1 Şubat 2010 Pazartesi

Barış Manço # 1 Şubat 1999


99 yılı ...
Pazar gecesi saat 11.00 civarı ...
TGRT seyrederken bir alt yazı ...
''Barış Manço hastaneye yatırıldı''
Beynimden vurulmuşa dönüyorum ...
Kumanda elimde tüm kanalları dolaşıyorum ...
Hiç bir haber yok ...
Tekrar dönüyorum TGRT kanalına ...
Canlı yayında doktoruan bağlanıyorlar ...
Sonra da Doğukan'a ...
''Babam iyi'' diyor ...
Saat 12.00 ...
Ocak ayı o an bitiyor ...
1 Şubat tarihi acıyı yavaş yavaş çekiyor ...
Sonra başka bir alt yazı ...
Hayatımdaki en vurucu cümle ...
''Barış Manço öldü!''

96 yılı ...
Lisedeyim o zamanlar ...
Babam bisiklet almış ...
İstanbul pedallarım altında ...
Kulağımda bir MFÖ bir de Barış Manço ...
Karışık kaset kavramının son zamanları ...
Karar veriyorum o an ...
Tüm kasetlerini almalıyım bu adamın ...
Bu adam benim ilahım ...

89 yılı ...
Daha 9 yaşındayım ...
Teybimde daima Madonna ve Micheal Jackson şarkı söylüyor ...
Notorius , A-HA , Bon Jovi , Stick , Both On The River ...
Tom Cruise ile birlikte o motorsiklette beraber ...
Take My Breathe Away'i kanon şeklinde icra ediyoruz ...
Ablam ve abimin Blue Jean koleksiyonları sağolsun ...
Repertuarım geniş ...
Çıkartmalar hala çalışma masamı süsler ya ayrı mesele ...
Bir de Türk var kasetçalarda ...
Barış Manço ...
Kara Sevda'yı söylüyorum bağıra bağıra ...
Komşuların bir kaç kez uyardığını hatırlıyorum ...
Hayııırrr hayır yüzzbin kere hayırrrr ...
Derken ...
7'den 77'ye herkesin sevgilisi ...
Bende ise bir fazla ...
Hayatımdaki ilk kasetim ...
''Darısı Başınıza !''

Ağlamam bitince saate bakıyorum ...
05.00 ...
4 saatlik ağlama krizi yerini baş ağrısına bırakıyor ...
En sevdiğim adam ...
Ölümle yüzleşiyorum ...
Akrabasını bile henüz kaybetmemiş ben için ...
Ne acı ...
10 sene öncenin eski kasetçaların yerinde ...
Yenisi var ama içinde yine aynı kaset ...
Nasip olmaz herkese ...
''Darısı Başınıza''

Bakırköy'de ...
Tren istasyonundan Ataköy minibüslerine giden yolda ...
Kaset ve aksesuar malzemeleri satan ...
Seyyarlar vardı eskiden ...
Tümünü ordan alıyorum ...
Harçlıklarım cebe değil ...
Kasetlere gidiyor ...
Hırs yaptım tüm şarkılarını ezbere bilmeliyim ...
Bu yüzden tüm kasetlerini almalıyım ...
6 ay yetiyor ...
13 kasetin aldığı zaman bu ...
Artık benden mutlusu yok ...

Jim Morisson etkisi yırtık pantolon ...
Barış Manço tesiri her parmağımda bir yüzük ...
Saçlarım omuzuma geliyor ...
Ağzımda aynı türkü ...
''Gülpembe , Dönence , Yaz Dostum vesaire ...''

3 Şubat 99 , Çarşamba ...
Sabah erken kalktım ...
Görevden öte , bu hayattaki en sevdiğim adamı ...
Son yolculuğuna uğurlayacağım ...
İstikamet AKM .
Girmek zor , alırlar mı içeri bizi bilmiyorum ...
Oraya gireceğiz başka yolu yok ...

Ağlıyorum durmadan ...
Annem odamın kapısını çalıyor ...
''Oğlum kendine gel''
O sırada çalan şarkı
''Gel !''
Bir sabah erkenden seherle gel
Kimseler görmeden gizlice gel
Bülbüller ötmeden sessizce gel
Yeter ki bana gel ...

Ev telefonuma taziye mesajları geliyor ...
O zamanlar cep telefonum yok ...
Akrabam ölmüş gibi ...
Bilenler ne çok sevdiğimi ...
İlk duyduklarında beni arıyorlar ...
Sağolsunlar ...
Onlarca telefon ...
Her telefonla bir ok daha saplanıyor kalbime ...
''Ölüm allahın emri , ayrılık olmasaydı of offf ...''

AKM'nin içindeyim ...
Yüzlerce ünlü ...
Binlerce insan ...
Dışarıda kalanları saymaya gücüm yetmiyor ...
Ben diyeyim İnönü Stadı ...
Siz deyin Nou Camp !
Halit kıvanç çıkıyor ...
Gözleri yaşlı ...
Şarkıları çalıyor ...
Dıral Dedenin Düdüğü ...
Kürsüye arkadaşları , ailesi davet ediliyor ...
Alkış tufanı ...
Bir siyasetçi yuhalanıyor ...
Çıkıyoruz dışarı ...
Şanslı hissediyorum kendimi ...
O an orada olmak çok önemli ...

Gitar çalıyor arkadaşım ...
Yaklaşıyorum yanına ...
Hoşgeldin babında dönüyor Barış Manço'ya ...
Açıyorum bir bira ...
İçiyoruz o büyük adama ...
Kaç kadeh onun şerefine kalktı indi bilmiyorum ...
En kötü sesimizle başlıyoruz yine ...
''Ellerimle büyütttüm solar iken dirilttiğim ...''

Üniversiteye hazırlanma senesi o aralar ...
Mef dershanesi var Bakırköy'de ...
Devamsızlık yapıyorum ...
Eve telefon geliyor ...
Annem açıyor gelen sese cevabını duyuyorum ...
''Bir yakınımız vefat etti de ... ''

AKM'den sonra arabayı bıraktığımız otoparka doğru yürüyoruz ...
Aşağıya doğru giderken arkada binlerce kişi kalıyor ...
Gümüşsuyu ...
Hızlı adımlarla giderken ...
O an hayat duruyor ...
Zaman geçmiyor ...
Kimse yok yanımda ...
Sesler geride kalıyor ...
Caddede , hemen önümde bir cenaze arabası görüyorum ...
Çevrede kimsecikler yok ...
Trafik yavaşlıyor ve önümde o yeşil araba duruyor ...
Bir metre önümde hayatımın anlamı ...
Yaşlar boşanıyor şu andaki gibi bu satırları yazarken ...
Meğerse arka sokaktan çıkmış cenaze ...
Kalabalık görmesin diye ...
Beni kalabalık olarak görmemiş ...
Sağolsun Barış Abi ...
Dokunuyorum o arabaya ve tabuta ...
Sessizlik ...
Sadece hıçkırıklarımı duyuyorum ...
Trafik açılıyor ...
Ben orada kalıyorum ...
Ara sıra bazen orada buluyorum kendimi tüylerim diken diken ...
Hayatımın adamı ile başbaşa ...
Zaman yine duruyor diyorum ...
11 sene geçmiş ...
Ağlıyorum ...

Ataköy'de oturuyoruz ...
John Lennon mı daha büyük Barış Manço mu muhabbeti ...
The Beatles'a aşık arkadaşımız zorluyor sabrımızı ...
Dayanamıyor mekan sahibi , kulak misafiri ...
''10 sene sonra anlayacaksınız'' diyor ...
''Barış Manço'nun değerini''
Nokta koyuluyor muhabbete ...
Söylenecek pek bir şey kalmıyor ...

Ekvator ...
Elinde bir kap su ...
İçine bir kibrit çöpü atıyor ...
Dünyanın ortasından geçtiği farzedilen çizginin ...
1 metre gerisinde o çöp sağdan sola dönüyor ...
1 metre öne gidiyor ...
Aynı çöp bu sefer soldan sağa dönüyor kabın içinde ...
Dün gibi aklımda ...
Küçüğüm tabi akıl erdiremiyorum ...

Çocuğun olursa adını ne koyacaksın sorusunun karşılığı ...
Barış ...
Nedense bu cevabıma kimse şaşırmıyor ...
Neden diye bile sormuyor ...
Sadece gülümsüyor ...
Ben de ...

2000 yılı ...
Odamı baştan yaratmak istiyorum ...
Poster , yazı ve bilimum resimden bıkmışım ...
Aylardır aklımda bir fikir var ...
Çok zamanımı alacak ama değer diyorum ...
2 gün sonra annem görüyor ...
Tutamıyor kendini ...
Sarılıyor bana ...
''Oğlum'' diyor ...
Helal sana ...
Tüm duvarlarda Barış Manço şahitliğinde ...
Küpür , gazete , poster ve ölümü üzerine yazılan ...
Köşe yazıları önünde ...
Ana-oğul ağlaşıyoruz ...
Odam artık çok güzel her gördüğümde ...
O da beni görüyor diyorum ...
Arada dua da ediyorum ...
Konuşuyoruz ...
Eyvallah diyor bana ...
Biliyorum ...

Levent Camii'nde Mahsun Kırmızıgül'ü görüyorum ...
Simsiyah ...
Ünlü cenazesi ya önlere ulaşamıyoruz ...
İçerideyiz ama Barış Manço uzakta ...
İzdiham kelimesi anlamını buluyor ...
Taşıyamadan konuluyor bir saat önce dokunduğum arabaya ...
Gidiyor ...
Şimdi istikamet Kanlıca ...
Mezarlığa ...

2009 yılı ...
Pazar ...
Tam onuncu kez ziyarete gidiyorum ...
1999-2009 ...
10 oldu mu be ?
Huzurlu uyuyordur bu manzara eşliğinde ...
Boğaz ve köprü olağanüstü ...
Ellerimi açıyorum onuncu kez ...
Her 1 Şubat'ta olduğu gibi ...
Yine yanındayım senin de dediğin gibi ...
''Kimse sevemez benim gibi seni ...''

Mançoloji ...
Best Of diyorlar ya bu tür kasetlere ...
Herkesin Best Of'u kendine ...
Ayırmıyorum hiçbirini ...
Yapsam ben de bir tane ...
Kaset yetmez hepsi sığmaz bir kasete ...

Eve dönüyoruz artık ...
Son görev de tamamlandı ...
Mihrabat Koru'sunda mezarında binlerce kişi ...
Bu kadar kalabalık kimseye nasip olmaz ...
Bilseydik ya yaşarken değerini ...
Ali Kırca sahipleniyor sonraları ...
Ulan Siyaset Meydanı'nda Barış Manço ...
''Tüm yasakları yasaklamalı'' deyince
Sustursaydın ya yuhalayan ayıoğlu ayıları ...
Ya da kaldırmasaydınız 7'den 77'ye denilen ...
Harika programı ...
Öldüğü zaman sahiplenince bu güzide adamı ...
Vicdanınız mı rahatladı ?

Ispanak seviyorum ...
Yatmadan önce dişlerimi fırçalıyorum ...
Arabanın arka koltuğunda oturuyorum ...
Kimo diyorum kapı çaldığında ...
Ve annem ile babamı hiç üzmüyorum ...
Sanırım ben hala kanıma işleyen bu nasihatları ...
O devirde yaşayan her çocuk gibi ...
Hiç ama hiç unutamıyorum ...

2010 yılı ...
Bugün ...
İlk defa gitmedim mezarına yıl dönümünde ...
Gideceğim illa ki ...
Bekliyordur mutlaka sadık sevdalısını ...
11 sene nasıl geçti bir anda ...
Neler değişti , neler hala aynı ?
Değişmeyen tek şey değişimmiş , yalaaan ...
10 puan 10 puan 10 puan 10 puan ...
Kırk puanla şampiyon daima ...
Barış Manço bu , hiç bir şeye benzemez ...
Elimden geldiğince nefesim yettiğince ...
Anlatılacak nesilden nesile ...
Kulaktan kulağa değerleri , bizdeki emekleri ...
Şarkı sözleri ...
Ve asla unutmayacak seni
Söz - Müzik : Bu satırların sahibi ...

7 yorum:

deniz dedi ki...

bu çok güzel gerçekten okurken feci hissettim ağlamamak için kendimi zor tuttum... helal olsun sana...

eray dedi ki...

Tunç bu hikayeyi gözüm yaşlı bitirdim...Bildiğim hikayede ağlamak ...

Garip

Giray dedi ki...

Barış Manço'nun, Cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede çocuk olmak..

alperen dedi ki...

tunç abi, uzun zamandır burayı takip ediyorum. Her zamanki gibi gene burayı açtım, bakalım neler düşmüş bugüne diye. Aslına bakarsanız Barış Manço'yu bende severim, ama yaşım itibariyle onun şarkılarıyla büyüdüğümü söyleyemem. Zaten doğru dürüst müzik kültürüm de, Barış Manço'nun sizin çocuklunuza vurduğu damga gibi benim çocukluğuma damga vuran biri de yok. İlk burda okudum Barış Manço'nun ölüm yıldönümü olduğunu, öncelikle sizi bu müthiş yazı için tebrik etmek isterim. Daha sonra hemen araştırmaya koyuldum Barış Manço'nun şarkılarını. Bildiğim şarkıları, dinlediklerim elbet vardı; ama bi haber olduklarımında hayli fazla olduğunu gördüm. İlk gözüme çarpan şarkısı unutamadım oldu; belkide bizi Barış Manço'ya bu kadar bağlayan bizim gibi hissetmesi, bizim gibi düşünmesi, karşılıksız bir aşkı dizelerine bu kadar güzel dökebilmesidir diye düşündüm. Halil İbrahim Sofrası'ndaki şu dizelere bakarmısınız;

Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına

bu satırlar size bişey hatırlatıyormu, daha doğru bir ifadeyle kavgası verilen şu sürecin özeti değilmi? Her neyse bütün günüm olmasada boş vakitlerimin büyük çoğunluğu, ben daha 8-9 yaşlarında bu dünyadan müsade isteyen Barış abimizin sanat eserlerini dinlemekle geçti, son olarak işte hendek işte deve parçasının klibini çözebildikten sonra bu teşekkür yazısını yazma vakti geldi diye düşündüm. Herneyse Allah rahmet eylesin

Engin Gürses dedi ki...

İnsan bu kadar güzel şarkısı varken bu şarkısını mı çalar Barış Manço'nun ???

Barış AKDEMİR dedi ki...

Kardeşim acayip duygulandım .çok yszmıssın. babama tekrar tşk ediyorum bu akşam barış mançoyu çok sevdiği için ismimi barış koymuş ne güzel etmiş çok gururluyum..

Adsız dedi ki...

Cooook güzel yazmisin elline yüregine saglik,helal olsun:)bende cok büyük hayraniyim,bütün sarkilarini seviyorum hepsini:)akklima cocuklugum geldi pazar günleri cocukprogrammi vardi izlerdim hatta birkeresinde baris mancoyu telefizyondan öperken ablama yakalanmisdim ayy cocukluk akkliya ne utanmisdim kisarmisdim..neyse allah emanet olun.Lale.D. (ayy karisinin adi da lale):)