5 Ekim 2009 Pazartesi

Yüzünü Kutuya Dönmek

Kapalı alttayım . Kız arkadaşım yanında . Olaylardan dolayı şaşkın . Senede 1 kere geliyor zaten onda da olan oluyor . Neden diyor bana anlatıyorum bildiklerimi . Görüyor o pankartları veya kavga eden çeteyi . Bak diyorum sahayı göstererek ;

- Burası değil önemli olan . Burası (yukarı kutuyu işaret ederek) . Önemli olan burası . Orası kutu , çArşı , herşey , herşeye bedel . Yüzümüz sahaya değil oraya döner . Orası işaret eder bizler devamını getiririz . Ancak orası bile kavga ediyorsa anla sen gerisini ...

Anladı mı bilmiyorum , bu yazıyı okur okumaz döner bana hemen . Ancak bir cümle çok önemli burada ; ''Yüzümüz sahaya değil oraya döner'' . Çünkü tezahürat ilk önce oradan çıkar . Orası Alen sahayadır , üçlü çektir Kartal'adır . Sesin çıksın üst taraftır . Orası öksürür stad hastalanır , cesur kalbidir çArşının . 20 sene önceki yer kapma savaşlarında orada kan akmıştır . Kanlıdır . O kan Beşiktaş'tır , siyah beyazdır . Oranın anlamı , kutsallığı , simgesi mühimdir . İnönü Stadı bir yürek ise en anlamlı parçasıdır kutu . çArşının kurucuları oradadır . Beşiktaş'ın semtin çocuklarıdır . Ayhan'ı Cem'i Alen'i , Optik'i . 25 sene tribün kovalmak nedir bilen var mı ? Deplasman , içerisi , dışarısı . Ses , nefes , yürek ! O yer için verilen şehitler , canlar , uzuvlar ... A harfinin anlamı , desibel kavramı , yaratıcılık unsurları ... Abiler , amigolar , efsaneler , cesur yürekler ... Gündoğdular , biricik sevgilimler , üçlüler ... Orası ruhtur , herşeydir , Beşiktaşktır ... Benim kalbimde de her Beşiktaş taraftarı gibi anlamları büyüktür . Hiç orada olmadım hiç de istemem ayrı mesele . Ancak emeklerine saygı duyarım, severim , sayarım . Hatta küçükken çok soğuk bir Erzurum deplasmanında ekran başında onlara dua ettiğimi hatırlarım ...

Son yıllarda artık biraz daha mesafeliyim kutuya . Cep telefonu çıktı mertlik bozuldu . Onbeşinden gün almış veletler posta koyar oldu abilerine . Ne saygı ne de sevgi ! Yıldırım Demirören yönetimi bozulmanın en önemli örneği . Nasibini alan en başta kapalı ve son olarak da kutu . Manisa maçında stadda olanlar anlayacaktır biraz olsun beni . Tükürük , küfür , kavga bölünmenin miladı . Sonrası ise hep bir üstüne koyarak efsane olmuş bir tribünün yok olma deveranı . Yönetimi istifaya davet etmek tepkidir , ama tepkiye tepki nedir ben anlayamdım hiç bir zaman . Sabote etmeyin kelimesi ile başlayan her cümle içinde rant aradım ben . Ama asla inanmak istemeyerek , hep iyi niyetli olduklarını düşünerek . Daha önceki beyanatları bilirim ; Beşiktaş tribünleri kongre değildir . Muhalefet ortaya çıkmalı ! Evet , ancak insanoğluyuz biz de 6 sene beklemişiz . Şampiyon olmuşuz , susmamışız . Yeter demişiz . Bundan kötüsü olamaz demişiz . Hayır . Abiler böyle istemiyor . Zira abiler Sinan Engin'i istemiyoruz pankartından sonra soluğu Ümraniye'de alıyor . Benim kuzenimin sırtı copla tanınmaz hale gelirken ertesi gün polisten özür dileyen Alen oluyor . Herşeye rağmen kredileri büyük , yine de ben en iyi niyetimle inanmak istiyorum kendilerine . Burna gelen pis kokulara inat , Beşiktaş adının geçtiği her yerde gözyaşlarıyla yer aldıklarını düşünerek tüm bu olaylara karşı bir açıklama yapmalılar . Geçen senki olaylar , Karagümrüklüler , yönetimle ilişkileri , bedava bilet , karaborsacılık ile ilgili . Bence buna mecburlar zira bahsedilen bu ülkenin en güzel tribünü . En yaratıcı topluluğu .

Ben kendi adıma tekrar yüzümü kutuya dönüyorum ve Alen Abi başta olmak üzere lütfen güzel bir açıklama bekliyorum ...

3 yorum:

Erbo dedi ki...

benim canım acıdı ve gerçekten soğudum. başka da birşey söylemeyeceğim

Gokhanson dedi ki...

bitircekler beşiktaşı

damacana dedi ki...

Kıstas eğer başarıysa Beşiktaş Türkiye'nin en büyük takımı değildir. Türkiye'nin en büyük taraftar potansiyeline de sahip değildir. Avrupa'nın sayılı kulüplerinden biri de değildir Beşiktaş...Ancak Beşiktaş bu dünya üzerinde çok az futbol takımına nasip olacak şekilde delicesine sevilen bir takımdır.

Beşiktaş taraftarının sevgisi, felsefi derinliği olan, hayata anlam katan, hayatın anlamı olan türden bir sevgi olması hasebiyle diğerlerinden ayrılır. Öyle ki Beşiktaşlılık bir haleti ruhiyedir denmiştir, Beşiktaş taraftarının halleri, birçok rakip takım taraftarınca 'garip' bulunmuştur, bizzat benim bu konuda önemli tecrübelerim vardır. liverpool maçı 8-0 sürerken hiçbir Beşiktaşlının staddan neden ayrılmadığına şaşırırlar mesela...ölüm kalım ameliyetına siyah-beyaz formayla giren adamın haline, zonguldak'ta maden göçüğünden çıkarılan işçinin maçın sonucunu merak etmesine hayret ederler...

Beşiktaş taraftarı kayıtsız şartsız takımını delicesine sever.

bu da turnusol kağıdınız olsun sizin, yazık oluyorsa işte bu sevgiye oluyor...