Hakem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2009 Pazartesi

Bünyamin (G)ezer

Ayhan Akman'a arkadan faul yapanı görme ...
Ayhan Akman'ın alkışını gör ...
Penaltı yarat , ofsaytı bilme ...
Yardımcının kafası yarılsın ...
Hissetme ...
Yumoş yutmuş gibi ...
Ne sarı ne de kırmızı gösterme ...
Cisse'ye çıkar cart diye ...
4-1 olunca 4-2 olsun isteyince ...
Düüüüürt diye penaltı ...
Takım gözetmeyin , herkese aynı ...
G.tünüzden element uydurmayın lan !
Yeter her formaya aynı çalın ...
Hırsız gibi zamandan çalmayın ...
6-7 dakika uzayacak ilk yarıyı
2 dakikada kesip insan zıvanadan çıkarmayın ...
Renk görünce formada kartlarınızı yutmayın ...
Adam olun diyeceğim ama ne fayda ...
3 hafta sonra bir derbinin daha ağzına sıçın !
Yakışır ...

Biraz Da Futbol Konuşalım Hocam


Maç öncesi saha karışmış ...
Futbolcular birbirini itekliyor ...
Kamera çekiyor ...
Ceza ; sanmam ...

Sahaya devamlı birşeyler atılıyor ...
Yardımcı hakemin kafası yarılıyor ...
İçeri gidiyor dikiş atıp çıkıyor ...
Ceza ; sanmam ...

Keita'nın gözü kör olmak üzere ...
Devamlı su şişeleri yağmakta ...
Küfürlü tezahüratın biri bin para ...
Ceza ; sanmam ...

Tüm bu olanları gören , duyan , bilen ...
Maç öncesi ve sonrası olayları içinde bulunan ...
Sadece İnönü'de çok küfür var ...
Olay var , kavga var , ölü var demekten bıkmayan ...
Fenerbahçe olunca çifte standardın kitabını yazan ...
Şansal diyorum bahsedecek mi tüm bu durumdan ?
'' Biraz da futbol konuşalım hocam '' !!!

Al sana polis hakem Bünyamin ...
Alkol aldık mı ? No ay emınt !

19 Ekim 2009 Pazartesi

Mustafa Kamil Editoğlu

Penaltıları vermiyorsun , önünde faul oluyor görmüyorsun , sarı kartı es geçip bir de terse verip çıldırtıyorsun . Bünyamin 'in izindesin , mesai yok lehimize gelince hep izindesin . Seni hakem yapan ile alakalı çok güzel bir cümleyi Kapalı söyledi zaten . Sana ve senin gibi düdüklere rağmen bu takım seve seve şampiyon göreceksin . Yastığa başını koyduğun zaman baş başa kaldığın vicdanına selam söyle . Gecenin güzelliğine düşürmeye çalıştığın gölgelerde kalasın inşallah . Abuk !

Yazmışız zamanında . Fikrimiz değişmedi değişmeyecek . Arda Turan Fenerbahçe maçı düşünülerek atılmıyorsa , aynı hareketi yapan Tayfun sarı ile cezalandırılıyorsa ve bu iki hareket arasında sadece 15 dakika oynuyorsa söylenecek tek şey Editoğlu !

21 Eylül 2009 Pazartesi

Eskişehirspor ve Taner Gizlenci


Şehrine sahip çıkan ve tribünleri dolduran her takımın bu gönülde önemli bir yeri vardır . Tarihlerinde en büyük acıları yaşatan tek takım Beşiktaş'tan nefret etseler de ve kardeşleri olduklarını syöyledikleri Bursaspor atkılarını geçen seneki deplasmanda bize gösterseler de seviyorum ben Eskişehir'i ve kırmızı şimşekleri . 3 Büyükler yoktur , Antibizans ve İstanbul'a karşı söylemlerini . Adanademirspor , Bursa , Sakarya ve Kocaeli gibi . Kafa kağıdında neresi yazıyorsa o sporu tutmak ne zor bu ülkede . Onlar fark yaratıyorlar ve bu sebepten bile saygı duyulmayı hakediyorlar . Geçen sezon hakemlerden çok çektiler , hakları yendi ve medyada seslerini yükseltemediler . Bu sezon ise Ümit Karan , Mehmet Yılmaz ve Burak Yılmaz transferleriyle 6. haftadan ligin üçüncü sırasına kuruldular . Youla artık yalnız değil . Savunmayı da toparlarsalar ; ki en yumuşak yerleri bu bölge , sene sonunda ilk altı içinde yer alırlar . Bu hafta Brezilyalıları baklavasından meşhur olma yolunda olan G.Antep'i 3 golle geçtiler . Maç öncesi Eskişehir forumlarını takip ettiğimde maçın hakemi üzerine yazı yazan epey insan gördüm . Cumartesi akşamı oynanan maçın hakemi Taner Gizlenci idi . Adı geçen hakem kimdi ve neden bu kadar konuşuluyordu ?


Taner Gizlenci beden eğitimi öğretmeni . Saçsız haliyle çakma Collina imajı sahibi , 42 yaşında , Manisalı ve A Klasman hakemi . Geçen sene Gençlerbirliği Oftaş - Kayserispor 31. haftanın tansiyonu en düşük olması beklenen maçında sarı kartını 3 kere kullanırken , hakemin yönetimine tepki gösteren Gençlerbirliği Oftaşspor Teknik Direktörü Osman Özdemir , maçın 68. dakikasında sahayı terk etmişti . Karşılaşmanın sonunda ise Gençlerbirliği Oftaşspor'un milli oyuncusu Giray Kaçar'ın aldığı dirsek darbesi sonrası çenesinin kırıldığı ortaya çıkmıştı . İlhan Cavcav'ın 'Nasıl futbolculara doping testi yapılıyorsa bu hakeme de alkol testi yapılmalı' dediği bir hakem olarak hatırlanıyor . O maçta olan olaylardan sonra 1 haftada 3 lig birden düşerek TFF 2. Lig 5. Klasman Grubu'nda oynanacak Şanlıurfa Belediyespor - Adıyamanspor maçına atandı . Ancak yeşil sahada kramponları sadece elinde düdük ya da bayrakla dolaşmamış . O Ümit Milli takıma kadar yükselmiş eski bir futbolcu . Hatta Fenerbahçe'nin 1990-1991 sezonunda Kadıköy'de Erman Toroğlu'nun yönettiği ve Aydınspor'a 6-1 yenildiği maçta Taner Gizlenci konuk takımın formasını giyiyordu . Tek giydiği forma Aydınspor değil elbette . Bir dönem de Eskişehirspor formasını terletmiş . İşte zurnanın zırt dediği yer de burası olmaktaydı . Forumlarda konuşulan buydu ve dedikodunun çıkması normaldi . İnşallah maçın önüne geçmez dediğimi hatırlıyorum hafta içi ancak keşke maçın içine etmez deseymişim . Seyredenler bilecektir . Sağolsun tüm Eskişehir gollerinde yardımcı oyuncu , yönetmen ve ışıkçı olarak yer aldı . Youla itiyor rakip oyucuyu , faul olması gerek ama devam diyor hakem , o top gidiyor penaltı oluyor ki penaltı verilmeyebilirdi diyen sayısı oldukça fazla . İkinci golde çizgiyi geçti mi geçmedi mi diye tartışılan pozisyonda yardımcı hakemine uyup golü veriyor . Üçüncü gol ise tam bir komedi . Faul kullanacak Gaziantepli futbolcunun karşısındaki rakip oyuncu açılmıyor , sarı kart göstereceğine oyunu devam ettiriyor . O top Burak Yılmaz'a gelip kornere dönüşüyor . Dışarıdan çevrildiği söylenen pozisyonda Vucko golü atıyor . Hakem bir kez daha santrayı gösteriyor . Bu olanlar sadece 3 dakikalık özet görüntülerden . Maçı bir şekilde 90 dakika seyreden dürüst insanlara ihtiyacımız yok değil .

Eskişehirspor'un bu galibiyetini hakeme bağlama niyetinde değilim . Rıza Çalımbay haddini ve takımının yeteneğini bilerek bileğinin hakkıyla buralara kadar gelmiştir . Eminim ki Eskişehirspor'u tutan futbolseverler de bu tür hatalara eyvallah demiyordur . Ayrıca aynı hakemin aynı takımların geçen sene Gaziantep'te 1-1 berabere kaldıkları maçı da yönettiğini hatırlatayım . Tarihi , seyircisi , kareografileri ve şehire layık takımıyla Eskişehirpor'u daha yukarılarda görmek isterim . Öncelikle portatif olan misafir takım tribünlerini değiştirmeleri ve kaliteli bir defans oyuncusu almaları şartıyla .

13 Eylül 2009 Pazar

Eyvallah Mı ?


Serdar Özkan 4 tane atamadı ... Kabul ...
Mustafa Denizli'nin kafası yerinde değil ... Kabul ...
Rüştü Rençber tam bir sepet ... Kabul ...
Galatasaray iyi takım ... Kabul ...
Fink ile başlasan daha iyi olurdu ... Kabul ...
Ekrem'den ön libero olmaz ... Kabul ...
Holosko neden yedekti ... Kabul ...
Bobo neden oynamadı ... Kabul ...
Tabata neden çıktı ... Kabul ...
Yaşlı Yusuf'tan ne beklendi ... Kabul ...
Tello yol yorgunu da Elano bakkaldan mı geldi ... Kabul ...
Yönetim bu işi bilmiyor ... Kabul ...
Beşiktaş bu sene çok kötü ... Kabul ...

Bunların hepsine eyvallah da ... Peki sahadaki hakeme ne diyeceğiz ? Ona da mı eyvallah ? Takdir hakkı kavramını sarı kırmızıya boyayan , Bobo 'nun biçilerek düşürüldüğü pozisyonda penaltıyı görmeyen , ceza sahası dışında elle oynayan kaleci konusunda yetenekli ve tercrübeli olduğu halde gözüne bir anda perde inen , Sivok ile Tabata'ya neden sarı kart gösterdiğini bilmeyen , yardımcısının gözünün önünde Serdar Özkan'ın itilip çekildiği , yere savrulduğu iki pozisyonu da çözemeyen , Mustafa Sarp'ın surata tekmesini , tehdit ve bağırışlarını anlamayan , bu süre zarfında duran oyun için sadece 1 dakika ekleyecek kadar zaman cahili olan , yıllardır süregelen Ali Sami Yen gelenekseli penaltı - kırmızı kart ikilisine yol açmasa bile art niyeti yüzüne vuran bir hakeme ne diyeceğiz ? Eyvallah mı ?

Bak yine söylüyorum hatta gerizekalılar için bir daha tekrarlıyorum ... Herşeye eyvallah . Beşiktaş'ın kötü olması birşeyi değiştirmiyor . Ya da kötü futbolu hakeme bağlayacak kadar Yıldırım Demirören sarsaklığında da değilim . Erman Toroğlu gibi Rüştü'ye kızıp Leo Franco'yu övecek , Şansal Büyüka gibi etliye sütlüye Fenerbahçe olmadığı zaman karışmayacak da değilim . Sadece merak ediyorum . Bu hakem denilen ve adaleti sağlamakla görevli olan arkadaşa ne diyeceğiz ? Eyvallah mı ?

Aynı yere iki defa YILDIRIM düşmez derler . Peki İbb maçında iki golü vermeyen bu düdük değil miydi ? Geçen sene Servet Çetin bir benzerini attığında hakem hocaları (!) ve dekoder satıcılarının benzetemediği pozisyonda iptal kararı veren düdük hani ! Deplasmanda 3-2 yendiğimiz Trabzon maçında Rüştü'yü haksız yere atan hakem işte . İnönü'deki yine bir Trabzon maçında 49.dakikada İbrahim Toraman'ı kırmızı kart ile dışarı yollayan sonra durumu eşitlemek adına Barış Memiş'i attıktan sonra kapalıdan ''Eyyamcı Bülent'' yakarışlarına maruz kalan ! Nasıl bir YILDIRIM ulan bu ?

Yıllardır aynı sahne aynı oyun aynı kişiler ... Dekor değişiyor sadece . Bazen Ali Sami Yen bazen de Saraçoğlu ... Verilmeyen , görülmeyen , süzülemeyen kelimelerin karşılığı siyah beyaz ... Ama sevinenler daima rengarenk . Hak etse ne olur hak etmese ne olur ? Önemli olan nasıl olursa olsun kazanmak , dekoder satmak , gazete aldırmak , televizyon izletmek , güçlü lobi yaratmak , güçsüze bir daha bir daha bir daha vurmak ... Vurun oğlum ... Vurun ... Koymaz bize . Alışığız ezelden . Böyle durumlar karşısında sokarız elimizi cebimize yakarız sigaramızı bakarız keyfimize ... Başımız dik yolumuzdan dönmeyiz ... Ağzımızda bir şarkı mırıldanması bile güzel ...

Bitmesin dertler ...........

Çifte Standartın Tarifi !


TRABZONSPOR: 2 - BEŞİKTAŞ: 3

Stat: Hüseyin Avni Aker

Hakemler: Bülent Yıldırım x, Baki Tuncay Akkın x, Nihat Mızrak x

Trabzonspor: Tolga Zengin x (Dk. 32 Ahmet Şahin xx), Serkan xx, Tayfun xx, Erdinç xx, Celaleddin xx (Dk. 78 Mustafa Keçeli x), Hüseyin xx, Ayman xx, Ceyhun xx, Yattara xxx (Dk. 68 Ergin Keleş), Gökdeniz xxx, Umut xx

Beşiktaş: Rüştü xx, İbrahim Toraman xx, Gökhan xx, İbrahim Üzülmez xx, Ali xx, Cisse xx, Serdar Kurtuluş xx (Dk 62 Mehmet Yozgatlı x), Burak xxx (Dk. 75 Koray ?), Tello xx, Mert Nobre xx (Dk. 68 Bobo xxx), Delgado xx

Goller: Dk. 1 Gökdeniz, Dk. 6 Yattara (Trabzonspor), Dk. 22 Burak, Dk 26 Delgado (Penaltıdan), Dk. 73 Bobo (Beşiktaş)

Sarı kartlar: Dk. 74 Ceyhun (Trabzonspor), Dk. 87 Mehmet Yozgatlı (Beşiktaş)
Kırmızı kart: Dk. 79 Rüştü (Beşiktaş)

Not : Trabzon-Beşiktaş maçında Rüştü’yü haksız yere oyundan atan Bülent Yıldırım, Ali Aydın’dan 7.8, Mahmut Çetiner’den ise 7.7 aldı.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Akraba Evliliği


Yunus Yıldırım ...
Bir galibiyetin daha konuşulan ismi ...
Eve gidince çentik atmıştır gizli ajandasına ...
Fenerbahçe kariyeri 24'te 22 galibiyet , renk sarı-lacivert .
Pozisyonlara bakınca anlaşılıyor ...
Çifte standart kavramı yeniden sahnede ...
Soyadı ile benzeşenlerden Aziz olanını seçti ...
25 milyondan her biri gibi ...
Bakmayın 2-0 olduğuna , anasının ak sütü ,
Babasının paylaştığı akşam rakısı gibi ...
Helaldir bu sonuç Fenerbahçe'ye ...
Bilica'sı , Alex'i ve Santos'u ...
Öpmeye başladılar ...
Lafım yok ...
Ancak ezeli rakibin sahadaki on ikinciye de ihtiyacı yok ...
Rüştü maçın anasından bahsetmiş ben ebesini de eklerim .
Hatta sülalesini ...
Böyece sonuç ; akraba evliliği sonrası misali ...
Sakattır yani , aldanmayın ... İyi yoldayız ...

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Rıdvan Dilmen Haklıymış ...


Ödül ...
Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat.
Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan, mükâfat.
Bilim, sanat, yazın spor gibi alanlarda başarılı görülenlere verilen arma

Ödüllendirmek ...
Bir başarıyı ya da bir iyiliği ödülle değerlendirmek , mükâfatlandırmak .

Ezcümle ; Eskişehirspor - Antalyaspor : Yunus Yıldırım ...

Gol Oldu !

Rıdvan Dilmen 'i futbolculuğundan beri severim . 13 ameliyat sonrası çok da oynayamadan bırakmak zorunda kaldı . Teknik direktörülüğü denedi , beceremedi , son olarak ise yorumculukta karar kıldı ve belki de en iyisini yaptı . Kullandığı cümlelerden , aktardığı anılara , gol olurlarından , oyunu okuma becerisine saygı duyulacak işlere imza attı , atmaya da devam ediyor . Aklımda kalan en son cümlesi hakem maçı tam 90 'da bitirip eziyete son verirdi ve öyle de oldu El Classico 'da . Müthiş zekasından dolayı Şeytan sıfatını hakediyor orası da ayrı . Ancak tüm bunlara karşın geçen gün yazdığı yazısındaki son cümlesinden sonra demek bu da insanmış dememe yol açtı . Amatör ruhla sevenlerden olarak lacivert ile sarıyı yanyana gördüğü maçlardaki tutumu elbete tarafsız olmayacaktı ancak biz kendisini dedim ya kusursuz bilirdik . Tarafsız sanardık , adaletli veya hakkını verir bilirdik . Yanılmışız . Gelelim son cümlesine . Maç oynanmış bitmiş . Stadda pozisyonların tekrarı olmadığından koşarak eve gitmişiz . Aklımızda yine mi soruları ! İzliyoruz , ilk golde faul verilse kimse sesini çıkaramaz . İkinci gol kesinlikle ofsayt . Sonrası Ernst penaltı bekliyor , hakem gösterse o meşhur noktayı Selçuk bile itiraz etmez gibime geliyor . Hepsi tamam ancak üstüne son dakikada Volkan Bobo 'yu itiyor . Yine devam . Hakem ince ince doğradı demeye alışmışız , bu sefer direkt sonuca etki etmiş . Belki de 2-0 kazanacağız şampiyonluğu ilan edip hadi eyvallah diyeceğiz . Kimbilir ! Yok işte olmuyor . Önemli değil hakem kelimesi ile düşüncelerimiz az çok biliniyor, bol küfürlü işte . Durum bu haldeyken o çok sevdiğimiz Rıdvan Ağabeyimiz hayal kırıklığı defterine ilk çentiği atıyor . Eyvallah diyoruz ne diyelim ? Canı sağolsun ... Ve yazıyı merak ediyorsunuz değil mi ? Yorum sizin ...

Tamamı burda (...) Açıkcası Fenerbahçe’nin bu başarılı futbolu herkesi şaşırtmıştır . Beşiktaş son dönemlerde Fenerbahçe ile oynadığı final niteliğindeki maçları hep kaybetti . Bu maçları kaldıramadı . Dün gece de aynısı oldu . Üstelik bu kez rakibinin bir iddiası yoktu . Böyle bir ortamda bile yine panik halindeydiler . Hakem müthiş bir maç yönetti .

29 Nisan 2009 Çarşamba

Yıldırım ...


Derbinin hakemi belli oldu diyorlar zaten belliydi . Başkanları Aziz Yıldırım ile Yıldırım Demirören olan takımların maçını da elbette Yunus Yıldırım yönetecekti . Ne sanmıştınız ki !

16 Mart 2009 Pazartesi

Türk Hakemliğine Müjde ...




















Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre , 2010 Dünya Kupası elemelerinde 1 Nisan Çarşamba günü yapılacak Letonya - Lüksemburg maçını Fırat Aydınus yönetecekmiş . Türk hakem camiası sevinç yumağı olmuşsa zıplayıp en üste ben atlayacağım . Bir de teklifim var ; haftaya yapacağımız halı saha maçına gelip onu da yönetsinler . Letonya - Lüksemburg 'tan çok daha zor geçeceği kesin ...

3 Mart 2009 Salı

Fair-Play



















Arama motorlarına girip yukarıdaki iki kelimeyi yazdığınızda ekranınıza çıkanlardan sonra insanın ruhu dinliyor sanki . Zira yeşil zemin üzerine yazılan dürüstlük , adil oyun , etik , saygı , güzellik , insanlaşma terimleri ile birlikte fondaki Japon müziği ve shiatsu masajı kıvamında edilen laflar ılık ılık insanın içine işliyor . Kısaca yazan şu ; ''Dürüst oyun , dürüst anlayış anlamını taşır . Tam anlamı ise ; etik üstü davranıştır. Etik davranış her konuda kuralları dürüstlükle ve saygı ile uygulamak demektir . Fair Play ise tüm bunların üstünde kişisel çıkarları ve hırsları bastırarak yaşamda üstün insan ruhunu ortaya koymaktır. Sevgi, dostluk, kardeşlik anlayışı olan Fair Playın sınırı yoktur. Dünyada tüm sınırlar yapaydır . Çünkü en önemli sınır gönüllerin sınırıdır.'' . Şimdi ben bunları okuduktan sonra herhangi bir spor sitesine giriyorum ve karşıma çıkanları sizlerle paylaşmak istiyorum :

- Devre arasında soluğu hakem soyunma odasının önünde alan Yıldırım , Göçek ’e “neden penaltıyı vermedin” diye çıkıştı .

- Beko Basketbol Ligi 'nde , dün oynanan maçta Beşiktaş Cola Turka 'ya 110-95 mağlup olan Fenerbahçe Ülker 'de üzüntü yaşanırken , karşılaşmada edilen küfürlere ise tepki gösterildi . Şube direktörü Nedim Karakaş , ''3 saat boyunca süren bu küfürlere kim dur diyecek ? Yıllardır orada hep aynı şeyleri yaşıyoruz . 2 anons yapıldı ama yine bir şey değişmedi . Beşiktaş Kulübü 'nün anonsçusu bile hakemlerden önce "lütfen küfür etmeyin" diye anons yapıyor'' dedi .

- Galatasaray ’ın efsane kalecilerinden Brad Friedel , yazdığı kitapta Türkiye ’yi ve yaşadıklarını anlattı . ''Menajerimiz Souness bir taraftarın elinden bayrağı aldı . Ve sahanın ortasına dikti . O an stattan çıkan ses inanılmazdı . En büyük provokasyonu yapmıştı . Maçtan sonraki 3 saat boyunca otobüsümüz Fenerbahçe taraftarları tarafından takip edildi .

- KanalTürk 'teki Bizim Stadyum programına katılan Aziz Yılmaz , yine Ali Şen 'e yüklendi . Ali Şen ile kavgalı olan ve bundan önce de Şen hakkında sert çıkışlar yapan Yılmaz , eski Fenerbahçe başkanını palavracılıkla suçladı .

- Konyaspor-Galatasaray maçı öncesinde , Hollanda'daki uçak kazasında yaşamını yitiren vatandaşlarımız için yapılan saygı duruşu , bazı Konyasporlu taraftarların "saygısızlığına" sahne oldu !.. Bir grup taraftar , stat hoperlörlerinden yapılan anonsa , tribündekilerin ve sahadakilerin saygı duruşuna geçmesine aldırış etmeden tezahürat yaptılar .

Ne güzel değil mi ? Tam bize ait hikayeler . Sonra da bir aklı evvel kafasına göre bir lig yapmış , adını da Fair-Play ligi koymuş . Sıralama kıstaslarını da belirlemiş . Kartlar , saha kapama , seyircisiz oynama ve hak mahrumiyetlerini not etmiş . Güzel medyamız da bunu durmadan her hafta vererek ikiyüzlülüğe çanak tutuyor . Başlık ; Beşiktaş yine sonuncu ! Eh sevgili kardeşlerim hakemlerin maçın içine edip , yöneticilerin sıvadığı , her hafta bir barkovizyon ve siyah çelenk gösterisinin yapıldığı , hiç kimsenin durumdan memnun olmadığı halde devre arasında otelde bir-iki kanepe yemek adına ''Hakemlerimizin arkasındayız'' ikiyüzlülüğünü gösterdiği , sarı kart isteyenin önce formasına bakılıp kart verildiği , diktatör hakem hocalarının televizyonda kelle uçurduğu , kravatlı maç sonu adamlarının çene ishali olduğu , sakatlanan oyuncu yüzünden topu taca atan rakip futbolcuya küfür edildiği , insanların kan döktüğü , kavga etmek için internetten randevulaştığı , düdüklerin kral olduğu , meslektaşına sahada ölümüne girenlerin fazla olduğu bir ortamda neyin sıralaması , neyin ligi bu ! Herşeyimiz doğru , dürüst , etik , saygılı sanki de bir de ligimiz var . Düzenin düzdüğü ile kaldığı ve bu düzende medyanın ve hakemlerin içine girdiği hiç bir organizasyonu ben kendi adıma kaale almadığımı belirtirim ve eklerim ; Beşiktaş yine sonuncu da siz kaçıncısınız acaba gözümüzde biliyor musunuz ?

14 Şubat 2009 Cumartesi

Düdük ve Bir Kitap












Uzun zamandır girmiyordum . Sevgililer Günü maksadıyla konsepte uygun bir giriş hazırlarlar düşüncesi ile baktım yukarıdaki fotoğrafı gördüm anasayfaya geçince . Forza da aynı Kapalı gibi işte ... Üretiyor yaratıyor gülümsetiyor ...





















Kapalı demişken devam edeyim yuvalarda da satışa çıkan bir kitap bu . Yüksek lisans tezinde Beşiktaş taraftarlığını ve Çarşı Grubu'nu inceleyen Sema Tuğçe Dikici'nin “ÇARŞI – BİR BAŞKA TARAFTARLIK” adlı kitabı . İçeriği için site açıklamasında ; Futbol tarihi, Türkiye’de futbol kültürü ve taraftarlık olgusu, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Türk futbolundaki yeri ve öneminden Çarşı Grubu'nun kuruluş öyküsüne, tribünlerdeki simge ve sembollerinden tezahüratlarına, sosyal alandaki etkinliklerine kadar birçok konunun ve fotoğrafların yer aldığı bu eser, kitap satış siteleri ve kitabevleri ile birlikte BJK İnönü Stadyumu’ndaki Kartal Yuvası mağazalarında ve Capitol Kartal Yuvası’nda yarından itibaren satışa sunulacak diyor . Eh asla karşı olunmayacak bişey bu . Okuyun anacığım ...

13 Şubat 2009 Cuma

Yürrrrü ...















Tarih : 23 Ekim 2008
Yer : Ali Sami Yen
Rakip : Yunanistan 'ın Olympiakos takımı
Sonuç : G.Saray 1-0 Olympiakos
Dakika : 90

Taraftar coşuyor , haykırıyor , bağırıyor : Dağ başını duman almış , gümüş dere durmaz akar , güneş ufuktan şimdi doğar YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR …

Zafer marşının ifade ettiklerini burada anlatmak haddim değil fakat G.Saray taraftarının 3 ay geçmeden sözünde durduğunu görmek beni mutlu etmedi de değil hani . Yıllardır hakemler ile bağlantısı en çok anılan , hiç bir sıkıntısı olmayan , el bebek gül bebek takılan G.Saray camiası ile hakemlik camiası karşı karşıya geldi . İki maç üst üste görülen iki kırmızı karttan sonra ayaklanıp bildirge yayınladılar . Şark kurnazlığı kavramına örnek olacak şekilde buzlu sahada maç yapmak istemeyen ve maçın İzmir ‘de oynanmasını isteyenler şimdi de Lincoln ‘ün kırmızı kartının haksız olduğunu söyleyip kural hatası nedeniyle maçın iptalini istediler . Gülerek geçmek lazım bu kravatlı beyefendilere . Hakem hatasını öğretmek lazım bunlara ya da yönetici hataları adlı kocaman bir kitap basmak gerekir . Siyah çelenk satanların bu aralar ellerini ovuşturduklarını düşünürsek bu hakemlerle daha çok kazanacaklarını düşünüyorum . Levent civarı tüm çiçekçilerin adreslerini yayınlayacaktım çok varmış üşendim . Ankara başkent orda da var bir federasyon şubesi hop A.Gücü de yürüdü , Beşiktaş zaten yürümüştü . Yakında Fener yürüyecek ama Arogones için . Eskişehir tam yürüyecekti (belki de yürüdü) İBB yardımına koştu . Trabzon yürümeye gerek kalmadan Fırat Aydın’us ile akıllı (!) davrandı . Kayseri ve Sivas da yürüsün oh ne güzel memleket . Yürüyedur ey güzel futbol camiası . Sivil toplum örgütleri gibi . Sen hiç memleket meselesi için yürüme ama 22 adamın kıçı kırık bir top peşinde koşturmalarını hayat memat meselesi yap . Tam bizim ülkemize göre . Ha futbol asla sadece futbol değildi değil mi , unutmuşum . Ne oluyor lan kendimle mi çelişiyorum .

Yukarıdaki resim yürümeyi sevenler içindir . Yürütmeyi sevenler için ise şu an yürütmeyi durdurma kararı ile durdum . Stop !

12 Şubat 2009 Perşembe

Servet-i Fünun Edebiyatı















2008 Avrupa Şampiyonası 'nda kendi aramızda espri konusu olacak kadar sakatlanan ve hatta ''Servet bu sabah vefat etti ama belki de akşamki Almanya maçında oynayabilir'' laflarına maruz kalan , güzel insan Servet Çetin ; hakemlerin bazı zamanlarda kendilerini kolladıklarını söylemiş ve yönetim ile taraftarlarına katılmadığını ima etmiş . Genel anlamda hakemlerin de insan olduğunu Kayseri maçındaki pozisyonlarda hakemin suçu olmadığını ima ederken Lincoln 'un pozisyonu için de verilse de olur verilmese de manasında birşeyler eklemiş . Eh elbette Sabri 'den bir farkı olacaktı kendisinin .

Hakemlerin bu kadar ön planda olmasının sebebini sadece onların gerçekten kötü olmalarına bağlayamayız . Tamam kabul ediyorum kötüler , yılların klişesidir Avrupa 'da da yoklar . Kendilerini geliştirmeleri lazım , Premier Ligi seyretmeleri lazım , futbolcunun vücut dilinden , geçmişinden , yeteneklerinden haberdar olmalar lazım , lazım oğlu lazım ... Ancak futbolun kötü , taraftarın kötü , yöneticilerin kötü , federasyonun kötü , sporun kötü , hükümetin kötü olduğu bir ülkede ne beklentisidir bu anlamış değilim . Yöneticilerin acemi beyanatları , başkanların masaya vurduğu yumruklar ve transfer yanlışlarından buradan Merih 'e yol olur . Ama el salla el salla büyük başkan el salla borazanlığı , i.ne federasyon o.çocuğu hakemler söylemine nedense daha çok tercih edilir . Birisi geleceğinizi söndürür diğeri ise bir maçlık insani hatalar peşinde koşturur durur . Burası Türkiye bu böyle gider .

Ha bu arada Vedat Özdemiroğlu ağabeyime buradan fiyakalı bir selam çakarak sonlandırıyorum ''Azalarak bitsin : Bu hakemlerle bu lig zor biter '' ...

11 Şubat 2009 Çarşamba

İpte Hakem


''İpte hakem nedir ? '' evladım demişti yıllar önce bir büyüğüm . Açıklayamamıştım . İlerleyen yıllarda ipte olmadıklarını basbayağı ........... olduklarını da öğrenmek varmış . Neyse nasıl olsa hepimiz Cem Papila' yız değil mi ! Anafikir aynı konu başka . Hayatımıza yön veren sitelerden biri olan Facebook ‘ta ülke evlatlarının ısrarlı zorlamaları devam ediyor . Daha önce birbirlerine rakı sofrasında her boku ısmarlayan , önüne geleni poke’layan , pokerde masada millete kadın yollayan , olur olmaz arkadaşlık talepleri gönderen , ilkokul arkadaşlarını okullara sürükleyen , en absürt gruplar oluşturtarak iletişim kavramının ebesini sorduran Türk gençliği şimdide futbolun özellikle son zamanlarda en önemli unsuru olan hakemlere zaman ayırmaktalar . Tuhaf tepkilerini grup açarak gösteren arkadaşlarımız arasında aşağıda örneklerden benim favorim Hüseyin Göçek 'in başrol oynaması ile ilgili olan . Bizim tribündeki en ağırı ise şudur : Çoluğundan çocuğundan çıksın inşallah ...

SELÇUK DERELİ : “Selçuk Dereli, senin annen nereli” (2 bin 036 kişi), “Selçuk doğruyu söyle , gerçeği söyle, ne kadar aldın” (434 kişi), Selçuk Dereli Lincoln ’e kurban olsun diyenler (24 kişi) , Selçuk Dereli hakemliği bıraksın diyenler (72 kişi) .

BÜLENT YILDIRIM : “Bülent Yıldırım hakemlik yapacağına istasyonda düdük çalsın diyenler” (128 kişi) , “Bülent Yıldırım maçlara yardımcısız çıksın diyenler” (23 kişi) .

CÜNEYT ÇAKIR : “Cüneyt Çakır Galatasaray’a başkan olsun diyenler” (94 kişi) , “Yılın transferi Cüneyt Çakır diyenler” (30 kişi) , “Cüneyt Çakır hakemliği bıraksın diyenler” (68 kişi) , “İddia ediyorum Cüneyt Çakır Galatasaray’dan prim alıyor diyenler” (21 kişi) , “Cüneyt Çakır bana da kart göster diyenler” (1.049 kişi) , “Cüneyt Çakır hakemliği bıraksın , Türkiye’yi terk etsin diyenler” (67 kişi) , “Cüneyt Çakır Kadıköy ’de maç yönetse hiç düşünmeden sahaya atlarım diyenler” (66 kişi) .

BÜNYAMİN GEZER : “Bünyamin Gezer hakemliği bıraksın , Türk futbolunun yüz karası diyenler” (1.716 kişi) , “ Bünyamin Gezer linç edilsin diyenler” (39 kişi) , “Bünyamin Gezer , formanı giy öyle gel diyenler” (32 kişi) .

FIRAT AYDINUS : “Fırat Aydınus senin gibi hakemin ... diyenler” (472 kişi) , “Fırat Aydınus hakemliği bırakıp mankenliğe başlasın diyenler” (93 kişi) , “Fırat Aydınus hakem ise Ahmet Çakar bikini giysin diyenler” (23 kişi) .

HÜSEYİN GÖÇEK : “Hüseyin Göçek sınır dışı edilsin diyenler” (93 kişi) , “Hüseyin Göçek ‘O. Çocukları’nda başrol oynasın diyenler” (56 kişi) , “Anti Hüseyin Göçek diyenler” (243 kişi) .

KUDDUSİ MÜFTÜOĞLU : “Kuddusi Müftüoğlu şerefsizdirdir’’ , Eskişehirspor’un hakkını yemiştir diyenler” (140 kişi) , “Kuddusi Müftüoğlu artık hakemliği bıraksın diyenler” (41 kişi) .