bu sebeple bu sezon uygulamadan vazgeçilmiştir.
Gerçek şu ki futbola ilgi duyduğum için bu oyunu oynuyorum. Ancak zaman zaman oyunun futbolun gerçekliğinden uzak noktalarıyla ilgili de kafa patlatmıyor değilim. Aklıma bazı fikirler gelse de her seferinde şu gerçekle karşılaşıyorum: Basit her zaman güzeldir ve çok detay ilgiyi azaltır. Bu yüzden ön liberonun bu oyundaki makus talihi ilelebet devam edecek gibi gözüküyor .
16 Ağustos 2009 Pazar
Fantezi Futbolun Başlangıç Hadisesi

Fantezi Futbol denilen basit iki kelime . Lakin hakkında konuş derseniz sabaha kadar esir ederim alayınızı . Benim kişisel sevdam eskilere dayanıyor . Eskiler dediysem abartmayayım , topu topu 15 sene işte . Önceleri mahallede adımla arkadaş alırdık , taş üstünden geçen topu gol olarak geçerli sayardık . Sonraları ise babamızın eve bağlayıcı etkisi eşittir bilgisayar hadisesi !
Başlangıç ; 80'li yıllarda dünyaya gelmiş olan her romantik çocuk futbolsever gibi Championship Manager (ya da Football Manager) ile start aldı diye düşünüyorum . Oyundaki tadına doyulmaz menejerlik karizması 30 yaşına merhaba diyen bu bünyeden hala firar etmiş değil . Joost Broerse diye bir sol bek bazen aklıma geliyorsa ya da Kenedy Bakircioglu 'nun adını neden hala duyamadık sorusu zihnimi kurcalıyorsa kendi adıma güzel bir çocukluk geçirdiğimi söyleyebilirim . Sensible Soccer 'da takımına Viola'yı transfer eden her ufaklıkla , CM 'de Fiorentina ile Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıran her arkadaşımla ya da wonder kid ile doldurulmuş short listi için harcanan saatlere aldırmayan tüm insanları yakın görürüm kendime . Stadı büyütmekti olay belki de , yenilen oyuncularının sırtını sıvazlamaktı maç sonu ya da kimbilir . Ama editör ile oynamadan ve her büyük maç öncesi save as yapmadan dürüstçe . Ebeveynlerin gelip artık okuluna git demesidir , anlamamalarıdır saatlerce sağ elde bir mause ile boş ekrana bakma güzelliğini , saat kurup oyun için kalkmaktır sabah erkenden , 920 asist 670 gol attırmaktır 2067 'de altyapıdan çıkan Raul Monzalez'e ! Dedim ya esir alırım konuştukça konuşurum fantezi futbolun doğumu ile alakalı . Elbette o zamanlar bilmiyorduk bu kavramı ve ruhunda menejerlik olgusu oluşarak büyüyen bir kuşak olarak dünyanın kirlenmesine aldırmadan bir yerlere savrulduk . Kimimiz yazar oldu , gazeteci , avukat veya doktor . Kimimiz blog sahibi , yorumcu veya yönetici oldu . Bazılarımız ise eş dost arasında anlatılan tatlı bir muhabbetle yetindi . Ama futbola aşkımız hiç değişmedi . Tribünlerde veya televizyon başında yerini alanlar , farklı renklere gönül verenler , saha içindeki oyunculara müdahele etme isteğimizi öldürmedi . 70 milyon teknik direktörün bir kısmı amatör sevdalarını bilgisayar başında yaşattı . Takım aldı , transfer oldu , kulübüne kupa kazandırdı . Ve tüm bunlarla birlikte fantezi futbol kavramı zihinlerde yerini aldı .
2005 yılıydı ilk hatırladığım . Ntv Fantezi Futbol ile tanıştım . Her hafta sanki gerçekten teknik direktörmüşüm gibi oyuncu aradım , aldım ve çıkardım . Türkiye Ligi kazan ben kepçe 40 milyonu aşmadan 11 kişi seçmeye çalıştım . Yeri geldi asistim verilmedi , golüm geçersiz sayıldı , yeri geldi asist kavramı üzerine saatlerce düşünceler gelişti . Tek başına olunca çıkmayan zevk rekabet duygusu ile pekişerek tadından yenmez hale geldi . Arkadaş arasında puan hesaplamaları , o oyuncuyu nereden buldun soruları ve her Cuma günü yaşanılan heyecanlar bir güzelliği müjdeledi . Fantezi Futbol hadisesi artık kanımıza işlemişti . Öncesi 10 küsür ama oyun adına iki senelik tecrübeyi kullanma vakti gelmişti . Tanıdık dostlarla toplandık , planladık ve bir site oluşturduk . Adına da Büyük Fantezi Futbol Kapışması dedik . Kısaca BFFK ! Herkes bir ödül vaad etti sene sonunda aramızdan başarılı olanlara verilmek üzere . Yazılar yazdık , oturup beraberce aldığımız oyuncuları ekrandan izledik ve bazen rakip takımı dahi destekledik . Lütfen kınamayın beni ama kapalıdan gol yediğimize üzülmediğim anları düşünürüm bazen . Üst sıradaki arkadaşımın kadrosundaki İbrahim Toraman'ı bildiğimden . Amaç futbolcudan kazanmaktı ve bu altyapısı CM olan büyük çocuklar için oyuncaktı . Çocuk oyuncağı ! Holosko'yu Manisa'nın dış saha maçlarında kadroya almak , Ivankov'un penaltı atmasını ummak ve Kratochvil 'in takımının gol yememesi için dualara sığınmak hafta sonlarına anlam katmaya yetmişti . Kinder süpriz yumurtanın kutusunu kullanarak yaptığımız büyük çekiliş ile ödülleri dağıttık ve sıcak top , şanslı ödül cümleleriyle hediyelerimizi başarılı olan arkadaşlarımıza verdik . İkinci senemizde tasarımı ve oynama kolaylığı sayesinde Lig Tv kalbimizi çaldı . 10 kişilik ilk ekibimize 3 kişi daha eklenmişti . Yine yeni bir site açıldı , yine yazılar yazıldı ve hep beraber toplanıp üzerine muhabbet baldan tatlıdır ispatlandı . İşinden gücünden olan , Perşembe akşamı uykusuz kalan , sakat ve cezalı listesine göz atmayan kalmadı . Olay daha profosyonel ele alınınca ve emek gerçekten değerini bulunca Türkiye 1.si bile olunabiliyormuş bunu anlamak zor olmadı . Her güzel şeyin sonu Beşiktaş'ın şampiyonluğu ile gelince mutlu sonun kelime anlamı bünyeye yapıştı . Böylece yaz geldi ve oyun güzel bitti .
2009 - 2010 sezonu geçen hafta başladı . Ohh ! Benim için ''Sensiz geçen günlerin ben .....'' tezahüratı ne kadar çok Beşiktaş hasreti ile alakalıysa bir parça da fantezi futbol ile ilgilidir . Hafta sonları kadromdaki oyuncularımı takip etmek , aldığım kaptanımın attığı gol veya rakibim oyuncusunun gol yemesinin ötesi yok . Kan fıkır fıkır , heyecan üst seviyede . Ha unutmadan söyleyeyim , gitgide profosyenelleştik . 3. senemizde 15 kişi daha ekledik portföye . Artık dolu dolu 28 kişiyiz . Lig Tv son güne bırakmasa yeni sezon güncellemesini otuzu rahatça aşacaktık . Yine yeni bir site açmak farz oldu ve hediyeler bu defa bayağı çoğaldı . Her hafta yazılan yazı , yapılan analiz ve girilen sonuçlarla birlikte artan sorumluluğumuz düşündürmüyor , aksine hoşumuza bile gidiyor . Ülkede fantezi futbol konusunda referans alınacak kadar arşiv konumuz , yazımız ve analizlerimiz mevcut . Tüm oyun ile ilgili siteler ile temas halindeyiz . Madem yetenekliyiz ödül veren 4 sitede daha kadromuzu oluşturmaktayız . Böylece övünmek gibi olacaksa olsun konuya oldukça hakimiz . Hatta planlar dahilinde referans bir site kurup tüm düşündüklerimizi gerçekleştirmek var. Ancak zamanla alakalı sıkıntılar sözkonusu . Kimbilir belki de bir güzellik yapan arkadaşımız çıkar aramızdan . Ölümlü dünya ; heves baki kaldıkça dibini görmeyenin kaptanı kırmızı kart görsün !
Fantezi Futbol böyle bir şey işte benim nazarımda . Anlattıkça anlatası geliyor insanın . Başınızı ağrıtmadan kaçıyorum diyorum ama konuyla ilgisi olanın es geçmeyeceğini de tahmin ediyorum . Kaçtığım yer , ikinci adresim Lig Tv Fantezi Futbol sayfası . Bakınıyorum gözden kaçırdığım futbolcu mevcut mudur yoksa en verimli kadromu kurmuşmuyum bu hafta ! Bakalım ... Tüm futbol seven dostlara , CM 'den yolu geçen arkadaşlara ve fantezi futbol sevdalılarına selamlarımla ...
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Fantezi Futbol 2009 - 2010 (Bffk3)
Siteyi takip edenler farkedecektir ve söyleyecektir ; ''Bu çocuk eskiden ne yazardı be , şimdi ortalarda görünmüyor'' babında kulakları çınlatacaktır . Ne deseniz yeridir . Ancak geçerli sebeplerim var , anlatamam can sıkıcı . Ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı demişti Barış Manço . Haklı ! Prosedürler , sevimsiz tanışmalar , gereksiz uğraşılar var . Acı ! İş var , güç var biriken , beni benden eden . Bir de bunlar yanında biraz da olsa yüzümü gülümsetebilen , liglerin başlamasıyla harekete geçirten , herşeyimiz , canımız , ciğerimiz ve de tek sevdamız Fantezi Futbol kapışmamız var . Yıllarımı verdim bu oyuna ve o yıllardan bir yenisi daha karşımda . Site oluştur , kadro yap , analiz et , sakatlar & cezalılar falan filan ... 2009-2010 sezonu bin pare top atışıyla başladı . Ben de yerimi aldım . Takip edenler ve fikri gelenler buyursun . Bekleriz anacığım !
5 Temmuz 2009 Pazar
Fantezi Futbol 2009-2010 Sezonu
Takip edenler bilecektir ; ailecek hastasıyız Fantezi Futbol oyununun . Yıllardır her sezon açılışı ; sadece Beşiktaş'a ithafen yapılan ''Sensiz geçen günlerin ...laylala laaaay'' tezahüratı değildir bu gönülde . Bir de fantezi futbol heyecanı sözkonusudur . 2005-2006 sezonundan itibaren bu güne kadar istisnasız her hafta kovalamışlığımız vardır . İlk 3 sene Ntvspor Fantezi Futbol sitesinden takip ederken son sene LigTv'de yer aldık . Neden hep birinci çoğul eki kullandığıma gelince ; son iki senedir fantezi futbol yarışmasını biraz içselleştirdik . Tanıdıklarımızı toparlayıp haftalık skorlar üzerinden kendi rekabetimizi oluşturduk . Sene sonunda aramızda dereceye giren arkadaşlarımıza ödüllendirme sistemimiz gereği güzel hediyeler bile verdik . Bunların tüm adına da Büyük Fantezi Futbol Kapışması dedik . İlgilenmek isteyenler şu iki siteye göz atabilir :
Bffk
Bffk2
Gelelim şimdi de yeni sezon heyecanına . 2009-2010 için hazırlıklarımız başladı . Katılacak kişilerin seçimi , vaad edilecek ödüllerin belirlenmesi ve herşeyden önemlisi hangi siteden oynayacağımıza dair yapacağımız tercih kafamızı kurcalıyor . Sonuçta bir sene boyunca oyun ile ilgili bir problemin çıkmaması için sezon öncesi alınacak kararlar çok mühim . Site tercihi ile alakalı oyunumuzun isim babası Engin Gürses güzel bir yazı yazdı . Daha çok oynadığımız iki site arasında karşılaştırma yazısı gibi dursa da hislerimize tercüman olmuş sağolsun . Okuduktan sonra konu ile ilgilenen , daha önce LigTv ve Ntvspor dışında bu oyunu oynamış olan ve görüşlerini bizlerle paylaşmak isteyen yorum bölümünü ziyaret edebilir . Şimdi söz sırası Engin Gürses'de :
Gelecek sene nerede ikamet edeceğimiz problemi , yavas yavas zihinlerde soru işaretleriyle beraber büyümeye başladı , sorunsal haline gelmeden el birliği ile müdahale etmemiz şart !!!
Bir kere karar verip sezona basladık mı , artık geri donus yok ! Bu yüzden ince eleyip sık dokuyacağımız kapsamlı bır calışmaya ihtiyacımız söz konusu. Elimızde 6 -7 tane alternatıf FF Oyunu var ve bunlar genelde oldukça benzer bır sistem üzerıne kurulmuş durumdalar. Bizim begenimizi maksimize edecek farklılıklarını ortaya çıkarmak yapacağımız ilk iş gibi gözüküyor. Bunun için bir karşılaştırma kriterleri şablonu çıkarmaya calıştım . Sizlerin de göz önünde bulundurmanız gerektiğini düşündüğünüz faktörleri eklemesiyle sağlıklı bir Fantezi Futbol Oyunları Karşılaştırması ortaya çıkaracağımızı düşünüyorum . Böylece bu yazı dizimiz yakında etraflıca ortaya çıkarmayı düşündüğümüz Fantezı Futbol Lıteratürüne de önemlı bır katkı yapmış olacak .
Ödüller
Tunç Bozacılar 'ın bu seneki başarısı ve genel manada ilk 50 veya 100 'e bizden pek çok yarısmacının girmesı bu faktörü en ön sıraya koydu . Açılan ufuklarımızla beraber nerede oynarsak oynayalım , sezon sonu ödüllerıne ulaşanın BFFK’dan çıkacağını düşünmek kimseye sürpriz gelmeyecek .
Lig Tv ‘nın sezon sonu ödülü fiyaskosundan sonra herkese siteyi değiştirme fikri hasıl olmuştu . Haftalık ödülü güzel fakat uzun vade stratejisiyle sezon sonunu kovaladığımız için bizi çok da enterese etmiyor bu ödül .
Kimbilir belki bu seneden ve Tunç Bozacılar 'ın 7869 mailinden bir ders çıkarıp bir degişikliğe imza atarlar. Bizıi için de gözü kapalı yine kayıt olmak farz olur.
Bir de kendi şahsi fikrimce ; ben açıkcası Maraton 'un bu arabayı vereceğıne pek de inanmıyorum . Tvdeki pek çok yarısmanın ödüllerini vermedıklerini , geciktirdiklerini , eksik verdiklerini , işi yokuşa sürdüklerını birinci ağızlardan cok sık duydugumuz için bu Mini Cooper 'ın verileceğine inanasım gelmiyor. Ama belki notebook , tv gibi nispeten daha küçük hediyeleri vaad edenler , bu vaadlerini yerine getirirler.
Kurallar
Genelde tüm sitelerde puanlar aynı mantık üzerine ( 60 dk oynama , gol , asist , gol yememe , sarı - kırmızı kart cezaları ) oturtuluyor. Asist ve gol puanları farklılık arzetse de bu farklılığa adapte olup stratejileri ona gore belirlemek çok zor olmuyor.
Ntv'deki haftanın oyuncusuna +5 puan fazladan verilmesi güzel bir kuraldı . Liıg Tv'nin kaptan x 2 kuralı da yine aynı güzellikte farklı bir heyecan yaşattı bıze .
Grafik – Tasarım
Lıg Tv ‘nın Ntv ‘ye oranla tasarım olarak ilerıde olduğu muhakkaktı . Geçen sene , Lig Tv ‘ye kolaylıkla ısınmamızda bu gorsel faktorun etkisi büyüktü.
Puan Hesaplamaları
Ntv ‘de neredeyse her hafta yaşanan puanlama hataları , Lıg Tv ‘de tek tük denebilecek yanlışlıklar dışında pek tekrarlanmadı. Verilen - verilmeyen asist puanlarını yazmıyorum zira bu konu hakkında belirli bir standard olusmus durumda olmadığından subjektif sularda seyredıyor bu mevzu.
Kullanım Kolaylığı
Kadro yapma , oyuncu arama - secme kolaylığı ve kadro yapmanın aldığı süre açısından Ntv ‘yi Lig Tv 'ye oranla ben daha başarılı bulduğumu belırtmelıyım.
Fıyatlandırma
İyi bir fiyatlandırma ölçütü her hafta bizi parayı tam yetiştırebilmek için can çekıştirten , onlarca kez dizilişleri değıştırmek zorunda bırakan bir formatta olmalıdır bence . Ntv ilk yıllarında bunu sağlamış olsa da , iki sene evvel 2. yarı fiyat güncellemesi itibariyle şirazenin ölçüsünü şaşırmış , futbolcu fiyatlarında abartı bır indirime gidilmiş , her hafta bütçenın yarısı yararsız bir sekılde yanımıza kar kalmaya başlamıştı . Geçen sene de bu uygulamaya devam ettıklerini göz ucuyla da olsa gördük. Lig Tv ise geçen sene bunu başarıyla uygulamış , pek çok kez 0.5 lira için bizi tilt edip tüm kadroyu baştan yapmak zorunda bırakmıştı .
Futbolcuların mevki yanlışlıkları
Lig Tv ‘nin ısrarla bütün sezon sürdürdüğü Turgay Bahadır yanlışlığı , Ntv’deki onlarca mevki hatasına oranla devede kulak sayılır.
İstatistikler
Ntv ‘de hiç bulunmayan futbolcu istatistiklerı , Lig Tv ‘de en ince ayrıntısına kadar elimizin altındaydı . Ve bu ilk haftadan itibaren , pek çok istatistik sitesi kovalama külfetinden kurtaran bır nimet oldu bizim için .
Sakat – Ceza Raporları
Ntv' de bulunmayan bu özellik Lig Tv 'de bulunsa da güncellenmeme ve güncellendiğinde de hatalı olma sorunlarının günyüzüne çıkmasıyla itibar edilmeyen bir özellik haline dönüşüp atıl kalmıştı.
Kendi Ligini kurma
Bu aslında en önemlı ozelliklerden biri . Ntv' de oynarken haftanın sonuçlarını sitemızden ilan etme faaliyeti tek tek herkesi telefonla arayıp , puanını öğrenmek işini gerektirdiği için oldukça zor bir iş haline geliyordu. Şifrelerin paylaşılması ve herkesçe bilinmesi ise farklı problemlere yol açmaktaydı . Lig Tv ‘nin kendi ligini kurma özelliği bu noktada çok önem kazanıyor. Seçeceğimiz FF oyununun mutlaka bu özelliği barındırması gerektığını düşünüyorum şahsen .
İletişime geçme kolaylığı
Ntv ‘de site yönetimine attığımız maillerin cevaplanması noktasında bir duvarla konustuğumuz hissıyatına kapılmamız , bu sene Lıi Tv' de ise "hasta la vısta" bile diyemeyen duygu yoksunu bir makina ile konuştuğumuz hissiyatına donustu. Lig Tv ‘nin "mesajınız bize iletilmistir en kısa zamanda değelendir..…. Bla bla bla " icerikli cevap maili bizi canımızdan bezdirmişti . Hem Ntv , Hem Lig Tv bu konudan sınıfta kalmıs durumdalar.
Duygusal faktörler
Bir alışkanlık faktöru var ki insana yerleştiği yerden kalkıp başka yere gitmeyi zul haline getiriyor . Oysa bir de yeni site , yeni kurallar , yepyeni bir heyecan olayı var ...
BFFK Istatıstıklerı
BFFK oyuncularının en yuksek puan , ilk 100 , ilk 50 haftalık sıralama , sezon sonu sıralama vb . gibi konulardaki istatistiklerinin süreklili arzetmesi bakımından aynı sitede devam etmek daha cazip geliyor. Kim bilir ; Allah ömür verirse de bffk10blogspot.com yaptığımızda 10 senelik bir istatistik tablosu çıkarırsak aynı sitede devam etmis olmanın avantajı da yadsınamaz .
Engin Gürses
3 Haziran 2009 Çarşamba
Fantezi Futbol & Lig Tv
Ntv Fantezi Futbol sitesi sezon boyunca bir türlü açıklamadığı süpriz ödülünü sonunda bizlere duyurdu . Ne diyeyim bence fena değil . Maraton sitesinin Mini - Cooper vermesinin yanında bilmem ki ne denir ! En azından sözünde durdu Ntv . Peki ya bizim oynadığımız Lig Tv ? Mail yolluyorum ama cevap yok hala . Haftanın birincisine 1 senelik Lig Tv üyeliği vermeyi de kestiler zira sezon bitti . Sezon birincisine kol saati versinler bari ! Aşağıda süpriz hediye . Vallahi buna da razıyım .
Satellite Toshiba L300 - 1EF Notebook
İşlemci
Intel® Pentium® Dual-Core işlemci T3400
(2.16 GHz, 1 MB L2 cache, 667 MHZ FSB)
İşletim sistemi
Orijinal Windows Vista® Home Premium Edition Türkçe/İng.
Ekran
15.4" Toshiba TruBrite® WXGA TFT ekran
(1,280x800 çözünürlük)
Ekran kartı
Mobile Intel® GMA 4500MHD , max. 1.340 MB grafik belleği
Hard Disk
250 GB (5.400 rpm) Seri ATA HDD
Sistem Hafızası
3,072 MB (2,048+1,024) DDR2 RAM - max. 4,096 MB
(800 MHz)
Sürücü
DVD Super Multi çift katmanlı sürücü
İletişim
56K modem, Ethernet LAN 10/100
Kablosuz iletişim
Wireless LAN (802.11b/g network desteği)
Ses sistemi
Toshiba Bass özelliği geliştirilmiş ses sistemi,
stereo hoparlörler
Arayüz
3 x USB 2.0, Express Card™ Slot
Kamera : Var
Özel Fonksiyonlar
Entegre VGA web kamera (Yüz tanıma fonksiyonlu)
ve mikrofon (VoIP), HD Audio
Pil
Li-Ion, 2.30 saate kadar batarya ömrü
Ağırlık : 2,5 kg
28 Mayıs 2009 Perşembe
19 Mayıs 2009 Salı
2 Hafta Daha ...

Bu liste Lig Tv Fantezi Futbol oyununda sezon boyunca mücadele eden kişileri ve son 2 haftasına girdiğimiz bu hafta sonu itibariyle Türkiye Genel Sıralamasını gösteriyor . Zirvedeki arkadaşı tanıyorum yakınen , beşinci olan ise koçeromdur ki kendisi şu an askerde . Az kaldı , heyecan bastı . Maçların hepsinin aynı anda oynatılması da keyfi iki katına çıkarıyor . 180 dakika sonra çifte şampiyonluğa yakınız Beşiktaş ile birlikte belki de . Bekliyoruz ve şimdiden sabırsızlanıyoruz . Unutmadan ; bu oyunda kayıtlı 150 bin kişi olduğunu hatırlatayım da başarımız hasır altı edilmesin :)
5 Mayıs 2009 Salı
Aynı Saat ...

Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre 31. hafta maçlarının programı şöyle :
9 Mayıs Cumartesi
19.00 Kocaelispor- Trabzonspor
19.00 Fenerbahçe- Denizlispor
19.00 Gençlerbirliği - Hacettepespor
19.00 Sivasspor - İstanbul Büyükşehir Belediyespor
19.00 Bursaspor - Konyaspor
19.00 Eskişehirspor - Antalyaspor
19.00 Galatasaray - Ankaragücü
19.00 Ankaraspor - Beşiktaş
10 Mayıs Pazar
19.00 Kayserispor - Gaziantepspor
Geçen hafta başlatılsa çok daha yerinde bir karar olurdu yine de son 2 hafta yapmalarından çok daha iyi . Dışarıda maç seyretmek isteyenlerin mekan bulmakta zorlanacakları haftalara geldik . Bir Galatasaraylı 'nın evinde Lig Tv yoksa aynı renkten arkadaşı olması gerekiyor ya da sadece bu takımın maçlarını veren mekanları bilmesi gerekiyor . Buna benzer bir hikayemiz vardır . 5-6 sene önce Fenerbahçe ile aynı saate denk gelen bir maçımızda malesef Bostancı 'da konumlanmıştık . Girdiğimiz 7-8 yerde bizim maçı vermek ne kelime Beşiktaş 'ın maçı mı var ? suallerine maruz kalmıştık . Saat 18.50 , maçın başlamasına 10 dakika var . Ne yapacaktık izleyemeyecek miydik ? Asla ! Atlarsın Beşiktaş dolmuşuna 20 dakikada semtteyiz . İlk 15 dakika haricinde rahat rahat seyredersin maçını Canım Ciğerim'de (Kartal'ın Yeri) rakı sofrasında . Böyle zamanlarda tek tercih semt olmalı . Neyse , bir de aynı saatte başlamasının Fantezi Futbol boyutu sözkonusu . Seyrettiğin maçla birlikte alttan geçen gol , skor - sonuç haberleri heyecanı katlamaya yetiyor . Süper muhabbet oluyor . Her Turkcell Süper Lig 'de bugün ibaresinde ekrana yapışmalar oluyor . Hele de son4 hafta kalmışken ... Kısaca çok güzel bir haftasonu olacak .
4 Mayıs 2009 Pazartesi
13 Nisan 2009 Pazartesi
Ödül ...
Sporx fantezi futbol sezon sonu ödülü : HP Pavilion DV 6925 model diz üstü bilgisayar
CNN Turk fantezi futbol sezon sonu ödülü : Toshiba D-R255 DVD Recorder
Maraton fantezi futbol sezon sonu ödülü : Mını Cooper
Lig Tv fantezi futbol sezon sonu ödülü : Yok (şaka değil) ...
8 Nisan 2009 Çarşamba
Tek Fantezimiz

143.217 . Bu rakamlaydı . Bir de yazıya dökeyim ; yüzkırküçbin ikiyüzonyedi . Sayının özelliği bu sezon Lig Tv sitesinden fantezi futbola kayıt yaptıranların sayısı . Hepsi emek verip oynuyor mu , hiç sanmam . Lakin 30-40 bin kişiden oldukça ümitliyim iyimser koşullarda . Bu sayı Beşiktaş 'ın son Kayseri maçındaki seyirci sayısı kadar . Biber gazı yiyenlerden biraz daha fazla ! Neyse , ne geveliyor bu çocuk diye sorguluyorsunuz anlıyorum , hemen bağlayayım gönlünüz olsun . Bu kadar çok kişinin uğraştığı bir oyunun sonunda kazanan yarışmacıya ödül yok dersem yok artık daha neler dediğinizi duyar gibi olur muyum , evet olurum ! Ciddi söylüyorum , bütün bir sezon 18 takımın ortalama 25 oyuncusunun tek tek sakatlıklarını takip et , bir önceki maçında kim yıldızlaşmış not al , cezalıları ve kadro dışı olan futbolcuları bul , araştır , gör , izle , en kötü tasarımlı resmi sitelerde antreman raporlarını ve taraftarın kaynaştığı sitelerde gönüllerdeki ilk 11 'leri kovala .... Sonuç ; kocaman 0 . Bu rakamlaydı , bir de yazıya dökeyim ; sıfır . Haftalık başarıyı her şanslı insan yakalayabilir buna diyecek birşeyimiz yok ancak 1 yıl boyunca her hafta emek vereni ödüllendirmek en önemli amaç olmalıdır düşüncesindeyim . Yukarıdaki resmi koymamın sebebi de bu ironiye dikkat çekmektir ve hatırlatmak isteriz ki 3 sene önce Ntv Ford Focus veriyordu . Bu minvalde otomobillendir bizi Macit misali duy sesimizi Lig Tv . Fantezilerimize özgürlük ulan ! (Ulan ağır olduysa pardon)
Diyeceksiniz ki sanane be adam kim birinci olursa olsun , eh haklı da sayılırsınız ancak benim düşüncem şu andaki birinci , yazık çocuğa o kadar uğraşıyor , kimsenin hakkının yenmemesini isterim , vallahi başka bir amacım yok !





