08 Aralık 2009 Salı

Beşiktaş - ÇeSeKa

Akşama Şampiyonlar Liginin o güzel müziğini son kez duyacağız stadda . Şampiyoneeeeee diye bağıracağız kapalıda ve o çarşafı sallayanlar üzülecek zannımca . Zannım demişken Gökhan'ım geçmiş olsun . Omuzundaki melekler seni korusun ! Neyse , zor maç . Wolfsburg puan alacak Beşiktaş 1-0 yenecek bu iş bitecek . Olmadı mı , dön ananenin mantı salonuna ! CSKA takımında İriçükün İçikof ve Matarama Suko dopingli çıkmış ; sevinin büyükler sevinin küçükler Avrupa Ligi kutlu olsun diyesim geliyor ! Kural şuymuş ; bir takımda iki oyuncudan fazlası zararmış , kanı bozukmuş ve takım ihraç kayıtlı satışlara geliyormuş . Ancak sadece iki oyuncu where are you doping olursa neler oluyormuş ? Bilmiyoruz ! Zira doping kontrol kalemi sadece iki oyuncunun elektriğini alıyor , ikiden fazlası yasaklı madde . 17 Aralık'a kadar aralık vereceğiz sevincimize belki veya bu akşam işi bitireceğiz uzatmadan Aydın Havası hali . Nihatsız , Tabatasız , Nobresiz ve Yusuf Yusufsuz kadro umut katar içimize . Gol atmamız gerek ama kalecileri çok iyi . CM bilmemkaçta hep kalemdeydi diyeyim siz anlayın gerisini . Yemeden araya sıkıştırılacak bir gol ve yedek Manchesterlı gençlerin maçı tutarak bir puana razı olmaları Çarşamba sabahını güzel kıldırır . Şubat'ı Gördüm diye bir film bile yaparım belki ! Maça gideceklere tavsiyem kapişonlarını unutmasınlar , sağanak bekliyor bizi yarı-açık kapalı cezaevi gibi tribünde , ona göre . Sonu ve sonucu güzel olsun Beşiktaş'ım Avrupalı olsun ... Kartal Yırtar ...

Çok Süper Ligin 15. Hafta Ana'lizi

Fenerbahçedir göremeyen 3 haftadır 1 puanı bir arada
Galatasaraymış uzay futbolu ile total futbolu kaynaştıran sahada
Trabzon desen zaten güneşi gördüm filminden travestice
Kafayı uzattı Makakula ve havası kaçan gazozun ismi Uludağ !
Julio Cesar Da Silva De Souza velemyekun küfüfen ahad ...
İsme ver dikkatini sen bir de bu sezon attığı gollere bak hey hat
Gençlerbirliği iyi yolda zira Mustafa Pektemek golcü demek
Nurullah Sağlam'ın Denizlispor'a ahı günden günden çıkıyor demek .
Trabzonspor'u asıl bitiren 61. dakikalardaki balonlarmış
Kasımpaşa kaybetmiyor yaşasın apaçiler ve Yılmaz Vuralmış .
Sivasspor ne kazanacak bilen varsa söylesin tiyatro kuracağım
Adını da gözleri güzel adam Muhsin Ertuğral koyacağım ...
Beşiktaş'ın hoşgörülü evsahipliği ve Bursa kümeye sesleri
Ne güzel vatan evladıymış bak Diyarbakır seyircisi
Ben uzun zamandır rakip tribünden Beşiktaş sesleri duymuyordum
Futbolculuk yan gelip yatma yeri değildir eyy Ziya Doğan efendi ...
Sanki Antalyaspor ve Şifo oldular bir elmanın yarısı
Diğer yarısı maçlara gitmeyen Antalya Stadı'nın kale arkası
Şehir güzel güneşli anlarım da takımınızın ne suçu var
İçeride dışarıda yenilmiyorlar gitmeyenin arkası Merkez Bankası !
Belediye 9 eksik ve atak yapmadan 1 puanı koparttı aldı
F.Rijkaard da aldı ama ne aldı söyleyemem yakışmış mor atkısı
Küfür eden tribünlerden bıktık artık anlayın hakemlerin suçu yok
Onlar böyle işte kalitesiz , başarısız , beceriksiz ve eyyamcı .
Staddan bu tür güzel sesler duymamıştık uzun zamandır doğrusu
Ne güzel vurdu tokmağı , çaldı çalgıyı ve öttürdü flütü Es-Es Bandosu
Bir kazancımız var Adem Sarı Türk futbol camiasına hayırlı olsun
Çirkeflikten de istifa et Aziz Yıldırım ve yönetici kadrosu ...
t2oğlan der ki bana oğlan moğlan demeyin ulan
Beşiktaş iyi yolda hayırlı beraberlikler dilerim lan
Gol atmayı başarırsak bu lige damga vuracağız
Yeter ki Mustafa Denizli çıkartmasın şapkasından sakın tavşan !

Anonim Şirketi

05 Aralık 2009 Cumartesi

Atkı ...

Bu maçın benim için önemi biraz liderlik çokça atkı muhabbeti .
Eksibesiktas sitesinin güzel adamı Fevzi ,
Nam-ı diğer Yuki The Zorba ...
İngiltere'den benim için getirdiği
Torunlara miraslık atkımı güzel bir törenle teslim etti .
Devre arasını bekleyen var mıdır her hangi bir maçta ?
Sanmama ama ben bekledim !
Buluştuk , boynuma astı ve çok yakıştı .
Yarısı Manchester yarısı Beşiktaş .
Skor 0-1 , ölümsüzlüğe merhaba ...
Önümüzdeki günlerde fotoğrafını çekip sitede yayınlayacağım .
Nasıl teşekkür edilir bilemiyorum .
Zaten tanıştığımıza memnun oldum demekten ,
Abicim çok sağol demekten ,
Olayın heyecanından bir iki laf edemedik .
Anlayacaktır olayın ehemmiyetini
Ve yıllar sonra hatırlanacaktır kimbilir
Hangi soyadımın hangi türevlerinde ...
Teşekkürler Fevzi binlerce kez daha ...

Fahri Muhabirimiz Damacana ...

Eski Açık'tan bildiriyor ...

Büfeden çay alırken yaşlıca bi amca yanaştı , adamın ses tonundan ürktüm , rahmetli Kazım Kanat geldi sandım ...

Maça giderken yanımızda Fenerli bir dostumuz vardı . Tipik 'ihbar' şakaları yaptık kendisine . Ama o da keyifli bir gece geçirdi, bazen kendini kaptırıp tezahürat bile yaptı !

Maçın hemen başında ufak tefek bir amca ortalığı birbirine kattı. Önce bütün tribünü dolaşıp herkese bağıra çağıra otur dedi, amacına ulaşamayınca bir polisten bütün tribünü oturtmasını istedi. 'Ayakta seyredemem !' diye bağırıyordu, polis de amcaya güzel bir yer ayarladı . Eeeee iyi ki kanunlar var ...

Maç sırasında herkes 'Kim bu 21 numara yaa ?' deyip durdu . Hakikaten de futboluyla öne çıkan bu Diyarbakırlı'nın Barış olduğunu eve geldikten sonra öğrendim. Tebrikler Barış ...

Bir tebrik de Diyar taraftarına ... Çok efendilerdi, adam gibi geldiler, hiç tahrik yapmadılar, takımlarını desteklediler, kucak açtık, hemen karşılık verdiler ... Keşke yerde yatan futbolcuları için de bir şeyler yapabilselerdi ...

Fark beklediğimiz maçtan eli boş döndük . Tazemeta'nın golü yeni açık tarafında oldu ama bizim tarafta baya paniğe sebep oldu (yedik a.q şeklinde tepkiler) . Neyse ki ofsaytmış !

Gökhan'a herkes küfür etti ama maç sonu açıklamasını gördükten sonra pek bir şey diyemedim . Sonuçta bu adamlar para almadan maç yapmaya çalışıyorlar. Ne diyelim, Beşiktaş'ın gönlü, Gökhan'ın gözü tok ... Bir puan her iki tarafa da hayırlı olsun ...

Maç berabere bitti ama uslanan kim? Cska biletleri cebimde, ballı lokma tatlısı aman hadi hayırlısı ...

04 Aralık 2009 Cuma

Kahrolmasın Diyarbakır


Nağmağlup ünvanımızı bırakmıştık ertelenen bir maçta ...
Diyarbakır'da ...
Son 7 hafta kala ...
Gol ofsayttı , o sene Beşiktaş'ın yenildiği tek maçtı .
Sene 100 olmuştu sene sonunda yüzümüz gülmüştü .
Doğu'da oynayamayan Sergen atmıştı ...
İstanbul'da şampiyonluk gelmişti ...
Akşama da Bobo atsın liderlik gelsin keşke !
Önemi var mı liderliğin , elbette !
Ancak daha önemli bir mevzu hemen aşağıda erketede ...

Kahrolsun PKK ...
Irkçı söylemlerin en son tutanacağı dal
Ahmet Çakar'ın yüzyılın en kötüsü ilan ettiği bu tribünlerdir .
Yaratıcılık ise diğerlerinden farklı kılan bizleri ,
Fark yaratma adına aynı nakaratı tekrarlamamak gerekir .
O zamanlar 1.lig , şimdilerde ise hiç bir süperliğine
Şahit olamasak da Süper Lig'de yer aldığından beri
Diyarbakırspor ...
Maçın gerilimli anları ya da işler kötü giderken söylenmiştir
Ve artık dur demek gerekmedikçe de söylenecektir bu iki cümle !
Kulaklarım duydu bunu yıllar önce aynı tribünde .
Bu akşam da dejavu yaşatmasın bana aynı nedenle aynı mesele .
Lider olmak zorunda değiliz belki de maçı da kaybedebiliriz .
Diyarbakır ile PKK'nın aynı cümle içinde geçtiği cümleler
Kalsın politika sayfalarında .
Akşamki futbol stadı , bırakın yaşayalım Beşiktaş'ımızı !
Bazen skorlar önemini yitirir , sahadakiler hikayedir .
Bazen gerçek başrol tribünlerdir , tribünler herşeydir .
Yeri gelir Ahmet Çakar'a söylediğini de yedirir ...
Yeri gelir susarak da kendini rekorlar kitabına geçirir ...
Bu haftasonu bayram gibi iyi başlasın
Bayram gibi bir hafta sonu geçirsin Beşiktaşlı
Lider olarak kalsın ...

Karikatür # 32

Şimdi Gerçek Galatasaraylı Oldu


Galatasaray'da UEFA Avrupa Ligi’nde F Grubu'ndan lider çıkma sevinci yaşanırken, milli defans oyuncusu Gökhan Zan’ın sakatlığıyla sarsıldı. Beşiktaş'ta oynadığ dönemlerde zaman zaman maçlarda omuzu çıkan Gökhan Zan, Panathinakos maçının 26. dakikasında aynı yerden bir kez daha sakatlandı. Karagounis'e müdahele etmek isterken kendini bir anda yerde bulan tecrübeli oyuncu, yapılan ilk kontrolün ardından maça devam etmek istedi, ancak saha kenarında yapılan muayenede, devam edemeyeceğine karar verilince, yerini 30. dakikada Barış Özbek'e bıraktı. Gökhan Zan'ın boşalttığı stoper mevkiine ise orta saha oyuncusu Mehmet Topal geçti.

Gökhan Zan Galatasaray'da 1
Gökhan Zan Galatasaray'da 2

02 Aralık 2009 Çarşamba

Yine Yeni Yeniden 2 Kupa


Ege Sezen

Sene 2044

''Bu sene şampiyonluk çok kolay . Zaten 3.hafta söyleyecektim bunu . 12. hafta lider , 15. hafta 2-0 kazanır , 19. hafta iki oyuncumuz sarı kart sınırına gelir , 21. hafta başbakan değişir , 24. hafta dolar çıkar , 27. hafta şampiyonluğumuzu ilan eder , 28. hafta yanlışlık yaptığımızı anlar , 30. hafta garantileyip tur atar , 32. hafta önümüzdeki sezona hazırlanır , 33. hafta darbe olur ve 34. haftada Avrupa'daki durumumuz için kehanetlerde bulunurum . Kariyerim boyunca geleceğe yönelik söylediğim tüm cümleleri bir kitapta topladım . 5. hafta gibi Tavşan Yayınlarından piyasaya çıkar . İsmini 8. hafta penaltı atmadan önce söylerim . Gerçi oyuncumuz kaçıracak peanltıyı ama olsun . Ben ona o köşeye atma diyeceğim nasıl olsa ! ''

Mustafa Denizli

Sene 2061 # Yıldırım Demirören

Bitti Beeeeaaaaa !!!

Bloglarda sanırım sorun var .
5 saat önce yazdığım alttaki post anca şimdi yayınlanabildi .
Ben hiç yayınlanmayacak diyordum ama ...
Neyse ...
Bloglar arası bağlantı söyleminin mucidi
Sevgili Ömer Üründül'ün 2002 Dünya Kupası
Japonya - Türkiye maçının bitiş düdüğü ile birlikte
kıçını yırttığı bir cümle ile bitireyim ;
''Bitti beeeeaaaaa!'' ...

Bu Ne Biçim Hikaye Böyle ...


Dün gibi aklımda 31 Mayıs ! Ne sevinmiştik ama . Semt boydan boya siyah beyaz ve bira şişesi . Bağıranlar , çağıranlar ve şampiyonluğu kutlayanlar . Çıktık göklerdedir diye İstiklal'e , İstiklal İstiklal olalı böyle güzel bir bayrak az görmüştür bu böyle biline . Her yer siyah beyaz ! Kalabalık , eğlence , kupa , şampiyonluk herşey ama herşey güzel . Allah alacaksa canımı böyle günlerin birinde alsın ; ki güle güle gideyim bu dünyadan ötekine . Ancak durmuyor insan , durmuyor zaman , yarışmanın olduğu her yerde beklemiyor rakipler senin rahatladığın kadar . Farz-ı misal Aziz Yıldırım ; ki kendisi büyük başkan sıfatı ile bilinir ancak çoğu kimse çocuğuna Fenerbahçe sevdasını aşılamak isteyen bir babanın 55 liralık ikilemini unutabilir ! Aziz Başkan Beşiktaş forması giymiş adamı aldı , takıma koydu , kafasına şapkayı taktı ve sezona 1-0 önde başladı . Koskoca bir camiaya ezik demenin bedeli şampiyonluğun yeterince manşetlere çıkamaması olarak kaldı . Yani bizim başkan (!) yaptı yine yapacağını . Nihat hamlesi belki günü kurtarmak içindi ancak Beşiktaş'ın şampiyonluğunu göklere ulaştıramadı . Üstüne bir de Kara Temmuz , senin adın katil olsun Temmuz ! Tüm gülen yüzler tekrar somurtmayı hatırladı . ''Gel bu sene son verelim dertlere'' ibaresi yılbaşını bile bekleyemedi . Bir de üstüne süper kupa mağlubiyeti , İBB beraberliği , bolca deplasman , seyircisiz maç , 6 haftada 1 galibiyet , yönetim yanlışları , taraftar bölünmesi , Tabata parası , havaalanı baskını , tribün kavgası , ceza alanlar , Avrupa'da yine aynı senaryolar derken sinirler yükseldi . Uzun yıllardan sonra ilk defa bir Beşiktaş başkanına tribünlerden koro halinde küfürler edildi . Tavşansever hocaya takım neden oynamıyor sitemleri söylendi . Kaos , bölünme , çatışma , akıl tutulması ne ise 4 aylık süreçte tam karşılığına Beşiktaş denk geldi . Bir sezon böylece heba edildi .... derkeeen ! Herşey değişti üstüste galibiyetler , uzay takımlarının sürekli mağlubiyetleri vesaire , uçan daire ! Peki ne değişti de şimdi camiada huzur hakim ? Ne oldu da futbol takımı şampiyonluk şarkılarını tekrardan ezberlemeye çalışıyor ? Cevap belirsiz ancak küçük yaşlarda Cine 5'teki kırmızı noktalı filmi bozuk ekrandan çözmeye çalışan çocuklar gibi davranalım , flu noktaları birleştirmeye çalışalım ...


Not : Bu fotoya baktıkça benim mi aklıma kötü şeyler geliyor yoksa Ernst bu işi alışkanlık haline mi getirdi ?

Öncelikle takım savunmasından bahsetmek gerekecek . Önceki cümlede özne bulun deseler gizli değil apaçık iki özne ; Ferrari ve Sivok beyefendiler ! Mehmet Demirkol'un Porsche sahibiymiş gibi davranıp İtalyan savunmacıya sol şeritte yol vermemesi ; kalemine ve aklına güvendiğimiz bu abimizi şimdilerde şaşırtmıştır bana göre . Zira geldiğinden beri bu gözlerin gördüğü en başarılı defans oyuncusu budur deyişimizin bir anlamı olmalı . Geneo'da üçlü savunma kurgusundan gelen burada dörtlüde sırıtmadan hiç patinaj çekmeyen Matteo Ferrari şaka gibi bir performansla Gökhan Zan'ın yokluğunu asla aratmadı (Puhhahahahahahaha) . Geriden oyun kuruluyor muydu diye birbirimize baktığımız anlarda kulakları çınlayan bir kişi vardı , o da GS Bonus reklamlarındaki dans eden adamdı ! Ferrari sadece takım savunmasına değil yanındaki adama da yaradı . Sivok tekrardan Çek Milli Takımına çağrıldı . Daha az kart alıp daha az meşhurlaşan dalışlarını yaptı . Sonrasında ise sahaya Alman teknolojisi damgasını vurdu . İlk başlarda tavşanseverin oyuncu rotasyonuna ve yabancı kotasyonuna takılan Fink , abisi Ernst ile birlikte ön liberoda mücadele , pres , top çalma , cirit atma , halilop çevirme kelimelerine anlam kattılar . Yorulmadılar ve dalgalanıp da durulmadılar . Bizleri ihlebedih , apşılasa ve vundebah diye bağırttılar . Bu dört kişi dört dörtlük oynayınca , onların peşine Ekrem , Bobo , İsmail , Rüştü ve İbrahim de takılınca haydi kızlar diskoya ! Bobo merkez üssü 7,6 ölçekli santrofor , İsmail Kanatçı Haydar'a benzer bindirmeleri ile Ankaragücü'ne kor , Ekrem heryerde mücadele daima efor ve Rüştü ile İbrahim Üzülmez kaç yaşında gel bir sor ! Belki çok gol atamadılar , belki göze hoş gelen varyetelere başvurmadılar ve belki de bir-iki saç teli daha beyazlattılar ancak paranoyaklaşıp gelenekselleşen bir Fenerbahçe iç saha maçını kazanıp , Avrupa'nın en az gol yiyen takımı olup , Manhester United'ı United'ta yenmeyi başardılar (Sparta Prag'ı Sparta'da yeneceğiz diyen Ümit Özat'a selamlarımla) . Tavşanseverimiz 7. haftada ben demiştim diyor , kendine güveniyor ve şu an sanırım kıs kıs gülüyor . Ben en fazla kıs kıs kıs diye köpek çağırıyorum ya da arkadaşıma tutturuyorum ! Vallahi ters manyel bu sitenin ismi ben yana yattım bravo Mustafa Denizli !

Beşiktaşlı isek biz ; sadece saha içinde meydana gelen olaylarla yetinemeyiz , illa ki masa başında da bir şeyler olmuştur diye düşünmeliyiz . Başarısızlıkta hakemlere ve federasyona çatan ben , neden es geçeyim medyayı , yönetimi ve başkanı allasen ! Sözün özü bu başarı sadece saha içi dinamikleri ile kebapvari açıklanamaz . Medya , hakemler ve yönetimin de etkisi Büyük İskenderdir . Nasıl ki s.ktir ol git diyenin o çemçük ağzı ile üstündeki siyah beyaz atkıyı yakıştıramıyorsam , başkanlık koltuğuna ve o başkanlık koltuğunda otururken yaptıklarını da başkana yakıştıramıyorum . Yıldırım Demirören'in Wolfsburg maçında şeref tribünündeki ''Oraya gelirim ebenizi öperim'' devinimleri hayırlara vesile oldu bana göre . Bir uğursuzluk söz konusuydu , uzaklaştı , artık otlar yeşerdi ve o günden beri de şükür ki kurumadı ! Bakınız aklınıza yazınız ;

Manchester United : 0 - Beşiktaş : 1
Sivasspor : 0 - Beşiktaş : 1
Beşiktaş : 3 - Fenerbahçe : 0
Trabzonspor : 0 - Beşiktaş : 2


Gol yememiş Beşiktaş . Ne güzel ! Şimdi ''Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli'' desem başkana beni de yasaklatır mı sevdiceğimden ? Acaba sürer mi beni de staddan tribünden ? Neyse başkandır ne yapsa yeridir , eyvallah diyelim . Ancak bilmeden yaptığı iyiliği unutmayalım ve stad müdürüne buradan seslenelim ; Almaaaa başkanı tribüne almaaaaa başkanı tribüne almaaa ...


Medya ! Renkli kardeşleri ilk iki yapan , total futbol ile Alman disiplinini birleştiren , topal futbol ile alman gereken 3 puanı süzemeyen , uzay takımları yaratan , yaradandan ötürü yaradana kurban saydırdığımız medya . Altı üste saldırtan , yedek kulübesine tükürten , olay çıksın diye bekleyen , her konuda tiraj beklentisinin üstüne tüy diken medya . Belki futbolcuları hırslandırdılar , belki de tavşanseveri . Dünya derbisi diye uydurdukları şeyden bir adım ötesini göremediler . Hala da o günde kaldılar . Ve sonunda ; geldikçe üzerine kırk yıldır günde bir paket sigara içen Beşiktaş'ın , balgam olup atıldılar bünyeden apansızın ! Layık oldukları yerde , yerdeler . Hiç kalkamadılar zaten paçavradan halliceler !

Mehmet Topuz kerbelasından sonra Beşiktaş ve Beşiktaşlı'nın yüzü hiç bu kadar gülememişti . Facebook ve Youtube eski video görüntüleriyle çalkalanıyor . Erman Toroğlu başta olmak üzere tüm skor yazarları ile her platformda dalga geçiliyor . Ne mutlu Beşiktaşlıyım diyene bu günlerde . Ancak tavşansever , başkan ve medya hep böyle olmaz . İlla ki varoluş sebeplerini farklı futbolcu rotasyonlarıyla , stadda şov yapmalarıyla ve iftira atmalarıyla sırasıyla göstereceklerdir . Bizim taraftar olarak (izleyici - seyreden) yapabileceklerimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile sınırlı ! Birleşmek , dayanıklı olmak ve sevdiceği desteklemekten başka yapacağımız tek şey nefes almak . Ne şampiyon olduk ne de küme düştük . Ne ilk 6 haftaki Beşiktaş'ız ne de son 8 haftadaki Beşiktaş . Sadece dualarımızla , tezahüratlarımızla ve belki de biraz arkadan itmemizle bu takım aynı çizgide devam edecek . Protestolar bir süre kesilir kesilmesine de bundan ''Başarı geldi tepkiler unutuldu'' yargısı çıkaranların Allahından Kork çıkartmaları yapışsın arabalarına ansızın ! Son cümlem ve cümle alem Yeter Yıldırım Demirören'dir ve Ömer Güvenç ağabey bizleri bir grup bilmem ne diye nitelendirdikçe sen ve senin gibiler asla bir adım daha öteye gidemeyecektir .

Not : Ters Manyel sitesinden alıntıdır , alınmayın , alınırım !

01 Aralık 2009 Salı

Çok Tekniktir Direktörlerimiz


Beşiktaş'ın mucizeyi futbola kaktırması sonucu Kayahan'ın sözlerini FBI sorgulama merkezinden yürüttüğü ''Ne oldu Can & Lan'' adlı parça moda oldu . Hani medya nezdinde uzaydan geldiler ya sarı rengi ortak paydalar , şimdi herkes aynı çizgide oldu size yaylalar yaylalar ! Son olarak Erman Hoca'nın Galatasaray'a 3-0 yenildiğimiz maçın sonrasındaki ; ''Geçemezsin Mustafa , sen Cimbom ile Fener'i geçemezsin , geçemeyeceksin . Geçen seneki gibi değiller Mustafaaaa'' videosunu kahkahalarla gülerek paylaştım . Ulan sanki yaya geçidi bizim hoca , geçemezmişmiş ! Düşünmeden ahkam kesmek ile sokakta kız kesmenin sonucunda acı tecrübeler yaşanabilir . O yüzden biraz popoyu sıcak yerde bekletmek lazım . Ne olur ne olmaz ! Neyse söylemek istediğim şey bambaşka . İçinde olmamdan dolayı dışarıdan nasıl gözüktüğünü bilemem Beşiktaş'ın . Sonuçta tarafsız nedir bilmez yüreğim , dimağım , kalbim , idrakım . Kadrosu , taraftarı veya oynadığı oyun nasıl gözükür başka bir renkli göz tarafından nasıl anlaşılır çözemem . Mesela hala ''Neden Yıldırım Demirören yeter diye bağırıyorsunuz anlamıyorum'' diyen insanlarla aynı oksijeni soluyoruz . Onlar her(p) yerdeler maalesef ! Belki tam isabetli sonuç alınamaz ama ; şampiyonluk şansı ve bu sezonun öngörüleri düzeyinde nasıl görünür siyahı güzel beyazı ondan güzel takım diye sordurmuşlar teknik direktörlere . Yüklendiğimiz medya mikrofon uzatmış saha kenarındaki aktörlere , onlar da ne menem bir şey olduğumuzu cevaplamış sezon öncesinde .

Bir çok farklı milliyetten insanın cevapları Milliyet gazetesinin arşivinde . Tarih 7 Ağustos 2009 . Sıralamada 2 kupalı takımı zirveye yakıştıran yok . 16 adamdan bir Ziya Doğan gerisi yalan ! Şimdi buradan hareketle sadece medyaya yüklenmek olmaz . Ya da zorlasam ; bunları da Ercan Saatçi gaza getirdi diye atsam tutsam , o da olmaz ! Taraflı bu hocalar teraflu içsinler desem , hiç olmaz . Bu kadar ileriye göremeyen adamın bir araya gelmesi ülke futbolunun da düzeyini göstermektedir diye akıl almaz bir yorumla bitirsem mi ? Yoksa aklı başında cevap verenleri aradan çıkarıp ayırsam mı ? En iyisi ben size bırakayım yorumu , şöyle bir etrafluca dolanayım idare edeyim durumu ...


Not : Bu hocalardan 6 tanesi şimdi uzaklardasın , hayallerdesin ...

Abdullah Avcı : 1-Fenerbahçe 2-Trabzon 3-Galatasaray 4-Beşiktaş 5-İBŞB

Christoph Daum : 1-Fenerbahçe 2-Trabzonspor 3-Beşiktaş 4-Galatasaray 5-Sivasspor

Jurgen Rober : 1-Galatasaray 2-Fenerbahçe 3-Beşiktaş 4-Trabzon 5-Ankaraspor

Frank Rijkaard : Her hoca kendi takımını birinci görmek ister. Ben ilk sıraya kendi takımımı koyuyorum. Diğerleri hakkında ise yorum yapmayacağım.

Besim Durmuş : 1-Fenerbahçe 2-Galatasaray 3-Beşiktaş 4-Trabzon 5-Bursa

Erhan Altın : Daha lig başlamadı, takımları ve yeni transferlerini hiç görmedik, tanımıyoruz. İki üç maç oynanmadan, daha doğrusu kimin nasıl oynadığını ve performansını görmeden ilk beşi veremem.

Mehmet Özdilek : İlk 4 belli. 5.'yi bu sene tartışabiliriz. Sivas çok değişiklik yaptı. Sivas'ı, Bursa ve Antep zorlayabilir. İlk 3'ün tahminini bile yapmak mümkün değil. Çünkü 3 kulüp başkanı da çok iddialı.

Thomas Doll : 1-Fenerbahçe 2-Galatasaray 3-Beşiktaş 4-Sivas 5-Gençlerbirliği

Bülent Uygun : 1-F.Bahçe 2-Trabzon 3-G.Saray 4-Beşiktaş 5-Bursa (Kendi takımını koymamış sıralamaya)

Ertuğrul Sağlam : İlk üç bilinmeyenli denklem gibi. Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray şampiyonluk için büyük yatırımlar yaptılar. Bunun için ilk üçü kestirmek çok zor. 4-5 için Bursa, Trabzon, Sivas ve Kayseri arasında büyük rekabet yaşanır.


Ziya Doğan : 1-Beşiktaş . 2-3 ve 4.'lük F.Bahçe, G.Saray ve Trabzonspor arasında şekillenir. 5. ise Sivasspor ya da Bursaspor'dan biri olur.

Hugo Broos : Takımları izledikçe bilgi sahibi olacağım. Ama ligin bugüne kadarki genel seyrine bakıldığında 4 büyük kulübün ve Sivasspor'un yine zirvenin en önemli adayı olduklarını söyleyebilirim. Bizim hedefimiz elbette en iyi dereceyi elde etmek olacak. Transferlere bakılırsa zirvede yeni takımlar olabilir.

Mustafa Denizli : Sadece büyük takımların aralarında oynadığı maçlar değil, her maç büyük heyecan yaşatacak. Hem biz hem F.Bahçe hem de G.Saray şampiyon olmak için ciddi yatırımlar yaptık. Onun için şampiyonluk bu sezon üç takım arasında geçer.

Hikmet Karaman : 1-Galatasaray 2-Fenerbahçe 3-Beşiktaş 4-Ankaragücü 5-Trabzon

Rıza Çalımbay : Dört büyüklerden biri ilk 5'in dışında kalır. Anadolu'dan iki takımın 4 büyükleri zorlayarak ilk 5'e gereceğini düşünüyorum. G.Antep olur, Sivasspor olur.

Jose Couceiro : 1-Fenerbahçe 2-Galatasaray 3-Beşiktaş 4-Trabzon 5-Sivasspor

30 Kasım 2009 Pazartesi

1000


1000 (yazı ile bin) post olmuş şaka maka . Takip eden , yorum yazan , destek olan ve kulakları çınlatan herkese saygılarımı arz ederim efendim . Allah kaza bela vermez ise buralarda olacağım . Beşiktaş özne gerisi de hikaye . Teşekkürler herkese ...

El Kalasico 0-1


El Clasiconun skorundan farklı bir şey mi bekliyordunuz ki ? Al sana 1-0 . El Klas futbol var El Kalas futbol var . İsterse Şampiyonlar Ligi finali , isterse Dünya Kupası finali farketmez . Beşiktaş mevzubahis ise gerisi teferruat bile değil daha da ötesi ! Hem de sahada ne kadar Berbatov bir futbol olsa dahi . Kadrolar açıklandı , tek hayıflandığım isim İsmail Köybaşı . Merkezimiz Köyiçi bu çocuk Köybaşı , aklını seveyim lan İsmail lan İsmail lan İsmail , İsmail ! Yusuf'un ve Nobre'nin olmaması güzel ancak Nihat ne zaman iyileşti , Tello'nun bağları ne zaman düzeldi ? Mete Düren mi dürdü bağları bilinmez ama ihtiyacımız var bu tür fark yaratan adamlara farklı skor talebimiz var ise . Dörtlü savunma ve öndeki iki Alman oyuncunun kaleyi savunma anlayışları Barcelona pas trafiği gibi bunaltıyor insanları . Hatta İstanbul köprü trafiği . Kadronun en istikrarlı yeri ve tavşanın tek uğramadığı bölge Ferrari ve Sivok'un oynadığı mevki . Ernst ve Fink'i ekle , sonuç ; 14 maç 6 gol ! Bu takım haketmediği halde Galatasaray'dan 3 yemeseydi ne olacaktı çok merak ediyorum . Andre Moritz'in attığı yalan penaltıyı da saymayın , bir İbrahim Akın bir de Makakula o kadar . Avrupa'da birinciyiz ama hala Nobre ile MFÖ'den Mecburen şarkısını dinlemekteyiz ! Batuhan gençtir , özkaynaktır . Nobre ise 2.2 milyon euro ile araya kaynaktır , soğuk gecelerde içinizi yalandan ısıtan kanyaktır ! İbrahim Kaş yapayım derken göz çıkartan adamdan sağ bekleyip soldan vuran adam pozisyonuna geçti . Bu gözler ; yürümeye yarayan ayağıyla orta yapan İbrahim Üzülmez'den sonra asist yapan İbrahim Kaş gördüyse yakında Nobre'den iki adam çalımlayıp plase vuruş ile gol bekler ! Nasıl ulu önderimiz zeki , çevik ve ahlaklı diye tanımlıyor sporcuyu benim santrofor betimlemem ise sadece iş bitirsinle sona eriyor . Ne kafa topu mücadelesi ne de kaval ile stop etmeye çalışma hadisesi , karşınızda sadece Bobo kelimesi . Vuracaksın gol olacak , bitti bu kadar . Şampiyon Kokoreç bile Bobo'yu oynatır ; ki şampiyon Beşiktaş'ın en ilerideki adamı Nobre değil vatandaşıdır . Yardımcı hakemin Sivas'a yardımcı olması sonucu hat-tricki , four-tricki hatta Şvayzelerin Patrick'i olma şansını kaçırmıştır . Geçmiş olsun adamım Mete'ye koş o dürer seni en kısa zamanda ...


At golü yaslan arkaya , kargalara malzeme verme , haydi basın güzel atkılı pozlar yakala ! Magazin yönünden bugün budur Mustafa Denizli . Düşler Tiyatrosunda ben karizmatik görünüşüyle bu sitede bolca eleştirdiğim adamı çok beğenmştim . Bu gün ise perde kapandığında Sivas'ın Dağları'ndaki seyircinin ayakta alkışlayarak selamlamasını bekledim . Bu güne kadar beni utandıran kimseye pabuç bırakmadım ama al hocam tüm ayakkabılarım senindir kalıbımı da basarım . Tavşansız bir çizgi film ne kadar güzelse , işte maceraya gerek yok değil mi bu güzel adventure filminde ? Tabata kaldı sadece düzene ayak uyduramayan onun dışında kimse dişlerini göstermiyor sırıtmıyor olsa gerek ! Gerçi Brezilyalı yakuzayı altmış oldu mu çıkarıyor hoca , belki de sabretse 90 dakika bu sefer direkleri dövmeyecek Tabata . Ekrem soyadı ile performansını ortak paydada zirve yaptırırken bu ligde şampiyonluğu getirecek yerli oyuncu kontenjanında yanına Nihat Kahveci'yi de almalı erkenden . Eminönü'ndeki Kuru Kahveci Mehmet Efendi dükkanındaki sırayı biliyorum , Nihat Kahveci iyi oynasın bir sıra da yeni açıkta oluşur yeterki oynasın diyorum ! Mustafa Denizli güvendikçe kar yağıyor tepesine bakalım patlama hangi maçta hangi kaleciye ?


Sivasspor biraz Erman Kılıç biraz da Musa Aydın . Gerisi sanki ligden düşmüş de bitse de gitsek havasında . En çok olumlu söylemleri ve düzgün karakteriyle Muhsin Ertuğral'a üzülüyorum . Bir ara Hababam Sınıfı'ndaki Badi Ekrem gibi Funk Hu Çekirge pozu verdi kameralara ömre bedel şehla gözleriyle ancak söylemeliyim ki sempatiklik katıyor yanlış anlamayın o haliyle bile . İbrahim Şahin'in futbolcudan çok kabadayı halleri ile bu adamın yumuşak başlı halleri Tufan ile Cemal Nalga gibi taban tabana zıt ! İri zenci kontenjanından kadroya dahil olan Yannick Kamanan Bursaspor için düşünülüyorsa bu performansı ile Ertuğrul Sağlam'ın yüzünü kara çıkarır söyleyeyim . Gerçi Ersen Martin ve Yasin Çakmak'ın olduğu bir kadroda Drogba gibi geliyor bünyeye ya neyse . Sivasspor oturacak Bank'a dönecek yüzünü Asya'ya düşünecek nerede yanlış yaptım o zaman belki Turkcell'den bedava konuşma şansı kazanabilir . Yoksa Ziraat Bankası'ndan bile kredi alamazlar bu kafayla !

İlk yarıyı lider bitirme şansı Youla'nın ayak üstü kötü şutlarına ve Doğu'nun Paris'ine bakıyor artık . Sonrası Mesir Macunu ve İskender Kebabı söz konusu . Olur mu derseniz şans var yok değil . Tavşan olmasın , sakatlık olmasın ve bir de kötü tezahürat sebebiyle sınırda olan taraftar bir arıza çıkarmasın . Ben hayretlerdeyim hala kendi adıma ve hocaya çiçek yolluyorum özür babında . Yoksa ; hala yeter Demirören ve lütfen istifa et aday olma kongrede , bitsin bu hengame de kangren de ...

29 Kasım 2009 Pazar

Futbolu Çok Seven Bir Beşiktaşlı Bu Akşam Ne Bok Yiyecek ?


Barcelona - Real Madrid Ntv 20.00 (El Classico)


Sivasspor - Beşiktaş Lig Tv 20.00 (El Kalasico)

Insert Colin !!!

''Türkiye'de şoförler İngilizce bilmiyorlar !''
Colin Kazım

58

Siyah beyazlıların kaldığı otelin önüne gelen bir grup Sivaslı , bu sezon 58 numaralı formayı giymeyen hemşehrileri İbrahim Toraman’ı protesto etti . Taraftarlar , F.Bahçe’de 58 numarayı giyen Bilica’yı örnek göstererek , “Bilica’dan utan İbrahim Toraman” yazılı pankart açtı diyor Hürriyet adlı gazetemiz . Peki gazeteciliğin 325. kuralı olan araştırmacılık hani nerede , inek içti , inek nerede ? İbrahim DAĞaşan'a kaçtı ! Yazsana sevgili Ercan Saatçi önderliğindeki Hürriyet Spor ; ''Geçen sene Sivas'ta oynanan ve şampiyonluğa etki edecek çok önemli maçta İbrahim Toraman'a kendi memleketinde edilen küfürler sebebiyle siyah beyazlı oyuncunun bir daha 58 numaralı formayı giymeyeceğini açıklaması sebebiyle bla bla ....'' misali . Yazsaydınız keşke de bilmeyen kalmasaydı ...

Anneni ...

Hadi Lan Ordan ...



6 hafta önce neredeyse küme düşecek denilen Beşiktaş ...
Sezon başında 3. olması kesin denilen Beşiktaş ...
Başkanı ve teknik direktörüyle idam sehpasındaki Beşiktaş ...
Nihat'ı Nihat değil Beşiktaş'ın ...
Tabatası ve İsmail'i 500 milyon Euro Beşiktaş ...
Yusuf yaşlandı , Rüştü öldü ölecek ...
Tello 900 bin dolar alıyor ...
Bobo gitti gidiyor nokta kom !
Kaos ne ise Beşiktaş odur , dur , diğerleri var ...
Total Futbol ve F.Rijkaard efsanesine kapılmış basın ...
Daum ve geçmiş başarılara sürüklenmiş basın ...
Mustafa Denizli gidecek diyen basın ...
Oyunu kadrosu ve kalitesiyle fark yaratan rakipler ...
Mehmet Topuz yılın transferi ...
Elano Brezilya Milli Takımında oynuyor ...
Bilica ile Lugano geçilmez ...
Dos Santos gibii gelmedi .
Kewell tüm dünyaya bedel ...
Gökhan Zan ülkenin en iyi stoperi zannımca ...
Arda Turan kaptan olmalı ...
Neeskens için kolumu veririm ...
Koch'un antremanları dünyada yok ...
Kadro kalitesi bakımından Beşiktaş nerede !
Şampiyonlar Ligi nere Beşiktaş nere ...
Fenerbahçe ve Galatasaray kötüyken Beşiktaş şampiyon oldu ...
Sivasspor ile ben de kapışırım ligde ...
Beşiktaş üçüncü olur ...
Bu sene ilk iki sıra belli ...
Vesaire ve benzeri velamyukel küfufen ahad !

Ya tamam ...
Ya tamam ...
Ya bırahhh ya ...
Tamam lan çikolata meyvedir lan ...
Tamam 7 asal sayıdır lan ...
Yaaaa tamam ya hostes uçan memeli değildir ...
Yaaaaa ....

28 Kasım 2009 Cumartesi

Umudumuz Şaban


şimdi ben buraya neden çıktım?
niçin çıktım?
nasıl çıktım?
bunu izaha gerek yok, gördünüz, yürüdüm çıktım!
ama çıkmamış da olabilirim.
çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır.
görünen köy !! uzakta değildir,
buraya çıktıksa sonradan çıkmadık mı dedik?
bunlar bi takım uydurma laflardır!
sahi ya ben buraya neden çıktım?
kim çıkardı lan beni buraya?

Bekowsky'a Sevgilerle ...

27 Kasım 2009 Cuma

Çok Yaşa Futbol


Noel , Paskalya ve benzeri durumlarda yabancı oyuncuların tatil , yurt dışına kaçış ve her türlü bayramları nedeniyle olası tatilleri konuşulur ya ; hani derler futbola ara verelim kurban ve ramazan bayramlarında ya ... Olmasın anacığım olmasın babacığım . Futbola ara verilmesin , oyun devam etsin , meşin yuvarlak asla durmaya yeltenmesin . Mola , ara , tatil ne varsa futbola uğramasın , koşuşan oyuncular , boğuşan futbolcular izleyelim kimse yorulmasın . Akşam Bursa maçı var ne güzel , Pazar günü El Classico var bayram gibi . Beşiktaşım zaten bayram yerine döndürdü kalbimi . O kadar çok sevmişiz ki bu oyunu ve o topu hiç bitmesin istiyorum , sabah akşam ikindi kuşluk seyredelim istiyorum . Lan çok şey mi istiyorum bilmiyorum ama hapşırsın futbol çok yaşasın futbol diyorum ...

Etkileyici

Muzsuzluk !!!

5 Numara Favorim !

İbrahim Üzülmez = FenAmen


“İbrahim Üzülmez Türk futbolunun en büyük fenomenlerinden biri. Belki de bu ülkenin, belki de daha ötesi dünyanın en özgün futbol karakterlerinden. Onu özel yapan bir çok halden en önemlisinin altını çizmek lazım. Normal bir savunmacı rakibini durdurmayı düşünür. İbrahim Üzülmez de bunu düşünüyor kuşkusuz, ama bambaşka bir metotla. Onun temel amacı rakip hücumcunun kendisine faul yapmasını sağlamak. Olmadı bu izlenimi vermek. Bunu müthiş bir yüzdeyle yaparak eşi benzeri olmayan bir oyuncuya dönüşüyor. Bunu Antep’te de yapabiliyor, Old Trafford’da da... Türkiye’nin bir futbol ekolü yok belki ama, bir bireysel savunma ekolünü geliştirip mükemmelleştirmiş bir oyuncumuz var. İbrahim, dünyada tek!”
Mehmet Demirkol

Feyyaz Uçar



Fenerbahçe'ye imza attığında küçük ellerimi başımın arasına aldığımı hatırlıyorum bir de sezon açılışında yeni açıkta Feyyaz için açılan pankartı . Hatta Y harfini tutan bir arkadaşımdı . Süleyman Seba'ya Feyyaz'ı affet diye bağıranlardan biriydim ve asla Feyyaz Uçar'a edilen o talihsiz küfürü etmedim . O kadar çok severdim ki ben Feyyaz Uçar'ı hiç bir zaman onu sarı lacivert forma ile hatırlamadım . O bizim Kibar Feyyazımız , gol yaz'ımız ve gol kralımız ! Artık Hürriyet'te yazmaya başladı , o müthiş kalemini bizlerden mahrum bıraktığı yıllara yandırdı . Okuyun derim okutun derim . Şimdi anladım paylaşayım istedim ; Sevgili Feyyaz Uçar şu postu girerken bile seni ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha hissettim ...

Her Yerinden Öpüyorum Rüştü !

“Rüştü , öpüyorum seni Rüştü , ellerinden öpüyorum . Hatta her yerinden öpüyorum Rüştü”
Ertem Şener

''Aslında hatırlamıyorum inanır mısınız ? Maçtan sonra ilk olarak eşim söyledi, ‘ne dediğinin farkında mısın?’ dedi. ‘Farkındayım, sonra konuşalım’ dedim. Ellerinden öpüyorum her yerinden öpüyorum derken ... Alnından yanaklarından gözünden ... İnsanlar enteresan şeyler söylemeye başladılar ama o anı hiç hatırlamıyorum . Hatırladığım şeyler çok fazla değil özellikle son 10 dakikada .''

En Güzel Kurban Bayramı


Yurtta Fenerbahçe Cihanda Manchester . Ne mutlu bir Kurban Bayramıdır Allahım bu ! Beşiktaşlılar en başta olmak üzere ; küçüklerimin gözlerinden , büyüklerimin ellerinden ve yaşıtlarımın yanaklarından öperek buralara işi düşen , takip eden , yorum yazan ve ilgilenen herkesin ayrı ayrı ve topluca Kurban Bayramlarını en içten dileklerimle kutlarım .

Yeşil Vadi # Telloğulları


Antalya maçından sonra geri dönmeye karar verdi Rodrigo Tello . Biraz da şansın yardımıyla 6 yıl aradan sonra spektaküler bir sonuca imza attı deplasmanda Beşiktaş onun golü sayesinde . Adaşı yedekte beklerken bu takımda yaratıcı ve fark yaratacak tek adam . Bunun farkında olmasına rağmen oynamadı , oynamak istemedi haftalardır . Gol sevinçlerinde , antreman resimlerinde ve yedek kulübesindeki jest ve mimikleri herşeyi belli ediyor . Yıllık 900 bin dolar para mevzusu can sıkıyor . Yönetim görev başına ! Fenerbahçe maçında 1 asist dün gece de 1 gol . Güzel bir geri dönüşün kötü haberi acele geldi . Bağlarında yırtıktan şüpheleniyor doktorlar . Sivasspor maçında oynaması imkansız . Şanssızlığın Şili lisanındaki karşılığı ne acaba ? Geçmiş olsun Tello diyorum . Bizlere 5 gün içinde tarfsiz mutluluk yaşatan başta bu sevimli adam olmak üzere tüm futbolcuların gözlerinden öpüyorum . Rüştü büyüğümdür onun ellerinden !

Not : Yetmeeez 900 bin dolar yetmeeeeeeez ...

Trabzon -Fenerbahçe - Manchester # Kurabiyee

26 Kasım 2009 Perşembe

Sir Ağda


Foto:Gurbet Kartalı

Maçtan Erken Çıkanlar Parmak Kaldırsın


Kurban Bayramı kapıda ya aklıma eski bayram günleri geliyor . Akraba gezmeleri , Kilyos Körler Derneğine ailecek kurbanlık koyun götürmeleri , mahallede kız kaçıran , torpil ve füze hengameleri , alınan harçlık , para ve bayramlık elbiseleri . Hepsinin anlamı başka ancak aynı kanı taşıyan insanlarla görüşmenin , buluşmanın ve bayram sebebiyle birlikte olmanın keyfi bambaşka . Maalesef akrabası az olan bir insan evladıyım . Ebeveynlerimin bir çocuk daha yapmayı hatırladıkları zamana denk gelmişim . Bu sebeple etrafta kimseler kalmamış . Zaten olanlar da gerçek akraba sayılmaz . Mesela bir kuzenim var . Gerçek kuzen değil teyzemin torunu ama kardeşten öte . İsmi Erkin Selen . Bu sitenin açılışındaki videodaki kişi kendisi . Hatta meşale gününde sırtı polis copuyla şişmiş fotoğrafını eklemiştim bir aralar . Maçlara 10 senedir istikrarlı bir şekilde beraber gideriz . Ondan önceki 20 senelik süreçte ise Beşiktaş sevdasının kalbime kazınmasındaki en önemli isim Erkin'in babası Güray Eniştem gelir . Beşiktaş'ı özümseme yıllarımdaki kahramanım olur kendisi . Ve bir de Erkin'in kardeşi Engin . Ailece Beşiktaşlı olduklarını söylememe gerek yok herhalde . Diğer aile gelenekleri ise maçtan erken ayrılmaları . Erken ayrılma derken evlerinin Küçükyalı'da olması en önemli sebepleri . Ancak benim garibime giden hepsinin ayrı ayrı değişen dakika seçimleri . İsterseniz biraz tribündeki hallerinden bahsedeyim açıklayıcı olsun babında ...

Güray Selen ; çocukluğumdaki siyah beyaz sevdanın başlangıç adamı olur kendisi . Dünya gözüyle gördüğüm en kral , en komik ve en baba adamlardan biridir . Büyük maçlar öncesinde evini Beşiktaş bayraklarıyla donatır , her golde kornaya bastırır ve Beşiktaş marşlarıyla dolu teybin sesini sonuna kadar açtırır . Ellerini birleştir ve kollarını aç gibi bir çok totemi hala uygulatır . Küçükken alırdı beni ve oğullarını Metin-Ali-Feyyaz zamanının tüm güzel maçlarına götürürdü . Sabahın köründe teyzem uyanmadan yanımda yolluklarla siyah-beyaz sevdanın peşine çok düşmüşümdür elini tutarak . Hatta bir sabah Galata Köprüsünün yanışına da şahit olmuştuk . Kapalı tribünün eski müdavimlerindendir . Alen yolda görse ve hatırlarsa kendisini elini öper öyle söyleyeyim . Şimdi ise yeni açıkta ikame etmektedir . Alışkanlıktan olsa gerek maçın başlamasına ortalama 3-4 saat önce stada gelir yerini alır , son dakikaları beklemeden evinin yolunu tutar . Dakika 85 olduğunda Güray Enişte staddaysa anlayın ki birşeyler ters gidiyordur . Tahmini olarak 82. dakikada son olarak dönüp arkasına mabede bakar . Tekneye yetişmelidir uzatmalarla birlikte kalan 15 dakika önemini yitirmiştir .

Erkin Selen ; dosttur , candır ve candan yakındır . Hiç olmayan Almancası ile Hollandalı taklidi yapar , yırtık kot ve pazar tişörtü ile bizi Reina'ya sokar ve taksicilere turist olarak kendini tanıtıp hayırlı işler abi diye arabalarından iner . İstanbul'da damsız içeri almayan hiç bir gece kulübü şiveli Almancasına karşı koyamaz . Tabi bunda daimi tercümanı olarak benim de payım unutulmamalıdır . Beraber Ankara'ya Gençlerbirliği şampiyonluk maçına gitmişliğimiz vardır . Sabah 7'de şehire vardığımızda kepenkini yeni açan bakkala bira sormuşluğumuz da ! Önce yeni açık , sonra eski açık ve en son kapalıda bizlerle birlikte yer alır . Bundan 12-13 sene önce babası yeni açığa geçtiğinde numaralıdan babasının olduğu yere doğru ''fakiiiiir'' diye bağırmışlığı vardır yağmur yağarken ! Onun dakikası kuşak farkından olsa gerek 85'tir . Hadi koçlar ben kaçtım dediği anda skorbord hiç bir zaman 90.00 olmamıştır . Bir tekne bekliyordur bir de evde yatmadan önce indire gandi yapacağı birası .


Engin Selen ailenin en küçüğü . Küçük derken 25 yaşındadır kardeşim . Eskiden teyzemin ''bunun boyu hiç mi uzamayacak ?'' dertlenmelerine sevimli bir zebellahdan hallice olarak cevap verdi . Abisi ve benle birlikte küçüklük hatıramız olan Manyak Kardeşler grubumuzun , telefonla insanları işletme şakalarımızın ve her ergen Türk genci gibi kaset doldurmalarımızın baş aktörlerinden birisidir . Beşiktaş maçlarına pek rağbet etmez , televizyonda izlemeyi tercih eder . Aslında söylemek gerekirse maç seçer , bilet fiyatının durumuna göre derbi karşılaşmalarında staddaki yerini alır . Modern yapıda , yeni kuşak olması sebebiyle ve 80'lerin verdiği gazla dakika ve maçtan ayrılma konusunda biraz daha esnektir ailenin diğer üyelerine göre . Dakikası 87'dir . 88 ve hatta 89'u gördüğümüz de olmuştur . Hadi abilerim ben gidiyorum yolum uzun cümlesi ile aramızdan ayrılır . Tekne kalabalıklaşmadan ve diğer kıtadaki evi bir yere kaçmadan güle güle deriz . Deriz de Selen Ailesini gerçekten çok severiz (orası ayrı) ...

Geçen gün Fenerbahçe maçı öcesi Beşiktaş'ta içerken bu geleneklerindan bahsettik abi ile kardeşe . Çok güldük , çok eğlendik . Hatta Güray Eniştemin babasının ilk yarıda , dedesinin de santrayla staddan çıktığına abartarak güldük . Elbette maç sallantıdaysa Selen Ailesi bir şekilde 90 dakikayı tamamlamak zorunda kalıyor ancak buna rağmen hakemin düdüğünü beklemediklerini hatırlıyorum . Hatta bir Marsilya maçında skor 0-1 iken çıkan eniştem 2-1 kazandığımızı eve gidince öğrenmişti . Maçtan erken çıkma kavramı eski yıllara özgü bir durum bana göre . Artık örülen demir ağlar ve alternatif toplu taşıma araçlarıyla çıkıştaki kalabalık pek bir şey ifade etmiyor . Yine de evi yakın da olsa hakemin bitiş düdüğünü duymak istemeyen arkadaşlarımız illa ki olacaktır . Selen Ailesi gibi davrananlara , ben buralardan sesleniyorum oralara ; var mı parmak kaldıran aranızda ?

Fuck You = 4 Maç

Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım
Kazım Kazım Kazım Kazım

Başarılar ...

Ömer Güvenç : Ne diyorsun ilk defa çıktın Old Trafford'a ...
Batuhan Karadeniz : Stad büyük , seyirci güzel , zemin şahane . Burası başka bir yer . Başarılar diliyorum bundan sonra Manchester'a !
t2 : Puahahahhahahahh :)

Ne Güzel Şey Galibiyet

Şimdi bu Beşiktaş nedir yani ?
Ne yapmak istiyor ?
Bir maç önceki akıl neredeydi ?
Şimdi kafanı duvarlara vursan nafile !
Wolfsburg'a hiç birşey oynama İnönü'de .
Git Düşler Tiyatrosunun perdelerini indir .
Forza perhizli lahana turşusu !
0-1 ...
Skordan öte konuşulması gereken destanın kahramanları .
Rüştü başta olmak üzere ve hocayı es geçmemekle birlikte ...
Helal olsun diyorum ...
Bu ne güzel bir defans anlayışıdır .
Kim gol atacak bu takıma merak ediyorum !
Ankaragücü - Trabzon - Fenerbahçe - Manchester !
- Kaç gol yedi bu takım bilen var mı ?
- Ben biliyorum sıfır .
- Otur sıfır !
Şaka gibi .
Dün İbrahim Kaş'ına bile ısındım ben .
Boliç'in golünün aynısını atan Tello'yu bile özlemişim .
Tello'nun takımdan kopmaması için gol atması ...
İyi oldu .
Şimdi Delgado düşünsün .
Fink ve Tello kalır gibime geldi .
Bobo yolcu mu değil mi yakın zamanda belli olur .
Toraman'a büyük geçmiş olsun .
Maç öncesi kadroda görünmüyordu .
Sonra bir baktık ilk 11'de .
Gazetecilikte bir numara Hürriyet Spor yine görev başında .
Arkadaşım söyledi maç anında haberi kaldırmışlar .
Kaldırsınlar kendilerini bir tuşla .
Saati geldi !
Mustafa Denizli İsmail'i oynattı İbrahim'in önünde .
40 yıllık Old Traffordlu gibi bu Köybaşı .
Bu çocuğu çok seviyorum .
Şimdi İnönü'de CSKA'yı 2-0 yen .
Manchester berabere kalsın .
Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yanına git .
Zor mu ? İmkansız değil en azından .
İnönü'de 2-0 olabilir de .
Almanya'da beraberlik nasıl olacak bakalım .
Bu Beşiktaş olduğu sürece herşey mümkün .
Bir kez daha hayırlı olsun galibiyet .
Bayram artık daha huzurlu geçecek ...

Manchester United : 0 - Beşiktaş : 1


Ne Mutlu Beşiktaşlıyım Diyene # 2

25 Kasım 2009 Çarşamba

Beşiktaş Taraftarı Gibi Olmalılar

Galatasaray deplasmanında sergilediği futbol ve aldığı 1 puanla havaya giren Manisaspor'da gözler pazar günü iç sahada oynanacak Kayserispor maçına çevrilirken, Başkan Kenan Yaralı, "Taraftarımızda Beşiktaş seyircisinin coşkusunu görmek istiyorum" dedi.

Türkiye'de takımlarına verdiği destekle sonuca etki edebilen tek taraftar grubunun Beşiktaş'ta olduğunu öne süren Başkan Yaralı şöyle konuştu: "Beşiktaş bana göre İnönü Stadı'ndaki her maçını 12 kişi oynuyor. Taraftarlar sahadaki futbolculara 12. oyuncu gibi destek veriyor. Bu coşkuyu pazar günü 19 Mayıs Stadı'nda yaşatabilirsek, Kayserispor'u Manisa'dan eli boş göndeririz. Manisalılara sesleniyorum: Gelin bize destek verin, bayramı birlikte kutlayalım" dedi.

Kısa Kısa ...

* Barcelona top oynadığını iddia ederse Türk futbolu henüz varolmamıştır gibime geliyor .
* Kazım twit girerken klavyesindeki 3 tuşu basmıyormuş .
* Trabzon'da kol bastı oynasa Colman , olur mu acaba Colbastıman !
* My Hero My Herif My Hergele My Harry Kewell very well ...
* Önce Hikmet Karaman , sonra Hugo Broos . Şimdi de sıra Daum da mı ? Yılmaz Vural yerli yabancı ayırt etmiyor , yendiğini yolluyor .
* İnönü Stadı'ndan çıkıp Gümüşsuyu'na gidilen park içindeki merdivenlere biz kendi aramızda pergel diyoruz . Ayakları açıyorsun nerdeyse iki adımda bir merdiven geçiyorsun . Eskiden Taksim'e pergeli kullanıp çıkardık maç sonunda şimdi forza finiküler !
* Chelsea ve Liverpool galibiyetinden sonra bir de Manchester ne güzel olur ama .
* Cangele 7 asiste ulaştı ve Arda Turan'a yetişti .
* Hürriyet Spora en çok edilen küfür ; zürriyetini ........
* Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir . Gerisini sen düşün Ercan Saatçi !
* Trt Radyo kuşağında Reksan Reklamın sunmadığı herhangi bir futbol karşılaşması tatsız bala , tuzsuz hıyara ve susuz Niyegara'ya benzer .
* Kazım Kazım Kazım (3 oldu) ...
* Ovalı Restaurantı ; Konya Lokantasının eşsiz lezzeti bulun bir yerde yiyin etli ekmeğini . Yemek sonunda ise Saç Arası olmazsa olmaz .
* Bu takımın kaderi midir tarih boyunca hep en az gol yiyen takım olmak ?
* Nijerya'da Futbol Okulu kurmuşuz haberimiz yok . Bence başkanın da haberi yoktur .
* Gülü 7 Diken be Mutombo !
Başkanlık adayım İbrahim Altınsay . Asbaşkan olarak da alsa Noat Samisa'yı Premier Lig keyfi artık İnönü Stadı'nda !
* Üç gündür işyerinde siyah beyaz takım elbiseler giyiyorum . Tüm Fenerliler deli oluyor bense iç huzura kavuştum , her yanlarından geçtikçe pis pis gülüyorum .
* Sivas maçında da gol yemezsek Mehmet Demir Kol'unu kesecekmiş !
* Ev Telefonum ; ... 88 99 . Cep Telefonum ; ... 11 55 . Ona göre ...
* F.Altay semti var İzmir'de bilirsiniz . Acaba Fatih Altaylı denilen zat-ı muhteremin isim babası espritüel yapıda birisi olabilir mi ?
* Havalar yine ısındı . Ancak bayramda bir gün yağmur yağacak haberiniz olsun . Kurban kanları için , Allahım sen ne büyüksün !

24 Kasım 2009 Salı

Portakal Soyulur Mu ?

Küçük Emrah Kahveci