25 Temmuz 2011 Pazartesi

Flaş... Flaş... Flaş... Şok... Şok... Şok...



Haftasonu sıcak ve güzeldi. Serinlemenin keyifli anlamdaşı içkinin yanına yine gündemdeki şikeyi meze ettik ve 4-5 saatlik muhabbet sonucunda arkadaşlarla bu işi hallettik. Cuma gecesi sabaha karşı yaptığımız basın açıklamasını tam olarak hatırlayamasak da küme düşen takımlar belli, futboldan men edilecekler belli, eksi puanla başlayacaklar belli bizim nazarımızda. Zira Tff içinde çalışan hatta birebir olayları yaşayan yakın bir arkadaşım ile görüşme fırsatım oldu bu arada. Uzun uzun konuştuk, biz sorduk o cevapladı. Ağzının içine düştük, bunalttık, doymadık. Biraz olsun işin özünü anladık, rahatladık. İsterseniz ben sizlerle konuştuğumuz konuların satır başlarını paylaşayım, daha sonra tekrar üzerine konuşalım...

* Bütün olay geçtiğimiz Nisan ayında Şekip Mosturoğlu'nun ortaklarının Menejerlik sınavının sorularını satın almasıyla ortaya çık(mış). Olgun Peker tarafından sorular iki şekilde alınıp-satıl(mış). Birincisi sadece sorular, ikincisi ise sorular ve cevaplar(mış). Şekip Mosturoğlu'nun ortakları daha ucuz olanını tercih et(miş) ve sadece soruları satın al(mış). Cevapları başkasına yaptırıp sınava gir(miş). 15 soruluk sınavın 14'ünü yapan sınavı geçer(miş). Olgun Peker 15'te 15 yapıp dikkat çek(miş). Ancak bu ortaklar maalesef 13'te kal(mış) ve sınavı geçeme(miş). Nasıl cevaplattılarsa artık! Hemen Şekip Mosturoğlu'nu arayıp durumu anlatmışlar(mış). Dönemin federasyon başkanı ile temasa geçmesini söylemişler(miş). Şekip Mosturoğlu da Mahmut Özgener'i ara(mış). ''Benim kulağıma soruların çalındığı haberi geliyor Mahmut, sen bu sınavı iptal et, Eylül'de yeniden yaparsın!'' de(miş). Aklındaki fikir; bu kumpası bizimkiler Eylül ayında aynen uygulayıp bu sefer cevapları da alırlar(mış). Garip olan Mahmut da sınavı hemen iptal et(miş). Emniyet, Olgun Peker'in dinlemeye takılmasıyla gerisini çorap söküğü gibi getir(miş).

* Bu operasyonda insan sesleri eşleştiriliyor(muş). Bir ses kayıda alınıyor, aynı ses bir sonraki telefonda yine eşleşirse dinlemeye giriyor, sonra da olay diğerseslerle birlikte genişliyor(muş).

* Levent Kızıl'ın suçu yok(muş). Bu onun kişisel fikriy(miş).

* Türkiye Süper Ligi kesinlikle ertelenecek(miş). Düşünülen tarih 26 Ağustos(muş).

* Bank Asya da Süper Lig gibi aynı şekilde başlayamaz(mış). Oranın durumu da bayağı bir karışık(mış).

* Fenerbahçe Kulübü, hazırlık maçındaki sahaya inme olaylardan dolayı 2 maç ceza yiyecek(miş). UEFA da duruma göre para cezası verebilir(miş).

* Bu şike mevzusundan Fenerbahçe'nin kurtulması oldukça zor(muş). Belgeler çok ciddiy(miş).

* Beşiktaş'ın son açıklamalar ve basına yansıyan haberlerden sonra aklanması olasıy(mış). Tayfur Havutçu'nun bu hafta tutukluluğu kaldırılırsa şarşırmaz(mış).

* Mehmet Ali Aydınlar bildiğin bayağı bayağı Fenerliy(miş). Yapılan açıklamalar Ünal Aysal'a göre farklı, Fenerbahçe Kulübü'ne farklı sertliktey(miş). Fenerbahçe'nin yaptığı açıklamaya istinaden verilen ilk cevap sert(miş), sonradan oldukça yumuşatıl(mış) ve al gülüm ver gülüme dönüş(müş).

* Federasyon aşırı şaşkın, panik ve dumurday(mış). Hala dördüncü resmi günlerinde böyle bir olayın ortaya çıkmasının şokunu atlamamamışlar(mış).

* Federasyon'un en hikayeden kurulu Etik Kurul'uy(muş). Görevler paylaşılırken en dandik Kurul üyeleri oraya yollan(mış). Kim ne yapsın etiği metiği diyenler şimdi ne diyorlar acabay(mış).

* Kanun belliy(miş). Şike ispatlanırsa küme düşürülme kesin(miş). Türkiye usulü Alicengiz oyunları yemez(miş). Hükümet de bu işin sonuna kadar gidilmesini emret(miş).

* Federasyon başkanının tek amacı Fenerbahçe Kulübü'ne başkan olmak(mış). Bu sene Fenerbahçe şampiyon olunca 2012 yılındaki seçimler için hayalleri suya düş(müş). Önerilen Federasyon başkanlığını mecburen kabul et(miş). Hayali ömür boyu devam eder(miş) de Fenerbahçe'yi küme düşürürse bu hayalin gerçekleşme olasılığı sıfıra iner(miş).

* Emenike ve Sezer Öztürk dışardayken İskender Alın ve İbrahim Akın'ın neden içeride olduğunu sorduğumda aldığım cevap; dışarıda olanların kayıt,belge, telefon konuşması vs. durumları mevcut değil(miş). O da bu duruma çok şaşır(mış) ancak şikeye dair her hangi belge olsay(mış) gözaltından bu kadar kolay kurtulamazlar(mış).

* Yayıncı kuruluştan şu ana kadar her hangi bir baskı görmemişler(miş). Ancak yayıncı kuruluşun işi eğer Fenerbahçe küme düşürülürse oldukça zor(muş). Kaybedeceği paralar bir yana sözleşmedeki tutarın değiştirilmesi imkansız(mış). Sözleşmeyi değiştirmek için Federasyon'a belirli bir tazminat ödemek gerekliy(miş). Daha sonra tekrar anlaşma için görüşmeler yapılır(mış) ancak iş o hale gelirse ülke futbolu, ligdeki takımlar ve milli takım çok darbe yer(miş). Herkesin gelirleri düşeceğinden çok kötü bir senaryo bizi beklemektey(miş). Ha bu arada ülkede Digiturk'ün verdiği parayı kimsecikler veremez(miş).

* Fenerbahçe eğer küme düşerse şampiyon olduğu için aldığı 15 milyon TL. bonusu Federasyon geri ister(miş). Şike ile kazandığı maçların bonusunu geri iade ederler mi diye sorduğumda ise yok artık o kadar istemezler(miş).

* Bu kadar olayın içinde futbolcu, hakem ve federasyon görevlisinin olmaması kendisini de şaşırtıyor(muş).

* Beşiktaş kupayı iade ettim diye dursun, Federasyon binasında yeri belli olan kupa mupa ortalıkta yok(muş). Hala bekliyorlar(mış).

...

Olay budur.
İlginç durumlar sözkonusu.
Konuştuğum kişinin ismini ver(e)miyorum.
Görevini dahi tarif edemiyorum, zira tek adam.
Hemen anlaşılır.
Yıllardır kurumda aynı işi yaptığını söyleyebilirim.
Bir de kendisine sordum, konuştuklarımızı izninle paylaşacağım dedim,
Eyvallah dedi.
Bundan sonraki günlerde tekrar görüşeceğiz.
Devamı gelir bu yazının, bekleyin anacığım...

2 yorum:

alper dedi ki...

Bunlar doğrumu yoksa yine o esprili kinayeli yazılarından biri mi?::))bazen neyin ne olduğunu karıştırıyorum şu günlerde.
izninle sana bir(kaç) soru soracağım.
dinledikten sonrra içeride olan bjk lılara bakışın değiştimi?suçlu yada suçsuz olduklarına dair bir kanaat oluştumu sende?ve verdiğiniz cezalarda bjk ımıza bir ceza buldunuz verebildiniz mi?bizimkilerin neden içeri tıkıldıklarına dair bir fikrin varmı?baransunun atıp tutmalarının ne kadarı gerçeğe yakın?

t2 dedi ki...

Öncelikle bunlar doğru kelimesi kelimesine.

İçerideki Beşiktaşlılar'a karşı ilk günkü öfkem elbette yok. Zira ortada belge yok, henüz gazetelerde yayınlanmış bir telefon kaydı yok, tv'de seyredeceğimiz bir video-foto yok. Ama ne var; DEDİKODU! Bu Fenerbahçe için de geçerli olabilir. Ancak ben bu haftasonu inandım ki Tayfur, Serdal Ve Ahmet Beyler çıkacak inşallah. En azından iyimser olarak böyle görüyorum. Benim arkadaşımdan edindiğim izlenim bu...